banner60

Kadınlardan "Artık yeter! Kıyafetime de hayatıma da karışma" eylemi

Erkeklerin sokakta, minübüste gördükleri her yerde kadınlara yönelik sözlü ve fiziksel saldırıları İstanbul Kadıköy'deki eylemde protesto edildi. Sosyal medyada duyurusu yapılan eylemde kadınlar 'Kıyafetime karışma' sloganları eşliğinde yürüyerek erkeklerin şiddetini protesto ettiler.

Kadınlardan "Artık yeter! Kıyafetime de hayatıma da karışma" eylemi

Erkeklerin sokakta, minübüste gördükleri her yerde kadınlara yönelik sözlü ve fiziksel saldırıları İstanbul Kadıköy'deki eylemde protesto edildi. Sosyal medyada duyurusu yapılan eylemde kadınlar 'Kıyafetime karışma' sloganları eşliğinde yürüyerek erkeklerin şiddetini protesto ettiler.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
30 Temmuz 2017 Pazar 02:14
Kadınlardan "Artık yeter! Kıyafetime de hayatıma da karışma" eylemi
banner62

Son zamanlarda hemen hemen her gün kadınların kıyafetleri nedeniyle sözlü veya fiziksel şiddete uğraması kadınları isyan ettirdi.

Tüm kadınların sesi olmak için Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında duyurusu yapılan 'Kıyafetime Karışma' yürüyüşü için yüzlerce kadın İstanbul Kadıköy'de buluştu.

Şortunu, mini eteğini, elbisesini ya da başörtüsünü giyen kadınlar, tüm kadınların sesi olmak, erkek şiddetine dur demek için Kadıkay Bahariye Caddesi'ndeki Süreyya Operası önünden rıhtıma kadar sloganlar, alkışlar ve protestolar eşliğinde yürüdü. 'Kıyafetime karışma', 'Şortuma başörtüme karışma', 'İstediğimizi giyeriz istediğimizi yaparız" yazılı döviz taşıyan kadınlar, erkeklerin kıyafetleri nedeniyle kadınlara saldırıp, tacizde bulunmasını protesto etti. 

Vatandaşların alkışlarla desteklediği eylemde Sanatçı Yonca Evcimik de Süreyya Operası önünde toplanan kadınlarla birlikteydi. Sanatçının söylediği 'Kendine gel' adlı şarkıya tüm kadınlar eşlik etti. 

ARTIK YETER

Kıyafetime Karışma Platformu sözcüsü Dilber Sünnetçioğlu, kadınların sokaklarda, toplu taşıma araçlarında uğradıkları saldırıları hatırlatarak şöyle konuştu; "Ayşegül Terzi, Ebru Tireli, Canan Kaymakçı, her biri ve daha nice kadın kıyafetleri bahane edilerek saldırıya uğradı. Ayşegül Terzi’nin saldırganı korunmasaydı, ‘mırıldanabilir’ açıklamasında bulunulmasaydı, kadınlar için adalet sağlanmış olsaydı başka kadınlar artık kıyafetleri bahane edilerek saldırıya uğramayacaktı. Toplumun yarısını oluşturan biz kadınlar bugün 'Artık yeter' diyoruz. Ne zaman, ne giyeceğimize, nereye gideceğimize biz karar veririz. Kıyafetimize karışmayın, pembe vagonlarla bizleri ayrıştırmaya çalışmayın. Kadına şiddetin ayrımcılığın önünü açan uygulamalardan vaz geçin. Ayşegül Terzi davasında failin tutuksuz yargılanma kararı, Ebru Tireli’ye saldıranın serbest bırakılması kadınların yaşam tarzına yönelik saldırıların da artmasına sebep oldu. Günlük hayatta her gün kamusal alanlarda sürekli kadınların kıyafetlerine karışılıyor.

TOPLUM TEPKİ GÖSTERDİ

Neredeyse her gün kadınların kıyafetine karışıldığına dikkat çeken Sünnetçioğlu "Kıyafetimize yönelik saldırılarla karşılaşır olduk. İstanbul’da Melisa Sağlam, Ercan Kızılateş tarafından ‘Ramazan’da böyle giyinmeye utanmıyor musun diyerek minübüste saldırıya uğradı. Yine İstanbul Eminönü’nde bir adam ‘Üstüne başına dikkat et, milleti azdırıyorsun’ diyerek Canan Kaymakçı’ya sözlü saldırıda bulundu. Sundan Taşar, fırından çıkarken bir taksicinin ‘O şortla ekmek almaya gelmişsin, o ekmek sana haram. O babana söyle sana nasıl giyineceğini anlatsın’ şeklinde sözlü saldırısına uğradı. Bir kadın da nişanlısı şort giydiği için darp edildi. Tüm bu saldırılara toplum büyük tepki gösterdi."dedi.

MESELE TAHRİK OLMA BAHANESİ DEĞİL

Yeni nüfus yasası değişikliğine de değine Sünnetçioğlu şöyle konuştu; "Nüfus yasası değişikliği ile çocuk yaşta evliliklere kapı açan yasasıyla karşımıza çıkıyor. Bir kez daha haykırıyoruz çocuk istismarının önüne açan utanç önergesini kadın örgütleriyle mücadele ederek geri çektirdik. Tekrardan türlü yöntemlerle karşımıza çıkarmanıza, yasanın geçmesine asla izin vermeyeceğiz. Artık yeter, kararlarımız bizimdir. Kadınlara dayatılan onu giyme, orada yürüme, böyle kahkaha atma sözleri bizlere darp, cinayet olarak dönüyor. Yaşam tarzımıza yönelik söylem ve uygulamalrdan vaz geçilmelidir. Erkeklerin öne sürdükleri tahrik olma bahanesinin de sonu yok ve mesele bu değil. Sonuçta her dünya görüşünden kadını kapsayan asıl mesele Eminönü’nde kıyafetine karışılmasına sessiz kalmayan Canan arkadaşımızın söylediği gibi ‘Kadınların et parçası’ olmadığıdır. Bacaklarımız açık da olabilir, istediğimiz gibi giyiniriz, istediğimiz saatte, istediğimiz yerde oluruz, özgürlüğümüzden vaç geçmeyeceğiz.Kadınlara adaletin sağlanması için kıyafetime karışma diyoruz.Nasıl giyineceğimize dair kararlar biz kadınlarındır. Ne giyeceğimize, nerede ne zaman yürüyeceğimize, hangi toplu taşıma aracını kullanacağımıza kendimiz karar veririz. Buna kimse karışımaz. Nüfus tasarısına da en yüksek perdeden hayır diyoruz. Hayatın içindeyiz ve olmaya devam edeceğiz"

Son Güncelleme: 30.07.2017 03:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.