W20 Türkiye Kurucu Başkanı Gülden Türktan Davos'ta konuştu

Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu panelinde konuşan W20 Türkiye Kurucu Başkanı Gülden Türktan, "Tarım endüstrileştiriliyor. Tarımın organiğe dönüyor olması lazım. Bu da el emeği ve göz nuru ve kadın katkısı ve eğitimle olur."dedi.

W20 Türkiye Kurucu Başkanı Gülden Türktan Davos'ta konuştu

Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu panelinde konuşan W20 Türkiye Kurucu Başkanı Gülden Türktan, "Tarım endüstrileştiriliyor. Tarımın organiğe dönüyor olması lazım. Bu da el emeği ve göz nuru ve kadın katkısı ve eğitimle olur."dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
29 Ocak 2018 Pazartesi 10:37
W20 Türkiye Kurucu Başkanı Gülden Türktan Davos'ta konuştu
banner62

Dünya Ekonomik Forumu, geçtiğimiz günlerde 7 kadın eş başkanı ve ABD Devlet Başkanı Trump'un katılımıyla ülke gündemindeydi. W20 Türkiye Kurucu Başkanı Gülden Türktan da G20 Dönem Başkanı Arjantin'in davetlisi olarak katıldığı Davos'ta Argentin hükümetinin W20 amaçlarını ve çalışma programını tanıttığı ve çağırdıkları insanlardan kanaat önderi katılımcılarda yorum ve katkı bekledikleri   “W20 ile Konuşmak” adlı panelde özel bir oturumda yer aldı. 

İşte Kadınlar'ın sorularını yanıtlayan W20 Türkiye Kurucu Başkanı Gülden Türktan, Davos izlenimlerini anlattı. 

- Davos, 48 yıllık tarihinde bir ilke imza attı ve 7 eş başkan kadınlardan oluştu. Bunu nasıl okumak gerekiyor?

Pek çok şirket pek, çok oluşum diğer cinsten en az bir kişi olmadan oturum yapmamak kararında. Kadını yok sayan hiçbir politikanın başarılı olamayacağı akademik araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Davos’ta WEF’in Kurucusu ve Başkanı Profesör Klaus Schwab ise 7 çok başarılı kadınla birlikte bir panel düzenleyerek kadına ve eşitliğe aynı zamanda da kırılmış, parçalanmış dünyayı birleştirecek bir çözümde kadının rolü olduğuna dikkat çekti.

WEF, Avrupalı iş insanları ile Amerikalı iş insanlarının gelişmeleri paylaşmak üzere bir araya gelebilecekleri bir ortam olarak başarılı bir Alman ekonomi profesörü olan Klaus tarafından 1970 lerde kurulmuş bir kurum. Bugün ise, dünyanın önde gelen politikacıları, iş insanları ve akademisyenlerini bir araya getirerek her yıl bir veya birden fazla temaya imza atıyor. Konulara dikkat çekiyor ve geleceği şekillendiriyor. Davos WEF’e çağrılmak, Davos WEF’te katılımcı olmak ve Davos WEF’in konuşmacılarını dinlemek ve temaları ve konuları takip etmek bir ayrıcalık. Bu yıl kadın hiç kuşkusuz WEF 2018’in baş temalardan biri idi. Ve, bu, tüm kadınlar tarafından iyi haber olarak algılanmalı. Bir gurur vesilesi olarak bakılmalı. Davos’da kadın kadın katılımcı % 20 gibi idi. Ve pek çok konuşmacı bunun yeterli olmadığı kadın konusunda ilerlemenin daha fazla olması gerektiğini belirtti.

-   W20 üyeleri de Davos'da buluştu öyle değil mi

Bu sene G20’nin Başkanı olan ülke Arjantin. Dolayısıyla, W20’nin Başkanı da Arjantin’den. Ben 2015 yılında Türkiye’nin G20 Başkanlığı sırasında kurulan W20’nin Kurucu Başkanı’yım. Şu ana kadar Türkiye’den sonra Çin ve Almanya G20 Başkanlığı yaptı ve dolayısıyla W20’de İstanbul W20 Bildirisi’ni (2015) takiben, Xi’an W20 Bildirisi (2016) ve Berlin W20 Bildirisi (2017) var. 2018 yılının W20 Bildirisini hazırlamak görevi ise Arjantin’in W20’nin.

-W20 nasıl ortaya çıkmıştı, hatırlayalım mı?

Ben 2015 yılında W20’nin Türkiye tarafından kurulması konusunda KAGİDER Başkanlığı’m sırasında KAGİDER’in etkin lobi yapmasını önerdim. Bu konuda bütçemiz olmamasına rağmen, KAGİDER’deki Yönetim Kurulu’m beni destekledi. Aynı paralelde zamanın Türkiye Sherpa’sı Büyükelçi Ayşe Sinirlioğlu da W20’nin kurulması konusunda etkin çalışma yapıyordu. Keza, diğer uluslararası düşünce kuruluşları ve kadın platformları ile 25-25 kuralını G20’de geçiren Avusturalya hükümeti. Bizim o tarihte bunların hepsinden tabi tam haberimiz yoktu ve karanlıkta el yordamı ile koşarak lobi çalışması yapıyorduk. Ve sonuçta, Türkiye W20’nin kurulması kararında Türkiye G20 hükümetimizin de icazetiyle G20 Dönem Başkanlığı sırasında hükümetimizce kurulan Yönlendirme Komitesi’nden gelen resmi görevlendirme mektubu ile W20 Başkanlığını üstlendim. KAGİDER ile birlikte Türkiye W20 Komitesi’ne TİKAD’ı temsilen Nilüfer Bulut ve KADEM’i temsilen Doç. Dr. Sare Aydın görevlendirilmişti ve iş dünyasındaki üç kadın sivil toplum örgütü olarak Türkiye W20 Bildirisi’nin bazını oluşturduk. Özetle, W20 Berlin Bildirisi W20 Istanbul Bildirisine parallel olarak gelişimin izlenmesini getirmişti. Bu önemli idi.

Davos'ta katıldığınız “W20 ile Konuşmak” adlı panelde siz hangi konuyu gündeme getirdiniz?

Davos’taki konuşmamda bu sene, yine Türkiye W20 Bildirisinde yer alan, fakat fazla irdelenememiş bir konu olan, kadının tarımdaki yerine üzerinde tavsiyeler yer alması idi. Arjantin ciddi bir tarım ve hayvancılık ülkesi ve gıda sanayi ile şarap endüstrisi çok gelişmiş bir ülke. Tarihsel olarak kadının tarımdaki rölü çok önemli ve hiç bir ülke için azımsanamayacak bir boyutta. Tarım Türkiye için de çok önemli bir konu. Tarım her çözümde kadın erkek arkaya atılıyor ve tarım endüstrileştileştiriliyor. Ama kimyasal müdahale ile. Oysa tarımın organiğe dönüyor olması lazım. Bu da el emeği ve göz nuru ve kadın katkısı ve eğitimle olur. Bu konuya Çin ve Almanya Bildirilerinde çok yer verilmedi. Türkiye’de vardı. Ama zaman yoktu. 0ysa Arjantin başarılı bir tarım ve hayvancılık ülkesi ve tüm dünyaya bu konuda mesaj verebilir. Organik ve tabi üretim yoğun hem tarımda hem hayvancılıkta. Bu da tüm ülkeler için bir çözümü masaya getirir. Bu konuya bildiride alan açılmasını önerdim ve her tartışmada görüyorum ki, W20 Türkiye Bildirisi her daim kapsamlı ve geçerlik içeren konuları hala içerisinde barındırıyor. G20 ülkeleri 2025 yılına kadar her ülkenin çalışma hayatındaki kadın ile erkek arasındaki farkı %25 düşürme konusunda 2014 yılında Brisbane Avustralya’da karara bağladılar. Bu açıdan W20 Bildirileri’nin çizdiği yol çok önemli.

- Davos'ta öne çıkan konular nelerdi?

Davos’ta kadını takip eden hatta belki de sollayan kavram Başkan Trump’ın ilk kez Davos’a geliyor olması ve ne diyeceği idi. IMF Murahhas Direktörü Christine Lagarde dünyadaki ekonomik büyümenin %3,9’a yükseltildiğini açıklayınca bütün gözler Trump’a çevrildi. Bu arada saymadan geçemeyeceğim birkaç kişi de Şansölye Angela Merkel ve bilgi ekonomisi konusundaki yorumları ile onunla Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un konuşması arasındaki, Oxford Üniversitesi mezunu Kudüs Hebrew Üniversitesi profesörü Yuval Noah Harari ve geleceğin şekillenmesi ile ilgili oraya attığı sorular idi. 

Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nın kadın konusunda eğitim panelindeki katkısı da kayda değerdi. Hindistan Başbakanı Modi dünyayı çevreye duyarlı olmaya, terorizmden arındırmaya ve aşırı korumacılığa dikkat edilmesi gereğine dikkat çekti. Keza, Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri ülkesinin korumacı politikalarla bir yere gidemediğini ve global ticarette yer aldıkça gelişmeye kavuştuklarını anlattı.

- Davos'ta Trump'a kadınların bakışı ne oldu, konuşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Her sözüyle kadınların tepkisini çeken Trump'ın açıklamaları için yorumunuzu merak ediyorum.

Trump’un belli özellikleri var. Öncelikle naçziane kendisini çok beğeniyor ya da çok geniş bir egosu var. “Benim egoma hitap edeceksiniz!” diyor her fırsatta. Amerika’nın özgür ve özerk kurumların başkanları ise boyun eğme veya onun hoşuna gidecek şeklide konuşma zorunlulukları veya sorumlulukları olduğunu düşünmüyor. Tabi bu da bir boşluk yaratıyor ve bu boşlukta “efendim ben geçsem o göreve, size taparım, bana bu fırsatı verin!” adayları işi, tabi ki, daha da karıştırıyor. Ve de, tabi ki, basın mensupları aksine sorular sormaktan çekinmiyor. Bunlar olunca bir basın toplantısında çanak soru değil de, zor soru gelmeye başlayınca Trump “thank you! diyor. Birkaç “thank you” dan sonra basın sorulara devam edince “thank you” “teşekkür ederim, gidin” demek diye açıklama veriyor. Yine susmazlarsa “thank you” “teşekkür ederim, dışarı! demek diyerek” daha da derin açıklama veriyor. Eskiden basını dışarı çıkartma görevini yetkiler yapardı. Şimdi kendisi yapıyor. Nasıl yöneticiler artık kendi uçaklarını veya kendi kiralık arabalarını sekreterleri yerine kendileri ayarlıyor, bu konuda da çağ atlandı. Odadan basını çıkarma görevi de Başkan’lara kaldı. Hem de kovarak.

Seçim söylemi bile bu ego mottosundan yola çıkıyordu. Amerikan seçmeni değişim dedi. Trump değişimi ifade ettiği için kazandı. “Amerika’yı yeniden büyük yapalım” sloganı yıllardır ekonomik durgunluk yaşayan Amerika sanki büyüklüğü kaybetmiş gibi algılandı. Ve seçimde oyu toplamayı başardı. Oysa, bu sefer bu kadar içe dönük bir Amerika, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyayı endişeye sevk etti. “Amerika’yı yeniden büyük yapalım” eğer başka ülkelerin pahasına olacaksa, bu kabul edilemezdi. Şu anda Amerikan dolarının değeri çok düşük ve bu Amerika’ya ihrcaat ve üretim kapılarını açan bir yol. Bunun uzun dönemli olacağı düşünülmüyor, ama şimdi slogan korkusuna bir de kur korkusu ilave oldu. Davos hitabından önceki gün Trump İngiltere Başbakanı Theresa May ve İsrail Başbakanı Benjamin Netenyahu ile görüştü. Netenyahu görüşmesinde Filistin’i yardımı kesmekle tehdit etmesi, sadece twit atan ve direktörlerini ve basını kovan değil, açık açık tehdit eden bir resmi de kendi üzerine yapıştırdı.

Benim korkum ve endişem bu protokolsuz gidişat “Amerika’yı yeniden büyük yapamayacak” gibi. Yeri nereden dolabilir bilmiyorum, ama Çin ciddi yükselişte ve Avrupa ciddi toparlanma peşinde. Bence tüm G20 ülkeleri bunu bir fırsat olarak görüyor. Tabi bunda sadece Trump’ın söylemleri ve twitleri yok, yıllardır çok planlanmamış ve çok düşünülmemiş ülke dış politikalarının yarattığı zayifetler de var. Özetle, eğer Amerika yeniden büyük olmazsa maalesef kimse üzülmeyecek gibi algıladım ben.... Oysa, Amerika’nin liderliği tüm ülkeler için tartışmasız bir kabul oldu yıllarca. Deutsche Welle’nin ‘Trump Davos’a “tüm dünyaya Amerika’nın ne büyük olduğunu” anlatmaya geliyor’ başlığı bile bu konuya dikkati çekiyordu. Amerika şahane, ama milet parasız karikatürleri alabildiğine yaygındı. WEF Kurucu ve Başkanı Klaus Schwab, Trump’a numayiş yapılırken, sesini yükselterek sözü Trump’a vermesi ve onu dinlemeliyiz demesi iyi bir ev sahibi olarak doğru hamle idi. Trump’ın “Amerika’ya yatırım yapın ve sadece Amerika değil, herkes iyi olsun” demesi, ülkeleri korumacı politikalara mı itecek mi? Bilmiyorum. Sanki itmeyecek gibi. Başarılı olacak ülkeler halkını daha iyi anlayan ve daha iyi hizmet götüren yönetim ve de gerçek kalkınmayı sağlayacak mekanizmalar kurmak peşindeler gibi... Kadın konusunda Trump kadın erkek birlikte çalışmalıyız dedi. Bu kanımca dersini çalıştığı manasında.


- W20 ülkelerinin karnesi ne durumda? Türkiye nereden nereye geldi, eksikleri neler?

W20 ülkelerinin durumu ile Dünya Ekonomik Forumu raporu kadın erkek işe erişim aralığı ile ilgili bir yazı hazırladım. WEF GAP Raporununun sadece G20’ye indirilmiş (redakte) bir özet rapor hali benim tarafımdan hazırlandı. Bu Türkçe olarak sosyal medyaya veya medyada henüz paylaşılmadı. Önemli bir söylemi var: G20 içinde 19 ncı sıradayız. Bu kendi başına bir söylem. Yazı buradaki linkte: http://www.guldenturktan.com/dunya-ekonomik-forumunun-global-cinsiyet-araligi-raporu-2017/

- Cinsiyet eşitliğinin sağlanması için Türkiye'nn olmazsa olmaz, yapması gerekenler neler?

Bıkmadan usanmadan kadın konusuda ve kadının ekonomi içinde ve çalışma hayatında daha fazla yer alması için çalışmamız gerekiyor. Henüz yolun başındayız.

1- Kadının eğitimi çok önemli. Şimdi yeni sanayi devrimini kaçırmamalıyız. Kadının yeniden eğitimi söz konusu olacak. “Benim kızım kasiyer ama yakında kasiyerlik mesleği kalkacakmış. Benim kızım ne iş yapacak?” diyor anneler. “Bu çok önemli, zira onun para kazanıyor olması evinin dengesini sağlıyor. Bizim çektiklerimizi çekmeyecek” diyor anneler. Yeniden eğitim ve meslek eğitimi rotalarının iyi çizilmesi lazım.

2- Kadının çalışabilmesi için ülkelerin çocuk bakım modellerinin geliştirilmesi lazım. Ülkemizin çözümü nedir? Fransa çözümü Fransa’yı ileri götürdüğü kaçılmaz bir gerçek. Japonya bu konuda önemli hamle yaptı.

3- Bir başka başlık ise kadının şirket yönetiminde ve tepe yönetimde ve de yönetim kurullarında yer alması. Bu yasa da ülkemizde en azından borsaya kayıtlı şirketler için çıkacaktı. Ne durumda?Bilmiyorum. Sadece erkeklerin karar aldığı şirketlerin sürdürülebilirlik bakış açısından uzak kalmasını getiriyor. 

GÜLDEN TÜRKTAN KİMDİR? 

Dr. Gülden Türktan ekonomist ve iş kadınıdır. Muhtelif yönetim kurullarında görev yapıyor. Uzun yıllar profesyonel yönetici olarak çalışmış ve arkasından girişimciliği ve sivil toplum hizmetini seçmiştir

Gülden Türktan, Sandvik Endüstriyel Ürünler - Bağımsız Yönetim Kurulu ÜyesiMartı Otel İşletmeleri - Bağımsız Yönetim Kurulu ÜyesiMartı GYO AŞ - Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesidir.  W20 Turkey Başkanlığını yürütüyor. 

AYRINTILAR İÇİN BURAYA TIKLAYIN

İŞ KADINLARI VE KADIN GİRİŞİMCİ BİYOGRAFİLERİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

SİZ DE BİYOGRAFİNİZİN YAYINLANMASINI İSTİYORSANIZ BİZE YAZIN

İLETİŞİM - istekadinlarmedya@gmail.com

Son Güncelleme: 27.02.2018 01:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.