banner60

Çalışan Kadının En Büyük Sorunu; Toplumsal Değerler

KADEM’in araştırması için 2 bin çalışan kadınla görüşüldü. Kadınların yönetici pozisyonuna yükselmesindeki en büyük engel evin sorumluluğunu tek başına yüklenmeleri. Bir başka sorunsa iş yerinde ayrımcılığa maruz kalmaları.

Çalışan Kadının En Büyük Sorunu; Toplumsal Değerler

KADEM’in araştırması için 2 bin çalışan kadınla görüşüldü. Kadınların yönetici pozisyonuna yükselmesindeki en büyük engel evin sorumluluğunu tek başına yüklenmeleri. Bir başka sorunsa iş yerinde ayrımcılığa maruz kalmaları.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
17 Şubat 2016 Çarşamba 13:19
Çalışan Kadının En Büyük Sorunu; Toplumsal Değerler
banner62
Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM’in yaptırdığı “Hizmet Sektöründe Çalışan Kadınların Yaşadıkları Sorunlar ve Yükselmelerinin Önündeki Engeller” araştırması tamamlandı. Önal Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çaha ve Doç. Dr. Havva Çaha tarafından Mart 2014 ile Mart 2015 tarihleri arasında yürütülen araştırmada 3 farklı sektördeki; okul, hastane ve bankalardan oluşan 306 kurumda çalışan 2 bin 040 kadın ile görüşüldü. Hizmet sektöründe çalışan kadınların karşılaştıkları sorunları ve yükselmelerinin önündeki engelleri ortaya çıkarmak amacıyla yapılan araştırma sonuçları, kadınların neden yönetim kademesinde az olduğunu ve uğradıkları ayrımcılığı gözler önüne seriyor.


TOPLUMSAL DEĞERLER KADINI GERİ BIRAKIYOR
Araştırma sonucunda yapılan şu tespit, kadınların yönetici pozisyonuna neden yükseklemediğini çok açık şekilde belirliyor; “ Kadınların sahip olduğu aile sorumluluğu, toplumsal değerler/önyargılar, sosyalleşme süreci, kurum dışındaki sosyal ağlar ve ilişkiler kadınları üst düzey yöneticilik kademelerine gelme konusunda erkeklere göre arka planda bırakıyor. Çalışan kadınlar hangi mevkide bulunursa bulunsun aile sorumluluklarını işleriyle birlikte götürmek durumda kalıyor. Kadınların önemli bir kısmı yöneticilik konumunda bulunmasına rağmen ailesine öncelik veriyor. Kadınlar bununla birlikte, iş dışındaki zamanlarını erkekler gibi sosyal ilişkilere ve ağlara ayırma imkânına sahip değiler. Bu da kadınların aile sorumluluklarının yanı sıra, toplumsal normlardan kaynaklanan bir durumdur. Tüm bu nedenler bir araya gelince kadınların neden üst düzey yöneticilik pozisyonuna çıkamadığı kendiliğinden anlaşılır.”


YOĞUN MESAİ KADINLARIN YÜKSELMESİNİ ENGELLİYOR
Araştırmaya göre okul, hastane ve banka kurumlarında çalışanların yarısından fazlası kadın olmasına rağmen, belirgin bir cam tavan sendromu yaşanıyor. Üst düzey yönetim kademesine yaklaşıldıkça  kadınların oranı ortalama yüzde 10’a kadar düşüyor.
Hastanelerde çalışan kadınların yaşadığı en önemli sorun mesai dışındaki nöbet tutmaları. Yoğun mesai ve beraberinde nöbet tutulması kadınların yöneticilik konusunda geride kalmasına neden oluyor.  Bankalarda da ağır çalışma şartları, özellikle doğum izni, yıllık izinler, ücretli izin kullanımı gibi alanlarda da kendini gösteriyor.


YÜZDE 33’Ü AYRIMCILIĞA UĞRUYOR
Araştırmaya göre kadınların yüzde 25’i hak ettikleri pozisyonlarda çalışmadığına inanıyor. Hak ettiği pozisyonda çalıştığını düşünenlerin oranı ise yüzde 73. Yine kadınların yüzde 33’ü hak ettiği maaşı alamadığını söylüyor. Türkiye’de erkeklerle eşit fırsatlara sahip olmadığını söyleyen kadınların oranı ise yüzde47


9 SAATTEN FAZLA ÇALIŞIYORLAR
Kadınların yüzde 45’i günlük dokuz saatten daha fazla çalışıyor. Özellikle bankalarda kadınların çalışma mesaisi diğer iki kuruma göre daha fazladır.


ÇALIŞMA VE EV KADINLIĞI BERABER DÜŞÜNÜLÜYOR
Kadınların yüzde 57’si ev kadınlığı ve çalışma yaşamını birlikte yürütmeyi ideal olarak görüyor. Kadınların yüzde 7.6’sı ev kadını ve anne olmayı, yüzde10.4’ü iyi bir meslekte maaşlı çalışmayı, yüzde 23.1’i girişimci olmayı, yüzde 57’si ise ev kadınlığı ile çalışma yaşamını birlikte yürütmeyi ideal olarak görüyor.
 
 



KADINLAR EVDE TEK BAŞINA

Araştırmanın bilinen bir gerçeği ortaya koyan çarpıcı sonuçlarından biri de çalışan kadınların ev içi sorumluluğunu tek başına yüklenmiş olduğunu ortaya koyması. Çalışan kadınların yüzde 59’u en büyük sorun olarak aile sorumluluklarının adil paylaşılmamasını gösteriyor. Çünkü araştırmaya göre aile yükümlülüğünü paylaşma konusunda erkekler kadınlar kadar aktif değil. Çocukların bakımı, çocukların okul yaşamı, alış veriş, yemek ve mutfak işleri konusunda erkekler aile yükümlülüğünün bir kısmını paylaşırken; ütü yapma, çamaşır yıkama, ev temizliği gibi konularda kadınlarla benzer düzeyde aile yükümlülüğünü paylaşmıyor.


 
ÖNCELİKLE KREŞ SORUNU ÇÖZÜLMELİ
Kadınların yüzde 63’ü çalışmalarının aile yaşantılarına olumlu yansıdığını belirtiyor. Ama buna rağmen yöneticiliğin kadınların aile yaşantısını olumsuz yönde etkilediğine inanan kadınlar da var.       Çalışan kadınların sorunlarını çözmek için öncelikle yuva ve kreş sorununun çözülmesi gerektiğini söyleyen kadınların oranı ise yüzde 41 


Son Güncelleme: 17.02.2016 14:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.