Gizem White, Turkish Coffee Lady Markasıyla Türk Kahvesini Dünyaya Tanıtıyor

Dünyayı şehir şehir dolaşarak Türk Kahvesi'ni tanıtan Gizem White, bir kadın girişimci olarak girişimcilik hikayesini İşte Kadınlar'a anlattı.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
28 Ekim 2020 Çarşamba 07:12
Gizem White, Turkish Coffee Lady Markasıyla Türk Kahvesini Dünyaya Tanıtıyor

Türk Kahvesini dünyaya tanıtmayı kendine görev edinen Gizem White, yıllardan beri başta Amerika olmak üzere pek çok ülkede yabancıları Türk kahvesi ile tanıştırıyor.

Düzenlediği kültür turları sırasında kendisine 'Turkish Coffee Lady' lakabı ile de anılmaya başlayan Gizem White, bu projesi ile 2012'de ABD Kongresi tarafından onurlandırıldı.

Ortaklarıyla birlikte Ameria'da ilk otantik Türk Kahvesi zincirini başlatan başarılı iş kadını Gizem White, girişimcilik hikayesini İşte Kadınlar'a anlattı.

 


GİZEM WHITE KİMDİR?

Nerede, kaç yılında doğdunuz, hangi okullarda eğitim aldınız? Medeniz durumunuz nedir? Eğitiminiz nasıl ilerledi?

1981 Ankara doğumluyum. Yaklaşık 15 senedir ABD’de ikamet ediyorum. Eşim ve 4 yaşındaki kızım Kaylin Zübeyde ile Virginia eyaletinde yaşıyorum. TED Ankara Koleji ‘98 mezunuyum. Bilkent Üniversitesi Bankacılık ve Finans bölümünu tamamladıktan sonra, 2006 yılında Boston Üniversitesinde Uluslararası Pazarlama eğitimi gördüm. Yüksek lisansımı 2007 yılında Emerson Koleji’nde ‘Küresel İletişim Pazarlama ve Reklamcılık’ üzerine yaptım. Mezun olduğum 2009 yılından beri devam eden, Türk kahvesinin dünyaya kattığı değer hakkında farkındalık yaratan ödüllü kültürel girişimlerin ve kâr amacı gütmeyen “Turkish Coffee Truck” girişiminin kurucusuyum. Türk kahvesi 500 yıllık bir Türk markası ve ülkemizi temsil eden çok önemli bir kültürel mirasımız. Ancak, dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan bu kültürümüz yurtdışında yeterince tanıtılmadığı icin hala keşfedilmeyi bekleyen bir cevher. Türk kahvesinin bilinirliğini arttırmak amacıyla 2012’den beri gezici bir Türk kahvesi kamyonu ile dünyayı şehir şehir dolaşıyorum. Gezici Türk Kahvesi Evi” ile yaptığımız kültür turları sırasında takipçilerim bana ‘Turkish Coffee Lady” ismini uygun gördüler. Bende bu ünvanı sevgiyle ve gururla taşıyorum.


 

TÜRK KAHVESİNİ TANITIYOR

Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi, yıllara göre hangi şirketlerde hangi görevlerde bulundunuz, şimdi hangi şirkette hangi pozisyonda çalışıyorsunuz. Hangi alanda uzmansınız, özellikleriniz neler, kısaca anlatır mısınız?

Bir sosyal girişimci olarak, 10 yılı aşkın süredir gastro diplomasi aracılığıyla Türk kahve kültürümüzü yurtdışında daha etkili tanıtmayı kendine misyon edindim. Kariyerime 2004 yılında Garanti Bankasında başladım, bir sene Mecidiyeköy ticari şubesinde müşteri ilişkileri temsilciliğini yürüttükten sonra, akademik kariyerime devam etmek icin Boston’a taşındım. Yüksek lisansı derecemi aldığım Boston Emerson Koleji’nde ülke markalaştırma ve kültürel diplomasi konuları üzerinde çalışmaya başladım. O dönemde Türkiye’de bu alana ilişkin kapsamlı bir çalışma olmadığını farkettim ve bu yönde araştırmalarımı yoğunlaştırdım.

Kahve kültürümüzün asırlar boyu çok güçlü bir iletişim aracı olmasını gözönüne alarak, kahve sohbetleri aracılığıyla kültürler arasında köprü kurmak için bir çok proje geliştirdim. Türkiye’nin ülke markalaşma sürecine katkıda bulunmak amacıyla, 2009 yılında bir grup gönüllü çalışma arkadaşım ile beraber kâr amacı gütmeyen “Turkish Coffee Truck” projesini başlattım. Sekiz yıl boyunca, ABD’nin başlıca şehirlerinin yanısıra, Avrupa ve Kanada’yı şehir şehir dolaşarak 30,000’i aşkın kişiye Türk kahvesi tattırdık. Yabancı basında Washington Post, BBC, ve Türk medyasında genişçe yer alan söz konusu proje 2012 Mayıs ayında ABD Kongresi tarafından da kahve sohbetleriyle ülkeler arasındaki dostlukları pekiştiren bir proje olarak onurlandırıldı ve resmi kayıtlara geçti.

Ayrıca, 2011-2016 yılları arasında Vaşington Türk Büyükelçiliği’nde, 2012-2016 yılları arasında Türk Hava Yolları’nda halkla ilişkiler üzerine, sonrasında Dünya Bankası kapsamında faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek veren bir vakıf da program geliştirme koordinatorü olarak çalıştım. 2015 yılında JCI International tarafından kültür dalında Türkiye’nin “En Başarılı Genci” seçildim. 2017 Mart ayında Turk of America dergisi tarafından "ABD'nin (40 yaş altı) En Etkin 40 Türk Amerikalı Genci” ödülüne layık görüldüm.

2017 yılında ise, Türk kahvesine yurtdışında daha fazla değer kazandırmak için ortaklarımla beraber Amerika’daki ilk otantik Türk kahvesi zincirini başlattım. Şu anda, Turkish Coffee Lady isimli bu sosyal işletmenin genel müdürlüğünü yürütüyorum. Bir anne girişimci olarak, bu insiyatif aracılığıyla Türk kültürünü yurtdışında en iyi şekilde temsil etmeyi ve diğer kadın girişimcilere destek vermeyi amaçlıyorum. İlaveten, 8 Mart 2020 Kadınlar Gününde “Turkish Coffee Lady Vakfı”nı hayata geçirdik. Kültürel iletişime zemin hazırlayarak kahve kültürünün dünyaya topraklarımızdan yayılma hikayesini anlatmayı misyon edinen vakfımız dünyanın ilk kahve diplomasisi vakfıdır. Turkish Coffee Lady Foundation’ın misyonları arasında kadın girişimcilere yönelik liderlik eğitimi ve mentorlük programları da bulunuyor.

Şirketinizin adı nedir, kendi işinizi kurmaya hangi yıl, nasıl karar verdiniz, neden bu şirketi kurdunuz, hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz? Şirketi kurarken hangi çekinceleri, zorlukları yaşadınız, nasıl başa çıktınız?

Türk kahvesi 500 yıllık bir Türk markası. 16. yüzyıldan beri dünyaya yayılan kahve kültürünün başlangıç noktası. Ancak, dünya tarihinde önemli bir yere sahip olan bu kültür mirasımız yurtdışında hakettiği şekilde tanınmıyor. Bu nedenle, Türk kahvesinin bilinirliğini arttırmak amacıyla 2012’den beri bir Türk kahvesi kamyonu ile dünyayı dolaşıyorum. Türk kahvesine olan ilgiyi keşfettikten sonra bu kültürel misyonu daha profesyonel ve uzun süreli yapabilmek adına 2017 yılında kendi işimi kurmaya karar verdim.

Kızım 6 aylık olduktan sonra bir iş planı geliştirmeye başladım ve bu konuda bir çok online ders aldım. Temmuz 2017 tarihinde gerçekleştirdiğimiz firma kurulumu sonrasında, lojistikler konusunda yürüttüğümüz yoğun çabalar, AVM yönetimi ile yapılan pazarlıklar ve sağlık izinleri almak için geçilen zor aşamalardan sonra projeyi Aralık ayında ortaklarımla beraber hayata geçirdik. Türk kahvesine yönelik çalışmalarımdan dolayı Amerikalılar tarafından ‘Turkish Coffee Lady” ismi ile anılmaya başlamıştım ve bu özgün hikayeyi devam ettirmek amacıyla marka ismimizi ‘Turkish Coffee Lady’ olarak belirledik. Son yıllarda artan gurme kahve trendini de gözönünde bulundurarak, otantik ve dinamik bir Türk markası yaratmayı Türk kahvesini hakettiği şekilde dünyaya tanıtmak adına bir kahve zinciri konsepti hazırladık. ABD’nin ilk Türk kahvesi kafesi olan işletmemizde geleneksel lezzetler ve sunumlarla 2,5 sene boyunca yapılan çeşitli etkinliklerde catering hizmeti vererek Türk kahvesi kültürü ve geleneklerinin daha geniş kitlelerle buluşturulmasını da amaçladık.

Türk Kahvesi dediğimiz aslında Türkiye topraklarında yetişen bir kahveden, üretiminden söz etmiyoruz öyle değil mi?

Türk kahvesi, 16. yüzyılda Türkler tarafından bulunan dünyanın ilk kahve pişirme metodunun adıdır. Kahve bitkisi ve çekirdeği ülkemizde iklim gereği yetişmese de, 500 yıl önce dünyaya yayılan kahve kültürünün başlangıç noktası Türk kahvesi olmuştur. 10. yüzyılda Güney Habeşistan’da keşfedilen kahve çekirdeği, önce Yemen’e sonra Kahire’ye ve nihayetinde Yemen Valisi Özdemir Paşa’nın sayesinde Osmanlı Sarayına ulaşmıştır. 1517 yılında İstanbul’a getirilince geliştirilen, yegâne bir biçimde pişirilen ve sunulan o kahve o günden bu yana Türk kültürünün temel bir parçası olmuştur. İstanbul’da bir kültür haline dönüşen kahve, 17. yüzyılda seyyahlar, elçiler ve tüccarlar aracılığıyla Avrupa’ya, 18. yüzyılda da Amerika kıtasına yayılmıştır. Kahve dünyaya yayılırken her ülke kendi ağız tadına göre pişirme metotları ve çeşitli kahve kültürleri geliştirmiştir.

Türk kahvesi Arabica cinsi oldukça kaliteli kahve çekirdeklerinden yapılır ve bu çekirdekler Yemen, Brezilya ve Kolombiya'da üretilmektedir. Filtrelenmediği için eşsiz bir pişirme yöntemidir ve bundan dolayı da sağlığa faydalıdır. Yapılan araştırma sonuçları, Türk kahvesi tüketiminin kalbi koruduğunu göstermektedir. Ancak, bugün globalde bilinen bir isim olmasına rağmen 500 yıllık bu kültürel değerimiz yurtdışındaki kahveye ilişkin kitap ve kaynaklarda çoğu zaman yer bile almamaktadır. Hâlbuki dünyada üretilen bütün kahve öğütücülerinin ayarı Türk usulüne göre yapılmıştır. Üretilen çoğu kahve öğütücüsünde Türk kahvesi (en ince çekilen - finest) seçeneği bulunmaktadır.


 

Bir kadın olarak sizin gözlemleriniz deneyimleriniz neler, kadınlar iş hayatında hangi engellerle karşılaşıyor? Birkaç maddeyle sıralar mısınız? Tanık olduğunuz veya yaşadığınız enterasan durumlar var mı?

Bence en önemli engel toplumda yerleşmiş bazı önyargıların sonucunda doğan cinsiyet ayrımı. Toplumların kadınlara yüklemiş olduğu bazı olgular ve sorumluluklar var, bu kabuğu kıran çalışkan ve azimli kadınlar bile iş hayatında üst düzey görevlere gelmek icin daha çok çalışmak zorunda. Üstelik kimi zaman hem anne hem eş hem de iş sahibi olarak bu zorluklarla mücadele etmeye çalışıyorlar. Özellikle kadınların duygusal yapıları nedeniyle her pozisyona uygun görülmemeleri, fikirlerinin ciddiye alınmaması, iş yerinde uygulanan mobbing, kadının akademik ve iş kariyerindeki başarısını gölgelemek için evdeki sorumluluklarını ikinci plana attığı gerekçesiyle yargılanması gibi cesaret kıran bir takım engellerle çok şık karşılaşılıyor.

Girişimcilik bir cesaret işi, hayata karşı dayanıklı olmayı, yılmamayı ve azimli olmayı gerektiriyor.

Girişimcilik serüvenim boyunca, bir kadın ve göçmen olarak tüm bu süreç içinde ben de sayısız zorlukla karşılaştım. 2012 yılında “Gezici Türk Kahvesi Evi” projesini ilk kez hayata geçirmek istediğimde yakın çevremden “kadın başına nereye gideceksin?” gibi tepkiler aldım, hayalimin peşinden gitmek için ayrıldığım kurum yetkililerinden başaramayacağıma dair olumsuz dönüşler oldu; ben dünyayı keşfetmek istiyordum, onlar masa başında oturmamı tavsiye ediyorlardı. İş kurarken de hiç aklıma gelmeyecek kişilerden önüme bir takım engeller koyuldu, yeni anne olduğum için yanlış yaptığımı söyleyenler oldu. Ben kızıma iyi bir gelecek kurmak için çabalarken, öylesine bir işe girip çalışmam konusunda ikna etmek isteyenler oldu. İş kurduktan sonra da bazı kurumlar tarafından işlerimin kasıtlı şekilde geciktirilmesi, iş yaptığımız kişiler tarafından ciddiye alınmama, hatta neredeyse zorbalığa varan bazı durumlar ve kaba davranışlarla mücadele ettim. Ama tüm olumsuzluklar ve engellere rağmen hedefime odaklandım, misyonuma inandım ve başarmak için vazgeçmemeyi kendime şart koştum.

 Kadın istihdamında daha fazla kadının yer alması için kadınlara ve erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?

İşverenler olarak kadınların önlerine engel çıkarmak yerine daha çok fırsat çıkarmalıyız, o zaman kendi potansiyellerinin farkına varıp toplumsal kalkınma sürecine daha fazla katkıda bulunabilmeleri de mümkün olabilecektir. Özellikle kadın veya erkek yöneticiler kurumlarında bir fırsat eşitliği yaratmak istiyorsa ‘iş hayatında kadınlar zorlanır’ tabularını aşıp kadının üretkenliğinin işletmelere destek olacağını görmeli ve kadının özgüveninin arttırılmasıyla toplumda feraha ulaşılması için üstlerine düşen görevi yapmalıdırlar.


 

Girişimci olmak isteyen kadınlar hangi engellerle karşılaşıyor, onlara tavsiyeleriniz neler olur?

Kendine güveni ve cesareti olan her kadın iyi bir iş sahibi veya girişimci olabilir, çalışkanlığı ve üretkenliği ile topluma değer katar. Girişimcilik hem çok keyifli, hem de bir o kadar zorlu bir yolculuk. Girişimci olmak isteyen kadınların tasarlayacakları konseptin başarılı olması için öncelikle çok iyi bir pazar araştırması yapmalarını, dünya trendlerini çok iyi takip etmelerini ve hayallerinin peşinden koşmak yerine sağlam adımlarla hedeflerine yürümelerini tavsiye ederim. Bu yola çıkmadan önce mutlaka bir yol haritası oluşturulması ve uzun vadeli sürdürülebilir bir sistem için altyapı çalışması oluşturulması büyük önem taşıyor. Bir çoğumuz hayalimizdeki ürün ve iş modelini tutkuyla çevremizle paylaşıyoruz, ama iş büyüdükçe hergün başka bir problemi çözmek gerekebiliyor, emeklerin karşılığını almak bazen bir sene, bazen üç sene sürebiliyor. Bu süreçte, stres ve zorluklar ile başedebilmek hiç kolay değil, ama güçlü kalıp tüm bu olumsuzlukların cesaretlerini kırmasına izin vermemeliler. Hayallerini gerçekleştirmek için vizyonlarına inanan kişiler başarılarında kilit rol oynayacak. Asla vazgeçmemekten vazgeçmesinler; en önemli başarıları yapacakları girişimcilik serüveninde ögrendikleri olacaktır.


 

 Başka kadınların öğrenmesi, rehber olması için yaptığınız işle ilgili, uzmanlığınız olduğu konuda birkaç püf noktası paylaşır mısınız?

Kahve kültürümüz asırlar boyu toplumlar arası ilişkileri şekillendiren çok güçlü bir iletişim aracı. Bu bağlamda, 10 yılı aşkın süredir yürüttüğüm gastro/kültürel diplomasi çalışmaları aracılığıyla toplumsal kalkınmaya faydalı olmak adına halktan halka iletişimin önemine vurgu yapmayı amaçlıyorum. Türkiye’nin ülke markalaşma sürecine katkıda bulunmak amacıyla başlattığım “Turkish Coffee Truck” projesi Türkiye’yi tanıtım adına yeni bir gastro diplomasi ve PR mecrası haline geldi. Bu sosyal girişim Türk kahvesinin yurtdışında bir marka haline getirilmesine ilişkin önemli bir çalışma özelliğini taşımaktadır ve kahvenin Türk kültürü ile özdeşleşmesi ülke tanıtımı için son derece önemlidir. Bugün dünyanın kalbine giden yol kahveden geçiyor ve son 5 senedir Amerika’da hızla büyüyen bir gurme kahve trendi var. İnsanlar artık jenerik kahveden uzaklaşıyor, kahve ritüellerini birebir deneyimlemek istiyor. Ben Türk kahvesinin eşsiz lezzeti ve geleneksel sunumu yabancı toplumlara doğru şekilde tanıtılırsa potansiyelinin çok yüksek olduğuna inanıyorum. Turkish Coffee Lady markası ile amacımız; bu kültürel mirasımızı Amerikalılara daha ulaşılabilir hale getirmek. Bunu yaparken de yabancı toplumlara özgün bir hikaye sunmak istedik. Türk kökenli Amerikalı bir kadın girişimcinin toplumlar arasında köprüler kurarak kültürünü tanıtması çok güzel dönüşlere vesile oluyor. Nihai amacım, kahve denilince Türkiye çağrışımı yapmasını sağlamak çünkü Türk kahvesi dünyanın ilk kahve pişirme yöntemi. Özellikle, kahve kültürünün bizim topraklarımızdan dünyaya yayıldığına dikkat çekmek istiyorum.

Pandemi nedeniyle işiniz nasıl etkilendi, sorunlarınız neler? Evinizde iş bölümü var mı? Pandemi sonrası için işiniz açısından planlarınız neler?

Son yedi aydır tecrübe ettiğimiz salgının getirdiği sağlık önlemleri nedeniyle herkes gibi bizler de ekonomik ve sosyal olarak büyük ölçüde etkilendik. Eşimle beraber evimizde karantina boyunca iş bölümü yaparak bu belirsiz süreci en az stresli olacak şekilde geçirmeye gayret ettik. Turkish Coffee Lady olarak, Virginia eyaletinde 2,5 yıldır işlettiğimiz Türk kahvesi kafemizin hizmetlerini sona erdirip tüm operasyonlarımızı dijital ortama taşımaya karar verdik. Pandemi sürecinde gelişen yeni gastro diplomasi projelerimiz aracılığıyla yüzyıllardır süregelen Türk gastronomi geleneklerinin tanıtılmasını ve aynı zamanda kadınların toplumsal kalkınmadaki önemine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. ABD’de satışa çıkarmayı planladığımız Türkiye’nin hazinelerini tanıtan yeni gurme Türk kahvesi serisimizi 25 Ağustos tarihinde Chef’s Touch Ankara’da kahve severler ile buluşturduk. Türkiye’nin kültürel miraslarından ilham alan kahve harmanları ülke markasına katkıda bulunmak adına İstanbul, Mardin, Kapadokya, Ege, Zeugma, Göbeklitepe, Patara ve Efes gibi tarihi kentlerin isimlerini temsil ediyor. Turkish Coffee Lady tematik ürün serisinin içinde geleneksel, dibek kahvesi, damla sakızı, kakule, karamel, çikolata, fındık ve çilek lezzetlerinde sekiz adet farklı aroma bulunuyor. Kadın girişimcileri desteklemek adına tasarlanan bu tematik kahve harmanlarının her bir paket satışından da yüzde 5’lik bir gelir kadın girişimciliğini destek amaçlı liderlik ve mentörlük programlarının geliştirilmesine bağışlanacak.

Pandemi sonrası sizce nasıl bir hayat ve ekonomi düzeni bizi bekliyor olacak, neler değişecek veya değişmeli?

Yeni dönem, yeni toplumsal ve ekonomik değerler yarattığı kadar ve uzun zamandır büyük kurumlar tarafından gözardı edilen bazı sosyal oluşumların da önemini artıracak. Şu anda pandemi döneminin etkisiyle topluma değer katmayı amaçlayan projelere büyük bir dönüş var. Bir çok önde gelen şirket toplumdan kazandıklarını topluma geri vermek için sosyal fayda projelerine ağırlık vermeye yöneliyor. Yeni dönemde başarılı bir işletme olmanın temelinde topluma yatırım yapmak ve sosyal yatırım stratejisi oluşturmak yatacak. Ne yazıkki, küresel çapta içinden geçtiğimiz pandemi döneminde en çok olumsuz etkilenen gruplar arasında kadınların sahip olduğu işletmeler bulunuyor. Kadın girişimlerini ve küçük işletmeleri korumak adına şimdiden ciddi önlemler alınması ve devamlılıklarını sağlamak adına dünya çapındaki kurumların güç birliği oluşturması çok kritik önem taşıyor. Turkish Coffee Lady olarak biz üstümüze düşen görevin farkındayız. Kadınların toplumu kalkındırmanın taşıyıcısı olduğuna inanarak yeni e-ticaret platformumuzda diğer kadın girişimcilerin de değerli çalışmalarına yer veriyor, yeni kahve ürünlerimizin gelirlerinden kadın girişimcilik programlarına bağışlıyoruz. Dayanışma içinde omuz omuza bu zor süreci beraberce aşacağız.

Son Güncelleme: 28.10.2020 15:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.