banner60

Jülide Erdoğan; “Biz TOG’da cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmaya çalışıyoruz”

ÖZEL HABER- Tülay Şubatlı / Cinsiyet eşitliğinin sağlanması için sivil toplum, kamu kurumları, özel sektör, medya ve eğitimcilerin işbirliği içinde seferber olması gerektiğine dikkat çeken Toplum Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Jülide Erdoğan “Biz TOG’da cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmaya çalışıyoruz” diyor.

Jülide Erdoğan; “Biz TOG’da cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmaya çalışıyoruz”

ÖZEL HABER- Tülay Şubatlı / Cinsiyet eşitliğinin sağlanması için sivil toplum, kamu kurumları, özel sektör, medya ve eğitimcilerin işbirliği içinde seferber olması gerektiğine dikkat çeken Toplum Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Jülide Erdoğan “Biz TOG’da cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmaya çalışıyoruz” diyor.

Jülide Erdoğan; “Biz TOG’da cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmaya çalışıyoruz”
banner62
Zamanda bir yolculuğa çıkalım mı? Hadi 2050 yılına gidelim. Sokaklarında ellerinde bastonlarıyla yaşlı insanlar dolaşıyor. Omuzlarında yılların yorgunluğu ile ağır ağır yürüyorlar. Parklarda oturan yaşlılar oturacak bank bulamıyor. Emekliler ordusuna hızla birileri daha katılıyor. Ülkenin gelişmişlik düzeyi ya çok ileride ya da geri kalmış olacak, sorunlar çözülmüş ya da sürekli patlayan volkanlara dönüyor. Bu iki seçenekten birini yaşıyor olacaklar. Kimilerine bu tablo fantastik gelebilir ama zaman yolculuğu gerçek olacak. Çünkü TÜİK verilerine göre Türkiye'de 2015’te yüzde 16, 4 olan genç nüfus, 2050 yılınının yaşlı nüfusunu yani yüzde 20.8’ini oluşturacak. Yani bugünün gençleri yaşlanmış olacaklar. Peki sizce bugünün gençleri yaşlandıklarında nasıl olacaklar? İçinde yaşadıkları ülkeye nasıl bir katkı sunacaklar? Neleri değiştirmiş olacaklar?

İşte bu soruya 2002 yılından beri kafa yoran, çalışan bir örgüt var. TOG yani Toplum Gönüllüleri Vakfı, geleceğin yaşlı nüfusuna bugünden ulaşıyor. Onların ülke sorunlarını çözen bireyler olabilmeleri için çabalayan TOG, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanabilmesi için de pek çok proje uyguluyor. Bunun için de gençlere örnek oluyor. Bir kere vakıfta çalışan kadın sayısı erkek sayısını çoktan geçmiş durumda, yönetim kurulunda eş-başkanlık sistemi uyguluyorlar, gönüller arasında da cinsiyet eşitliği yakalanmış görünüyor. Yaptıkları araştırmalarla gençlerin sorunlarını tespit ediyor, çözümü ise yine gençlere bırakıyorlar. Örneğin üniversitelerdeki cinsel taciz sorununa karşı geçen yıldan bu yana
TOG Genç Kadın Fonu ile genç kadınların toplumsal hayatın her alanına eşit ve özgür bireyler olarak katılmasını destekliyorlar. Projeleriyle, çalışma prensipleriyle cinsiyet eşitliğinin sağlanması için önemli bir rol üstlenen TOG Genel Müdürü Jülide Erdoğan ile bunu nasıl başardıklarını konuştuk.
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1979 yılında İstanbul’da doğdum. 2001 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Kalkınma İktisadi ve İktisadi Büyüme Yüksek Lisans programını 2004 yılında tamamladım. Üniversite yıllarında sivil toplum alanına yönelmeye başladığım sırada özellikle yurtdışı deneyimleri görmek için kısa dönemli bir çok programa katılmaya başladım. 
Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi?
Yüksek lisans programımı bitirdikten sonra 2 sene Beykent Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştım lakin bir yandan sürdürdüğüm sivil toplum alanına yönelmeyi tercih ettim. 2004 yılından bu yana Beyoğlu Yerel-Sivil Güç Birliği Merkezi, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı, Beyoğlu Gençlik Merkezi, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı olmak üzere Türkiye’nin önde gelen sivil toplum insiyatiflerinde/kuruluşlarında; çocuk, kadın ve gençlik alanlarında aktif olarak çalıştım. 2010 yılından bu yana da Toplum Gönüllüleri Vakfı’nda çalışıyorum. 5,5 yıl Projeler Departmanı Yöneticisi sorumluluğundan sonra Genel Müdür sorumluluğunu aldım.
 
Bir kadın olarak kariyerinizde nelere maruz kaldınız?
Çocukluğumdan bu yana ailem tarafından üniversite eğitimi ve iş hayatı alanı ile ilgili olarak olumlu yönlendirildiğim için üretmenin ve mutlu olabileceğim bir iş, yaşamımın merkezlerinden biri oldu. Kariyerimde kadın olmaktan ziyade özellikle ilk yıllarda genç bir kadın olarak daha çok çaba sarf etmem gerekti.
 
İŞ BAŞVURUSUNDA KADINLARA EN ÇOK SORULAR SORULAR
Çalışma hayatında kadın olmanın zorlukları neler?
Çalışma hayatında kadın olma halini ikiye ayırdıklarını ve bunun da kadınların çalışma hayatını zorlaştıran bir durum olarak düşünüyorum. Kadın ve anne. Kadınlar olarak mülakatlara girdiğimizde en sık karşılaştığımız sorular: eğer bekar kadın ise ne zaman evlenmeyi düşünüyorsunuz? Evli kadın ise; çocuğunuz var mı? Yoksa ne zaman çocuk sahibi olmayı düşünüyorsunuz? Eğer üst düzeyde yönetici pozisyonunda değilseniz doğum izni sonrasında bir çok kadın işten çıkarılma stresine giriyor.
Bir diğer yandan da “çalışan erkek” ve “çalışan baba”  kavramlarını kullanmazken “çalışan kadın” ve “çalışan anne” kavramları iş yerlerinde kadınlar için en çok kullanılan sıfatlar... Tabi bu sıfatlar aile yaşamındaki kadın-erkek ilişkilerinin ve toplum tarafından anne olmaya yüklenen büyük anlamların bir ürünü.
 
ÇOK ACİLEN KAPSAMLI POLİTAKALAR GEREKİYOR
Çalışma hayatında sizce neden daha fazla kadın yer almalı?
Cinsiyet eşitliği için, sadece haklara eşit erişim değil, hayatın her alanında kaynakların cinsiyetler arasında eşit dağılımı gerekiyor. Karar alma süreçlerinde cinsiyetlerin eşit katılımı ve eşit derecede etki edebilme gücü gerekiyor. Çalışma hayatında kadınların daha az olması demek ekonomiyi ve ekonomik kaynakları erkeklerin yönetmesi demek. Ekonomik güç, ülke siyasetinden tutun da ev içi iktidar ilişkilerine kadar pek çok konuda çok belirleyici bir faktör. Dolayısıyla gerçek anlamda cinsiyet eşitliği için istihdama eşit katılım bir ön-koşuldur. Türkiye’de erkeklerin istihdama katılım oranı %69, kadınların ise sadece %30. OECD ortalamasına göre, kadın istihdamı oranı %58, yani Türkiye’deki kadın istihdamı oranının neredeyse iki katı. Türkiye’de kadınların istihdama dahil olması için çok acilen kapsamlı politikalar geliştirilmesi gerekiyor.
 
TOG’DA KADIN ÇALIŞAN SAYISI ERKEKLERİN 2 KATI
Toplum Gönüllüleri Vakfı'nda çalışanlar açısından kaç kadın kaç erkek bulunuyor?
 
Yönetim Kurulu eş başkanlık sistemi uygulanmaktadır. Eş başkanlarımızdan biri kadın olmak zorunda. Aynı zamanda, TOG’da 30 kadın, 15 erkek çalışıyor. Yani kadın çalışan sayımız erkek sayısının iki katı. Kadınların çoğunlukta olması ilk bakışta kimileri için olumlu görünebilir. Ancak neden kadınların çoğunlukta olduğunu sorgularsak, yanıtın iş yaşamında kadın işi-erkek işi ayrımı ile ilgili olduğunu görüyoruz.
 
TOG’LU KADINLAR HAKLARINI SAVUNUYOR
Gönüllülerin cinsiyet dağılımı nedir? Gönüllülerde sizin çalışmalarınıza katıldıktan sonra nasıl bir değişim olduğunu gözlüyorsunuz, unutamadığınız bir anektod var mı?
Gönüllülerimizin cinsiyet dağılımı yaklaşık olarak yarı yarıya diyebiliriz. Geçen sene yayınladığımız Toplum Gönüllüsü Gençlerin Profili Araştırması sonuçlarına göre, gönüllülerimizin %48’i kadın, %51’i erkek, %1 oranında ise kendini bu iki cinsiyet kategorisinden herhangi biriyle tanımlamayan gönüllülerimiz de var. TOG’lu kadınların her zaman kendini iyi ifade eden ve haklarını savunan bireyler olarak görüyorum.
 
 
GENÇ KADINLAR AİLELERİ TARAFINDAN DAHA ÇOK SINIRLANIYOR
Kadın gönüllüler nasıl bir fark yaratıyor, özellikleri neler?
Öncelikle şunu belirteyim: Toplum Gönüllüsü genç kadınlar her şeye rağmen çok mücadeleciler. Toplum Gönüllüsü Gençlerin Profili Araştırması sonuçlarına göre, TOG’lu genç kadınlar, erkeklere kıyasla, aileleri tarafından daha çok sınırlanıyor, daha çok müdahaleye maruz kalıyor. Araştırma bulgularından birkaç örnek vereyim: Ankette gönüllülerimize “Yaz tatili içinde, arkadaşlarınızla birkaç günlük bir tatil yapmak üzere şehir dışına çıkabilir misiniz?” diye sorduk. Erkeklerin sadece %2’si “Hayır, evden izin alamam” derken, bu oran kadınlarda %20’ye çıkıyor, tam on katı!  Her 3 TOG’lu kadından 1’inin (%33) giyim kuşamına istemediği halde müdahale ediliyor, bu oran erkeklerde %16, neredeyse yarı yarıya. “İstediğiniz zaman arkadaşlarınızla kafe, kahve, pastane gibi yerlere; sinema, tiyatro veya konser gibi etkinliklere veya gezmeye gidebiliyor musunuz?” diye sorduğumuzda, “Hayır, ailemden izin alamam” diye yanıt verenlerin %80’i kadın, %20’si erkek. Özetle, genç kadınlar, erkeklere göre daha fazla sınırlanıyor.
 
TOG GENÇ KADINLARIN GÜÇLENMESİ İÇİN ALAN AÇIYOR
Bu kısıtlamalara rağmen genç kadınlar gönüllü faaliyetlerine, eğitimlere katılmak için mücadele ediyorlar; aktif sorumluluk alıyorlar. TOG bu süreçte genç kadınlara destek oluyor, güçlenmeleri için alan açıyor. Normalde ailesinden izin alamama sorunu yaşayan pek çok genç kadına eğitim, etkinlik, projelere katılabilmeleri için imkan ve kaynak sağlıyor. Genç kadınlar TOG’daki gönüllülük süreçleri sayesinde, yeni beceriler elde ediyorlar. İletişim becerilerini geliştiriyorlar, proje yönetiminden etkinlik organize etmeye pek çok şey öğreniyorlar. Entelektüel olarak gelişiyorlar. Kendilerinden farklı kimliklerde, kültürlerden, arka planlardan gelen diğer gençlerle tanışıyorlar. Özetle, TOG’da gönüllülük yapmak genç kadınları güçlendiriyor. Aileler normalde başka etkinlikler için çok sıcak bakmazken, TOG’u dinleyince, TOG’un ne yaptığını öğrenince ikna olabiliyorlar; TOG genç kadınların kamusal alana ve sivil topluma katılımı için meşru bir zemin sağlıyor. Araştırmamızın sonucu da bunu kanıtlıyor: “Yaz tatili içinde, birkaç günlük bir eğitime, toplantıya, etkinliğe davet edilseniz şehir dışına çıkabilir misiniz?” sorusuna, Tükiye’deki genç kadınların %33’ü “Hayır, evden izin alamam” derken, TOG’lu genç kadınlarda bu oran %10’a düşüyor. TOG genç kadınların özerkleşme süreçlerinde destekleyici oluyor.
 
 
CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ ANA AKIMLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ
Cinsiyet eşitliğine katkı için ne tür projeler yapıyorsunuz-yapacaksınız?
Biz TOG’un tüm projelerinde, aktivitelerinde, çalışmalarında cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmaya çalışıyoruz. Yani tüm çalışmalarımıza cinsiyet perspektifiyle yaklaşmaya, eşitlik algısını tüm çalışmalarımıza entegre etmeye çalışıyoruz. Karar alma mekanizmalarımızda cinsiyet eşitliği kotamız var. Yönetim Kurulu’muzda eş-başkanlık sistemi uyguluyoruz, iki Yönetim Kurulu eş-başkanımızdan en az birinin kadın olması gerekiyor. TOG çatısı altındaki tüm üniversite örgütlenmelerinde de aynı mantıkla eş-koordinatörlük sistemi var. Örgütlenmeler ve ofislerimiz arasındaki koordinasyonu sağlamak amacıyla her örgütlenmeden seçilen eş-koordinatörlerin en az birinin kadın olması gerekiyor. Sayısal eşitlik, cinsiyet eşitliği yolunda ilk adımlardan sadece biri. Tek başına sayısal eşitlik, tartışmalara aktif katılımda ve kararlara etki gücünde cinsiyet eşitliği sağlandığı anlamına gelmiyor. Ama sayısal eşitlik, cinsiyet eşitliği yolunda olmazsa olmaz bir başlangıç adımıdır; cinsiyet eşitliğinin lafta kalmaması gerektiğini ve pratikte hayata geçmesi gerektiğini bize her zaman hatırlatan bir prensip. O yüzden bu prensipten taviz vermek istemiyoruz. TOG cinsiyet eşitliği kotası ile sivil toplum alanında bir örnek teşkil ediyor. Daha çok sivil toplum kuruluşunun bu yönde adımlar atmasını diliyoruz.
 
PROJELERE EN AZ 5 BİN TL FİNANSAL DESTEK SAĞLIYORUZ
Bu uygulamaların yanı sıra, TOG Genç Kadın Fonu isimli bir hibe programımız var. Bu hibe programı sayesinde, Türkiye’nin farklı şehirlerinde gençler tarafından tasarlanan ve yürütülen cinsiyet eşitliği projelerine finansal olarak destek oluyoruz. Diyelim ki 15-29 yaş arası gençlerden oluşan bir gençlik grubunuz var, kendi şehrinizde ya da üniversitenizde cinsiyet eşitsizliğine dair fark ettiğiniz sorunlar ve ihtiyaçlara dair bir proje fikriniz var. Bu proje fikrinizi hayata geçirmek amacıyla, TOG Genç Kadın Fonu’na başvurup en fazla 5000 TL tutarında hibe alabiliyorsunuz.
 
4 FARKLI ŞEHİRDEN 8 GENÇLİK PROJESİNE DESTEK SAĞLADIK
2015 Ekim – 2016 Şubat döneminde 4 farklı şehirden 8 farklı gençlik grubunun projelerine hibe desteği verdik. Bu destekle gençler harikalar yarattılar, müthiş emek verdiler ve sonuçta çok heyecan verici işler ortaya çıkardılar. Örneğin, Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü (BÜKAK)’tan genç kadınlar, Türkiye’nin 12 farklı üniversitesine gidip kadın öğrencilerle, hocalarla görüştüler, bu okullarda yaşanan cinsel taciz deneyimleri ve mücadele pratikleri üzerine bir belgesel çektiler. Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği üyesi gençler, Genç Kadın Akademisi düzenlediler, üreme sağlığı ve toplumsal cinsiyet konularını tartıştılar; kadına yönelik şiddet konusunda bilgilendirici bir broşür hazırladılar.
 
ÜNİVERSİTELERDE TACİZE KARŞI TOG GENÇ KADIN FONU HAYATA GEÇİRİLDİ
TOG Genç Kadın Fonu sayesinde ayrıca pek çok eğitim ve atölye düzenliyoruz. Bu eğitim ve atölyeler aracılığıyla genç kadınları güçlendiriyoruz ve gönüllülerimiz arasında cinsiyet eşitliği algısı yerleştiriyoruz. Maalesef üniversitelerde cinsel taciz çok büyük bir sorun. Bizim gönüllülerimizin %93’ü üniversite öğrencisi. Dolayısıyla onlar açısından üniversitelerde cinsel taciz sorunu cinsiyet eşitsizliğinin bir tezahürü olarak öncelikli sorunlardan biri. Geçen seneden beri bu konuya özel olarak eğiliyoruz. TOG’lu gençler arasında cinsel taciz konusunda farkındalık artırıyoruz, tacize karşı mücadele edebilecekleri araçlar sağlıyoruz.
 
SİZ DE DESTEK OLABİLİRSİNİZ
Bu önemli ve etkili çalışmaları sürdürmek için finansal kaynağa ihtiyacımız var. Hazır lafı gelmişken, tüm okuyucuları TOG Genç Kadın Fonu’na destek olmaya davet ediyorum. https://www.tog.org.tr/tr/bagis-yap sayfası üzerinden TOG Genç Kadın Fonu’na bağış yapabilirler.


TOPLUMSAL DÖNÜŞÜM İÇİN HERKES SEFERBER OLMALI
Sizce kadınlar ve erkeklerin cinsiyet eşitsizliğinin farkına varabilmesi ve zihinsel dönüşüm için acilen neler yapılmalı?
Bir kere öncelikle, cinsiyet eşitsizliğinin en sert tezahürleri olan şiddet, taciz, tecavüz caydırıcı şekilde cezalandırılmalı. Bu eylemlerin cezalandırılması önünde engel oluşturan yasalar ve yasa uygulayıcılar değişmeli. İkinci olarak, kadınları güçlendirmeliyiz, kadınlara -özellikle genç kadınlara- daha çok fırsat yaratmalıyız. Kadınlar güçlendikçe kendi hakları için mücadele etmek konusunda çok daha kararlı oluyorlar. Sivil toplum cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık yaratmak, eğitimler vermek, araçlar geliştirmek, dönüşüm yaratmak konusunda çok deneyim biriktirdi ve tüm bu deneyimi kamu kurumları ile paylaşmaya fena halde hazırız. Toplumsal dönüşüm yaratmak için sivil toplum, kamu kurumları, özel sektör, medya, eğitimciler işbirliği içinde seferber olmak zorundayız.
 
TOG PAZAR 30 MAYIS’TA
Yakın zamanda hayata geçireceğiniz proje var mı kısaca bilgi verebilir misiniz?
Toplum Gönüllüleri Vakfı için çok uzun yıllardır canla başla çalışan ve sadece kadınlardan oluşan bir sosyal komitemiz var.Sosyal Komite, Toplum Gönüllüleri Vakfının her seneki bütçesinin önemli bir bölümünü çeşitli etkinlikler aracılığıyla bulan yaklaşık 15 kişilik bir ekipten oluşuyor. Komitenin çalışmaları, çeşitli sohbetlerle ilgili bilet satışları, davetler, geziler ve lansmanlar gibi etkinlik kalemlerinden oluşuyor. Bu çalışmalardan birisi olan TOG Bazar bu sene 10 yaşında. 30 Mayıs 2016 Pazartesi günü, Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleşecek. Buradan elde edilen bütün gelirle Toplum Gönüllüsü Gençlerin yaptığı çalışmalar desteklenecek.
 
TUĞBA JABBAN BİR DÖNEM DAHA EŞ BAŞKANLIĞA SEÇİLDİ
Toplum Gönüllüleri Vakfı 14.Mütevelli Heyeti toplantısı gerçekleşti. Gençlerin hikayelerinin ön plana çıktığı toplantımız da biraz önce de bahsettiğim gibi  cinsiyet eşitliği ana akımlaştırma duruşumuza paralel olarak bir dönem daha Tuğba Jabban eş başkanlığa seçildi. Toplum Gönüllüleri Vakfı uzun yıllar boyunca gençler ile birlikte gençler ve daha iyi bir dünya için  cinsiyet eşitliği ana akımlaştırma zemininde çalışmaya devam edecektir.
  
Son Güncelleme: 22.05.2016 21:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.