banner60

İK Duayeni Aylin Olsun; “Girişimcilik planlama ve gözü karalık istiyor”

ÖZEL HABER/ TÜLAY ŞUBATLI/ 20 yıl çok uluslu şirketlerde üst düzey yöneticilik yapan İnsan Kaynakları Duayeni Aylin Olsun, girişimci oldu, kendi şirketini kurdu. Şimdi değişmek, gelişmek isteyen şirketlere rehberlik ediyor, mikro girişimci kadınlar için proje hazırlıyor.

İK Duayeni Aylin Olsun; “Girişimcilik planlama ve gözü karalık istiyor”

ÖZEL HABER/ TÜLAY ŞUBATLI/ 20 yıl çok uluslu şirketlerde üst düzey yöneticilik yapan İnsan Kaynakları Duayeni Aylin Olsun, girişimci oldu, kendi şirketini kurdu. Şimdi değişmek, gelişmek isteyen şirketlere rehberlik ediyor, mikro girişimci kadınlar için proje hazırlıyor.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
03 Mayıs 2016 Salı 09:38
İK Duayeni Aylin Olsun; “Girişimcilik planlama ve gözü karalık istiyor”
banner62
 Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2015 raporuna göre toplumsal cinsiyet Uçurumu raporunda 145 ülke arasında 131’inci sırada yer alıyor. Yani sonuncu olmaya neredeyse ramak kalmış. Kadınların iş gücüne katılımı hala yüzde 32 seviyelerinde dolaşıyor. Bu tablonun değişebilmesi için en başta şirketlerin değişmesi gerekiyor. Cinsiyet eşitliği ve 4’üncü sanayi devrimi şirketlerin değişip, dönüşmesini zorunlu kılıyor. Peki şirketler değişime nereden başlayacak, çalışanları arasında eşitliği nasıl sağlayacak? Kendileri nasıl bir lider olacak? Değişen zamana nasıl ayak uyduracaklar? İşte tam bu noktada danışman şirketler devreye giriyor. Onları geleceğe hazırlıyor. Onlardan biri de kurumlara hızla değişen  iş yaşamında, liderlik ve kültürel dönüşümde çözümler sunan ASO Company Yönetim ve İnsan Kaynakları Danışmanlık Şirketi... Şirketin sahibi ise aynı zamanda PWN İstanbul Kurucu Üyesi ve Genel Sekreteri Aylin Olsunİnsan Kaynakları sektöründe bir 'duayen' olarak tanınan Aylin Olsun çiçeği burnunda bir girişimci. 20 yıl ulusal ve uluslararası birçok şirkette üst düzey yöneticilik yaptıktan sonra  kendi şirketi ASO Company'i kuran Aylin Olsun, özellikle çeşitlilik yönetimi ve kapsayıcı iş ortamı konusunda uzman şirketiyle Türkiye'de bir ilke imza atıyor ve tüm hizmet ve çözümlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğini ve çeşitlilik prensiplerini temel alıyor. Şu sıralar Bomonti İstanbul’da 2 Haziran'da gerçekleştirecekleri "1.Kurum İçi Girişimcilik ve Inovasyon Konferansı’nın heyecanını taşıyan Aylin Olsun kariyerini, girişimcilik macerasını, girişimci olmak isteyen kadınlara yönelik tavsiyelerini ve daha pek çok şeyi istekadinlar.com'a anlattı. 

Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Nerede doğdunuz, hangi eğitimleri aldınız, nasıl bir ailede büyüdünüz?
1972 yılında Krdz. Ereğli’de doğdum. Evliyim ve 11 yaşında bir oğlum var. Marmara Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Avrupa Birliği üzerine master yaptım. Asker bir ailenin çocuğu olduğum için Anadolu’nun pek çok şehrini görme ve yaşama imkanı buldum. Bu sayede ülkemizdeki farkı kültürleri tanıma ve öğrenme şansımız oldu.   Değişikliklere uyum sağlama ve yeni şeyler öğrenmekten keyif alan bir yapım olmasına sanırım çocukluk ortamın katkıda bulunmuştur. Ailedeki 3 kız çocuğun en büyüğü idim.  


Şimdiye kadar hangi şirketlerde, hangi görevlerde bulundunuz?
Halen kurucusu olduğum ASO Company’de Kurucu Ortak ve Danışman olarak kurumsallık, çeşitlilik ve kültür yönetimi, liderlik ve kurum içi inovasyon konusunda danışmanlık ve eğitim veriyorum. Öncesinde, Otomotiv, Enerji, Elektrik, Demir Çelik ve tekstil sektörlerinde, Erdemir Grup, Schneider Elektrik, Pirelli Lastik ve Pirelli Kablo gibi bilinen çok uluslu yabancı ve Türk şirketlerinde 20 yıl süreyle İnsan Kaynakları Müdürü,  İK Direktörü, Genel Müdür Yardımcılığı, IK Grup Koordinatörlüğü gibi üst düzey yönetici rollerinde çalıştım.
Hangi sivil toplum örgütleri’nde bulunuyorsunuz?
Özel sektördeki görevlerim, girişimciliğin yanı sıra, sivil toplum kuruluşlarında gönüllü çalışmalarıma ve yönetim kurulu üyeliklerine de devam ediyorum. Çeşitlilik ve Toplumsal Eşitlik konusundan önemli kurumlardan biri olan,  PWN İstanbul (Global Profesyonel İş Kadınları Ağı )’un Kurucu üyesiyim. 2013 yılından itibaren,  PWN İstanbul Yönetim Kurulu üyesi ve Genel Sekreter olarak görevim devam ediyor. Ayrıca Propeller Klüp, PERYON, Türkiye Bilim Merkezleri Vakfı üyesiyim. Bir Sosyal Girişimcilik platformu olan Girişimciler Platformunun ve Şişli Belediyesi Eşitlik Kurumunun Danışma Kurulundayım.


Kendi işinizi kurmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?
Kişisel kariyer yönetiminde artık her çalışanın aslında bir B hatta C planının olması gerekiyor. Hızla değişen teknoloji ve iş kültürü tabi ki yaşam kalitesi ve ömrün artması ile her çalışanın ömrü boyunca birden fazla kariyer yapmasına olanak sağlıyor. Bu sebeple ben de bir süredir 20 yıllık iş yaşamımdaki profesyonel tecrübemi ve yapmaktan keyif aldığım alanları göz önüne alıp, alternatif girişim alanlarını değerlendiriyordum. Yaklaşık 6 aylık araştırma ve ön hazırlıktan sonra “Yönetim ve İnsan Kaynakları” alanında faaliyet gösteren şirketim ASO Company’i yılın başı itibari ile faaliyete geçirdim.


İşi kurarken hangi engellerle karşılaştınız?
İş kurarken, girişimcilik konusunda aslında en büyük engel kendiniz oluyorsunuz. Girişimcilik için tutku, direnç, sabır ve güçlü hayallerin olması gerekiyor. Alışkanlıklar, konfor alanından çıkmak, belirsizliklerle mücadele etmek ve risk toleransınız yeni girişimcilik yolculuğunda destek ya da köstek olacak unsurlar olabiliyor. Girişimci olarak kendi öz motivasyon ve kişisel enerjiniz en önemli desteğiniz oluyor. Tabi onun dışında vereceğiniz ürün ya da hizmete odaklanmanız, iş planınız, çok yönlü çalışma enerjiniz ve kişisel ağınız başarıda rol oynayan önemli unsurlar.


Kosgeb'e başvurdunuz mu?
İş kurma sürecinde aslında öncelikle kadınlar, çeşitlilik ve liderlik üzerine odaklanmayı planlıyordum. İş kurmadan önce bu sebeple KOSGEB yeni girişimci eğitimlerine gitmeyi tercih ettim. Çünkü halen planlarımın arasında büyük kurumlarla işbirliği yapıp mikro girişimci kadınlara  yönelik eğitim ve mentorlük projeleri yapmak var. Avrupa Birliği ve Tubitak fonları ile kadın girişimcileri desteklemek için programları hayata geçirmeyi planlıyorum. Gecen sene ekim ayında kursu bitirdim. Ocak ayında da şirketi kurdum. KOSGEB destekleri bence başlı başına ayrı bir konu; çünkü KOSGEB desteklerinin özellikle zihinsel sermayeye desteği çok sınırlı. Desteğin uygulamada sınırları var. Örneğin evden çalışan kadının kirasını, elektrik-su masraflarını karşılamaması, muhasebe masraflarının destek kapsamında olmaması, bagkur primlerinin yüksekliği, web tasarımı, reklam maliyetlerini desteklememesi bence problem. Şirket kuruluş işlemleri de pek çok kadının gözünü korkutan yorucu bir süreç olarak algılanıyor. Diğer yandan KOSGEB eğitim ve proje başvuru sürecini deneyimlemek benim için önemli idi. Bunu yaşadım.
İŞİNİ KURMAK İSTEYENE KUŞKUYLA BAKILIYOR
Benim yaşadığım çevrede girişimcilik çok kabul gören ve desteklenen bir alan değil. Özellikle de iş yaşamında belirli bir seviyeye gelmiş, profesyonel bir hayatınız varsa o geçişi yapmak, etrafınızdakilere de yeni kimliğinizi kabul ettirmek biraz zaman alıyor. Genelde kuşku ile yaklaşıyorlar ve geçici bir süreç olarak algılanıyor. Dış etkenlere gelince iş kuruluşunda Kosgeb’te bile, yeni girişimci desteğine başvurduğumda , bu piyasa koşullarında şirket kurmaya emin olup olmadığımı sorgulayan bir yaklaşımla karşılaştım. ‘3 yıl şirketinizi kapatmamayı garanti ediyorsunuz, emin misiniz ?’diyen, belki de bir şekilde farklı bir alana giren kadını korumaya çalışan ama sonuçta zihinsel olarak engelleyen bir tutum idi bu. Oysaki Türkiye’de işsizlik ve büyüme açısından girişimcilik çok önemli bir alternatif ama tarihsel köklerimize baktığımızda da Türkleri asker, çiftçi ya da memur olarak gördüğümüz için halen kültürel olarak önyargılarımızı aşamıyoruz.
 
Şirketinize ne kadarlık bir bütçeyle kurdunuz, hangi sıkıntıları yaşadınız, engelleri nasıl aştınız?
Danışmanlık şirketlerinde kuruluş sermayesi önemli bir engel değil. Önemli olan bir danışman olarak hizmet vereceğiniz alanda yapısal araçlara ve know how sahibi olmak. Know how ve araçlar için yatırım yapmanız gerekiyor. Ben “Liderlik ve Kurum İçi Girişimcilik” alanlarına odaklandım. Girişimcilik ve Inovasyon kurumların performans ve verimlilik alanlarındaki karşılaştıkları çıkmazlar için önemli bir alternatif.   Kuruluş aşamasında odaklanacağınız hizmet alanını ve ürünü belirlemek, pazarı doğru tespit etmek ve markayı ve ürünü tanıtmak için geçen süre en kritik zaman oluyor. Kuruluşta sınırlı sermaye ve insan kaynağı ile çok yönlü çalışma, şirketinizi tanıtma ve iş geliştirme süreci en sıkıntılı dönemler. İşler oturana kadar daha fazla ve yoğun  çalışmanız şart. Güvendiğiniz kişilerden destek istemeniz ve mentörlük almanız işinizi biraz kolaylaştırabilir.
 
KURUMLARIN DEĞİŞİM YOLCULUĞUNA EŞLİK EDİYORUZ
Şirketinizin çalışma alanlarını biraz daha ayrıntılı anlatır mısınız?
ASO Company ( www.asocompany.co)  bu yılın başında kurulmuş bir start-up yönetim danışmanlık şirketi. Liderlik ve Kurum İçi Girişimcilik, İnovasyon konusuna odaklanmış bir şirketiz. Kurumlardaki dönüşümün bireylerin değişiminden geçtiğine inanıyoruz. Kurumlar daha inovatif ve rekabetçi olmak istiyorsa önce kurum kültürünü ve liderlik tarzlarını değiştirmeleri gerekiyor. Açık, paylaşımcı, fikirlere değer veren, ilham veren, ağlarla yönetilen yapılar olması lazım.


4.SANAYİ DEVRİMİ DEV DEĞİŞİKLİKLERE SEBEP OLACAK
Son zamanlarda 4. Sanayi devrimi gündemde bir konu ama göz ardı edilen bir gerçek bu dönüşüm ve kurumlardaki etkisi (robotlaşma, 3D üretim, yapay zeka, big data) konvansiyonel sektörlerde bile 4-5 yıl içinde dev değişikliklere sebep olacak. Biz de kurumların bu değişim yolculuğunda onlara eşlik ediyoruz. Bu sebeple liderlik, potansiyel ve performans değerlendirme yine kurumlarda fikir üretme, değerlendirme konusunda önemli ortaklıklara imza attık. Verdiğimiz danışmanlık ve araçlarla kurumlar hem kendilerini zihinsel ve kültürel olarak değişime hazırlıyor hem de her seviyedeki fikirlere sistematik araçlarla ulaşıp, rekabetçi çözümleri hayata geçirebiliyorlar.
MİKRO GİRİŞİMCİLER İÇİN DE PROJELERİMİZ VAR
Son yıllarda kurumlar hızla değişime ihtiyaç duyuyor. Özellikle yapısal değişiklik, performans sistemi, iç verimlilik ve yetenek sistemlerinin yönetimini ajandasına almayan şirket neredeyse yok. Şirketimize ve kurumumuza olan ilgi, odaklandığımız alanlar sebebi ile yüksek. Kısa vadede hedeflediğimiz segment de markamızı ve hizmetlerimiz ile kurumsallığımızı oturtmaya çalışıyoruz. Diğer yandan uzun vadede özellikle mikro girişimcilere ve mikro girişimci kadınlara girişimcilik, inovasyon ve liderlik üzerine önemli projelerimiz var.


GİRİŞİMCİLİK VE İNOVASYON KONFERANSI 2 HAZİRAN’DA
Şirketinizle ilgili son yenilikler, gelişmeler neler?
“Kurum İçi Girişimcilik” ve “İnovasyon” yeni ama kurumlar için çok önemli bir konu. Kültürel değişim ve İnsan kaynağı olmadan bu tip yapısal değişiklikleri kurumlarda uygulamak mümkün değil. Bu sebeple kurumlarda bilgi alışverişini sağlamak ve farkındalığı arttırmak için özellikle insan kaynakları, pazarlama ve iş geliştirme liderlerini bir araya getirecek bir konferans düzenledik. Bomonti İstanbul’da 2 Haziran’da gerçekleştireceğimiz atölye’deki 1.Kurum İçi Girişimcilik ve Inovasyon Konferansı’nda her sektörden lider kuruluşların yöneticileri kurumlarındaki girişimcilik ve inovasyon uygulamalarını anlatacaklar.
İLETİŞİMİ ARTIRAN ÖZEL BİR MEKAN TASARLANDI
Kurumları, üniversiteleri, start-up şirketleri hatta öğrencileri bu konferansta buluşturuyoruz. Bu konferans diğer konferanslardan çok farklı. Konferans mekanı; içerik, akış paylaşımı, iletişimi ve bilgi üretimini arttırmak üzere tasarlandı. Bu konferansa gelecek katılımcılar yeni düzen çalışma mekanlarını ve tarzları da deneyimleme ve ağlarını geliştirme fırsatı bulacaklar.
 
TÜBİTAK PROJESİNDE MENTÖRLÜK YAPIYORUZ
Ayrıca bu konferansta IdeaMarket isimli açık inovasyonu destekleyen ürünümüzü de katılımcılarla buluşturmayı hedefliyoruz. Yine Tübitak’ın organize ettiği ulusal mentorler ağı projesine dahil olduk ve ulusal mentörler ağındaki mentörlerden birisiyiz. Bu projeyle işletmelere kurumsallık ve yapısallık yolunda mentörlük vererek, inovasyon ve yeni ürün/hizmet oluşturacak yönetsel altyapıyı oluşturmalarına destek olmaya çalışıyoruz.
GİRİŞİMCİLİK PLANLAMA VE GÖZÜ KARALIK İSTİYOR
Girişimci olmak isteyen kadınlara tavsiyeleriniz neler olur?
Öncelikle yapmaktan keyif alacakları, odaklanmak istedikleri alanı seçmek iş fikrini belirlerken işlerini kolaylaştırabilir. Yaptığınız iş konusunda hayalinizin olması ve ona inanmak önemli. Kadınların empati ve odaklanma becerileri yüksek, diğer yandan risk almakta daha tedbirliler. Girişimcilikte ise planlama ve öngörü kadar, bir miktar gözü karalık gerekiyor. Tutku, sabır ve inanç iş fikrinin hayata geçmesi ve iş olarak oturması için gereken süreçte kişisel motivasyonunuzu korur, dirençle devam edebilirseniz sonuç alırsınız. Bir başka stratejik konu ise bence kadınlar arasındaki dayanışma ve ağ oluşturma. Son günlerde kız kardeşlik ve dayanışma kültürü sürekli konuşulan bir olgu fakat ben kişisel olarak halen kadınların iş yaşamında dayanışma, ağ oluşturma, stratejik iş ilişkileri konusunda farkındalığımızın gelişmesi gerektiğini düşünüyorum.


Mikro girişimci kadınlar hangi eğitimi almalı?
Mikro girişimci kadınların girişimci olurken 2 şekilde bilinçlenmeye ihtiyacı var;
Teknik destek: şirket kurma, iş planı, yasal süreçler, sosyal medya kullanımı, pazarlama mutlaka alması gereken eğitimler. KOSGEB eğitimleri bence bu açıdan farkındalık yaratmak açısından faydalı fakat yeterli değil. Uygulama desteği olsa da ben halen girişimcinin tek başına planı hazırlarken zorlanacağını düşünüyorum. Bu sebeple  girişimcilere 5-6 saatlik bireysel mentörlük programlarının faydalı olacağını düşünüyorum.
Mikro girişimci kadınlara yönelik projelerinizin kapsamı nedir? Hayata geçirdiniz mi?
Girişimci olmak önemli alanlardan birisi kişisel özellikler ve öz motivasyon. Girişimcinin kendisini tanıması, iş planı kadar bireysel değer, öncelik ve hatta hayallerini belirlemesi gerekiyor. Bireysel farkındalık, liderlik mikro girişimci gelişim programlarına mutlaka eklenmesi gerekiyor. Diğer bir alanda ağ oluşturma ve kullanma. Biz ASO Company olarak mikro girişimci kadın destek programı üzerinde çalışıyoruz. Program 3-4 ay içinde hayata geçecek. Bu dönemde Girişimciler Platformu ile birlikte mikro girişimci el emeği ile instagram vb alanlarda ürünlerini satmaya çalışan kadınları Hayaller Atölyesi çalışması ile kurumlarla tanıştırdık. Kurumlarda ebru, ahşap, atık atölyeleri düzenleyerek mikro girişimci kadınların kurumsal şirketlere girmelerini ve toplu iş yapmalarına destek oluyoruz.


PWN İstanbul'un kadınlara katkısı ne olur, neler yapıyorsunuz?
-PWN (Profesyonel İş Kadınları Derneği) İstanbul, adından da anlaşılacağı gibi öncelikle kurumsal yaşamda olan profesyonellerin işbirliği ve gelişimine destek olmaya çalışan bir ağ. Dernekten çok network(ağ) kelimesini kullanmayı tercih ediyoruz. İş yaşamında başarı için ağ, işbirliği, kızkardeşlik kültürünü kadınlar arasında öne çıkarmaya çalışıyoruz. Bu ağ ve işbirliği sadece lokal ve Türkiye'de değil, diğer 24 şehir ağındaki kadınlar ile online /offline devam ediyor. Kadınların sosyalleşmesi, kişisel ağlarını genişletmesi ve mentörlük projemizle farklı sektör ve şirketlerden mentor-menti eşleşmeleri ile farkındalık ve gelişim imkanı sağlıyoruz.
 
GÜNÜMÜ PLANLARKAN BİR LİSTE YAZIYORUM
Çocuk, eş, iş kadını, STK'larda yöneticilik, kuruculuk, bütün bunların dengesini nasıl sağlıyorsunuz? Planlı olmak derseniz eğer bizimle günlük planınızı paylaşır mısınız örnek olması açısından.
Çok yönlü olmayı seviyorum. Farklı alanlara kanalize olmak beni besliyor ve büyütüyor. Enerjimi de sanırım bu farklı alanlardan beslenmeme borçluyum. Diğer yandan şanslıyım. Eşim, anne-babam hep bana destek oldular. Hayatımda iş-özel ayrımı yok. Bir günümü planlarken arkadaşımı aramaktan, kuaföre gitmeye, proje içerik hazırlamaktan, müşteri görüşmesine tüm detayları yazıyorum. Yazınca yapmak kolay oluyor. Kağıda yazarken zihnime yazdığımı hissediyorum. Genelde ekip olarak çalışmayı ve delege etmeyi severim. İnsanlara güvenmeyi ,ilişkilere güvenle başlamayı tercih ederim. Şimdi yeni girişimci olarak delege etmekten ziyade  çok yönlü bizzat işe odaklanıp yapmanız gerekiyor ama bu yönlerim işimi biraz kolaylaştırıyor sanırım.


ERKEKLER ANNELERİ, KIZLARI İÇİN EYLEM YAPMALI
Kadınların çalışma hayatında daha fazla yer alabilmesi için erkeklere tavsiyeleriniz neler olur?
Dünya ve Türkiye nüfusunun yüzde 50’si kadınlardan oluşuyor. Küreselleşme ve iletişim teknolojileri ile iş yaşamı hızla değişiyor. Artık ekonomideki kaynaklar sınırlıdır yaklaşımı yerini kaynaklar sınırsızdır olarak değiştirdi. Pazarda artık sadece yaratıcılık, farklılık kazandırıyor. İhtiyaçları ve beklentileri anlamak için çeşitliliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Daha barışçıl, dengeli, adaletli bir toplum kadınlı, erkekli, çok sesli bir yapı ile mümkün. Toplumsal cinsiyet eşitliği için erkeklerin desteği kritik önem taşıyor. Bu konuda öncülük yapacak, fikir lideri erkeklere ihtiyacımız var. Feminist erkekler toplumda dengenin ve barışın sözcülüğünü yapabilirler. Kız çocukları için, anneleri için, eşleri, kız arkadaşları ve dostları için erkekleri toplumda farkındalık yaratacak eylemlerde bulunmaya davet ediyorum. 
Son Güncelleme: 09.05.2016 00:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.