banner60

TurkishWIN ile kadınlar ezber bozup pantolon fırlattı

TurkishWIN’in 23 Kasım’da düzenlediği “Ezber Bozanlar” etkinliğinde ezber bozan kadınlar ilham dolu hikayelerini anlattı.  Etkinliğin en şaşırtıcı anı ise Yazar-Koşucu Yonca Tokbaş konuşması sırasında pantolonunu ve bluzunu çıkartmasıyla yaşandı.  

TurkishWIN ile kadınlar ezber bozup pantolon fırlattı

TurkishWIN’in 23 Kasım’da düzenlediği “Ezber Bozanlar” etkinliğinde ezber bozan kadınlar ilham dolu hikayelerini anlattı.  Etkinliğin en şaşırtıcı anı ise Yazar-Koşucu Yonca Tokbaş konuşması sırasında pantolonunu ve bluzunu çıkartmasıyla yaşandı.  

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
25 Kasım 2016 Cuma 17:22
TurkishWIN ile kadınlar ezber bozup pantolon fırlattı
banner62

 
Başarılı kadın hikayelerini üyeleriyle buluşturan TurkishWIN, yılda bir kez ezber bozup etkinliğini Türkçe yapıyor. Vodafone Maslak’da  23 Kasım’da düzenlenen etkinlik de işte böyleydi. Konuşmacılar ise Limak yatırım YK başkanı Ebru Özdemir, Kocan Kadar Konuş yazarı Şebnem Burcuoğlu, Futbolcu-antrenör –hakem  Lale Orta, Kanal Ekonomi Genel Yayın Yönetmeni  Yaprak Yapsan ve Yazar- koşucu Yonca Tokbaş’dı.
Etkinliğin açış konuşmasını TurkishWIN kurucusu Melek Pulatkonak gerçekleştirdi. TurkishWIN olarak bugüne kadar yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Pulatkonak, şimdiye kadar düzenledikleri etkinliklerde ilham verici hikayelere sahip kadınları 10 bin kişiyle buluşturduklarını,  hazırladıkları videolar ve canlı yayınlarla 185 binden fazla kişinin etkinlerini izleyebildiğini söyledi.  CampusWiner ile üniversitelerdeki genç kadınlarla birlikte etkinlik düzenlediklerini ve şimdiye kadar 46 üniversitede 103 CampusWıner ve 12 Women in Business Kulubü kurulduğunu anlatan Melek Pulatkonak,  BinYaprak dijital platformu ile üniversiteli kadınlarla çalışan kadınları biraraya getirdiklerini ifade etti.

Melek Pulatkonak,  TurkishWIN olarak önümüzdeki günlerde gerçekleştirecekleri etkinlikleri ise şöyle sıraladı;
29 Kasım- London- Learning Circle “Bulding Your Personal Brand”
29 Kasım- Ankara- TurkishWIN StreamWIN Event
30 Kasım- İstanbul- Kadın Liderlik Platformu “Mentorluk mu Sponsorluk mu?”
30 Kasım – Trabzon – TurkishWIN StreamWIN event
2 Aralık – İzmir – TurkishWIN İzmir Chapter Lansmanı
14 Aralık- İstanbul – Learning Circle Semen Ömer katılımı ile “Be a Team Member”
22 Aralık – İstanbul- Learning Circle “Going International: Destination Europe”
10 Ocak – İstanbul – TurksihWIN & SPOT “Raffi Portakal ile Sakıp Sabancı Müzesinin Gizemli Dünyasına Yolculuk”
12 Şubat – İstanbul – Learning Circle Pınar Timer’in katılımı ile “Art of Hosting”
 

ELİMİN HAMURUYLA, KRAMPONUMUN TOPUĞUYLA
 Etkinlikte konuşma yapan Türkiye’nin ilk FIFA kokartlı kadın hakemi olan Lale Orta ise şunları söyledi,”Elimin hamuruyla, kramponumun topuğuyla hakem oldu.  Hayatla mücadele çocuklukta başlıyor. Kız çocuklarını erkek çocukları gibi yetiştirmeliyiz. Kız, erkek ayırımı yapmadan onlara eşit davranmalıyız. Oysa kız çocukları evlerin içine kapatılıyor. Kız çocuklarını mücadeleci, ayakları üzerinde duran kızlar olarak yetiştirmeliyiz.Hanım hanımcık olmayalım. Futbol erkek oyunudur diyenler var hala. Ben buna karşı geldiğimde aykırı insan konumuna düşüyorum. Futbol neden erkek sporu olsunki! Ben de yapabilirim dedim. Kalecilik yaptım. Amacım kadın futbolunu tanıtmaktı. Hayalleriniz varsa mutlaka bir yerlerde o hayale uluşayırsonuz, kimse size engelleyemiyor. “

KADINLAR EŞ ZAMANLI BİR ÇOK İŞİ YAPABİLİYOR
Limak yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ise konuşmasına başlamadan önce yürüttükleri  “Türkiye’nin Mühendis Kızları” Projesinin tanıtım filmini paylaştı. Ailesinde herkesin mühendis olduğuna dikkat çeken Özdemir şöyle konuştu;”Babam herkesi mühendis yapmak istiyordu. Bütün yaz tatillerinde bile ailecek şantiyelere uğrardık. İnşaat mühendisi olmak kodlarımda vardı. Boğaziçi Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği okudum. ABD’de master yaptım. Ülkeye döndüğüm aynı gün Limak’da çalışmaya başladım. Sonraki yıllarda ülkedeki kalkınma hamlesiyle birlikte Limak olarak turizm yatırımları da gerçekleştirdik. Siirt’te bir çimento fabrikası aldık. Girişimci bir aileyiz. Ben üniversitede okurken 50 kişilik sınıfta sadece 5 kızdık. Cinsiyet ayrımcılığını hiç hissetmedim. Erkekler daha başarılı oldukları için değil birbirlerini yardımcı oldukları için kariyerlerinde yukarı çıkıyorlar. Ben de şirketimizde pozitif ayrımcılık yaptım.  Çünkü kadınlar eş zamanlı olarak bir çok işi yapabilme becerisine sahip. Erkeklerde bunlar hiç yok. “
 

YAZMAK BİR TERAPİ
Kocan Kadar Konuş yazarı Şebnem Burcuoğlu ise konuşmasında “Hayat sen plan yaparken başına gelenlerdir” sözünün kendi hayatındaki yansımalarından örnekler sundu. Psikoloji okumayı planlarken uluslararası ilişkiler eğitimi aldığını belirten Burcuoğlu şöyle konuştu, “14 yıl kurumsal iletişim alanında çalıştım. Her zaman sevdiğim şeyleri yapmaktan vazgeçmedim. Dans, şarkı, yazı beni heyecanladırıyordu. İşten artan zamanlarımızda bunlara hayatımda yer verdim. Salsa şampiyonu oldu, dergilerde yazmaya başladım. Bir sürü şeyi yapmayı seviyordum.  İnsanın içinde bin yaprak var. Onların bütünü ağacı oluşturuyor. 1,5 sene Paris’te yaşadım. Moda dergilerine yazılarımı gönderdim. 6 ay hiçbir cevap gelmedi. Nihayet bir dergi çağırdı ve ufak ufak  yazmaya başladım. Hem işimi hem yazılarımı aşkla devam ettirirken bir gazetede yazmaya başladım. Bir ayda ilk kitabım Kocan Kadar Konuş’u yazdım. Ama 1 yıl kitap basılmadı. Bir yıl sonar kitap basıldı, sonra televizyon dizisi ve 2 film çıktı. Mayıs ayında Şeker Fare isimli kitabım çıktı. Yazmak büyük bir terapi. İnsanın kendiyle başbaşa kaldığı ve kendine terapi yaptığı bir alan. Bütün kadınlara yazmalarını tavsiye ediyorum.”
 

BEN EZBER BOZDUM
Kanal Ekonomi Genel Yayın Yönetmeni  Yaprak Yapsan da kendi hikayesini paylaştığı konuşmasında halkla ilişkiler ve siyaset eğitiminin ardından atıldığı iş hayatında “Ada”ların kararlarını nasıl etkilediğini anlattı. Yapsan, “Bir adaya gittim hayatım değişti. Malta adasına gittiğimde boşandım. Bir gün İngiltere’ye gittim ve kurumsal hayattan emekli olmaya karar verdim. Sağlık sektöründe kurumsal iletişim direktörüydüm. Ayrıldım. Bir dijital pazarlama uzmanı ve dijital stratejist olmaya karar verdim. Bana yapamazsın dediler. Kendi kendime dijital lider olmaya karar verdim. İngiltere’de eğitim aldım. Yapamazsın dediler ama başardım, ezber bozdum. Ben “Dijital Stratejist”im. Dijital benim hayatımı değiştirdi. 10 yıl önce çok farklı, hayal gibi bir hedefim vardı. Bunu şu an gerçekleştirmiş bulunuyorum” dedi.

HAYAT AMACIM NEYDİ?
Yazar-Koşucu Yonca Tokbaş ise insanların hep engellerden bahsettiğini ve hep yapamazsın dediğini belirterek şöyle konuştu; “ Doğuyorsun bir özün var. Bu özün üzerine bir Kabul örülmeye başlanıyor. Önyargılar, kurallar, baskılar var. İŞe gideceksin saatleri var, kıyafetleri var, gri, siyah dışına çıkamazsın. Bu okula gideceksin, davulcuya Varma iş adamı olan bir adama var. İnsan öyle bir noktaya geliyorsun ki nasıl olması gerekitği konusunda sıkı sıkı adımlarla ilerliyorsun. Bunları ben de yaptım biraz boğulmaya başladım. Ağır depresyona gittim. Düzene aykırı olmak istediğin için herkes seni düzeltmeye çalışıyor. Bana uymadı dediğimde ilacını iç devam et diyorlar. Benim bir takım değerlerim var dürüstlük, adalet gibi. Bir koşuya çok hastayım diyerek gittim ve geri döndüm.  Samimiyet yok. Diyorlarki doğal olan bu. Mutlu görünüyorum . Kocam var, işim var, iki çocuğum var ve çok şımarığım. Bu çok korkunç bir şey. Çok daraldım. Hatta o kadar daraldım ki bir gün şirkette elim ayağım titremeye başladı. Ya camı kıracağım ya da kafayı kıracağım. Bir arkadaşım “Yoncacım senin meziyetlerin var, sen bir sürü şey yapabilirsin. Hayat amacından uzak kılan şeylerden göbek bağını kessen, neyi seviyorsan onu yaparsan evren kapılarını sana açacak”dedi. O kadar şaşırdımki. Benim meziyetlerim mi var, hayat amacım mı var, Yonca neyle mutlu olur. Ben bununla ilgil bir koça gittim. Benim hayat amacım şöyleymiş: Ben insanları nasıl olmak istiyorlarsa onları yüreklendiren, umut veren kişiymişim. Şunu hatırladım çocukken kapıcı çocuklar için arabaların önünü kesip yardım toplardık. En sevdiğim şey birilerine yardım etmekti. Yazıyorum, koşuyorum bağış topluyorum.”
 

PANTOLONUNU ÇIKARIP FIRLATTI
Yonca Tokbaş, işten ayrıldıktan sonra yaptığı ilk şeyin üzerindeki kıyafetlerden kurtulmak olduğnuu anlatırken pantolununu ve bluzunu fırlatıp atması salonda büyük alkış aldı.
Tokbaş konuşmasını şöyle sürdürdü;  İşten ayrıldım. Bir arkadaşım bana ne iş yapacaksın dediğinde ben zaten bir gazetede 5 yıldır yazıyordum. Bunun üzerine bu iş böyle olmayacak rahatlamak için önce bir üzerindeki bu renklerden daraltan kıyafetlerden bir çık dedim. Sağlıklı bir beden, düşünün bir kafa ve kalbinin sesini dinleyen bir Yonca.


Ne yaparsın, koş. Koştum. 100 metre koşamazken 80 km koştum. Öyle bir noktaya geldi ki ultra marathon, koştukça ormanım olsun dedim. Yapamazsın dediler. İnsanlar hep engellerden bahsediyor, yapamazsın dediler. TEMA’yı aradım orman yapabilir miyiz dedim 3 ormanım oldu. Arılara taktık, TOG ile arıları kurtarma projesi gerçekleştirdik. Lidya Yolu’nda 256 km’yi bitiren Türkiye’nin 3.kadını oldum.
Çok yoğun bir depresyona girdim. Sana bunu yapamazsın diyorlarsa cevher vardır. Eğer bir şeyi yapamazsın diyorlarsa gnöülden yola çıkarsan yaparsın. Hayatta sevdiğin şeyin ne olduğun bulmam gerekiyordu. Ben sevdiğim şeyler için activist oldum.  
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.