banner60

Çiğdem Ertem “Kadınlar fark edilmeyi bekliyor, erkekler çok daha proaktif”

ÖZEL HABER/ TÜLAY ŞUBATLI/ Intel Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Çiğdem Ertem, istekadinlar.com’a özel açıklamalarda bulundu. “Intel Olarak Kadınların Çalışmasını Destekliyoruz” diyen Ertem, kadınların kariyerlerinde fark edilmeyi beklediklerini oysa, erkeklerin çok daha proaktif olduklarını söylüyor.

Çiğdem Ertem “Kadınlar fark edilmeyi bekliyor, erkekler çok daha proaktif”

ÖZEL HABER/ TÜLAY ŞUBATLI/ Intel Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Çiğdem Ertem, istekadinlar.com’a özel açıklamalarda bulundu. “Intel Olarak Kadınların Çalışmasını Destekliyoruz” diyen Ertem, kadınların kariyerlerinde fark edilmeyi beklediklerini oysa, erkeklerin çok daha proaktif olduklarını söylüyor.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
14 Mart 2016 Pazartesi 12:23
Çiğdem Ertem “Kadınlar fark edilmeyi bekliyor, erkekler çok daha proaktif”
banner62
 
Intel Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Çiğdem Ertem’in hayat hikayesi biz kadınlar için ilham dolu. Çiğdem Ertem, Basketbol Milli Takımında oynarken geçirdiği kazaya rağmen kendine yeni bir yol çizmeyi başarmakla kalmadı, Intel gibi bir dünya devinin üst düzey yönetiminde kadınların sesi oldu. Kadınlar için önemli çalışmalara imza atan Intel Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanı Çiğdem Ertem şimdiye kadar hayata geçirdiği pek çok proje ile binlerce kadının hayatına dokunarak cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi  kadınların dijital okur-yazarlığının artması için çalışıyor. Örneğin üç yıldır devam eden Genç Fikirler Güçlü Kadınlar" projesini geçtiğimiz günlerde tamamlamanın gururunu yaşıyor. Sadece projeleri değil elbet, istekadinlar.com’a özel açıklamalarda bulunan Çiğdem Ertem’in hikayesinin satır aralarında kariyer yolculuğunda ufkumuzu açan bakış açısını, kadınlar için yaptığı pek çok çalışmayı, kadınların iş hayatında gözden kaçırdıklarını ve tavsiyelerini bulacaksınız.
 
ÜÇ ÇOCUK ANNESİ INTEL BÖLGE BAŞKANI
Sizi tanıyabilir miyiz?
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Bilkent Üniversitesi’nde İş İdaresi yüksek lisansını tamamladım. Evliyim ve üç çocuğum var. Çocuklarımı hem akademik açıdan donanımlı, hem sanat alanında iyi bir eğitim almış, hem de iyi sporcular olarak yetiştirmeye çalışıyorum.
Şimdi bulunduğunuz noktaya gelene kadar  hangi görevlerde bulundunuz?
İş hayatına, Merkez Bankası Bilgi İşlem Departmanı’nda başladım. Daha sonra aralarında Aselsan ve Meteksan’ın da bulunduğu sektörün önde gelen şirketlerinde çeşitli yöneticilik pozisyonlarında görev aldım. Siemens Business Services’te Kamu Sektöründen Sorumlu Direktör olarak görev aldıktan sonra 2004 yılı sonunda Intel Türkiye’de İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladım. Intel Türkiye ailesine katıldığımdan beri benim de çok keyif aldığım, Türkiye’de bilgisayar sahipliğini artırmaya,özellikle kadınların ve dezavantajlı gençlerimizin bilgisayara erişimini kolaylaştırmaya yönelik çok sayıda projenin başarıyla hayata geçirilmesinde aktif rol oynadım. Şubat 2008’de Intel Türkiye Genel Müdürlüğü görevine getirildim. 3 yıl boyunca bu görevi gururla sürdürdükten sonra Temmuz 2011’de Intel Türkiye, Orta Doğu ve Afrika İş Geliştirme Bölge Direktörü olarak atandım. Aralık 2013’te ise Intel Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Bölge Başkanlığı görevini üstlendim, halen bu görevi yürütmekteyim.
​ÖNCELİĞİMİZ İNSANLARIN HAYATLARINA TEKNOLOJİ YOLUYLA DEĞER KATMAK
Intel’de neler yapıyorsunuz?
Intel’de Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’ni yönetiyorum. Toplamda 67 ülkeden ve 1.4 milyarlık nüfustan oluşan oldukça büyük, çok farklı kültürlere ev sahipliği yapan çok dinamik bir coğrafyadan söz ediyoruz. Bu çok büyük bir sorumluluk çünkü bu bölge aynı zamanda dünyanın en genç nüfusuna sahip bölgesi. Sadece okul çağındaki gençlerin sayısı 450 milyon. Bu büyük potansiyelin ve onlara yaratacağımız eğitim ve teknoloji fırsatlarının nasıl farklar yaratacağının farkında olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle Afrika, insan nüfusunun ekonomik açıdan da gitgide büyümekte olduğu bir bölge. Ama çok ciddi sayıda gencin eğitim olanaklarından hiç yararlanamadan büyüdüklerini görüyoruz. Onların bilgisayarla eğitimlerini desteklemek ve daha çok teknoloji kullanmalarını sağlamak için çalışmalarımız sürdürüyoruz ve özellikle eğitim konusunda Afrika’da çok sayıda proje yürütüyoruz. Bölgede yaşayan insanların hayatlarına teknoloji yoluyla değer katmak en büyük önceliğimiz.
KADIN GİRİŞİMCİLİĞİNİ DESTEKLİYORUZ
Şimdiye kadar hangi sosyal projeleri yürüttünüz, yeni projeler var mı? 
Kadınları güçlendirmek ve çoğu alanda mevcut olan cinsiyet uçurumunu ortadan kaldırmak, Intel'in odaklandığı ana noktalardan biri olmuştur. Buradan hareketle ben ve benden önceki kadın yönetici arkadaşlarımla birlikte, Türkiye`de 2004 yılından bu yana kadınların bilgisayarla tanışmaları, toplumsal alanda daha fazla katma değer yaratmaları ve girişimciye dönüşmeleri için birçok proje gerçekleştirdik. Bu projeleri sadece ülkemizde değil sorumlu olduğum bölgelerde de çoğalttık.
 
YAKLAŞIK 1 MİLYON KADINA ULAŞTIK
2014’te Afrika’da başlatılan Intel She Will Connect programıyla kadınlara özel hazırlanan içerikler, eğitimler ve online networkler aracılığıyla kadınların dijital okur-yazarlığını, teknoloji erişimini ve kullanımını artırmayı, teknolojiyi kullanarak sağlık, kamu, eğitim hizmetlerine ve iş fırsatlarına daha kolay ulaşmalarını amaçladık. Program kapsamında yüz yüze eğitimlerle şimdiye kadar 3 ülkede (Kenya, Nijerya ve Güney Afrika'da)  yaklaşık 800,000 kadına ulaşıldı. Program kapsamında farkındalığı artıracak ve kadınlara etkin internet kullanımıyla ilgili bilgi ve kolaylık sağlayacak çeşitli websiteleri ve mobil uygulamalar geliştirildi. Programa katılan kadınlar internet etkin bir şekilde kullanarak yeni beceriler kazandıklarını, eğitim ve iş fırsatlarına eriştiklerini, bilgiye daha kolay ulaşarak daha doğru kararlar verebildiklerini ve diğer kadınlarla bir networkte bir araya gelerek destek alabildiklerini belirtti.
 
TEKNOKADIN PROJESİ İLE BİN KADINA EĞİTİM VERDİK
Intel olarak iş hayatında kadınların yer almamalarının ülke ekonomilerini olumsuz etkileyeceğine ve rekabet potansiyellerini düşüreceğine inanıyoruz. Kadının hayatına dokunması amacıyla Türkiye’de uygulamış olduğumuz bir proje, Milli Eğitim Bakanlığı ve Fütüristler Derneği ile birlikte Türkiye’de kadınların teknolojiyle yakınlaşmasını, teknolojiyi günlük hayatında daha iyi kullanır ve teknolojiden daha fazla yararlanır hale gelmesini amaçlanmış olan TeknoKadın projesi. Proje kapsamında 2012 yılı sonuna kadar çeşitli illerden 1040 kadına bu eğitimler aracılığı ile ulaşıldı.
 
ALTI İLDE GENÇ FİKİRLER GÜÇLÜ KADINLAR PROJESİNİ UYGULADIK
Türkiye’de de son yürüttüğümüz proje ise  2012 yılının Aralık ayında başlattığımız "Genç Fikirler Güçlü Kadınlar" projesi. Proje, 3 yıllık yolculuğunu geçtiğimiz günlerde tamamladı. Sonuçları T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Sema RAMAZANOĞLU’nun katıldığı bir toplantıyla duyurduğumuz proje kapsamında Kütahya, Erzurum, Gaziantep, Sakarya, Trabzon ve Adana olmak üzere 6 ilde fikir kampları gerçekleştirildi. Kamplara katılan 500 genç, kadınların karşılaştıkları toplumsal sorunlara teknoloji destekli çözüm önerileri sağlayacak sosyal girişimcilik projeleri geliştirdi.
500 GENÇ KADINLAR İÇİN PROJE ÜRETTİ
Sosyal sorunlara yönelik projeler arasında trafikte tacize uğrayan kadınların polise en kısa sürede ulaşabilmesini sağlayan trafikte tehlike butonu projesi ve kadınların internet ve bilişim teknolojilerini kullanma oranlarını arttırmak için 16 – 45 yaş arası ev kadınlarını hedef alan ve önceden belirlenen semt pazarları ve çevrelerine yerleştirilecek Bilişim ve Teknoloji Karavanı projesi yer aldı. Teknolojiyi kullanarak fırsat eşitliği sunmayı hedefleyen projeler arasında ise engelli kadınların, internet ve bilgisayar kullanımlarını teşvik etmek için tasarlanan eğitim programı Teknolojide Engel Yok öne çıktı. Cinsiyet eşitliğini vurgulayan projeler arasında akıllı telefonlarda ve tabletlerde kolaylıkla kullanılabilecek, cinsiyetçi kalıpların dışına çıkan, 3-12 yaş arası Z kuşağına kötü cadının olmadığı, beyaz atlı prensin kurtarıcı olarak atı ile gelmediği, kadının kendine yetebildiğini anlatan sesli masallar sunan proje ile 6-10 yaş aralığındaki çocukların ailelerine oynayacakları toplumsal cinsiyet eşitliği konulu Temel=Fadime projesi dikkat çekti. Rol model ve girişimci kadınları diğer kadınlarla portalde bir araya getirerek girişimciliği özendirmeyi ve yarı zamanlı iş olanakları sunmayı hedefleyen Hür Kanatlar projesi de beğeni toplayan projeler arasında yer aldı. 
 
 
Şirketinizde kaç kadın çalışıyor? Yönetim kademesinde kaç kadın bulunuyor?
2015 sonu itibariyle Intel kadın çalışanların oranı geçen seneye göre %5.4 artarak %24.8 oldu. Kendi bölgemde ise bu oran %26.5. Bölgedeki yönetimin %25’ini de yine kadın yöneticilerimiz oluşturuyor. Tüm Intel çalışanları olarak bu oranın daha da artması için çok çalışıyoruz.
BASKETBOL MİLLİ TAKIMINDA OYNADIĞIM İÇİN EKİP ÇALIŞMASINA İNANIYORUM
Hayatınızın ve kariyerinizin dönüm noktası hangi olay ya da olaylardı sizi nasıl etkiledi?
Basketbol oynamaya ortaokul son sınıfta başladım. Bu yolculuk üniversite hayatım boyunca da devam etti. Hem hayatımın çok güzel bir dönemi oldu, hem başarıyı tattım ve birlikte başarmanın tadını aldım. Milli takıma kadar yükseldim. Hatta Akdeniz Oyunları’nda Gümüş Madalya ve art arda iki yıl Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi Şampiyonluğu yaşadık. Bir sakatlık sonucu basketbolu bırakmak zorunda kaldım ve o dönem bu durum bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Bu beklemediğim gelişmeyle profesyonel basketbol hayallerimi bir kenara bırakıp iş hayatına yoğunlaştım ve sporcu geçmişimin bana kazandırdığı disiplinle bugünlere geldim. Basketbol geçmişimin kariyer yolculuğumda önemli bir etkisi var, hep keyifle de anlatıyorum. Mücadeleciliğin öneminin yanı sıra takım oyunun değerini anlamam basketbol geçmişim sayesindedir. Kalıcı bir etki yaratmak ve başarıyı sürdürülebilir kılmak için iyi bir ekip kurmanın önemine ve takım çalışmasına çok inanıyorum. Başarıdan bahsederken insanın tek başına bir şey yapmasındansa takım çalışmasıyla bir başarı etmenin tadının her zaman daha farklı olduğunu vurgularım.
​KADINLAR BİRBİRİNE DESTEK OLMALI
Kendinizi bir iş kadını olarak nasıl tarif edersiniz? 
Ben oldukça enerjik bir insanım. Aynı anda pek çok şeyi yapmayı ve takip etmeyi severim. Belki de bu nedenle iş hayatımın yanına sosyal hayatımı koyabiliyorum. Mühendislik eğitiminin de etkisiyle analitik düşünen ve hızlı karar alan biriyim.  Çalışma hayatına bakış açımda kariyer basamaklarını tırmanmaktan çok yaptığım işin hakkını vermek odak noktasında yer alıyor. Bundan dolayı her zaman kalıcı bir etki yaratmayı hedefledim. Kişisel olarak ekip arkadaşlarımı seçerken kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık yaptığımı söyleyebilirim. Halen ekibimde farklı ülke ve pozisyonlarda çok sayıda kadın arkadaşım görev yapıyor. Dünyanın neresinde, hangi sektörde olursanız olun, tüketici olarak satın alma kararlarını verenler çoğunlukla kadınlardır. Bu nedenle şirketler kadın bakış açısıyla bakmadıkları sürece gerçek anlamda başarıyı yakalayamazlar. Ancak bu aynı zamanda Intel’in de yaklaşımının sonucu. Intel olarak hem şirket içinde, hem de dışarıda kadınların çalışmasını destekliyor, tüm dünyada kadın yöneticileri teşvik ediyoruz. Ben de kişisel olarak kadınların kariyer basamaklarını tırmanırken birbirlerine destek olmaları gerektiğini düşünüyorum ve bu konuyu çok önemsiyorum. Yöneticilik hayatım boyunca başka kadınlara yardımcı olabilmek benim için önemli bir ajanda maddesi.
 
​ZORU BAŞARMAYI SEVİYORUM
Günde kaç saat çalışıyorsunuz, bir iş gününüzde neler yapıyorsunuz, işinizi seviyor musunuz, mutlu musunuz?
İşimde elbette çok mutluyum. Sevmeden, mutlu olmadan yapılan işlerde başarı yakalama şansı bence yok. Kişisel olarak zoru başarmayı seven bir insanım. Her zaman hareketli ve dinamik işlerde çalışmaya özen gösterdim. Kendime olabildiğince yüklenmeyi seviyorum. Şunu fark ettim ki kendime ne kadar fazla işi aynı anda yüklersem, o orantıda daha disiplinli ve daha verimli çalışıyorum. Stres ve baskı altında, belirsizliklerle dolu ortamlarda kolaylıkla çalışıp büyük resmi görebiliyor, önemli kararlar alabiliyorum. Bence bu özellik tüm dünyada çok uluslu şirketlerde Türk yöneticilerin ön plana çıkmasının altında yatan neden. Çünkü Türk yöneticiler belirsizliği gerçekten iyi yönetiyorlar, en zor koşullarda dahi hızlı ve doğru kararlar alabiliyorlar. Daha önce de söylediğim gibi bir yönetici olarak takım çalışmasını çok önemsiyorum. Çalıştığım kişilere güç ve sorumluluk veririm ve onların gelişimine katkı sağlamaya çalışırım. Ekibimdeki herkesin uyumlu ve en verimli şekilde çalışarak başarıyı elde etmelerine ve hep birlikte başarının tadını çıkartmaya yönelik bir sistem uygularım.
 
HATALAR BENİM İÇİN BİRER ÖĞRETİ
İş hayatında çıkardığınız en önemli hata neydi? Bu hatadan hangi dersi çıkardınız?
Meslek hayatım boyunca çok önemli görevler yürüttüm ve çok önemli kararlar almak durumunda kaldım. Pek çok risk aldım, ​çok fazla insan üzerinde etkisi olacak projelere imza attım. Bu yolculuk boyunca elbette ki bazı kararlar diğerlerine göre daha başarılı oldu, bazıları ise daha az. Ben bütün bunları hata olarak değil birer deneyim ve öğreti olarak değerlendiriyorum. Önemli olan attığınız her adımın ardından sonuçları iyi bile olsa bir değerlendirme yapmak ve neleri daha iyi yapabilirdim sorusunu kendinize sormak. Bu, hayat boyu sürecek ve hiçbir zaman tamamlanmayacak bir gelişim süreci.
ÖNYARGILAR ZAMAN ZAMAN BENİ ZORLADI
Kariyer yaparken karşınıza çıkan en önemli engeller nelerdi, nasıl aştınız ya da aşamadınız?
Ne yazık ki kadınlara yapışmış olan bazı önyargılar var. “Bir kadın hem çocuk hem kariyer yapamaz, illa ki birini seçmek zorundadır”, “Çocuklu kadınlar seyahat gerektiren işleri yapamazlar”. Bu önyargılara karşı savaşmak zaman zaman beni zorladı. Eşim beni her zaman, her aşamada destekledi. Kadınlar bu tip önyargılarla savaşırken kendi kafalarında da bu tip engeller oluyor. Kadınların önce kararlarını vermeleri, kendi kafalarında bu engelleri aşmaları, sonrasında çevrelerine kararlı olduklarını göstermeleri gerekiyor. Gerek aile ortamında gerekse iş ortamında kararlılığınız görüldükten sonra engellerin çoğu aşılabiliyor.
TELEVİZYON İZLEMİYORUM
İş hayatı dışında hafta içi- hafta sonu kendiniz için neler yapıyorsunuz? Televizyon izliyor musunuz? Tercihiniz hangi dizi ya da programlar? 
İş dışı zamanlarımı çocuklarımla birlikte onlara destek olarak geçiriyorum. Kendim ile ilgili yapmayı en önemsediğim şey spor yapmak. Yoğun iş programım içinde zaman zaman spora zaman ayırmakta zorlanıyorum. Televizyonu ailece izlediğimiz spor karşılaşmaları dışında pek izlemiyorum. Aynı şekilde sinemaya ailecek gitmemize değecek filmler olduğunda gidiyorum. Aile ve arkadaşlarıma çok düşkünüm, mutlaka fırsatlar yaratıp görüşmeye çalışıyorum.
KADINLARIN EN BÜYÜK ENGELİ KENDİLERİ
İş kadınlarına başarılı olabilmeleri için hangi tavsiyelerde bulunursunuz?
Bir fikrin gerçeğe dönüşmesini sağlamak için bütünsel bir strateji geliştirerek yola çıkmak gerekli. Bu bütünsel stratejinin içinde finansman, pazar, rakip analizi, satış, pazarlama, tutundurma faaliyetleri gibi başlıklar olmalı. Başta kurgulanan strateji zaman içinde evrilerek gelişmeli. Kadınların önünde pek çok engel var belki ama önlerindeki en büyük engel bana göre kendileri. Bu en büyük engeli aşmanın en gerçekçi yollarından biri ise “girişimci” olmaları. Kadın girişimci sayısı 2014 yılında ilk kez 100 bin sınırını aşarak 109 bine ulaştı. Yaklaşık son beş yılda erkek girişimci sayısı 19 bin azalırken, kadın girişimci sayısı ise 32 bin arttı. İşte bu rakamları kadınların lehine hep birlikte değiştirebiliriz. Yükselmek isteyen kadın profesyonellere mümkünse iyi bir aile kurmalarını önemle tavsiye ederim. Özellikle anne olma sorumluluğunu taşımanın, şirket başarıları için iyi bir rehber olacağını söyleyebilirim. Mücedeleci ve yaratıcı olmaları onları asıl ayrışma parkuruna çekecektir.
KADINLAR FARK EDİLMEYİ BEKLİYOR OYSA ERKEKLER ÇOK DAHA PROAKTİFLER
Sizce iş hayatında kadınların daha fazla yer alabilmesi, cam tavanların-duvarların ortadan kalkması için neler yapılmalı?
Genelleme yaptığımızda kadınlarla erkeklerin belli farklı yönleri var ve bu farklı yönler bazen kadınların kariyerde ilerleyememelerine neden olabiliyor. Kadınların kendilerini bu anlamda tanımalarını ve bu konuda kendilerini daha iyi anlatmalarını öneriyorum. Mesela bir başarıyı sahiplenirken genellikle yöneticileriyle konuşurken kadınlar bunu “şans” olarak adlandırıyor. Erkekler bunu üstleniyor ve planlı olarak yaptıklarını söylüyorlar. Böyle bir fark var. Kadınlar maaş artışı veya iş pozisyon isteklerini çok daha nadir olarak dile getiriyorlar ve fark edilmeyi bekliyorlar, oysa erkekler bu konuda çok daha proaktifler. Gerçekten bir yönetici olduğunuz zaman kadın ya da erkek olmanız fark etmiyor. Yöneticiyken ekibinize bakıyorsunuz, ekibinizde kim daha istekliyse bunu daha çok ifade ediyorsa bir sonraki fırsat geldiğinde o kişiyi düşünüyorsunuz. Tabi eğer yapabileceğine inanıyorsanız. Her şeyin eşit olduğu durumda olumlu bir şekilde “Ben bunu yapmak istiyorum” diyen birisi varken hiçbir şey söylemeyen birine iş vermek daha zor oluyor.
  
Son Güncelleme: 06.08.2016 01:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.