banner60

Kadın girişimci Dilek Ayan, zarar eden şirketi satın aldı, inovasyon ve patentlerle büyütüp globale taşıdı

Kadın girişimci Dilek Ayan, filo sektöründe zarar eden FMT Fleet Manager Turkey şirketini satın aldı. Geliştirdiği yazılımla 6 yıl gibi kısa bir sürede şirketi global hizmet sunan hem karlılığı ve cirosu hem de marka değeri ve patentleriyle değeri çok yüksek bir konuma taşımayı başardı. Ayan'ın bu başarısı sınırlarımızı da aştı. WEConnect, Dilek Ayan'ın şirketini uluslararası alanda 'En Hızlı Büyüyen İşletme Ödülü'ne aday gösterdi.

Kadın girişimci Dilek Ayan, zarar eden şirketi satın aldı, inovasyon ve patentlerle büyütüp globale taşıdı

Kadın girişimci Dilek Ayan, filo sektöründe zarar eden FMT Fleet Manager Turkey şirketini satın aldı. Geliştirdiği yazılımla 6 yıl gibi kısa bir sürede şirketi global hizmet sunan hem karlılığı ve cirosu hem de marka değeri ve patentleriyle değeri çok yüksek bir konuma taşımayı başardı. Ayan'ın bu başarısı sınırlarımızı da aştı. WEConnect, Dilek Ayan'ın şirketini uluslararası alanda 'En Hızlı Büyüyen İşletme Ödülü'ne aday gösterdi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
03 Kasım 2017 Cuma 18:26
Kadın girişimci Dilek Ayan, zarar eden şirketi satın aldı, inovasyon ve patentlerle büyütüp globale taşıdı
banner62

Kısa adı FİLODER olan Filo Otomotiv Kullanıcı ve Yöneticileri Dernegi Dilek Ayan, erkeklerin dünyasında kendine yer açmayı başarmış önde gelen kadın girişimcilerimizden biri. Onun bu başarısı global platform olan WEConnect'in de dikkatini çekti. Dilek Ayan, WeConnect tarafından Uluslararası alanda En Hızlı Büyüyen İşletme Ödülü'ne aday gösterildi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra iş hayatına atılan Dilek Ayan, 2006-2010 yılları arasında kurucu ortağı ve genel müdürlüğünü yaptığı Yönetsel Bilişim Teknolojileri şirketinden ayrılarak zarar eden FMT'nin (Fleet Manager Turkey) tamamını 2011 yılında satın aldı.

Müşterilerinin ihtiyaçlarını belirleyerek, yenilikçi bir yazılım uygulaması ile şirketi hızla büyüttü. FTM, bugün artık global hizmet sunan hem karlılığı ve cirosu hem de marka değeri ve patentleriyle değeri çok yüksek bir şirket haline geldi. Türkiye'nin yanı sıra Avrupa merkezli müşterilerine hizmet vermek için Londra'da da ofis açan Dilek Ayan'ın hedefi Türkiye ve İngiltere pazarında daha da büyümek.

Başarılı kadın girişimci Dilek Ayan, girişimcilik hikayesini istekadinlar.com'a anlattı.

AKLIMDA HEP KENDİ İŞİM VARDI

Girişimci olmaya nasıl karar verdiniz? Hikayenizi anlatır mısınız?

Okuldan sonra profosyonel olarak Kurumsal şirketlerde satış ve satış sonrası departmanlarda 4,5 yıl çalıştım. Ama aklımda hep kendi işim vardı ve şanslıydım çabuk gerçekleşti. 2005 yılında Yönbil A.Ş. kurucu ortağı ve Genel Müdürü olarak 5 yıl Almanya, Romanya, Türkiye pazarında Filo sektörüne özel donanım destekli yazılımlar sunduk. Türkiye’de henüz yokken akıllı sürücü takip ve tasarruf sistemini yerli ürettik. Almanya Ve TR Cebit te tanıttık. Ödüller aldık. 138 ülkede patentlenmiş ve dünya pazarıyla yarışan bir sistemdi. Blackbox tasarruf ve kaynak yönetim sistemi. Teknik servis, ürün reçetesi, talep alma, ekip kurmak vb birçok global tecrübeyi burada edindim. Çok şanslıydım, harika bir ekiptik.

Hizmet alanında ve müşteriyle daha çok iç içe olmak istediğime karar verdiğimde Filo Yönetimi Destek modelini kurgulamaya başladık ve FMT ile yollarımız böyle kesişti. Doğru zamanda doğru yerden başladık. Yönbil’de edindiğim talep, sektör, Yazılım, donanım tecrübe ve birikimleri çok hızlı yol almamızı sağladı.

KADINLAR DAHA HIZLI YOL ALABİLİYOR

Cesaret etmekte zorlanır kadınlar, siz nasıl cesaret ettiniz?

Aslında girişimci olma konusunda cesaret başlığını ele alırsak kadınlar kadar erkeklerde tereddüt ediyorlar. Bu biraz bizim kültürümüzde var. Risk almayı çok fazla sevmiyoruz ki bence mantıklı çerçevede yapılan her deneme riskten ziyade paha biçilemez tecrübe ve öğrenmeyi beraberinde getiriyor. Hayat kısa…

Kadınlar için biraz daha zor görünsede avantaja çevirmeyi başarabilirseniz erkeklere göre daha hızlı yol alabiliyorsunuz. En baskın sebeplerinden ilk ikisi bence ; kadınların hislerinin erkeklerden daha iyi olması ve detaylara olan düşkünlüğümüz. Dengeye kuran her kadın avantajlı olarak yolunda ilerleyebilir.

Girişimci olmaya karar vererek başladım diyemem. Henüz çocukken benim için başlamıştı bu süreç. Bana en çok heyecan veren şey ‘bağımsız olarak’ çözümler yaratmaktı. Kendi akışında 20'li yaşlarımda başlamıştı benim yolculuğum. Kararlarımı tek başıma almayı ve sonuçlarına da artı eksisiyle sahip çıkmayı ilk andan itibaren sevdim. Girişimcilik yolu üretme tutkusu, yüksek motivasyon, bağımsızlığa olan düşkünlük ve sorumluluk almakla birebir ilgili. Fakat bunların yanında doğru ekibin herşey olduğunu ve ekibimiz kadar güçlü olduğumuzu hiç unutmamak lazım. Tabi, çok sıkı çalışmaya hazır olmak bunların hepsinin önünde geliyor.

PROJEME SONUNA KADAR İNANIYORDUM

2011'de FMT ile yollarınız nasıl kesişti? Şirketi satın almanız nasıl gerçekleşti?

FMT ile yollarımız 2010 yılında ben o zamanlar yine Filo sektörüne donanım destekli yazılımlarla tasarruf odaklı hizmet veren bir başka şirketin ortağı ve Genel Müdürü iken kesişti. 2011 yılında diğer görevimden ayrıldım ve FMT’yi öngördüğüm yenilikleri hayata geçirerek Filo Hizmet sektöründe ilklere imza atacak bir şirkete çevirme amacıyla yola çıktım. Hibe veya kredi kullanmadım. Aktif olarak öncesinde iş hayatında ve özellikle Filo sektöründe olduğum için yeteri kadar maddi ve bilgi birikimim vardı. Olmasaydı da hiç çekinmeden kredi-hibe alırdım. Çünkü sonuna kadar inanıyordum projeye. Toplamda 15 yılı aşkın süredir aralıksız olarak Filo kullanan şirketlere güvenlik ve tasarruf odaklı, patentli, yenilikçi, teknolojik çözümler sunuyoruz.

Ailem her zaman en büyük destekçimdi. Çevremde çok inandığım ve vizyonu güçlü kişilerle projelerimi paylaştım bugüne kadar. Her şeyin enerjisi olduğuna inanıyorum. Özellikle potansiyel müşterilerimizin üst düzey yöneticilerinin görüşlerini aldım. Köstek olan kişiler oldukça azdı ama vardı. Onlarsa yenilikten çekinen kişilerdi ve bu beni durdurumadı.

TEKNOLOJİ FİLO DESTEK HİZMET MODELİ İLE BAŞARDI

Para kaybeden FMT'yi satın aldıktan sonra nasıl bir yenilik getirdiniz, ne kadar zamanda sonuç aldınız, o süreci anlatır mısınız, bunu nasıl başardınız?

2011 yılında ilk olarak Avrupa’nın en büyük Filo Yönetimi Hizmet şirketi olan HPI Fleet ile görüşmelere ve Almanya’da ziyaretlere başladık. Kısa sürede Türkiye gibi büyük ve boş bir pazara girme istekleri sayesinde Türkiye Ortadoğu temsilcilik sözleşmesi imzaladık. Sözleşme uyarında HPI Fleet’in yazılım ve sistemlerini kullanarak Avrupa merkezli hizmetleri Türkiye’ye sunacaktık. Herşey harika gibi görünürken Türkiye’de ki global şirketlerin dahi HPI Fleet’in sistemi ve yazılımlarını sıcak karşılamamaları üzerine yaklaşık 1 yıl sadece ihtiyaç anlamak ve hizmet tanımlamakla geçti. 2012 yılının sonunda Dünya’da benzeri olmayan Türkiye’ye özel tanımladığımız ve 3 farklı patentle hali hazırda korunan ‘Teknolojik Filo Destek Hizmet Modeli’ ni pazarlamaya başladık.Tüm yazılımlarımızı kendimiz geliştiriyoruz ve sadece müşterilerimiz için kullanıyoruz. Kurumsal şirketlerin Global beklentilerine karşılarken Türkiye’nin dinamiklerine uygun Avrupa standartlarında, şeffaf ve ölçümlenebilir bir model yaratmıştık. Kurumsal dendiğinde mutlaka tasarruf sağladığınızı daha ilk aydan görmek isterler ve bunu da fiyat-hizmet skalamızla başarmıştık. En iyi fiyata en iyi hizmet efsanesini kendi adımıza gerçekleştirdik. Bunu yaparken en büyük desteğimiz ‘Teknoloji ve İnavosyon’ oldu. İlk geçiş müşterimiz Sabancı grubundan Akçansa oldu. O dönemin IK Direktörü ve IK Müdürü oldukça vizyoner ve yeniliğe açık davranarak hizmeti denemeye başladılar. 2013 yılından bu yana memnuniyetle ‘Teknolojik Merkezi Hizmetlerimizi’ tüm müşterilerimize genişleyerek sunuyoruz. Bizimle ve patentli sistemlerimizle çalışmaya başlayıp sözleşme sonlandıran müşterimiz olmadı. Her yıl yenilikler ekleyerek sistemimizi geliştiriyor ve müşterilerimize ücretsiz upgrade yapıyoruz. Kalifiye iş gücü ve teknoloji bir paket olarak sunuluyor.

Eğer hedef pazarınızda doğru hizmeti tanımlayıp yeteri kadar esnek ve doğru maliyet yönetimiyle sunabilirseniz başarı kaçınılmaz olacaktır. Devamlılığı içinse müşteri odaklı olmak, doğru ekibi kurmak, ekibin aileniz gibi olması, sürekli ve sürekli eğitime ve gelişime yatırım yapmanız şart. Aksi taktirde 1 yılı bulmadan pazarda yok olabilirsiniz.

FMT olarak hepsi beyaz yaka ve özel eğitimli Filo Yöneticilerimiz ve akıllı yazılımlarımız sayesinde kısa sürede sonuç aldık. FMT tüm çalışanlarımızın şirketidir ve biz işini seven, müşterilerini seven çok çalışan büyük bir aileyiz.

FİLO ŞİRKETLERİ TASARRUF EDİYOR

Şirketlere verdiğiniz hizmeti bir iki cümleyle açıklayabilir misiniz, ‘Teknolojik Filo Destek Hizmet Modeli’ ile tam olarak ne yapıyorsunuz, şirketler nasıl bir fayda sağlıyor? Neden önemli?

Özmal veya kiralık araç filosu kullanan kurumsal şirketlerin filo parkını kendi teknolojik geliştirmelerimizle tasarruf, İSG, ölçümlenebilirlik ve sürdürülebilirlik odaklı yönetip, raporluyoruz. Filo kullanan şirketlere, satınalma süreci hariç, tedarikçi hizmetleri KPI ve SLA dahil, operasyonlar, bütçeleme hedefleri, şikayet yönetimi, sürücülerin yolda güvenliği, kaza kriz anı yönetimi, teknik ve operasyonel yönetimlerin tamamını sunuyoruz. Anlamlı veriler ve raporlarla her yıl filo giderlerinde tasarruf, kaza oranlarında düşüş ve şirket hedeflerinin tutturulmasını sağlıyoruz. Müşterilerimizde memnuniyet oranımız yüzde 99,8. Her ay yapılan tarafsız anketlerle bu sonucu şeffaflıkla paylaşıyoruz.

Şu anda kaç bin araçta filoxi uygulaması bulunuyor?

Filoxi araç içinde bulunan bir donanım değil. Cep telefonları ile yönetilebilen ve merkez bağlantılı bir yazılımdır. Özel eğitimli uzman ekip+yazılımlar+ sistem kurgusu= Filoxi 10.000’lerce...

Filoxi uygulamanız şu anda kaç araç kullanıyor? Hedefiniz nedir?

Avrupa dahil tüm müşterilerimizde Filoxi kullanılıyor. Dışarıya yazılım kiralaması veya satışı yapmıyoruz. Binlerce araç 10 binlerce kişi sistem üzerinden kontrol ediliyor ve üst sınırımız yok.

İlk müşteriniz Sabancı Holding'i sizinle çalışması için nasıl ikna edebildiniz?

Doğru paketle, doğru zamanda, doğru kişilerle bir araya gelmiştik. Sisteme inandılar. Bizde onları çok iyi dinledik ve memnuniyet garantisi verdik. Süreç kendiğinden tamamlandı. Bizim en kıymetli ve vizyoner müşterilerimizden biridir.

DÖRDÜNCÜ PATENT YOLDA

2016'da geliştirdiğiniz 3 yeni uygulamanın patentini de aldınız, nedir bunlar ne işe yarıyor anlatır mısınız?

Şu an 4. Patentimiz yolda.. Patentlerimiz incelemeli patentlerdir. ‘Yenilik’ kriterinde kendi alanımızda benzerimiz yok. İddialı bir söz belki ama ‘basit iyidir’ temasıyla maliyet yaratmadan çözüm sunan geliştirmeler yaptık. Birçok firmanın gözünden kaçan detayları yakaladık. Herşey bulut alt yapısıyla kontrol ediliyor ve her Filo datası, detayı, verilen-alınan hizmet 7/24 kayıt altında tutulabiliyor.

Filo oldukça teknik bir konu olmasına rağmen IK, ISG ve idari işler gibi tüm departmanları 1. Derecede ilgilendiriyor. Fakat IK, ISG üst düzey yetkilileri Filo detayı bilmek zorunda değil. Sistem ay sonunda otomatik data ve raporlar üreterek gerçek operasyonları hiçbir teknik bilgi gerektirmeden yönetim kurulu seviyesinde anlamlı verilere çeviriyor. Bu sayede maaşlardan sonra en büyük ikinci maliyet olan Filo giderlerinin ve gerekliliklerinin sürekli güncel veriye dayalı takip edilmesini de sağlıyor.Tüm tedarikçiler ve sürçler tek şemsiye altında toplanırken bağımsız satınalma devam edebiliyor.

ISG için güvenli sürücüler, riskli sürücüler ve alınabilecek önlemler sürekli sistem tarafından hesaplanıyor ve raporlanıyor.

3 yazılımızda Filo kullanan kurumsal şirketlere bir donanım mecburiyeti, APP indirme mecburiyeti olmadan araç, sürücü, tedarikçi arasında minumun eforla maksimum verimliliği sağlayan çözümler sunuyor. Detayları çok teknik olduğu ve uzun olduğu için kısaca amaçlarını tanımlamak istedim.

LONDRA OFİSİ AÇILDI, 2 YENİ ŞUBE AÇILACAK

Aynı yıl Londra'da bir ofis açtınız. Sınırları aşmayı nasıl başardınız? Bu kararı neden ve nasıl aldınız, neden Londra? Başka şehirler de gündeme gelecek mi?

Filo yönetimi hizmet modelinin doğduğu ülke İngiltere. En büyük etken bu oldu. Bizi besleyen birçok Filo Yönetimi derneği, seminerler, kongreler ve çok büyük bir pazardan Avrupa’nın göbeğinde tüm Avrupa’ya hizmet verme hedefiyle Londra ilk Avrupa şubemiz oldu. 2 yıla yaklaşıyoruz ve birçok manada kazanımımız oldu. 4. Patentimizin geliştirmesine burada olmamız sayesinde başladık. Londra’da Etkin Filo Yönetimi için katıldığımız bir kongre sırasında fikir ortaya çıktı.

Hali hazırda Avrupa merkezli müşterilerimize hizmet vermeye Londra ofisimizle başladık ve hedeflerimiz gittikçe büyüyor. Önümüzdeki 2 yıl yeni şube açmayı hedeflemiyoruz. Türkiye ve İngiltere pazarında büyümeyi hedefliyoruz.

2016 yılı nasıl geçti, 2017 hedefiniz nedir?

2016 yılı hedeflerimizi tuturduk. 2017 hedeflerimizin üzerine çıktığımız yıl oldu. Tüm müşterilerimize ve ekibimize ne kadar teşekkür etsem azdır.

BAŞARI DUYGUSU EN BÜYÜK MOTİVASYONUMUZ

WEConnect tarafından Uluslararası alanda En Hızlı Büyüyen İşletme Ödülü'ne aday gösterildiniz. Bu adaylığın önemi nedir? Size dönüşü ne oldu?

Başarı duygusu en büyük motivasyonumuz. Kendim ve ekibim bu adaylıktan çok mutlu olduk, gurur duyduk. WeConnect gibi global bir platformda böyle bir adaylık bizim için büyük prestij oldu.

KADINLAR KORKMASIN, İNANDIKLARI PROJELERDE ISRARCI OLSUN

Kendi işini kurmak isteyen kadınlar nasıl bir yol izleyeceklerini, nereden başlayacaklarını dahi bilemiyorlar. Onlara hangi tavsiyelerde bulunursunuz?

İnandıkları projelerde ısrarcı olsunlar fakat esnemekten ve müşteri ihtiyacını 4 kulakla dinlemekten asla vazgeçmesinler. Bazen ihtiyaç yaratmak girişimciye düşer. Her olayı ve sektörü bağımsız değerlendirmek lazım. Köfte dahi satacaksalar teknolojiyi arkalarına alsınlar. Ekiplerini inansınlar, inanmadıkları ekiple çalışmasınlar. Liderlik güzeldir, patronluk girişimcinin düşmanıdır. Söyleyerek değil davranarak kanıtlasınlar işlerine olan saygılarını. Her şeyi herkese satamazsınız. Bu hataya düşüp asla enerjilerini yanlış potansiyelle harcamasınlar. Onları bekleyen çok fazla fırsat var. En iyi iş en düşük sermayeyle ve kazandıkça büyüyen iştir. Risk tadında alındığında sonuç ne olursa olsun kazanırlar ve asla yılmadan inararak devam etsinler.

BAŞ-ARI çok çalışmaktan, arı gibi çalışmaktan geçiyor. Son tavsiyem asla para odaklı çalışmasınlar. Zararına asla iş yapmasınlar. Etik ve başarı odaklı çalışsınlar. Kendi değerlerini bilerek öz güvenle yola çıksınlar ve KORKMASINLAR…. Neye inanıyorsalar o gerçektir.

Son Güncelleme: 04.11.2017 10:57
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.