Figen Çamlıyurt Atsan, "Çalışan Kadınlar için En Keskin Ayrımcılık Ücretler"

FCS Consultancy Kurucusu Figen Çamlıyurt Atsan, "İş hayatında hem benim kişisel olarak maruz kaldığım hem de neredeyse tüm çalışan kadınların nasibini aldığı en keskin ayrımcılık noktası; ücretler. Yapılan araştırmalar, akademik çalışmalar kadın ve erkek arasındaki ücret makasının yüzde 15-20 civarında olduğunu gösteriyor. İşin niteliği ve eğitim seviyesi yükseldikçe ne yazık ki makas daha fazla büyüyor." dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
11 Temmuz 2020 Cumartesi 10:55
Figen Çamlıyurt Atsan, "Çalışan Kadınlar için En Keskin Ayrımcılık Ücretler"

İşte Kadınlar olarak sizleri bu kez FCS Concultancy Kurucusu Figen Çamlıyurt Atsan ile tanıştırmak istiyoruz.

Ş̧irketlere satış yönetiminden organizasyon yapılarını iyileştirmeye, satış stratejileri geliştirmeden yönetim danışmanlığına kadar pek çok alanda danışmanlık hizmeti sunan Figen Çamlıyurt Atsan,  TRAngel Melek Yatırımcı Ağı üyesi ve İTÜ Çekirdek Mentorleri arasında yer alıyor.

Figen Çamlıyurt Atsan, Lodestarbs Kurucusu olan Naci Adalılar ile birlikte Uçan Payanda Kadınları hareketini de kurark dezavantajlı bölgelerdeki kadın girişimcilere  eğitim ve seminerler yoluyla rehberlik ediyor. 

Burada bir parantez açmalıyım. Çünkü Naci Adalılar, Işık Üniversitesi'nde katıldığın Girişimcilik Eğitimi Sertifika Programı'nda benim de öğretmenimdi. Girişimciliğin ne olduğunu bilmeyen bizlere nasıl bir iş fikri bulmamız gerektiğinden, işletlemelerin kuruluşu ve gelişimi için nelere dikkat etmemize varana kadar ufkumuzu açan yol gösteren çok iyi bir öğretmendi. Hala onun öğrettiklerini hayatımda uygulamaya çalışıyorum. Kendisiyle İşte Kadınlar olarak yaptığımız röportaja ve kadın girişimcilerle ilgili gözlemlerine ve tavsiyelerine buradan ulaşabilirsiniz.

Bu nedenle Naci Hocanın ve Figen Çamlıyurt Atsan'ın ortaklaşa düzenledikleri Uçan Payanda Kadınları hareketi ile mutlaka tanışmalısınız diyor ve sizleri başarılı iş kadını, FCS Consultancy Kurucusu Figen Çamlıyurt Atsan söyleşimiz ile baş başa bırakıyorum.

 

FİGEN ÇAMLIYURT ATSAN KİMDİR?

Nerede, kaç yılında doğdunuz? Eğitiminiz nasıl ilerledi?

Adapazarı’nda 3 Aralık 1971 tarihinde doğdum. Doğduğum, çocukluk ve ilk gençlik yıllarımı geçirdiğim Sakarya 17 ayrı dilin konuşulduğu, Laz, Çerkez, Gürcü, Çeçen, Kürt, Manav 21 ayrı kültürün iç içe yaşadığı farklı bir kent dokusuna sahiptir ve kişiliğimin oluşumunda, hayata bakışımında, farklı kültür ve yaşamlara açıklıkta çok etkisi olduğunu söyleyebilirim.

Üniversiteyi, Uludağ Üniversitesi Ekonometri Bölümü’nde okudum.

Öğrenmenin sonu yok, hele serde merak varsa, okumaların, gezmelerin, eğitimlerin peşinden koşuyorum.

Evliyim, sevgili Birol ve 9 yaşındaki oğlum Kaan hayatımdaki iki önemli yol arkadaşım, öğretmenim.

Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi, yıllara göre hangi şirketlerde hangi görevlerde bulundunuz, şimdi hangi şirkette hangi pozisyonda çalışıyorsunuz. Hangi alanda uzmansınız, özellikleriniz neler, kısaca anlatır mısınız?

Üniversite öğrencisiyken kendime gelir yaratma fikrine kapıldığım günlerde ilk iş matematik dersi vermeye başladım. henüz ikinci sınıftaydım, bildiklerimi paylaşma hazzım o günlere dayanır. Sonrasında Bursa’da yaz aylarında stajların ve o dönemde çalıştığım şirketlerdeki yöneticilerimin iş geliştirme ve inovatif bakış açımın gelişmesinde çok katkısı oldu.

90’lı yılların ikinci yarısında Ulusoy Kargo Bursa Bölge Müdürlüğü’nü kariyerimin başlangıcı olarak niteleyebilirim, aynı zamanda bir süre sonra aynı şirketin bölge acente sahibi olarak ilk girişimimi de hayata geçirdim. Sonrasında Arıkanlı Holding Taşıma Grubu şirketlerinde İş Geliştirme  ve Proje Müdürü, Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak profesyonel hayatıma devam ettim.

2010 yılında Demirören Grubu'na geçiş yaparak grubun Satış ve Dağıtım Ağı Direktörlüğü görevini üstlendim. Bayii yapısının reorganizasyonunu tamamlayarak, grubun “kendi mağaza kurulum” stratejisini uygulayan ekibe liderlik ettim.

Girişimci ruhumu dinleyerek Turkuaz Gıda adıyla Ortadoğu’ya yerel tatları pazarlayan bir gıda ihracat şirket kurup bu şirketi yine Ortadoğu’lu bir şirketle birleştirdim ve kurumsal hayata dönüş yaptım.

2012-2018 sonuna kadar Multinet’te çalıştım. İlk olarak Multinet’in grubuna dahil ettiği girişim olan Ortak Satın Alma Platformu OSAP’ın reorganizasyon ve satışının yeniden yapılanması sorumluluğunu aldım ve Satış ve Pazarlamadan sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı ile Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini üstlendim. Daha sonra Yönetim Kurulu üyeliğim devam etti, Multinet Kurumsal Hizmetler AŞ’nin Kilit Müşteriler Satış Direktörlüğü pozisyonuna geçtim.

Son 10 yılı üst düzey yöneticilikler, girişimlerle geçen profesyonel yaşantımın ana odaklarını; Satış, Strateji ve Yönetimi; Şirketlerin Reorganizasyon, İş Modeli, İş Planı ve Satışın Yeniden Yapılandırılması; Girişimci Mentorlüğü; Şirket Kurulusşu, Şirket Birleşimleri ve Tasfiye Süreçlerine Liderlik; Dağıtım Kanalı ve Acente Yapısı Oluşturulması; Şirket Stratejisi Ekseninde Satış Ekiplerinin Kurulumu ve Yönetilmesi; Mevcut Ürünü İhtiyaca Göre Şekillendirmek; Terzi İşi Çözüm Üreterek Müşetri Yönetimi; Ürünün Geliştirilmesi; Girişimci Yaklaşımı Sayesinde Niş Pazar / Niş Ürün Dizaynı; Pazar Fırsatları Sezme olarak sıralayabilirim.

KENDİ ŞİRKETİ FCS CONSULTANCY'İ KURDU

2019 yılında, profesyonel hayatımda yeni bir makas açtım ve 30 yıla yaklaşan kurumsal hayat ve girişimlerimden gelen tecrübemi özellikle girişimciler, micro ve küçük işletmelerle paylaşmak, şirketlerin ihtiyacına göre danışmanlık ya da mentorluk yapmak için FCS Consultancy’yi kurdum.

FCS şemsiyesi altında şirketlere satış yönetimi altyapısı oluşturma veya dönüştürme, şirket fonksiyonları ve organizasyon yapılarında iyileştirme, satış alanında değişim yönetimi, satış stratejileri geliştirme gibi danışmanlık hizmetleri veriyoruz. Yönetim danışmanlığını, satışı odağına alarak yorumlayıp,  fonksiyonların ihtiyaçlarını bu temelle değerlendiriyoruz.

Aynı zamanda mentor ve girişmci kimliğimle girişimlere yapılanma ve büyüme alanında profesyonel yaklaşımlar geliştiriyorum.

TRAngel Melek Yatırımcı Ağı üyesi ve İTÜ Çekirden Mentorlerindenim.

Stratejik işbirlikleri yaptığımız Lodestarbs Kurucusu kıymetli hocam Naci Adalılar’la beraber iki farklı oluşuma da imzamızı attık.

Bunlardan ilki çok gurur ve heyecan duyduğum, “Kadın değişirse dünya değişir” düşüncesiyle yola UÇAN PAYANDA KADINLARI hareketiyle kadın girişimcilere destek verdiğimiz platformu hayata geçirmek oldu.

2020 yılında kuruduğumuz bu hareketle, dezavantajlı bölgelerdeki kadın girişimcilere ulaşmaya, eğitim ve seminerler yoluyla ön açmaya çalışıyoruz.

Bir diğeri ise yine Dr. Naci Adalılar’la beraber micro ve küçük işletmelere yönelik; işlerine, sektör, hacim ve hedeflerine göre özelleştirilmiş butik mentorluk sunuyoruz.

Yıllar içinde edindiğimiz tüm tecrübelerle iş, kazanç, büyüme ve başarı formüllerimizi paylaşarak; tecrübemizi azminizle, bilgimizi işletme sahiplerinin tecrübeleriyle eşleştirip bir ekip çalışmasına dönüştürüyoruz.

GİRİŞİMCİLERİN GELİŞİMİ

ŞİRKETLERİN VERİMLİ

ÇALIŞMASI İÇİN

Şirketinizin adı nedir, kendi işinizi kurmaya hangi yıl, nasıl karar verdiniz, neden bu şirketi kurdunuz, hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz, nasıl bir fark yaratıyorsunuz?

FCS Consultancy’yi 2019 yılında kurduk. Kurma hikayesi ise uzun yıllara dayanır. Kurumsal hayatın içindeyken içime düşen, beslediğim, büyüttüğüm bir düştü bu benim için, filiz verdiği noktada da zaten kurumsaldaki pozisyonumdan ayrılarak FCS’yi hayata geçirdim.

Danışmanlık yapma iddiası, bence zaten ancak böyle bir sürecin; deneyimin, biriktirmenin, tanık olmanın, parçası olmanın, masanın farklı yerlerindeki tecrübelerin, üretilen çözümlerin, hataların, başarıların ve yanılgıların öğretisiyle, olgunlaşmayla; çiçeğin meyveye döndüğü yerde mümkün.

Ben de oldukça renkli diyebileceğim iş hayatımda yaşadığım zorluklar karşısında ihtiyaç duyduğum açıyı, ışığı, şimdi o zorlukları çeken insanlarla paylaşmak; onlarla ortaklaşıp yeni çözümlere, çıkışlara vesile olmak istiyorum.

Girişimlerin sağlıklı gelişimi, şirketlerin verimli çalışması, karlı büyümesi için eksikleri beraber tespit edip hızlı sonuç verecek konuları belirleyip aldığınız aksiyonlarda yoldaşlık ediyoruz.

ÇEKİNCELERLE KARŞILAŞTIM

Şirketi kurarken hangi çekinceleri, zorlukları yaşadınız, nasıl başa çıktınız? Şirketiniz bugün hangi noktada?

Şirketi kurmam, hem Türkiye’de hem de dünyada ekonomik olarak işlerin pek parlak gitmediği bir sürece denk geldi.

Sevdiğim, tecrübesine ve sözüne güvendiğim dostlarımın bile çekinceleriyle karşılaştığımı söyleyebilirim. “Danışmanlık” terimini herhangi bir uğraşın önüne ardına koyulması maalesef mesleğin içini bir nebze boşalttı ve devam da ediyor.

Bu haklı eleştirileri göz önüne alarak danışmalığı mentorluk modeliyle birleştirmeye ve en kuvvetli olduğum alanı; işletmelerin ana işi “satışı” odağa almaya karar verdim.

Temel mantığımız kaynakların etkin kullanımı. Yeni pazarlar yaratabilmek. Ürünü çeşitlendirebilmeye, nitelik, özgünlük katmaya hizmet edebilmek. Ön açmak ve bu yolculukta yoldaşlık etmek. Ben bu nedenle yaptığımız işin, ekonomik anlamda darboğaz içinde olduğumuz böyle dönemlerde daha fazla değer kazandığını düşünüyorum. Zaten bahsetmiştim, danışmanlık şirketi kurmak, yıllardır niyet ettiğim, bir yönüyle kendimi hazır kılmaya çalıştığım bir safhaydı, o noktaya da geldiğime inanıyordum. Ve biraz da cesaretle şirket için adımımı attım. Kurduğumuz stratejik ortaklıklarla da yolculuğun temeli güçlendirdim. Her işin başlangıcı gibi zorluklarımız oldu elbette. Bizim yaptığımız işte; kendinizi anlatabileceğiniz mecraları, networkleri kurmak çok önemli. Burada kadın dayanışmasının çok güzelliğini gördüm. Ayrıca iş ahlakımın da temelini oluşturur; iyi, kaliteli, insanın içine sinen bir iş ortaya koymak mutlaka kendi karşılığını yaratır ve sonraki adımı beraberinde getirir. Ama yavaş ama hızlı, insana yol aldırır. Bugün de böyle yol alıyoruz. Yol arkadaşlığı yaptığımız firmaların olumlu dönüşleri ve onlar üzerinden kurduğumuz yeni bağlantılar, öğrendiklerimizle geliştirdiğimiz yeni modellerle yolumuza deva ediyoruz.

Hangi noktada? derseniz, mutlu, umutlu, halimizden, gelişimden razı bir yerdeyiz: )

ÇALIŞAN KADIN SORUNLARI

KADININ DAHA ÇOK EMEK VERMESİ GEREKİYOR

Bir kadın olarak sizin gözlemleriniz deneyimleriniz neler, kadınlar iş hayatında hangi engellerle karşılaşıyor? Birkaç maddeyle sıralar mısınız? Tanık olduğunuz veya yaşadığınız enteresan durumlar var mı?

Kadınların iş hayatında ve hayatın her alanında, yol alabilmek için çok fazla emek vermesi gerekiyor. Çok çalışmak, her sözümüzün, her adımımızın içini doldurmak zorundayız. Çünkü, yan tarafta hatamızı bekleyen, yaptığımız işi küçümseyen, aynı değerlendirmeyi bir erkekten duysa üzerine atlayacak ama bir kadın tarafından dile getirildiğinde şüpheyle yaklaşan “birileri” daima bulunuyor. Bilinçli ya da bilinçsiz baskılamaya dönük bu hamleleri, kendimizi geliştirmeye, donanımımızı artırmaya ve dayanışmaya vesile kılmalıyız.

Ben iş hayatım boyunca her safhada bunu yapmaya çalıştım. Kadın, anne, kız kardeş kimliklerimin şefkatini, paylaşımcılığını, ön açan yanını, kadınlar ve temelde tüm insanlar için açık tutmaya gayret ettim.

Kadının karşılaştığı ayrımcılık meselesi, kültürel kodlara sinmiş, “toplumsal cinsiyet” kavramsallaştırmasıyla kuramsal çalışmaların yürütüldüğü bir saha. Hepimiz, yani kadın erkek her birimizin ceremesini çektiği bir saha. Birlikte özgürleşebileceğimize inandığım bir alan.

EN KESKİN AYRIMCILIK ÜCRETLER

İş hayatında hem benim kişisel olarak maruz kaldığım hem de neredeyse tüm çalışan kadınların nasibini aldığı en keskin ayrımcılık noktası; ücretler. Yapılan araştırmalar, akademik çalışmalar kadın ve erkek arasındaki ücret makasının yüzde 15-20 civarında olduğunu gösteriyor. İşin niteliği ve eğitim seviyesi yükseldikçe ne yazık ki makas daha fazla büyüyor.

Toplumsal cinsiyet kapsamında kadına ev işlerinde, çocuk ve yaşlı bakımında yüklenen roller, beklenen sorumluluklar kadının verimli çalışamayacağı, işine odaklanamayacağı gibi bir algı yaratıyor. İş hayatı, kadının ikincil bir pozisyonu, kazancı ek gelir olarak görülüyor ve bunun yarattığı sonuç; kadın çalışandan “hamile kalmama” sözü istenmesi, süt izninin verilmemesi gibi insafsızlıklar doğuruyor.

KADINLAR ÇALIŞMALI ÇÜNKÜ...

Kadın istihdamında daha fazla kadının yer alması için kadınlara ve erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?

Kadının bir iş sahibi olması, özgürlüğü için temel. Ekonomik bağımsızlık, bir insanın kendisi, hayatı, geleceği için karar alabilmesinin temelini oluşturuyor. Gelişimi; düşünmesi, üretmesi, sosyalleşmesi için zemin yaratıyor.

Kadınların, toplumların, gelecek kuşakların özgürlük ve demokrasiye kavuşması yönünde çok önemli bir saha burası.

Olayın bu çok önemli toplumsal yönünü altını çizerek bir yana koyalım; iş hayatında verimlilik esası üzerinden pragmatist yaklaşan bir insanın, sorunuz üzerinden erkeğin diyelim; kadın aklı, becerisi, düşünme zenginliği, pratikliği ve yüreğini işe dahil etmesi gerektiğini belirtmek isterim. İş hayatı için kadın gerekliliktir. Yokluğunun yarattığı boşluklara, yetersizliklere, yavanlığa tanıklık etmiş biri olarak söyleyebilirim bunu.

Erkeklere çağrım şudur; kadınlar size lazım, lütfunuza değil aklınızı doğru çalıştırmanıza ihtiyaç var : )

UÇAN PAYANDA KADINLARI

Girişimci olmak isteyen kadınlar hangi engellerle sorunlarla karşılaşıyor, onlara tavsiyeleriniz neler olur?

Önce kendine güven, ardından girişimcilik yolculuğunu doğru planlayabilmek, son olarak da yol arkadaşlarını -hem stratejik ortak hem mentorluk desteği- dikkatli seçmeleri diyebilirim. Uçan Payanda Kadınları’nı kurmamızı tetikleyen de bu temellerin doğru atılmasının önemi ve ihtiyacı oldu.

Üniversitelerin, büyük kurumsal şirketlerin kuluçka merkezlerindeki kıymetli eğitim ve mentorlukleri 25-55 yaş bantındaki kadınların hele hele sosyal girişimci kadınların ulaşma şansları neredeyse yok gibi. Üstüne üstlük bir de dezavantajlı bölgeler diyebileceğimiz (İstanbul’un uç bölgeleri, Anadolu) bu merkezlere ulaşım zorluğu çeken pek çok kadın var.

Kadınlar fıtratlarından gelen yaratıcılıklarını, ön sezilerini ve uyutulmuş özgüvenlerini harekete geçirmekte zorlanıyorlar, önlerinde ketler var. Bunu aşmalılar!

Gözlem ve tecrübelerimin en önemlisi, yol haritalarını, iş modellerini hazırlamadan -tabiri caizse cengaverce- yola çıkıldığında, girişimin değil aslında çözümün başarısız oluşu. Mutlaka iş modellerini işin başında çalışmalılar.

Son olarak tek başlarına da olsalar, birbirlerini tamamlayan bir takım da kursalar, tecrübeden faydalanıp, gelişmesi gereken fonksiyonları için mentorluk almaları.

Uçan Payanda Kadınları olarak biz buradayız. 

DUYARLI ŞİRKETLER YÜKSELECEK

Dünyadaki trendlere, ihtiyaçlara baktığınızda size kadın girişimciler hangi alanlarda iş kurarlarsa başarıyı yakalayabilirler?

Pandemi süreci dünya ölçeğinde ciddi bir yaşam tarzı değişikliklerini beraberinde getiriyor. Kuşkusuz bu durum şirketlerin genetik kodlarındaki tasarımları da değişime itiyor.

Büyük şirketlerin yanında micro ve küçük işletmelerin de değişime ayak uydurmaları gerekiyor.

Yeni normal diye adlandırdığımız dönem için birkaç noktaya özellikle dikkat çekmek istiyorum;

-İlk önemli değişim mesafe anlayışı olacak. Sağlık yönünden, siyasi yönden (ülke sınırlarında geçişlerdeki kısıtlamalardan dolayı ülkeler ithal ettikleri ya da yurtdışındaki üretimlerinin büyük kısmını kendi ülkelerinde yapmayı tercih etmeleri) ve ekonomik yönden (istihdam özellikle çok önemli hale gelecek)

-Temassız ekonomi, ödemenin de yanında on-line kanallarla verilebilecek hizmetler ön plana çıkacak, hibrit modeller kullanılmaya başlayacak. Eğitimler, avukatlık hizmetleri, psikolojik danışmanlık gibi

-Yalnızca kar üreten değil, duyarlı şirketlerin yükselişini izleyeceğimiz düşünüyorum. Üretilen ürün ya da hizmetin “değer”inin gözden geçirilmesini kritik görüyorum.

Değer burada çok kritik bir kavram. İşinizi değiştirmekten değil, satın alınan “değer”inizi tekrar gözden geçirmenizden bahsediyorum. Girişimci olarak giderdiğiniz acının anlatım şekli de değişebilir, mevcut ürününüzde yapacağınız küçük bir değişimle hedeflediğiniz segmentin bir anda gözbebeği olabilirsiniz.

Mentorluğunu keyifle yaptığım Meloknows bunun bir örneği. Online’da kuaför, manikür, makyaj gibi hizmet verenlerle hizmet alanları bir araya getiren bir platform. Pandemi döneminde güzellik merkezlerinin kapanmasıyla bu iş kolunda dolayısıyla kendi işlerinde yaşanan durgunluğa Meloknows, müşteri ve tedarikçileri online görüşmelerle ihtiyacın belirlendiği, kişiye özel hazırlanmış boya kitleri hazırlatarak aştı.

CESUR OLUN

HAREKETE GEÇİN

BÜYÜK DÜŞÜN

KÜÇÜK BAŞLA

Başka kadınların öğrenmesi, rehber olması için yaptığınız işle ilgili, uzmanlığınız olduğu konuda birkaç püf noktası paylaşır mısınız?

Cesur olun ve harekete geçin.

Temel motto; büyük düşün, küçük başla.

İşinizi kurarken ihtiyacı doğru belirleyin. Ürün ya da hizmetinizin satılabilir bir “değer” sahibi olmasını odağınıza alın. Ya satışı bilen bir ortağınız olsun ya ekibinizden biri direk satışla ilgilenip kendini geliştirsin ya da bu konuda destek alın.

Girişiminize aşık olun. Bu, onu yukarılara taşımanızda büyük bir faktör ama “kör aşık” olmayın. Yenilenmesine, gelişmesine olanak sağlayacak bir açıklıkla yaklaşın.

Muhakkak iş modelinizi oluşturarak işe başlayın, beyniniz kağıda değsin. Kağıt üzerinde, yaza çize düşünün. Ortaya çıkan sonucu mutlaka sahaya inip test edin.

Güçlü ve zayıf yönlerinizi, desteğe ihtiyacınız olan yanlarınızı iyi analiz edin. Kendinize karşı dürüst olun. Bu, girişimcilik yolculuğunda sizi tamamlayabilecek bir ekip oluşturmanızı ve attığınız adımlarda ayağınızın taşa takılma riskini azaltacaktır.

Bu noktada sizin yürüdüğünüz yolda uzmanlığı olan, daha önce taştan sakınmayı başarmış, ayağı taşa takılmış, düşüp kalkmış olanlardan; mentorlardan destek alın. Tecrübeyi, kendi birikiminiz, hayal gücünüz ve inancınızla birleştirin.

YENİ YAŞAM EVRESİNE HAZIRLANIYORUZ

Pandemi nedeniyle işiniz nasıl etkilendi, sorunlarınız neler? Evinizde iş bölümü var mı? Pandemi sonrası için işiniz açısından planlarınız neler?Pandemi sonrası sizce nasıl bir hayat ve ekonomi düzeni bizi bekliyor olacak, neler değişecek veya değişmeli?

Açıkçası bir bilinmez içindeyiz ve hiçbirimiz nasıl bir tabloyla karşılacağımızı bilmiyoruz. Ancak hiçbir şeyin aynı gitmeyeceğinden emin olduğumuz, bir şekilde dönüşümü mecbur kılan günlerden geçiyoruz.

Echart Tolle “Yeni Dünya” kitabında bu günleri anlatıyor aslında;

“ … hayatımızda bazen belirsizlik zamanları olur. Bazı ani değişimler, ölümler, ayrılıklar ya da işten kovulmalar. Belirsizliklerle ne kadar rahat olursanız, hayatınızın sonsuz imkanları açılır. Bu durum korkunun artık hayatınızda değişimleri başlatmanız anlamında dominant faktör olmadığı anlamındadır. Eğer belirsizlik sizin için kabul edilemez bir durumsa korkuya dönüşür, Eğer gerçekten kabul edilebilirse artan bir canlılık, dikkat ve yaratıcılığa dönüşür.”

Bu günler, pandemi; kaygı, maddi manevi zorluklar bir yana, oluşan fiziksel ve psikolojik atmosferle, kişisel anlamda tüm değerlerimizin, hayatlarımızdaki ağırlıkların, ilişkilerin, hedeflerin, beklentilerin süzgeçten geçirildiği bir süreç yarattı.

Benzer bir yansıma toplumsal bazda ve ekonomik sisteme yönelik de oluştu, oluşuyor. Dünyada neoliberal politikaların tartışıldığını görüyoruz; daha adil, daha yeşil, daha özgürlükçü, eşitlikçi, üretimden, istihdamdan yana bir gelecek tahayyülü konuşuluyor. Özel sektöre de sorumluluk yükleyen bir dönüşüm süreci yaşanabileceğini, bize, danışman ve mentor sahasına ihtiyacın daha çok artacağını düşünüyorum. Aslında doktorundan öğretmenine, işletmecisinden tedarikçisine her bir alanın değişikliğe uğrayacağını, kendimizi değişime, dönüşüme, esnekliğe açık ve hazır kılmamız gerektiğine inanıyorum.

Bu dönemde, “Belirsizliği iliklerimize kadar hissettiğimiz böyle bir süreçte, direnç değil, değişim ve gelişim içinde olmak” benim kendimde ve çevremde uygulamaya çalıştığım bir yaklaşım.

Yalnız Türkiye ölçeğinde değil, evrensel bir dönüşüm yaşıyoruz. “Değer” kavramına bakışımız, bağlı olarak iş modelleri, yetenekleri, yetkinlikleri tanımla ve değerlendirme şeklimiz değişiyor. Ne boyutta, çapta bir değişiklik olduğunu henüz tam kestiremesek de yeni bir yaşam evresine hazırlanıyoruz!

Son Güncelleme: 28.08.2020 16:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.