banner60

Fatma Nur Olcay; “Hamileyim diye iş vermediler, girişimci oldum 3 şirket kurdum”

ÖZEL HABER/ TÜLAY ŞUBATLI/ Hamile kaldığı için iş bulamayan Fatma Nur Olcay önce tekstil şirketi, ardından spor merkezi son olarak ise uzmanların desteği ile anneler için Sevgili Bebek platformunu kurdu. Bebeklerin beyin gelişimi için hazırlanan zeka küpü ve zeka kartları büyük ilgi görüyor.

Fatma Nur Olcay; “Hamileyim diye iş vermediler, girişimci oldum 3 şirket kurdum”

ÖZEL HABER/ TÜLAY ŞUBATLI/ Hamile kaldığı için iş bulamayan Fatma Nur Olcay önce tekstil şirketi, ardından spor merkezi son olarak ise uzmanların desteği ile anneler için Sevgili Bebek platformunu kurdu. Bebeklerin beyin gelişimi için hazırlanan zeka küpü ve zeka kartları büyük ilgi görüyor.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
05 Mayıs 2016 Perşembe 03:01
Fatma Nur Olcay; “Hamileyim diye iş vermediler, girişimci oldum 3 şirket kurdum”
banner62
Fatma Nur Olcay, zorluklar karşısında pes etmek yerine engelleri aşıp kendine fırsat yaratmayı bilen kadınlardan. Çok iyi okullarda eğitim almış, tekstil sektöründe yöneticiğe yükselmeyi başarmış. Hamile kaldığında ise bütün kapılar yüzüne kapanmış. Yıldızlı CV’sine rağmen kimse ona iş vermek istememiş. Çaresizliğin içinde çare benim diyerek sorunlu bir hamilelik geçirmesine rağmen kolları sıvayıp girişimci olmuş. Tekstil firması, sonrasında spor merkezi derken 2 yıl önce ebeveynlere uzman desteği sağlamak için Sevgili Bebek sitesini kurdu. Her bir girişiminde başarılı da olmuş. Üstelik tehditler, köstekler, krizler peşini bırakmamış ama o hiç yılmamış. Uzmanların anne babalara bebek eğitimi verdiği, makalelerini kaleme aldığı Sevgili Bebek kısa sürede o kadar ilgi görmüş ki! Sitenin e-ticaret bölümündeki bebeklerin beyin gelişimi için satılan zeka küpleri ve zeka kartları o kadar ilgi gördü ki cirosu 1 milyon TL’ye ulaşmış.
Kısa sürede büyük başarı yakalayan Fatma Nur Olcay, girişimcilik yolunda neler yaşadığını, engelleri nasıl aştığını başka kadınların da girişimci olmaktan çekinmemesi için istekadinlar.com’a anlattı.
  
Çocukluğunuzdan başlayalım mı, nasıl bir ailede büyüdünüz?
Ocak 1958 İstanbul doğumluyum. İlkokula Almanya’da başlayıp İstanbul Mecidiyeköy’de bitirdim. Daha sonra İstanbul Erkek Lisesi’nde ortaokul ve lise öğrenimimi tamamlayıp Ortadoğu Teknik Üniversitesi ‘de İdari ilimler Fakültesi İşletme bölümünü bitirdim. Almanca ve İngilizce biliyorum. İki çocuklu bir ailenin küçük kız çocuğuyum.
ANNEM BABAM HEP GURUR DUYDU
Babam hukuk mezunu, karısına kara sevdalı olduğunu gururla söyleyebilecek kadar sevgi dolu bir eşti ve 2013 yılında vefatına kadar bizlere sesini yükseltip bağırdığını çağırdığını hele de ağzından kötü söz çıktığını hatırlamıyorum. Annem ise 1940’ ların gözde okullarından sayılan Nişantaşı Kız Enstitüsü mezunu, düzen ve mükemmeliyetçi yapısıyla evini idare eden çağdaş ve okumaya çok düşkün bir kadındı. Annem bugün 83 yaşında hayatta ama ne yazık ki demans hastalığının pençesinde. Çok ama çok mutlu bir çocukluk geçirdim diyebilirim. Gerek babam gerekse annem her zaman eğitimim ve iş hayatımla gurur duyan ebeveynler oldular. İtiraf etmeliyim ki bu benim açımdan gerçekten çok büyük bir avantaj oldu.
 
30 YILLIK EŞİNİ KAYBETTİ, OĞLU ÜNİVERSİTEDE
1986 yılında evlendim. Eşim ABD de Sümerbank bursu ile okumuş bir endüstri mühendisiydi ve beni iş hayatı içinde tanıdı. Bu nedenle de iş hayatıma asla olumsuz bir bakışı olmadı. Uzun yıllar birlikte çalıştık ve çok güzel bir iş bölümü yapmıştık aramızda. Şaka yollu onun sevmediği işleri ben sever yapar, benim sevmediğim işleri de o sevdiğinden o yapardı ve bundan dolayı birbirimizin işlerine fazlaca karışmamayı yeğledik.
Maalesef geçtiğimiz yıl Kasım ayında eşimi kaybettim. 26 yaşında bir oğlan annesiyim.
TEKSTİLDE İHRACAT DİREKTÖRLÜĞÜ YAPTIM
Şimdiye kadar hangi şirketlerde hangi görevlerde bulundunuz?
İş hayatıma 1981 yılında Bakırsan AŞ’de ihracat ithalat uzmanı olarak başladım. Sonra Hasköy Yün İplik Fabrikasında İhracat Koordinatörü olarak 2 yıl çalıştım. Ardından Feniş Holding’e bağlı dış ticaret şirketi Fepaş A.Ş’ de tekstil bölümü başkanlığı yaptım.
HAMİLELİĞİM SORUNLU GEÇTİ İSTİFA ETTİM
Özel sektörde çalışmam son olarak Kayseri’de yerleşik Birlik Mensucat fabrikasında “Soley” havlularının İhracat ve Satış Direktörlüğü ile noktalandı.1986-1990 arası iki başarısız hamilelik ve düşük ardından 1990 yılında sorunlu bir hamilelik nedeniyle annemin yanına taşınmak durumuyla karşı karşıya kalıp işimden istifa edip 1990 yılının Nisan ayı sonunda İstanbul’a geri döndüm.

HAMİLEYİM DİYE İŞE ALMADILAR, GİRİŞİMCİ OLDUM
Kendi işinizi kurmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz? Size engelleyenler ya da destekleyenler kimlerdi, neler yaşadınız anlatır mısınız?
Çok net hatırlıyorum İstanbul’a döndüğümde 5 aylık hamileydim. Bir iki ay kadar halk tabiriyle karnı burnunda iş aradım ama sürekli “CV’nizde ki deneyiminiz ve özellikleriniz harika ama özel durumunuz nedeniyle sizi kabul edemeyiz üzgünüz” cevabını aldım ve bu olumsuz yanıtlara o güne kadar hiç alışık olmadığımdan bunaldım ve bir an da gerçekten bir an da kararımı verdim. İşveren olacaktım ve kendi şirketimi kuracaktım. Üstüne üstlük hem büyük bir arzuyla beklediğim oğlumu kucağıma alacak ve onunla büyüteceğim bir şirketim olacaktı. Bu bana çok heyecan verici geliyordu.
Böylece oğlum Alper’in doğumuyla hemen hemen eş zamanlı Alpteks Tekstil Ticaret ve Sanayi Ltd şirketini kurduk eşimle birlikte.
KARARLILIĞIMI GÖREN EŞİM DESTEK OLDU
Başlarda eşim sürekli olarak bana ne yaptığının farkında mısın serzenişlerinde bulunuyordu, çünkü mühendisti her zaman idareci olarak özel sektörde çalışmıştı ve bir asker çocuğuydu. Aylıkla çalışmaya alışmıştı ve girişimciliği bu doğrultuda çok riskli görüyordu. Yine de benim ısrarlarıma dayanamadığından ve kararlılığım karşısında pes ederek bana sonuna kadar destek oldu. İyi ki de oldu, çünkü kısa bir süre sonra o da emekli olunca şirkette aktif olarak çalışmaya başladı. Alpteks aslına bakacak olursanız benim tek bir şirket adına yaptığım satışları birden fazla şirket için aracı olarak yapmamdan ibaretti ve ben kendime o kadar güveniyordum ki büyük bir risk göremiyordum.Alpteks yıllar içinde iplik ithalat mümessilliği olarak gerçekten haklı bir uzmanlık kazanarak Alman ve İtalyan ağırlıklı belli başlı dokuma ipliği üreticilerinin Türkiye mümessilliğini yaptı. Döviz bazında 4 kişilik bir ekiple çok ciddi cirolar yaptık. 17 yıl boyunca bizleri mutlu etti. 2005 yılında Çin’in serbest ticaret anlaşmasıyla global sisteme katılması üzerine Avrupa’dan endüstriyel iplik ithalatı bambaşka boyutlara girdi. Numune çalışılacak iplikler Avrupa’dan seçiliyor başarılı olursa da Çin’den büyük miktarlar ithal edilmeye başlandı.
Bu bizim açımızdan emek harcamak işin sonunda başarı olursa da işi ve kazanacağımız parayı Çin’e kaptırmak anlamına geliyordu. Ya Uzakdoğu’dan tekstil ithalatını bizzat girecek ya da başka bir işe soyunacaktık.
 
ÇİN YÜZÜNDEN İŞİ KAPATTIK
O dönem çok sevdiğim ve çok büyük işler yaptığımız Yünisan firmasının patronu Uzakdoğu’dan ithal ettiği ve yükselen döviz kuru vs. nedenleri ile satamadığı yüklüce miktardaki tekstil ürünleri nedeniyle iflas noktasına gelmişti. Önümdeki bu örnek beni çok ürküttü, çünkü Çinliler global pazara yeni entegre olmuşlar ve o yıllarda doğru dürüst İngilizce daha konuşamıyorlar, her şeye kafa sallayıp sonrasında bambaşka eylemlere girişebiliyorlardı. Bu kadar tekstil hayatı bize yeter deyip Alpteks’i tasfiye etmeye karar verdik eşimle.
SPOR SALONU AÇTI AMA…
Ne yapalım diye araştırırken, ODTÜ yıllarından lisanslı dağcı ve kayakçı olduğumdan ve sporu sevdiğimden olsa gerek o dönem çok büyük bir çıkış yakalamış olan B-fit Kadın Spor Salonlarının bir benzeri olan (hidrolik makine değil normal ağırlıklı makinelerle 30 dakika istasyon sistemli egzersiz! ) Contours Express adlı bir ABD’li firma ile master franchise olma konusunda bir birkaç ay içinde anlaşmaya vardım.
Zinde Hayat Spor Merkezleri Ltd Şti adlı bir şirket kurarak
Contours Express’in ilk salonunu Kozyatağı Kadıköy’de 2007 yılının Ekim ayında açtım.
Salona ilgi büyük oldu ve güzel bir yükseliş kaydettik ama maalesef takip eden yıl içinde ABD kaynaklı tüm dünyayı etkileyen 2008 ekonomik krizi ile karşı karşıya kaldım. 35.900,- ABD doları karşılığında satmamız gereken franchise sistemi döviz artışı ile gerçekten satılması imkansız bir meblağa gelmişti ve karşımızda rakibimiz B-fit gayet akıllıca aynı sisteminin tamamen yerli adaptasyonu ve daha ucuz hidrolik makinelerle versiyonu olan franchise paketine 35.000 TL den de indirim yapar olmuştu.
 
ABD KRİZİ İŞİNİ SEKTEYE UĞRATTI
ABD li şirkete bunları iki kez bizzat ABD’ye giderek anlattım esasen krizi yaratan ülke sizsiniz durumu kendiniz yaşıyorsunuz gelin bu dönem özel fiyattan satalım ama yayılalım dedim, kabul ettiremedim. “O halde ben de salonu kapıyorum çünkü benim hedefim bir spor salonu işletmeciliği değil markayı pazarlayıp satmaktı” dedim ama bunu yapabileceğime inanmadılar çünkü makineleri 3 yıl satma devretme hakkım yoktu sözleşmemde. Ana faaliyet alanımdan sapmam ve tamamen salon işletmeciliğine kaymış olmam beni hiç tatmin etmedi ve sevemedim yaptığım işi. Zararın neresinden dönersen kardır mantığı ile bir depo bulup aletleri koydum ve Contours Express’e durumu bildirdim. Sözleşmem gereği yapacakları bir şey yoktu çünkü böyle bir seçeneğim vardı. 2009 Temmuz’unda şirketimin faaliyetini dondurdum ve sonrasında artık işsizdim. Hayatımda ilk kez oluyordu bu ve ben gerçekten buna hazır olmadığımı gördüm.  
 
VAKIF İÇİN PROJE ÜRETTİ ERKEN EĞİTİMİ KEŞFETTİ
O yıl Amerikan Robert Lisesini bitiren oğlum üniversite öğretimini ABD’de yapmaya karar vermişti. Ben bu nedenle yeni bir girişime yelken açmayı bir süreliğine ertelemeye ve elimdeki birikimleri onun eğitimine yönlendirmeyi ebeveynlik görevi bildim. 2010 yılında yolum okuduğum lisenin eğitim vakfı olan IELEV (İstanbul Erkek Liseliler Eğitim Vakfı ) ile keşişti. O dönem vakıf müdürü “Kemal Kafadar bana “sen kadın günlerinde zaman geçirebilecek, emeklilik yaşayacak kadın değilsin gel proje üret bizim vakfın bir anonim şirketi var onu yönet” biçiminde bir teklif yaptı. Hayır diyemeyeceğim bir teklifti açıkçası bu, çünkü içinde araştırma ve proje vardı. Araştırmaların sonunda proje olarak bünyesinde anaokulları da olan IELEV’e 0-48 ay dönemi erken uyarım yöntemleri ve araçlarının Türkiye distribütörlüğü pazarlama ve satışını öngördüğüm Right Brain Kids projesi ortaya çıktı.
ANNELER İÇİN SEVGİLİ BEBEK’İ KURDU
İşte bugünkü şirketim Sevgili Bebek’in temeli olan erken dönem sağ beyin eğitimi, Glenn Doman yöntemi, Shishida Okulları gibi kavramlar o dönem karşıma çıktı.
9 ay kadar uğraştıktan sonra sunduğum bu proje Mütevelli heyetinde yarı yarıya kabul gördü. Bazıları olumlu bakarken bazıları da yeni yatırım yapılan Çekmeköy İlköğretim Okulu üzerine kredi borçları dolayısıyla vakfın yeni bir projeye girmesinin zamanı olmadığının altını çizdiler ve proje sümen altı yapıldı. Bu benim için bir dönüm noktası oldu, çünkü sağ beyin eğitimine gönül vermiştim ve kendi oğlumu da yetiştirirken uyguladığım bazı yöntemlerin aslında sağ beyin öğretisi olduğunu ve oğlumun tüm eğitim hayatı boyunca yaşadığı algı açıklığının öğrenme hızının buna bağlı olduğunun kanıtını da okuduklarımdan teyitlemiş gibi olmuştum . Yani açıkçası bir “Deja vu” olayı yaşadım.
Bu konuyu önceleri bir sosyal sorumluluk projesi olarak projelendirebilir miyim konusunda bir süre çalıştıktan sonra ülkede hiç duyulmamış doğumdan itibaren erken uyarım esaslı sağ beyin odaklı ev eğitimine sponsor olabilecek bir yapı oluşturamayınca yeni bir girişim olarak bu alanda kendi finansal kaynaklarımla şirket kurarak faaliyet göstermeye karar verdim.


AKLINI PEYNİR EKMEKLE Mİ YEDİN DEDİLER
Bu kararı verdiğimde arkadaş çevremden öncelikle “Aklını peynir ekmekle mi yedin ?”Rahat mı batıyor sana ?” “Ye, iç, gez, eğlen 55 yaşından sonra delirdin mi sen ?” şeklinde gayet olumsuz tepkiler aldığımı saklamayacağım. Eşim de bu kez “Ben aktif iş hayatımı kapadım, benden bu kadar haberin ola dedi. Ona cevabım “sen evde gazeteni kitabını oku o zaman ne yapayım oldu.” Bu kararımda beni ilginç bir şekilde tek destekleyen ağabeyim oldu. Şirketinize ne kadarlık bir bütçeyle kurdunuz, kurarken hangi sıkıntıları yaşadınız, engelleri nasıl aştınız,
 
60 BİN TL SERMAYE İLE YOLA KOYULDU
Sevgili Bebek E Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şirketini kurarken tam tamına 87.000,-TL kadar bir birikimim vardı bankada ve bunun 60.000,-TL sini sermaye olarak şirkete koymaya karar verdim. Yaşadığım en büyük sıkıntı bundan sonra başıma geldi. Öncelikle internet bazlı faaliyet gösterecek şirketim için gerekli internet sitesinin yazılım programı için yazılımcıların elinde tabiri caiz ise oyuncak oldum. Sürekli toplantı yapılıyor ve her toplantıda yeni bir sınırlayıcı sorun ortaya çıkıveriyordu. Tüm çevrem başta eşim bunu sen istedin şeklinde yorumlar ile benim havlu atmamı bekler olmuşlardı.  
Sonunda, 9 ayı aşkın bir sürede sevgilibebek.com’u açabildik. Hatta bu süreci sonraları “Sevgili bebek 9 ay 10 günde aslında normal doğdu diyerek espri konusu yaptık aramızda.
 
WEB EDİTÖRÜ SAPIKÇA MESAJLARLA TEHDİT ETTİ
Bu 9 aylık süreçte babamı kaybettim büyük bir travma yaşadım. Sitenin pedagojik içeriğini emanet ettiğim anlaştığım uzmanlarımın grup başkanı babam İzmir’de hastanede ölümle pençeleşirken bana yalnızca yaz tatili süresince rahat hareket edebilme adına biran da sırt çevirdi. Web editörü olarak işe alınan bir başka elemanın ise tam bir psikopat olduğu ortaya çıktı. Kendisini yaptığı yanlışlar konularında zaman zaman uyardığım isteklerimi belirttiğim için siz ne karışıyorsunuz zaten hiçbir şey anlamıyorsunuz tipi kaba saçma konuşmalar yapmaya başladı. Zor bir karardı ama ekipten ayrılması gerekiyordu ve işine son verdim. Kabusum böylece başladı. Kendisi tarafından sapıkça küfürlü mesajlarla tehdit edilmeye başlandım. Cep telefonuma attığı mesajları sonunda güvenlik güçlerine bildirerek telefonumu dinlemeye aldırarak kurtuldum.
 
UZMANLAR ZEKA GELİŞİMİ DESTEĞİ VERİYOR
Sevgili Bebek ile tam olarak ne yapıyorsunuz?
Sevgili Bebek E Eğitim Hizmetleri ve Ticaret Ltd’i, Ocak 2013 yılında kurdum ve yüzde 100 bana ait bir şirket. Şirketin sahip olduğu www.sevgilibebek.com Türkiye’nin İLK ve TEK 0-48 aya odaklı zeka gelişim ağırlıklı ebeveynlere her tür destek veren web sitesidir. Bu sitenin içeriği pediatrik uzmanlarımız ve partner şirketlerimiz tarafından sağlanmaktadır ve bu site sayesinde hayalim olan sağ beyin odaklı erken ev eğitimini bugün Türkiye’nin her köşesine anlatabiliyor ve sattığımız erken uyarım araçlarıyla destek verebiliyoruz.
 
ZEKA KÜPÜ CİROSU 1 MİLYON TL’YE ULAŞTI
Kurulduğundan bugüne şirket nereden nereye geldi?
Sevgili Bebek bugün benim haklı gurur kaynağım, çünkü 3 yıl önce kurduğum hayallerin ötesinde bir gelişim gösteriyor. Böyle bir başarıyı yakalamamızın bir de gizli kahramanı var o da 2014 sonunda ABD den eğitimden dönen ve bana destek vermek adına Sevgili Bebek’e katılan ve sonrasında her konuda inanılmaz çaba harcayan oğlum Alper… Bana göre kendi geleceğini kurguluyor Sevgili Bebek ‘te bugün. Kasım 2013 Kasım ayında yayına başlayan www.sevgilibebek.com ’un bugün sosyal medyada 270.000 aşan bir takipçisi var ve her ay sürekli 12-13 bin takipçi kazanıyoruz. 2014 Kasım ayında takipçilerimizin talepleri doğrultusunda Türkiye’ye sağ beyin odaklı erken ev eğitimi için temel olan özel Zeka Kartlarımızı ve Zeka Küpü ürünlerimizi sunduk. Bugüne kadar tam 18 ayda Türkiye’nin 4 bir yanından 18.000 civarında sipariş aldık. 2015 yılı Zeka Küpü ürünlerimizin satış cirosu 1.000.000,-TL civarında gerçekleşti. Bu yıl ilk 4 aylık ciromuz 670.000,-TLnin üstünde ve bu bize 2016 yılında 2015 yılı ciromuzu ikiye katlayacağımızı gösteriyor. Bu ciroyu 7 kişilik çekirdek bir ekiple gerçekleştirdik. Onlara açıkçası müteşekkirim, çünkü her biri kendini Sevgili Bebek’in gerçek bir parçası olarak görüyor ve bu adanmışlık doğal olarak işlerine sıkıca sarılmalarını getiriyor.
Ebeveynlere yalnız ürün satmakla kalmayan satış sonrası da büyük destek çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
 
BEBEKLERİN BEYNİ İLK 48 AYDA GELİŞİYOR
Sağ beyin odaklı erken ev eğitimi nedir, neden önemlidir ve kazanımları nelerdir?
Bebek beyni anne karnında 4,5 aydan itibaren öğrenmeye, nörolojik anlatımla nöronlar arası sinaptik bağlantı kurmaya hazır hale gelmektedir. Doğumla birlikte bu oluşum ilk 48 ayda sağ beyin lobu ağırlıklı olmak üzere inanılmaz hızlı bir gelişim gösterir.
Sağ beyin odaklı erken ev eğitimi doğumla başlayan ve 0-48 ay sürecinde bebeğin sağ beyin lobunda bu gelişime paralel geniş kapsamlı görsel işitsel çok duyulu bir bilgi dağarcığı oluşturmak olarak tanımlanabilir.
 
ÇABUK ÖĞRENİR, ALGISI AÇILIR
Bu eğitimin ne faydası var?
Erken dönem sağ beyin eğitiminin bebeklerde kazanımları şöyle sıralanabilir.
1.Algı açıklığı, çabuk öğrenme yetisi
2.Dikkati yoğunlaştırabilme yetisi
3.Kelime dağarcığı gelişimi
4.Öğrenme iştahı buna paralel merak dürtüsünün gelişimi
5.Hayal gücü gelişimi
 
Sağ Beyin eğitimi nasıl verilir?
Sevgili Bebekte sunduğumuz Zeka Kartları sağ beyin eğitimi vermek üzere ABD de yerleşik kar amacı gütmeyen” Institutes for the Achievement of Human Potential”  / Glenn Doman öğretisi doğrultusunda hazırlanmış kartlardır. Bu kartlar büyük ebatlarda 25 cm x 23 cm olan ve hiçbir şekilde çerçeve veya başka dikkat çeldirici içermeyen salt yüksek çözünürlüklü tohum veya sembol olarak adlandırdığımız bir görsel içeren sağ beyin eğitim araçlarıdır. Bu kartlar çocukların eline oyalansın öğrensin diyerek verilen ve piyasada var olan küçük nesne tanıtan oyuncak kartlardan hem işlevsel hem de uygulama yöntemi açılarından tamamen farklıdır.  
 
KARTLARLA BEBEĞİN BEYNİNE BİLGİ TOHUMU EKİLİYOR
Nasıl uygulanıyor?
Sevgili Bebek Zeka Kartları ebeveynlerin veya bakım verenin çocuğa toplamda 10 dakikayı geçmeyen biçimde gün içinde rutinler haline 2-3 dakikalık hızlı seri sunumlar yapması şeklinde uygulanır. Bu sunumlarda ebeveyn mutlu keyifli bir yüz ifadesiyle yüzünü kartların ardında gizlemeden çocuğa bu sunumları gerçekleştirir.
Bu yöntemle çocuğun beynine her konuda ileride aşinalık yaratacak bilgi tohumları atılmış olur. Bu sunumlar sürekli farklı görsel takip sırası yaratılarak tekrarlanır ve beyin her sunumda bu basit yöntemle şaşırtılarak gelişme ivmelendirilir. Literatürde Glenn Doman yöntemi olarak da anılan bu sunum tekniği ile tohumların sağ beyin lobunda kalıcı hale gelmesi sağlanır.
Bu yöntem aynı zamanda bebek beyninde doğuştan gelen öğrenme iştahını geliştirir, çünkü bebek içgüdüsel olarak sunulan her bilgiyi hayatta kalma ile ilişkilendirebildiği için sunulanları emici bir zihinle basitçe ve hızla depolar.
Bu eğitimi almış bireyler hayat içinde ilk kez karşılaştıkları konularda kendilerinde belli bir bilinilirlik hissederler ve bu algı açıklığı ve çabuk öğrenmeyi tetikler.
Zeka Kartlarının yüksek çözünürlükte detay içeren görsellerden seçilmesi bebeğin aynı detaylarla bu görselleri hayalinde canlandırabilme becerisini de geliştirmektedir. Bu beceri yetişkinlikte her konuda yaratıcılığın ve hayal gücünün güçlenmesi anlamına gelir.
Günümüzün çocuklarda en büyük sorunlardan biri olan dikkat eksikliğini ve hiperaktiviteyi önleyici dikkati yoğunlaştırabilme eğitimi de yine Zeka kartlarının sunum tekniği ile geliştirilir.
Zeka Kartları aynı zamanda zihinsel ve /veya bedensel gelişim geriliği gösteren veya beyni farklı çalışan otizmli gibi özel çocuklarımızın eğitimlerinde de güvenle kullanılabilen eğitim araçları olmaları bakımından farklı ve önemlidir.
 
BEBEK EĞİTİMİNDE ÖNCÜYÜZ
Sektörde 0-48 ay zeka gelişimini destekleyen yön veren tek ebeveyn sitesiyiz ve sağ beyin eğitimini ülkeye biz lanse ettiğimiz için Sevgili Bebek Zeka Kartları artık bir jenerik marka durumuna gelmiş bulunuyor. Arama motoru Google da bebek eğitimi sözcüğü veya Zeka Kartları yazıldığında Sevgili Bebek 1.sırada çıkıyor.Sevgili Bebek bugün benim haklı gurur kaynağım, çünkü 3 yıl önce kurduğum hayallerin ötesinde bir gelişim gösteriyor. Erken uyarım bazlı çok duyulu bir eğitim sistemi olan sağ beyin eğitimi 0-48 yaş dönemi çocukları için aslına bakacak olursanız ileriye yönelik beynin mimarisini kurgulayan tek doğal eğitimdir ve bu eğitimde Türkiye’de öncü olduk. Bizi en rahat anlayanlar ise pediatrik nörologlar çünkü yöntemimiz nörolojik bazlı bir yöntem. Doğumdan itibaren 48 aylara kadar uygulanacak bu bebek eğitimi uzun dönemli bireyin tüm hayatına yapılacak eşsiz bir yatırımdır. Şimdilerde bu eğitimi doğru verebilecek yeni eğitim materyallerini de kurguluyoruz.
 
 
ÇOCUKLAR İÇİN UYARILI OYUN HALISI
Şirketinizle ilgili son yenilikler, gelişmeler neler?
Biz Türkiye’de ilkleri yapmak gibi bir misyon da üstlendik sanki… Son olarak geçtiğimiz hafta birlikte çalıştığımız ve destek aldığımız değerli çocuk gelişim uzmanlarımızın da önerileri doğrultusunda yepyeni bir erken uyarım bazlı bir oyun halısı sunduk piyasaya.
Halının özelliği nedir?
Bu halı Türkiye’de ilk ve tek olma özelliği taşıyor. Şöyleki; iki boyuttan 3 boyuta eşleştirme yapılabilen, dokunma, görme ve işitme duyularının gelişimini hızlandıran 0-24 ay bebek oyuncağıdır. Bu halının etkisini pekiştiren erken uyarım posterlerimiz mevcuttur. Keza oyun halımızın üzerindeki görsellerin her biri için kurgulanmış sağ beyin eğitimine uygun büyük ebatlarda öykü kitaplarımızı pek yakında takipçilerimizle buluşturacağız. Bu bütüncül yaklaşımlı erken uyarım hedefli sağ beyin eğitimi ile hedefimiz bebek beyninde 0-48 ay sürecinde sinaptik yoğunluğu artırmak ve geleceğe büyük bir yatırım yapmaktır. Bence kadın geleceğin mimarı, bebek ise geleceğin temelidir. Bugün bu iki unsura yapılacak yatırım ise geleceği şekillendirmek anlamına gelmektedir. Ürünlerimizi kendi internet sitemizin dışında çocuk terapi merkezlerinde de satışa sunmaya başladık, çünkü Zeka Kartları gibi ürünlerimiz özel eğitimde de kullanılabilen araçlar.
 
İLK KEZ ULUSAL AİLE KONGRESİ DÜZENLİYORUZ
Ayrıca bu yıl Ekim ayında Ankara’da yerleşik Gelişimsel Çocuk Nörolojisi Derneği ile ortaklaşa “Öğrenmeyi Öğretmek” temalı Türkiye’de ilk kez organize edilecek 1.Ulusal Aile Kongresini düzenleme kararını aldık ve bu konuda çalışmalar başladık. Bir başka projemiz ise ülkemize aldığımız mülteci göçü doğrultusunda sitemizi ve ürünlerimizi Arapça sunmaktır.
SAĞ BEYİN EĞİTİM MERKEZLERİ AÇACAĞIZ
2017 yılı için Sevgili Bebek Sağ Beyin Eğitim Merkezleri açma projemizi konuşup tartışıyoruz. Buralarda bebeklere sürekli gelişim testleri yapılmasını erken çocuklukta yetenek haritalarını çıkmasına öncülük edeceğiz.


TEK BİLDİĞİM YILMADAN ÇALIŞMAM GEREKTİĞİYDİ
Girişimci olmak isteyen kadınlara tavsiyeleriniz neler olur?
Atatürk’ün bir sözünü çok ama çok severim ve kendime hayat düsturu olarak kabul ederim.” Başarı başaracağım diye başlayanların ve başarabildim” diyenlerindir. Bu sözde azim kararlılık ve arkaya değil sürekli öne bakma vardır.
Önemli olan başarma kararı ve azmidir. Bir eski şarkının dediği gibi hayat bir gül bahçesi değil ve içinde mutluluklar ve başarı olduğu kadar üzüntü keder ve başarısızlıklar da mevcut. Başarıyı ve başarısızlığı mutlak kabul etmemek gerek. Ben öyle yapsaydım bugün Sevgili Bebek diye bir şirket olmazdı.
Her deneyim ister olumlu ister olumsuz olsun sizin hayatınızda bir iz bırakır ve siz bu izlerle hayatta yönünüzü bulursunuz.
Ben Sevgili Bebek’i 55 yaşında tek başıma kurdum ve bilmediğim bir sektörde kurma riskini göğüsledim ama bildiğim tek şey yılmadan pes etmeden çalışmam gerekeceğiydi.
KARARINIZI VERİN ARKASINI BIRAKMAYIN
Hala günde en az 14-15 saat çalışıyorum ve beyni zinde tutmanın her gün yeni teknolojilere uyum sağlamaktan yeniliğe açık olmaktan geçtiğini biliyorum. Girişimci olacak kadınlara en önemli tavsiyem kararlarını çok iyi düşünüp taşınıp vermeleri ama verdikten sonra da asla arkalarına bakmamalarıdır.
Geçmişten dersler alınır, deneyimler kazanılır ama adı üstünde geçmiştir oysa gelecek önünüzdedir ve onu edindiğiniz deneyimlerle çalışmanız azminiz ve kararlılığınla siz oluşturursunuz.
Sevgili Bebek şirketini kurduğumda bir gün IELEV’in mütevelli üyesi olan sevgili ağabeyim Acar Baltaş Hoca yı ziyarete gitmiş ve ona yapmak istediklerimi anlatmıştım. Anlattıklarımdan ziyade gözlerimdeki ışıltıdan ve heyecandan etkilendiğini söylemiş ve bana “Sen bu tutkun ve azminle bu işi bir başarı hikayesine dönüştüreceksin eminim” demişti. Bugün Acar hocayı bu öngörüsünde yanıltmadığım için çok mutluyum.   
 
ERKEKLERİN BENCİLLİĞİ EN BÜYÜK ENGEL
Kadınların çalışma hayatında daha fazla yer alabilmesi için erkeklere tavsiyeleriniz neler olur?
Erkeklerin çoğunlukla yetiştirilme biçimleri nedeniyle kendilerini önde birincil görme istemleri var ve ne yazık ki bu bencillik kadının iş hayatında yükselmesinin önündeki en büyük engellerden biri günümüzde. Erkek ben kazanıyorum sana yetmiyor mu gibi bir bakış açısına sahipse eşinin çalışmasını hele de girişimci olmasını kendine yediremiyor ve kabullenemiyor. Oysa eşini seven her erkek onun kararlarına saygı duymayı da bilmeli diye düşünüyorum.
 
ERKEKLER DE EV İŞLERİNDE BECERİ KAZANMALI
Ayrıca benim görüşüme göre erkekler de hayatta kadın işi denilen ev işleri konusunda beceriler kazanmalı. Bu konuda sitemizde de sürekli genç ebeveynlere çocuklarını kız erkek ayrımı yapmadan yetiştirmeleri konusunda öğütler veriyoruz.
Bence tüm erkeklerin topluma şöyle bir bakıp çalışan üreten ve kendi işini kurmaya yönelmiş girişimci kadın sayısının artışının dünya ekonomisine nasıl büyük bir devinim getirebileceğini görmesi gerekiyor.
 
BİR ELİN NESİ VAR İKİ ELİN SESİ VAR
Bir atasözü vardır “Bir elin nesi var iki elin sesi var” der.
İşte bugün bizler ülkemizde hala o iki elin sesini duyamamaktayız. Aslına bakacak olursanız zincirin başında yine biz kadınlar var ve iş bize düşüyor, çünkü biz kadınlar erkek çocuğu ve kız çocuğu toplum baskısı gelenek ve görenekler doğrultusunda farklı yetiştiriyor ve bu döngünün devamını sağlıyoruz. Kadın ve erkek birbirlerini tamamlayan canlılar ve bir arada bambaşka bir sinerji yaratıyorlar. Tüm erkeklerin bu gerçeği iş hayatında da görmeleri gerek diye düşünüyorum.
 
  
Son Güncelleme: 29.05.2016 19:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.