Canan Güllü'den Ahmet Hakan'a;"Oran binde 1 dahi olsa ensest için büyük rakamdır"

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü'den Ahmet Hakan'a ensest yanıtı.

Canan Güllü'den Ahmet Hakan'a;"Oran binde 1 dahi olsa ensest için büyük rakamdır"

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü'den Ahmet Hakan'a ensest yanıtı.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
07 Eylül 2017 Perşembe 12:08
Canan Güllü'den Ahmet Hakan'a;"Oran binde 1 dahi olsa ensest için büyük rakamdır"
banner62

"Murat Başoğlu’na niye şaşırıyoruz? Türkiye’de ensest oranı yüzde 40!"

Murat Başoğlu'nun yeğeniyle yaşadığı ilişkiye toplumun tüm kesimlerinden tepki gelirken, Hürriyet yazarı Melis Alphan köşe yazısında sunucu Murat Başoğlu’nun yeğeniyle olan ilişkisine gönderme yaparak, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) hazırladığı ancak yayımlayamadığı ensest raporundan söz etmişti. Alphan köşesinde rapora atıf yaparak, Türkiye’de ensestin yüzde 40 oranında olduğunu ifade etmişti.

Alphan'ın bu yazısına aynı gazetenin bir başka köşe yazarı Ahmet Hakan  “‘Ya zaten Türkiye’nin yüzde 40’ı ensest içinde’ falan diye üfürme rakamlarla bile meşrulaştırılamayacak bir vaka bu.” diye yazdı. Murat Başoğlu'nun ensest ilişkisi için ise " Murat Başoğlu ile yeğeni arasındaki gönüllü ilişki gibi bir ilişkiden yani" ifadesini kullandı. 

Ahmet Hakan, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun,  Türkiye Ensest Atlası Projesi’ndeki “Türkiye’de ensest yüzde 40” şeklinde raporuna  ise “üfürme” şeklinde karşılık vermişti.

TKDF Başkanı Canan Güllü, yayınladığı açık mektupta Ahmet Hakan'ın bu açıklamalarına tepki verdi.

Güllü'nün  “Sayın Ahmet Hakan’a açık mektubumuzdur” başlıklı açıklamasında “TKDF, 2015 senesinde Türkiye’nin 56 ilinde Türkiye Ensest Atlası ismiyle bir araştırma yürütmüştür. Devlet kurumlarından hali hazırda ensest ve kadına yönelik şiddet konularında objektif veri toplamanın imkansızlığını göz önünde bulundurduğunuzda, TKDF’nin verileri Türkiye’de kadın ve çocuğa karşı şiddet araştırmalarında kullanılan sistematik, güvenilir ve doğrulanmış verilerdir.” ifadeleri kullanıldı.

TKDF Başkanı Canan Güllü'nün Ahmet Hakan'a Açık Mektubu şöyle; 

“3-4-5 Eylül 2017 tarihli köşe yazılarınıza istinaden ensest ve cinsel istismar konularında kafanızın hayli karışık olduğunu görüyoruz; belli ki ensest gibi “tabu” kabul edilegelen bir kavramın aile içinden çıkıp kamuoyunda tartışılmaya başlanmasına hazırlıksız yakalandınız. Oysa Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Türkiye’deki ensest gerçekliği üzerine onlarca yıldır çalışıyor, kadın hareketi Türkiye’de cinsel şiddet sorununu kamuyoyu gündeminde tutabilmek için senelerdir emek harcıyor. Magazinel bir figür üzerinden yapmaya çalıştığınız populizme alet olmaya niyetimiz yok, ancak kamuyounu aydınlatmak üzere asıl bizim söyleyeceklerimiz var;

1.    Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu ensest ve cinsel şiddet konularında uzun yıllardır vaka bazlı çalışmaktadır. Halihazırda Türkiye’nin tek Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hatti’nı işletmekte olan TKDF, hattı arayarak destek talebinde bulunan vakaların analizini yapar, çözüme yönelik olarak vakayı yetkili mercilere yönlendirir ve vakaların takibi yapar. Aile içi şiddet acil yardım hattına gelen / yönlendirilen vakalar, kişiler ve vaka içerikleri anonim tutulmak üzere kamuoyuyla sayısal veri olarak paylaşılır. Bunun yanısıra TKDF, 2015 senesinde Türkiye’nin 56 ilinde Türkiye Ensest Atlası ismiyle bir araştırma yürütmüştür. Devlet kurumlarından hali hazırda ensest ve kadına yönelik şiddet konularında objektif veri toplamanın imkansızlığını göz önünde bulundurduğunuzda, TKDF’nin verileri Türkiye’de kadın ve çocuğa karşı şiddet araştırmalarında kullanılan sistematik, güvenilir ve doğrulanmış verilerdir.

2     Kamuoyunu çeşitli hukuki terimlere boğmadan, size ensestin sadece “cinsel ilişki” anlamına gelmediğini hatırlatmak isteriz. Mümkün olan en geniş tanımıyla ensest, taciz ve taciz edenin cinsel uyarılması ve tatmini için çocuğa ve gence yönlendirilmiş her türlü fiziksel ve fiziksel olmayan sistematik davranış ve şiddettir. Taciz edenin kim olduğuyla ilgili temel kriter kan bağı olmaktan ziyade, çocuk üzerinde anne-baba gibi otoritesi ve güç ilişkisi bulunan akraba ve hısım grubu da ensest tanımında taciz edenler arasında sayılır. Bu da demektir ki anne, baba, kardeş, dede, teyze, hala , amcaya ek olarak enişte, üvey anne-baba ve üvey kardeşler de bu gruba dahildir. Ensestte esas belirleyici olan güç ilişkisidir; zira ilişkideki güçlü taraf diğer tarafın kendisine olan duygusal ve fiziksel bağımlılığını kullanır. Ensest vakalarının bir kısmında cinsel ilişki gerçekleşebilir, ancak cinsel ilişkiye varmayan cinsel şiddet de söz konusu olabilir. Ensest, yazınızda iddia ettğinizin gibi bir “gönüllü cinsel birliktelik” asla değildir. Ensestte yaş, kuşak, fiziksel/zihinsel yeterlilik konusunda daha iktidarlı pozisyonda olan tarafın, daha güçsüz tarafa yönelik cinsel şiddeti söz konusudur.

3     Melis Alphan’ın 2 Eylül 2017 tarihli yazısında referans verdiği, ensesti mümkün olan en geniş tanımıyla esas alan 2015 tarihli araştırmamızın sayısal sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmadık, zira içinde bulunduğumuz şartlarda Türkiye’deki ensest gerçeğinin esasen sebep, önleyici tedbirler ve mağdur hakları çerçevesinde konuşulması gerektiğine inanıyoruz. Şahsınızın yeni duymuş olmasına rağmen araştırmanın çıktılarını ve saha gözlemlerimizi 2015 senesinde CNNTürk de dahil olmak üzere birçok basın kanalıyla yaptığımız röportajlarla paylaştık, basın duyuruları ve bültenler dağıttık. Ensestin Türkiye’de ne kadar ciddi bir sorun olduğu üzerine kamuoyuna yönelik farkındalık artırma çalışmalarımız o tarihten beri aralıksız devam ediyor. Oysa siz kavramsal olarak belli ki yeni tanıştığınız ensest kavramını köşenize peşpeşe üç kere magazinel bir tartışma neticesi taşıdınız. Samimiyetinize inanmıyoruz.

4     Bir gazeteci olarak araştırmamızı eleştirmenize saygı duymakla birlikte, kamuoyu olarak sizden asıl beklenen ensest konusunda neden bu kadar az araştırma olduğunu tartışmaya açmak ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından tüm Türkiye’yi kapsayacak sistematik bir araştırmanın yapılması konusunda savunuculuk yapmakken, ensest konusunu gündeme getirenleri şeytanlaştıran ve Türkiye’deki ensest sorununu küçümseyen tavrınızı ise asla kabul edilebilir bulmuyoruz.

Sayın Ahmet Hakan, aile küçük bir devlettir. Ailenin kendi iktidarı istismarla, tecavüzle, ensestle, şiddetle yüzleşmeye kolay kolay izin vermez ve gerçekleri tartışmaktan rahatsız olur; tıpkı sizin de rahatsız olduğunuz gibi. Oysa Türkiye cinsel istismar vakalarında dünya üçüncüsü, tahminlere göre her beş erkek çocuğundan ve her üç kız çocuğundan biri cinsel istismara uğruyor ve istismarda bulunan çoğunlukla aileden biri. (Radikal Gazetesi, 2013, “Türkiye’de her beş çocuktan biri cinsel istismara uğruyor”). Bu bilgiyi bir kenarda tutarak yakın zaman önce Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kendi websitesinde babanın öz kız çocuğuna şehvet duyması ile ilgili bir soruya büyük bir ciddiyetle cevap verdiğini, dini vakıfların yurtlarında taciz ve tecavüze uğrayan onlarca çocuğun dosyasının nasıl da göz göre göre sümen altı edildiğini ve çocukların mağduriyetlerini gidermek adına gerekli hiçbir adımın atılmadığını da hatırlayınız.

Tüm bu özet bilgiler ışığında sizi kadına ve çocuğa yönelik şiddeti meşrulaştırmaya, ensesti normalleştirmeye ve yok saymaya, kadın ve çocukların içine sokulmaya çalışıldığı kıskacı daraltmaya ve istismarların gerek aile ve gerekse devlet eliyle örtülmesinin devamına hizmet eden duruşunuzu gözden geçirmeye davet ediyoruz. Unutmayınız ki oran yüzde bir, binde bir ve hatta milyonda bir dahi olsa insan hayatının kutsallığı söz konusu olduğunda ensest için büyük bir rakamdır.

Son olarak ise merak ediyoruz; şahsınızın Türkiye’de ensest sorunun ciddiyetine ikna olmanız için yüzde kaçlık bir oran uygundur?

Saygılarımızla

Canan GÜLLÜ

TKDF Başkanı”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.