Aysun Nalbant,"Eş,anne, iş kadını şapkasıyla çalışmak güç, eşler ev işinde katılımcı olmalı"

İşte Kadınlar'a konuşan, TÜRKONFED İş Dünyasında Kadınlar Komitesi Üyesi, Denizli Soroptimist Kulübü üyesi Av.Aysun Nalbant, " Hem eş hem anne hem iş kadını şapkalarıyla çalışmak güç. Bu yüzden, önce eşlerin evle ilgili beklentilerini düşürmesi-fedakarlığı ve ev işlerinde katılımcılığı öğrenmesi gerek. Her iki ebeveynin de erkek çocuklarına bunu öğretmesi gerek."dedi.

Aysun Nalbant,"Eş,anne, iş kadını şapkasıyla çalışmak güç, eşler ev işinde katılımcı olmalı"

İşte Kadınlar'a konuşan, TÜRKONFED İş Dünyasında Kadınlar Komitesi Üyesi, Denizli Soroptimist Kulübü üyesi Av.Aysun Nalbant, " Hem eş hem anne hem iş kadını şapkalarıyla çalışmak güç. Bu yüzden, önce eşlerin evle ilgili beklentilerini düşürmesi-fedakarlığı ve ev işlerinde katılımcılığı öğrenmesi gerek. Her iki ebeveynin de erkek çocuklarına bunu öğretmesi gerek."dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
02 Mart 2018 Cuma 13:18
Aysun Nalbant,"Eş,anne, iş kadını şapkasıyla çalışmak güç, eşler ev işinde katılımcı olmalı"
banner62

İş kadını Avukat Aysun Nalbant, kısa adı NKE HUKUK olan Nalbant Karatışlı Esen ortak Avukatlık Bürosu ortakları arasında yer aldı. Aynı zamanda Denizli Soroptimist Kulübü üyesi olan Aysun Nalbant, Güney Ege Sanayici Ve İşadamları Platformu Başkan Yardımcılığı görevinin yanı sıra Denizli Genç İşadamları Derneği Genel Koordinatörlüğünü de yürütüyor. 

Kadın girişimci Avukat Aysun Nalbant, İşte Kadınlar'ın sorularını yanıtlarken, hem kadınlara hem de erkeklere önemli bir çağrıda bulundu. 

MEZUN OLUR OLMAZ OFİS AÇTIM

Eğitim ve kariyeriniz nasıl ilerledi? 

Denizli'nin Serinhisar İlçesi'nde 1963 yılında doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Denizli'de tamamladım. Daha sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdim ve okulu bitirip, yasal stajı tamamladım ve hemen Denizli'de serbest avukatlık ofisimi açtım. 1986'da tek başıma çalışarak başladığım mesleki faaliyetimi, 2000 yılından itibaren çok ortaklı bir ofis olarak devam ettiriyorum. Kendi işimden başka, bağımlı olarak hiç bir şirkette ya da kamu kurumunda çalışmadım. Ancak işimiz gereği sürekli sanayi ve ticaret alanındaki şirketlere, bankalara avukatlık-hukuk danışmanlığı hizmeti veriyoruz.  Denizli Soroptimist Kulübü üyesiyim. Ayrıca Denizli'nin iş dünyasını temsil eden en büyük STK'sı olan bir iş insanı derneğinin genel koordinatörlüğünü yürütmekteyim.

SABİT İŞTE MUTLU OLAMAZDIM

Kendi işinizi kurmaya hangi yıl, nasıl karar verdiniz? Hangi zorlukları yaşadınız, nasıl başa çıktınız?

Kamu kurumunda çalışmak istemiyordum. Ayrıca sabit-durağan bir işte mutlu olmayacağımı biliyordum. Akademisyenlik gibi bir idealim de yoktu. Bu sebeple okulu bitirdikten sonra “araştırmaya, müdafaa ve münazaraya açık, aktif-enerjik ve elbette bireysel olarak özgürce sosyalleşebileceğim bir işim olabilmesi için” hemen serbest avukatlık ofisimi kurdum. İlk ofisimi kurarken zorluk çekmedim zira ailem, memuriyette olmama ısrarım karşısında pes etmiş ve ofisin tefrişini sağlamıştı. Mesleğe başladığım 1986'da, avukatlık ofisi için, iki esaslı sermaye gerekliydi; Kitap ve Daktilo. Üniversite sırasında zaten bolca mesleki kitaplar edinmiştim, daktilomu da yanında staj yaptığım üstadım hediye etti ve ben koltuğuma kolayca oturdum.

DAYANMAK İNAT ETMEK GEREK

Şirketiniz kurulduğundan bu yana nereden nereye geldi, 2017 nasıl bir yıl oldu, 2018 hedefleriniz neler?

Kolayca ofisim oldu ama bugüne kolayca gelemedim. Avukatlıkta, “gün olur ayı doyurur, ay olur günü doyurur” derler. Dayanmak, inat etmek ama bu arada ilkelerinden ve mesleki kurallardan sapmamak gerek. Sadece bu meslekten geçinecek ve çocuklarımı bu işin geliriyle büyütecektim. Bunun için de özel hayatımda ve mesleğimde itibarımı ihtimamla koruyarak ve kendimi her bakımdan donatarak, çok çalışmam gerekiyordu. Öyle yaptım. Ortaklı çalışma dönemimde de ofis olarak bu şekilde çalıştık. Bugün 55 yaşımda hala aktif olarak günde 11 saat çalışıyorum. Ofisimizde genç avukatlara staj imkanı sunuyoruz ve mesainin bir kısmını mutlaka onlarla çalışmaya-tartışmaya ayırıyoruz. Gençler yol almakta biraz aceleci davranıyorlar. Ofisimizin bugüne kolayca geldiğini düşünüyorlar. Bugünkü portföyü oluşturmak-biriktirmek hiç kolay olmadı. Bedenen ve zihnen, durmaksızın-evden-eşten-çocuklara harcanacak zamandan çalarak çalıştık. Meslek etiği, müvekkillerimize sadakat, sadece bilgi ve azim ile rekabet etmek gibi hayati kuralları unutmadık, gözardı etmedik. Belki yavaş yol aldık ama bugün geldiğimiz noktadan memnunuz, her yıl hedeflerimize yakın seyrediyoruz. Netice olarak 1986'dan bugüne kolay gelmedik.

2018 hedeflerimizde, hizmet kalitesini daha da artırmak, teknolojiyi daha fazla kullanmak, daha çok mesleki seminerlere katılmak gibi planlarımız mevcut. Zira biz imalat yapmıyoruz, bilgimiz ile hukuki hizmet sunuyoruz, bilgimizi güncel tutmak çok önemli. Öte yandan ofisin her daim ortak hedefi olan; “iş ve müvekkil seçiminde doğru müvekkillerle buluşmak, ofisimizden hukuka-ahlaka uygun hizmet bekleyen müvekkillerle portföyü geliştirmek” prensibini korumak da var tabii. Bu bizim ayakta kalabilmemizin-gelişebilmemizin altın kuralıdır.

BAZI KADINLAR RAHATI SEVİYOR

Bir kadın olarak sizin gözlemleriniz deyenimleriniz neler, kadınlar iş hayatında hangi engellerle karşılaşıyor? Bu engelleri aşmak için ne yapmalılar?

Bu konuda biraz üzücü bir tespitim var, kadınların bir kısmı, rahatı ve kolayı seviyor. Konforu bir kenara atıp mücadeleyi seçmiyor. Seçenlerin bir kısmı da sabretmiyor. Mücadeleyi seçmiş, sabretmiş, kişilik özelliklerinden, doğruluktan ve seçtiği mesleğin etiğinden vazgeçmemiş olanlar harikalar yaratıyor. İş dünyası zor, yorucu, gergin ama yaratıcı. Kendi kazancını temin etmenin özgüveni ile bütün kadınların tanışmasını dilerim aslında. Bu düşüncenin sonuç cümlesi; kadının evden dışarı çıkması gereğidir, çünkü insan kendini, ancak dışarıda gerçekleştirebilir.

Bir de erkek egemen toplumda yaşamakta olduğumuz faktörü var. İnternete-gazetelere bakın, sivil-resmi toplantı fotoğraflarında kaç kadın görüyorsunuz? Ben de iş yaşamında erkek meslektaşlarımla yıllarca eşit ve adil fırsatlar yakalayamadım. Çünkü erkek egemen iş dünyası, erkek meslektaşlarımla hem arkadaşlık hem hizmet alış-verişini kolay yürütüyorlar. Bugün, bilgiyi-sadakati ve iş konusundaki titiz ilgiyi tercih eden müvekkil portföyü geçmişe göre daha iyi, ya da belki biz ofis olarak kendimizi iyi anlatabildik Denizli'de. Ancak geçtiğimiz yıllarda böyle değildi. Sadece meslekte değil, meslek odanızda ya da çalıştığınız sivil toplum kuruluşlarında da, kadın yöneticiye itidalli yaklaşılıyor. Aslında toplumu ne kadınlar ne erkekler yönetmeli, hak eden yönetmeli, cinsiyetin bir önemi olmamalı, ama kadın ve erkek eşit ve adil fırsatlarla rekabet edebilmeli. Bu günler gelecek, kadının yolu, muhafazakar yaklaşımlarla kesilmezse, kadın “hayatını sarmalayan örtüleri” daha hızlı yırtacak, gelişecek ve toplumunu geliştirecek. Bu düşüncenin sonuç cümlesi de; cinsiyet ayrımcılığının bir kenara bırakılması halinde, kadının da ülkenin de daha ivmeli gelişeceğidir.

Bir başka engel, kadının kadın desteğini alamaması. Kadının, hemcinsini "hak ediyorsa" koşulsuz desteklemeyi öğrenmesi gerek. Bu eksiğimizi de gidereceğiz.İnanıyorum buna.

İŞVERENLER ORTAM YARATMALI

Kadın istihdamında daha fazla kadının yer alması için kadınlara ve erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?

Hem eş hem anne hem iş kadını şapkalarıyla çalışmak güç. Bu yüzden, önce eşlerin evle ilgili beklentilerini düşürmesi-fedakarlığı ve ev işlerinde katılımcılığı öğrenmesi gerek. Her iki ebeveynin de erkek çocuklarına bunu öğretmesi gerek. Çocuklar evde bu ortak akıl ile yaşamalılar. Sonra işverenlerin “kadının gözü evinde-çocuğunda kalmayacak şekilde” iş ortamı yaratması ve her alanda cinsiyet ayrımcılığını bir kenara bırakması, hak eden kadının yolunu açması, fırsatlarla donatması gerek. Vizyonel işverenler bunu yapıyorlar artık. Bu işverenlerin sayılarının artması gerek. Kadınlar için pozitif ayrımcılık gerek. Ve elbette kadının kendisinin de tek başına ayağının üzerinde durmaya, samimiyetle inançlı ve gayretli olması gerek.

HER KADIN FİKİRLERİNİ PAYLAŞMALI

Girişimci olmak isteyen kadınlara tavsiyeleriniz neler olur?

Ben bile bugün,“başka ne yapabilirim” diye arada düşünüyorum. Yenilik-girişimcilik şahane bir şey. Her kadın girişimde bulunmak için düşüncelerini başarıyı yakalamış girişimcilerle paylaşmalı, kamunun-bankaların sermaye desteklerini araştırmalı, hayali hedefe-hedefi gerçeğe dönüştürmek zor ama sabırla çalışmalı, risk almaktan korkmamalı, kaybetmekten utanmamalı ve de kesinlikle bir STK'da çalışıp insan biriktirmeli. Hayat boyu sosyal ağlarla biriktirdiğimiz insanlarla kurduğumuz köprülerden geçerek iş yapıyoruz, dostluklar geliştiriyoruz.

DÜRÜSTLÜK, CESARET BAŞARIYI GETİRİR

Başka kadınların öğrenmesi, rehber olması için yaptığınız işle ilgili, uzmanlığınızın olduğu konuda püf noktalarını anlatır mısınız?

Benim mesleğim ancak bir hukukçunun, staj için gelmesiyle püf noktaları öğretilebilen bir meslek. Ama genel olarak dürüstlük- işini sadakatle yapmak-hakkın olan parayı alabilme gücü-hakkın olmayandan vazgeçebilme cesareti, başarıyı zor da olsa, geç de olsa getirir.  

 

Son Güncelleme: 04.03.2018 02:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.