QTM Havacılık Genel Müdürü Gökben Aksoy "Erkekler Yanındayız gibi derneklere destek olmalı ki eşitlik sağlanabilsin"

Türkiye'nin güçlü iş kadınlarından Q Aviation B.V. Hollanda ve Solar Yeşil Enerji İnşaat'ta  yönetim kurulu üyeliği de yapan QTM Havacılık Genel Müdürü Gökben Karaaslan Aksoy, "Yönetim kademelerindeki erkekler YANINDAYIZ, Yönetim Kurulunda Kadın, Bağımsız Kadın Direktörler Platformu, Profesyonel İş Kadınları Derneği (PWN) ve %30 Kulübü Türkiye gibi derneklere destek olmalı ki işleyen bir toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanabilsin."dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
21 Mayıs 2020 Perşembe 01:15
QTM Havacılık Genel Müdürü Gökben Aksoy "Erkekler Yanındayız gibi derneklere destek olmalı ki eşitlik sağlanabilsin"

Savunma saniyii ve enerji sektörleri erkek egemen sektörler olarak bilinse de bu alanlarda da başarılarını ispatlamış güçlü kadınlarımız var.

İş kadını Gökben Karaaslan Aksoy da onlardan biri. Üniversitede iktisat eğitimi aldıktan sonra Kanada'da aldığı eğitimlerde ise edindiği insan kaynakları yönetimi ve Kanada Menkul Değerler Sertifikası ile Kanada'daki farklı bakanlıklarda e-devlet projelerinde yönetici olarak çalışmış.

Başarılı iş kadını Gökben Karaaslan Aksoy, sonrasında ise Türkiye, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya ve Kuzey Afrika gibi ülkelerde havacılık, savunma sanayi, petrol ve gaz, güvenlik, gayrimenkul ve lojistik sektörlerinde çeşitli kademelerde yöneticilik yapmış, üretim ve hizmet sektöründeki global şirketlerde iş geliştirme bölümünü ve yatırım porföyünü yönetmiş.

Hindistan'daki Punj Lloyd Grup'un yanı sıra Çelebi Hava'da ise proje ve yatırım yöneticiliği yapan Gökben Karaaslan Aksoy,  yiyecek ve içecek sektöründe lider Alman menşeili ve Petrol & Gaz sektöründe global projeler yapan Birleşik Arap Emirlikleri tescilli şirketlerin iş geliştirme ve strateji danışmanlığını yapıyor.

Aynı zamanda Q Aviation B.V. Hollanda ve Solar Yeşil Enerji İnşaat'ta  yönetim kurulu üyesi olan Aksoy, İzmir Serbest Bölge’de QTM Havacılık'ın kurulumunu gerçekleştirdi.

Halen QTM Havacılık Genel Müdürlüğü yapan başarılı iş kadını Gökben Karaaslan Aksoy, bu müthiş kariyer yolculuğunu İşte Kadınlar'a anlattı. 

 

GÖKBEN KARAASLAN AKSOY KİMDİR?

Sizi tanıyabilir miyiz, nerede, kaç yılında doğdunuz, hangi okullarda eğitim aldınız?

Adana’da 1972 yılında doğdum. Mersin’de İçel Anadolu Lisesi ve ardından Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü'nden mezun oldum. Kariyer planlarıma katkı amaçlı, Toronto, Kanada’ya gittim. Toronto Üniversitesi, MBA ve sonrasında İK Yönetimi ve Kanada Menkul Değerler Sertifikalarını aldım. İş hayatım süresince de çeşitli eğitimlere devam ettim ve halen devam ediyorum.

Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi? Yıllara göre hangi kurumlarda, hangi pozisyonlarda ne kadar süre ile çalıştınız, şimdi hangi kurumda ve hangi pozisyonda çalışıyorsunuz?

MBA’den hemen sonra 2001-2006 yılları arasında Kanada Federal Devleti’nin İş ve Tüketici Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı ortak projesi olan kamu ve tüzel Kişilere sağlanmak amaçlı başlatılan e-devlet uygulama projesinde yönetici olarak çalıştım. Devamındaki yıllarda farklı aralıklarla Türkiye, Hindistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İspanya ve Kuzey Afrika ülkelerinde; havacılık, savunma sanayi, petrol ve gaz, EPC, güvenlik, gayrimenkul ve lojistik sektörlerinde çeşitli kademelerde yöneticilik yaptım. 20 yılı aşkın deneyimim esnasında Türkiye, Hindistan, Avustralya, İngiltere, Sudi Arabistan, Almanya ve Hollanda menşeli üretim ve hizmet sektöründe olan şirketlerin global iş geliştirme ve yatırım portföy yöneticiliğini üstlendim.

Daha sonra Punj Lloyd Grup - Hindistan ve Çelebi Hava Servisi şirketlerinde proje ve yatırım yöneticiliği yaptıktan sonra, gayrimenkul sektörünün bilinen isimlerinden olan Turyap adına yerel ve uluslararası pazarda yatırım danışmanlığı yaptım.

Kariyerime üretim sektöründe devam etmek istediğim için, Hollanda menşeili ve havacılık sektöründe sivil ve askeri alan liderlerinden birisi olan iştirakin, global satış ve yatırım danışmanlığının akabinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı yatırımcılara sağladığı teşvik ve üretim imkanlarından faydalanarak İzmir Serbest Bölge’de QTM Havacılık Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. kurulumunu gerçekleştirdim.

Hala bu iştirakin genel müdürlüğünü yapmaktayım. Ayrıca Kanada vatandaşıyım. Mevcut iştiraklerimin dışında, bana her konuda destek olan eşim Atınç Aksoy ile yiyecek ve içecek sektöründe lider Alman menşeili ve petrol ve gaz sektöründe global projeler yapan Birleşik Arap Emirlikleri tescilli şirketlerin iş geliştirme ve strateji danışmanlığını yapmaktayım. Aynı zamanda Q Aviation B.V. Hollanda ve Solar Yeşil Enerji İnşaat şirketlerinde yönetim kurulu üyesiyim.

İŞ KADINI GÖKBEN KARAASLAN AKSOY

İŞ GELİŞTİRME VE PORTFÖY YÖNETİMİNDE UZMAN

Hangi alanda uzmansınız, özellikleriniz neler, kısaca anlatır mısınız? Sizin mesleğinizi seçmek isteyen veya bu yolda ilerleyenler kadınlara rehber olması için yaptığınız işle ilgili, uzmanlığınızın olduğu konuda püf noktalarını paylaşır mısınız?

Petrol ve Gaz, İnşaat ve Altyapı, Havacılık, Savunma sanayi, Endüstriyel Güvenlik Sistem Çözümleri, F&B sektörlerinde iş geliştirme, yönetim, ihale projeleri hazırlama, sözleşme yönetimi ve ekip yönetimi konusunda 20 yılı aşkın deneyim sahibiyim. Uzmanlık alanım iş geliştirme ve buna bağlı projeler devamında yatırım portföy yöneticiliği.

Yatırım derken, şunu demek istiyorum geliştirilen işleri bir yatırım olarak düşünürsek bunun sürekliliği ve karlılığı konusunda devamını sağlayacak adımların gerçekleştirilmesini kastediyorum. İş geliştirme uzmanlığımı uzun süredir havacılık ve savunma sanayi sektöründe yapıyorum. İşin doğası gereği çok fazla seyahat gerektiriyor ama en önemli olan doğru bağlantıları kurup bunları her daim aktif tutabilmek. Ülkemizde yeni oturan bir kavram bu, iş geliştirme ve satış birçok platformda karıştırılıyor. Satış, iş geliştirmenin kollarından birisidir ama detaylı inceleyecek olursanız birçok farklı alanı vardır. Doğru bağlantı ağınızı hedef sektörlerde oluşturduktan sonra, karlı projeleri geliştirip, sonucunu çeşitli gelir kategorilerine çevirebilirsiniz. Proje geliri, satış geliri, danışmanlık geliri vs gibi.

Bence en önemli püf noktası, geliştirdiğiniz işin bir ihtiyaçtan ya da eksiklikten kaynaklanması. Mesela satışta da öyle değil midir, karşınızdaki müşterinin sorunlarına odaklanırsanız ona en doğru strateji ile yaklaşırsınız.

İş geliştirme; bu resme daha büyük çerçeveden bakmaktır. Geliştirdiğiniz bir proje alt kırılımlarında başka birçok projeye dönüşebilir. Özetlemek gerekirse, hedef sektör, doğru bağlantılar ve ihtiyaç tespiti. Bu bahsettiklerimi eş zamanlı yerleştirebilirseniz denkleme, başarı kaçınılmaz oluyor ve tabi ki uzun soluklu işler olduğu için sebat, özveri, enerji ve sıkı takip gerektiriyor.

Çalıştığınız kurum hangi alanda faaliyet gösteriyor. İşinizde tam olarak neler yapıyorsunuz anlatır mısınız? Yeni projeleriniz neler?

Çalıştığım kurum Havacılık ve Savunma Sanayi sektöründe faaliyet göstermektedir. ATEX (parlayıcı ve kolay yanıcı ortamlarda kullanılan ürünlerin yapıldığı yer için alınan uluslararası bir sertifikadır.) ve normal, Açık Deniz Helikopter Pist Işık Sistemleri üretimi ve ürünün son kullanıcılarına ihracatı faaliyet alanımızdır.

Genel Müdür işlevlerinin tümünden sorumluyum. Yıl sonuna kadar 45 kişiye çıkması planlanan üretim hattımız halihazırda yönetim dahil 17 kişilik bir ekiptir.

Amaçlarımız arasında Türk üreticilerin, ürün parçaları için üretim kapasitesini artırmak ve ulusal istihdam yaratmak amacıyla tedarik zincirine doğrudan katılım sağlamaktır. Proje çalışmalarımız her daim devam ediyor aslında özellikle AR-GE alanında, elektronik ürünler olduğundan devamlı geliştirebiliyorsunuz bu da bize devamlı bir proje zinciri oluşturuyor.

KADINLAR ÇALIŞMALI ÇÜNKÜ...

Çalışan kadın olmak ne demek nasıl açıklarsınız? Kadınlar neden çalışmalı?

İş kadını olmak ne demek?

İzin verirseniz bu ve bir sonraki soruyu birlikte cevaplamak isterim. Aslında insanların kadın erkek şeklinde ayrılmasının toplumsal düşünce yapısından kaynaklandığını düşünüyorum. İş kadını, iş adamı gibi ayrımlar işte bu sorduğunuz soruların sorulmasına sebebiyet veriyor. Hepimiz biliyoruz ki iş insanı, bilim insanı daha bütüncül bir yaklaşım. Fakat demek istediğinizi anlıyorum çünkü toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığı bir ortamda bulunuyoruz. Bu da özellikle iş hayatını ve devamında özel hayatı olumsuz etkileyen durumlar yaratıyor. Evrensel bir sorun bana sorarsanız.

Çalışma yaşamında türlü desteklerle kadının üretkenliğini, özgüvenini, ekonomik özgürlüğünü sağlamaya çalışırken, geleneksel değerlere ve mahalle baskısına dayalı tutumlar özellikle iş hayatında birçok sorunu beraberinde getiriyor.

Bu bakış açısında, inanmazsınız ama çok modern görünen aslında destek veriyormuş gibi bir tutum sergileyip sonuçta hiçbir katkıda bulunmayan insanlar var. İnsanlar diyorum çünkü maalesef bu konuda bazı hemcinslerimiz de mevcut.

Çalışan kadın olmak bu tarz yaklaşımlara rağmen sebat göstererek, emek harcayarak hak ettiği şekilde toplumun refahına, üretkenliğine ve bulunduğu ülkenin ekonomisine katkıda bulunacak şekilde her çalışan birey gibi çalışmaktır. Üretken insan, çalışan insan, yararlı insan her daim önce kendisine ve akabinde çevresine de faydalı bir birey olacaktır düşüncesindeyim. Fakat daha önce de dediğim gibi toplumsal cinsiyet eşitliği esas olmalıdır.

Kadınlar neden çalışmalıdır, kadın da bir insandır üretecek, çalışacak, faydalı olacak, geliştirecek, başarılı olacak ve toplumun işleyen bir demiri olacaktır. Aksi takdirde sosyal, iş ve özel yaşantıda dengenin sağlanması pek mümkün değildir. Çok zor geçinen bir ailede tek kişi çalışarak ne kadar imkan sağlayabiliyorsa, düşünün ki 2 kişi çalışıp üretip daha iyi şartlar sağlayabilirler. Bu en basit örneği. Çalışıp üreten kadın, bu illa ki bir işyeri anlamında değildir farklı katkı yöntemleri vardır. Evden çalışıp üreten kadınlarımız, proje bazlı destek veren kadınlarımız, örnekleri çoğaltabiliriz. Yani demem o ki işleyen demir ışıldar.

En son olarak eklemek istiyorum bu konuya, toplumda ne kadar yüksek ve doğru derecede cinsiyet eşitliği olursa, bir o kadar kültürlü, çalışkan, üretken ve medeni bireyler yetişir.

ÇALIŞAN KADININ SORUNU CİNSİYETÇİ YAKLAŞIMLAR

Siz hangi engellerle karşılaştınız, tanık olduğunuz veya yaşadığınız enteresan durumlar var mı? Çalışan kadınlar- iş kadınları karşılaştıkları engelleri nasıl aşabilir?

Benim iş hayatım başlangıçtan bugüne kadar çok dinamik geçti. Hala da öyle aslında ama üst düzey yönetici olduktan sonra daha çok ekip yönetme, takip ve sonuç odaklı gidiyorsunuz. Hangi engellerle karşılaştım; mesela geleneksel tutumlar, kadın olmamdan ötürü, özellikle karar verilmesi gereken durumlarda çok objektif olmama rağmen duygusal bakış açısı iddiasıyla ekarte etmeye çalışmak. Cinsiyetçi yaklaşımlar. Çalıştığım sektörlerden ötürü kadın olarak bu sektörlerde başarılı olamayacağım önyargısı. Tabi ki en kızdığım yönetim tarafından kadın çalışanlara keyfi olarak oluşturulan “cam tavan” uygulaması, daha da açmak gerekirse; görülmeyen ancak aşılamayan engellerin varlığı.

Fakat bunların hiçbirisi aşılamayacak engeller değil ki, bu zamana kadar gelebildim. Yılmamak gerekiyor, duygusal zekanızı iş zekânız kadar geliştirmeniz lazım, aksi takdirde dengesizlik oluşabiliyor. İnsanın önce kendine inanması lazım ve daha sonra gerçekleştireceği her alandaki projelerle alakalı doğru donanıma sahip olması gerekiyor.

Mesela ben şu anda bağımsız yönetim kurulu üyeliğini hedefliyorum, ama gerçekten aktif olabileceğim bir görevde olmak istiyorum, sadece SPK mevzuatından kaynaklanan bir şekilde değil. Girişimlerim oldu, hatta eşim bu konuda bana ilk destek olup teşvik edenlerden. Hiç üşenmeden CV’mi tüm liste şirketlere yolladı. Geri dönüşler oldu ve mutlu oldum tabi ki. Yedi sekiz şirkette  SPK’da adaylığım yayınlandı fakat seçilemedim. Ne yazık ki o mecralarda da dinozor geleneği var. Umutsuzluğa kapılmadım, daha fazla bağlantı daha fazla altyapı çalışması yapıp tekrar tekrar deneyeceğim.

YÖNETİMDEKİ ERKEKLER EŞİTLİĞİ DESTEKLEMELİ

İstihdamda daha fazla kadının yer alması için kadınlara bir çağrınız var mı? Kadın erkek eşitliğinin sağlanması için erkekler neler yapmalı, erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?

Evet var, daha önce de söylediğim gibi kendilerini mutlaka yetiştirsinler, doğru platformlarda doğru bağlantıları kursunlar. Bu bağlamda Türkiye’de çok güzel oluşumlar var mesela bir tanesi sizsiniz ki bizim gibi iş insanlarına fırsat tanıyarak sesimizi duyuruyorsunuz.

YANINDAYIZ derneği var, çok güzel projeler yapıyorlar. Bakış açıları kendi ifadeleri ile: “Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve cinsiyete dayalı ayırımcılığa neden olan her türlü engel ve önyargı ile mücadeleye erkeklerin daha çok ve aktif katılımı yoluyla sağlanacak farkındalık ile yasalarda, kurumlarda ve toplum hayatında gereken dönüşüme katkıda bulunacağız.”

Egon Zehnder International, Egon Zehnder Türkiye, Yönetim Kurulunda Kadın, Bağımsız Kadın Direktörler Platformu ve Profesyonel İş Kadınları Derneği (PWN) ve %30 Kulübü Türkiye bu düşüncenin ve projelerin en büyük destekçileri olan oluşumlar.

Erkek iş insanları özellikle üst düzey yöneticiler ve yönetim kurulu üyeleri yukarıda saydığım oluşumlara daha fazla ve gerçek destek vermeliler ki eşitlik sağlanabilsin. Herkes birbirinden bir şeyler öğrenmeli ve aktarmalı ki işleyen bir toplumsal cinsiyet eşitliği sağlansın.

CORONAVİRÜS AĞUSTOS'TAN SONRA ETKİLEYECEK

Pandemi nedeniyle işiniz nasıl etkilendi, evde neler yapıyorsunuz, iş bölümü nasıl?

Biz ihracat yaptığımız ve stoklu çalıştığımız için şu ana kadar çok etkilenmedik fakat, bu süreçte ertelediğimiz ve iptal ettiğimiz işler oldu sanırım bu daha çok Ağustos ayından sonra bizi etkileyecek.

Elimizde zaten siparişlerimiz vardı ve üretim planımızı ona göre ayarlamıştık, şimdi bir taraftan iş geliştirme çalışmalarımız devam etmekte, fakat dediğim gibi Ağustos-Eylül bizim için durağan bir zaman olacak.

Evden çalıştığım ve sokağa çıkma yasağı olduğu zamanlarda aslında iyi vakit geçirdim. Eşim hayat müşterektir prensibiyle hareket eden bir birey, o yüzden çok zorlanmadım ve şanslıyım açıkçası. Kendime biraz daha zaman ayırabildim, kitap okudum, kara kalem çizim yapmaya başladım basit şeyler ama güzel bir uğraşmış. Bol bol yemek yaptım ama maalesef hazin son kilo aldık tabi ki şimdi tekrar vereceğiz o kiloları.

Pandemi sonrası yeni normal hayatta sizce bizi nasıl bir hayat, ekonomi bekliyor?

Çok kötümser olmak istemiyorum ama sabırlı ve sakin olmamız gereken bir süreç bekliyor hem ekonomik hem de sosyal anlamda. Bu süreçte tükettiğimiz şeylerin ne kadar değerli olduğu kanaati herkese yerleşmiştir umarım ve daha sonrasında buna göre davranırız. Tabi ki insanların alışkanlıklarından vazgeçmesi veya hep dikkatli yaşaması mümkün olmamakla beraber ekonomik ve sosyal anlamda elinden geldiği kadar dikkatli olunursa daha yumuşak bir geçiş olur diye düşünüyorum.

Ülkemizin durumuna çok girmek istemiyorum ama resesyon birçok ülkenin gündeminde olacaktır, ah vah yapmak yerine çözüm odaklı politikalar ve uygulamalarla her engel aşılır. Önce sağlık tabi ki...

 

 

Son Güncelleme: 24.05.2020 14:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.