TÜSİAD Başkanı Bilecik;"Alternatif finansman kaynakları ve vergi reformu gerekli"

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in ziyareti sırasında konuşan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik "Son dönemde üzerinde epey baskı biriken bankacılık sektörüne ek olarak sermaye piyasalarımızı geliştirmemiz ve alternatif finansman kaynakları yaratmamız gerekiyor. Son derece karmaşık olan vergi sistemimizde de reform ihtiyacına kuvvetle ihtiyaç var."dedi.

TÜSİAD Başkanı Bilecik;"Alternatif finansman kaynakları ve vergi reformu gerekli"

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in ziyareti sırasında konuşan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik "Son dönemde üzerinde epey baskı biriken bankacılık sektörüne ek olarak sermaye piyasalarımızı geliştirmemiz ve alternatif finansman kaynakları yaratmamız gerekiyor. Son derece karmaşık olan vergi sistemimizde de reform ihtiyacına kuvvetle ihtiyaç var."dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
09 Eylül 2017 Cumartesi 14:22
TÜSİAD Başkanı Bilecik;"Alternatif finansman kaynakları ve vergi reformu gerekli"
banner62

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek TÜSİAD’ı ziyaret ederek, TÜSİAD üyeleri ile biraraya geldi. TÜSİAD Genel Merkezi’nde basına kapalı olarak gerçekleşen ziyaret kapsamında Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile Türkiye ve dünyadaki ekonomik görünüm, yatırım ortamı ve AB ile ilişkiler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

Toplantı kapsamında TÜSİAD Ekonomi Politikaları Yuvarlak Masası Lideri Serra Akçaoğlu TÜSİAD’ın ekonomi politikaları alanındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. TÜSİAD Başekonomisti Zümrüt İmamoğlu ekonomi ve yatırım ortamı konusundaki TÜSİAD görüşlerini katılımcılara aktardı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Türkiye ve dünyadaki ekonomik görünüm, yatırım ortamı ve AB ile ilişkiler hakkında bilgi vererek, katılımcıların sorularını cevaplandırdı.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik’in toplantının açılışında yaptığı konuşma “Dijital Dönüşüm, Eğitim sistemi ve Avrupa Birliği & Gümrük Birliği” ile ilgili sorunları anlattı.

EKONOMİ YÖNETİMİNDE SORUN

 Bilecik, ekonomi yönetimiyle ilgili yaşanan sorunları şöyle dile getirdi;”

  • Ekonomi yönetiminde farklı söylem ve yönlendirmeler,
  • Bağımsız kurumların zaman zaman siyasi atmosferden etkilenmesi,
  • Piyasada belirlenmesi gereken ekonominin temel fiyatlarını etkileyebilecek açıklamalar,

belirsizliği artırıcı etkenler oldular. Bizler ekonomi yönetimimizin bağımsız kurumlarca iyi denetlenen ve düzenlenen bir serbest piyasa ekonomisi anlayışına sıkı sıkıya bağlı olmasına büyük önem veriyoruz. Gerek içerde gerekse küresel düzeyde rekabetçi ve verimli bir ekonomiye ancak böyle ulaşabileceğimizi düşünüyoruz. Üç ana başlık olan;  Demokrasi, Ekonomi ve Avrupa Birliği ile ilgili reform yapılması gerektiğini söyleyen TÜSİAD Başkanı Bilecik, “Zaman zaman iş dünyasına OHAL’in ekonomiyle ne ilgisi var diye soruluyor.Yurtdışında Türkiye markamızın ve imajımızın negatif algılanmasından, yabancı yatırımcı ve iş ortaklarımızın karar alma mekanizmalarındaki etkilerine kadar pek çok madde sıralayabiliriz. Ayrıca, güvenlik ile özgürlükler birbirleriyle çelişen değil, birbirini tamamlayan özellikler olduğunu paylaşmak isterim.”dedi.

VERGİDE REFORM

TÜSİAD Başkanı ekonimi alanında yapılmasını istediği reformları ise şöyle sıraladı;Yüksek enflasyon ve yüksek finansman maliyeti. Bu ikisini birbirinden bağımsız konuşamayacağımızı kabul etmemiz gerekiyor. Enflasyonu kalıcı şekilde %5 ve altına indirmeden TL cinsinden finansman maliyeti sorununu, döviz cinsinden borçlanma ihtiyacını ve kur riski sorunlarımızı çözmemiz mümkün görünmüyor.

  • Son dönemde üzerinde epey baskı biriken bankacılık sektörüne ek olarak sermaye piyasalarımızı geliştirmemiz ve alternatif finansman kaynakları yaratmamız gerekiyor.
  • Son derece karmaşık olan vergi sistemimizde de reform ihtiyacına kuvvetle ihtiyaç var.

BİLİMSELLİKTEN UZAK ANLAYIŞ

“Ülke olarak eforumuzu 21.yy becerilerini içselleştirmek ve öğrencilerimize en iyi şekilde kazandırmak yönünde odaklamaya ihtiyacımız var” diyen Bilecik sözlerini şöyle sürdürdü;” Ancak eğitim gündemine baktığımızda bir yandan müfredatın 21. Yüzyıl becerilerine uyumlu hale getirilmesi çabalarını, öte yandan eğitimde bilimsel anlayıştan uzak konuların gündemde kendine yer bulmasını gözlemliyoruz. Türkiye neden STEM’le, kodlamayla, robotikle, İngilizce’yle çocuklarını daha erken yaşta buluşturan, eğitim kalitesinde uluslararası kıyaslamalarda “parlayan” bir ülke olarak anılmasın? Dünya geçmişe göre daha hızlı dönüyor, hiç zaman kaybetmeden, tüm enerjimizi ve dikkatimizi bu yönde yoğunlaştırmamız gerektiğine inanıyoruz.  “

TÜRKİYE'NİN MARKA DEĞERİ YÜKSELİR

AB ile derin bir kriz içinde olunduğuna dikkat çeken Bilecik “ AB Türkiye için bir milli menfaat meselesidir. Türkiye’nin içinden geçmesi gereken dönüşüm süreci düşünülerek dikkatli adımlar atılmalıdır. AB ile ilişkileri güçlenen Türkiye, dünyada da güçlenir. Aynı şekilde dünyada güçlenen Türkiye’nin AB ile ilişkileri güçlenir. Daha demokratik, daha özgür, AB yolunda ilerleyen Türkiye’nin “soft-power” olarak etki alanı genişler, marka değeri hızla yükselir.”diye konuştu.  

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.