Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol

Merkez Bankası geçtiğimiz hafta geç likidite penceresi faizini 50 baz puan artırdı. Bu şekilde efektif politika faizi olarak nitelendirilen ağırlıklı ortalama fonlama faizi de 50 baz puan arttı.

Şekilde açık enflasyon hedeflemesinin başladığı 2006’dan günümüze manşet ve çekirdek enflasyon serilerini görüyoruz. Çekirdek enflasyon, para politikasının doğrudan kontrol edemediği gıda ve enerji gibi kalemleri çıkararak hazırlanıyor. Şekilde gerek manşet gerekse çekirdek enflasyonun gelmiş olduğu seviyelerin enflasyon hedeflemesi döneminde görülen en yüksek seviyeler olduğu çok net.

2006 sonrası dönemde bir türlü tutmayan yüzde 5’lik enflasyon hedefinin üzerine 2017 boyunca artan enflasyon trendi eklenince kafalarda enflasyon hedeflemesi ile ilgili ciddi soru işaretleri doğuyor. Çünkü yüzde 5’lik enflasyon hedefi olan bir Merkez Bankası’nın enflasyonun bu seviyelere gelmesine izin vermesi tutarsızlık yaratıyor. Haksızlık etmeyelim, Merkez’in sene başından beri ortalama fonlama faizini 420 baz puan yükselttiği doğru. Ancak bu faiz artırımlarının enflasyonist baskıları defedemediği de ortada. Bunun farklı sebepleri var. Bir tarafta genişlemeci maliye politikası talep tarafından enflasyonu destekliyor. Öbür taraftan Fed’in devam ettirdiği faiz artırımları ve dış ilişkilerimizdeki gerginliklerle artan döviz kuru maliyet enflasyonunu körüklüyor. Bunlara ileriye yönelik sinyal vermeyi imkansız kılan geç likidite penceresi uygulaması eklenince ortaya mevcut görünüm çıkıyor.

Sıkı para politikası

Merkez’in politika metinlerini incelediğimizde ısrarla “sıkı duruş” vurgusunun devam ettiğini görüyoruz. Peki, sıkı duruş nedir? Sıkı duruş Merkez Bankası’nın enflasyonu düşürmek amacıyla uyguladığı yüksek faiz politikasıdır. Eğer bu yolda atılan adımlar yeterli kalmıyor ve enflasyon düşmek şöyle dursun artışa devam ediyorsa “sıkı duruş” daha fazla faiz artırımı ve bunun ileriye dönük doğru iletişimini gerektirir.

Merkez eğer gerçekten enflasyonla mücadele etmeye kararlı ise o zaman “sıkı duruş” adına politika faizini daha agresif artırmalı. Zira bu noktada “Faizi 100 değil de 50 baz puan artırayım, çünkü eğer faizleri daha fazla artırırsam enflasyon hızla düşer ve hedefin altına inebilir” şeklinde bir endişeye zaten mahal yok.

Enflasyonla mücadeleyi ikinci plana itip bu şekilde pasif faiz artırımlarıyla yoluna devam edecekse o zaman da “sıkı duruş” ifadesini politika metininden çıkarıp bir süre büyümeyi destekleyeceğini söylemesi daha tutarlı olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.