"ABD'de medikal teknoloji alanında bir cihaz geliştirdim ama milli olsun diye Türkiye'de üretmek istiyorum."

Bu cümleler, genç yaşta bilim dünyasında ismini sıkça duymaya başladığımız, Harvard Üniversitesi'nin Genç Akademi üyeliğine seçilen ilk Türk bilim insanı olan, Türk fizik mühendisi Dr. Canan Dağdeviren'e ait.

Sabancı Üniversitesi'nin mezuniyet töreni için geldiği Türkiye'de Canan Dağdeviren ile bir araya geldik ve son yıllarda üzerinde çalıştığı projeler ve nelere vakit ayırdığı üzerine güzel bir sohbet yaptık.

Dağdeviren "fizik bölümünü seçersen iş bulamazsın" telkinlerine rağmen, Hacettepe Üniversitesi'nden fizik mühendisi olarak mezun olmuş, Sabancı Üniversitesi'nde tam bursla yaptığı malzeme bilimleri alanındaki masterının ardından, ABD'deki IlIinois Urbana Champaign Üniversitesi'nde doktoraya kabul edilmişti ve sonra da Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Media Lab'de ekibiyle birlikte tıp dünyasında çığır açacak yeni cihazlar geliştirmeye başlamıştı.

Dağdeviren ile beş yıl kadar önce Harvard'da karşılaştığımda kolunda deri kanserini erken teşhis eden bir dövme vardı. Giyilebilir teknolojilere kafa yoran ve tıp alanında çığır açıcı buluşlara imza atan Dağdeviren, Türkiye'deki gençleri de peşinden sürüklemek istiyor.

Öğrencilere yaptığı konuşmada, "Bahanelerden çok hayalleriniz olsun. Bu nedenle hayallerinizi takip edin" diyen Dağdeviren hem medikal teknoloji alanında insanlığa umut verecek keşifler yapmaya uğraşıyor hem de 7'den 70'e herkese dokunabilmek için her pazar günü 2 saatini, "başarıyı paylaşmak bulaşıcıdır" mottosuyla, 20'şer dakikalık periyotlarla Facebook üzerinden kendisiyle görüşmek isteyenlere ayırıyor.

Kalp ritmi düzenlemesini sağlayan esnek ve hafif bir cihaz geliştiren genç bilim insanı, giyilebilir kalp pilinin de mucidi. Dağdeviren'in geliştirdiği cihaz, kalbinde pil taşıyan insanlar için bir umut. Çünkü her 5 yılda bir pili değiştirmek yerine, dışarıdan pile güç gönderilmesine imkan tanıyor. Şimdi artık sıranın patenti alınan bu cihazların seri olarak üretimine geliyor ki Canan Dağdeviren bu konuda kişi ve kurumlarla görüşmeler yapıyor, bir kaç yıl içinde bunun ve diğer geliştirdikleri cihazların çok daha uygun fiyatlarla insanlığın hizmetine sunulmasının hayalini kuruyor.

Beyin iğnesi konusunda da önemli buluş yapan Dağdeviren, başta parkinson olmak üzere birçok hastalığa çare olacak, beynin uzaktan kumanda edilmesine imkan sağlayacak buluşları da ekibiyle birlikte son aşamaya getirdiğinden söz ediyor.

Sohbet sohbeti açınca, son bir buluşunu daha öğreniyoruz ama bu konuda ser verip sır vermiyor. "Yaklaşık 6 ay sonra öğreneceksiniz. Yatırımcının kim olduğunu söyleyemem şimdi ama duyunca çok şaşıracaksınız. Milli bir araç olsun istediğim için Türkiye'de üretmek istiyorum. Türkiye'de var bir cihaz, hem ithal hem de düzgün değil, ben onu düzeltmek istiyorum" demekle yetiniyor.

"Çocukları mutsuz olursa, geleceği de mutsuz olur Türkiye'nin. Ben tek tek de olsa onların hayata bakışını değiştirmeye çalışıyorum" diyen Dağdeviren'in buluşlarının yanı sıra açtığı kapıları, dokunduğu hayatları dinlemeye doyamadık. Bir fırsatınız olursa, internetten konuşmalarını bulup dinlemenizi tavsiye ederek bu yazıyı noktalayayım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.