Türkiye’de son beş senede BIST şirketlerinin yönetim kurullarında yer alan kadın oranı yüzde 11.5’ten yüzde 14.2’ye yükseldi.

SPK’nın yönetim kurullarına yüzde 25 kadın önerisinin beş sene içindeki katkısı yalnızca 3 puan oldu. Evet, yükselme var, ama ilerleme çok yavaş. Bugün hala BIST’te yer alan şirketlerin yüzde 40'dan fazlasının yönetim kurulunda kadın yok.

Peki elimizden gelenin en iyisi bu mu? Tabi ki değil; çünkü Türkiye’nin, hem ekonomisinin kalkınması hem de küresel rekabet gücünü artırması için yönetim sürecinde yetenekli kadınlarının gücüne her zamandan daha fazla ihtiyacı var. Yönetim Kurulunda Kadın Mentorluk Programı da 2012 yılında bu düşünce ile harekete geçti. Mentor Danışmanlık Yönetici Ortağı Hande Yaşargil ve Forbes Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Burçak Güven tarafından hayata geçirilen program, ekonomimizi yönlendiren kurumların en üst karar mercilerinde daha fazla kadın olabilmesi için başlatılmış bir girişim.

Program, gelecek yıllar için sürdürülebilirliğini sağlamak adına 2017’de dernekleşme kararı aldı.

Yönetim Kurulunda Kadın Derneği misyonunu; yönetim kurullarında eşit cinsiyet temsilinin toplumsal ve ekonomik faydası konusunda tüm paydaşları ikna etmek ve kadınları bu yolda geliştirmek olarak tanımlıyor.

Türkiye’de yönetim kurulu üyesi adayı olmaya uygun yetkinlik ve tecrübeye sahip üst düzey kadın yönetici aday havuzunu büyütmeyi; yönetim kuruluna üye atayan karar vericiler ile yüksek potansiyelli kadın yöneticileri bir araya getirmeyi hedefl iyor. Program, “şirketlerarası mentorluk” uygulamasını hayata geçiriyor. Yönetim Kurulu Başkanları ve CEO'lardan oluşan mentorlar, kendi tecrübeleri ışığında mentilere içgörü ve rehberlik sağlıyor. Mentiler, hali hazırda Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı şirketlerin kadın yöneticilerinden seçiliyor ve bu yöneticiler Türkiye'nin güçlü profesyonellerinden mentorluk alıyorlar.

Programın Nisan 2012- Aralık 2013 yılları arasında gerçekleşen birinci döneminde, 40 mentor ile 40 menti eşleşti. Programın ikinci dönemi 10 Aralık 2014’te başladı, Haziran 2016'da tamamlandı ve bu süreçte 50 mentor ile 50 menti eşleşmesi yapıldı.

İki dönem sonunda 90 menti mezun oldu ve 47 menti 131 yeni yönetim kurulu koltuğuna atandı.

Bu yıl mentorluk programının 3. dönemine start veriliyor. Yeni dönemde 50 mentor ve 50 menti belirlendi. Eşleşmeler bu akşam açıklanıyor. Biz de hemen öncesinde Yönetim Kurulunda Kadın Derneği (YKKD) Eş Başkanları Hande Yaşargil ve Burçak Güven, YKKD Başkan Yardımcısı Arzu Aslan Kesimer ve Danışma Kurulu Üyeleri Prof. Deniz Ülke Arıboğan, Tayfun Bayazıt, Muzaff er Akpınar’dan 3. dönemin önceliklerini dinledik:

- Yönetim hedeflerinin hayata geçmesi açısından Yönetim Kurulu çok önemli bir organ. İyi çalışan bir yönetim kurulu için de çeşitlilik şart. Kadın oranının yükselmesi, alınan kararların kalitesini de yükseltecek. Dünya genelindeki tüm örnekler ve rakamlar bunu kanıtlıyor. Yönetim kurulunda kadın oranın artması, şirketlerin değer kazanması ve ortak akıl oluşturabilmesi açısından çok önemli.

- Yapılan tüm çalışmalara rağmen, kadınların yönetim kurulundaki oranı çok yavaş bir şekilde artıyor. Bunun nedenleri arasında kültürel ve tarihsel konular var. Erkekler, konumlarını kaybetmek istemiyorlar. Bu düşünce yapısının değişmesi gerekiyor.

- Programın üçüncü dönemde hedef Anadolu’ya uzanmak. İkinci dönemde Anadolu’dan çok kişi davet edilmiş ama cevap çıkmamış. Anadolu’daki aile şirketlerinin yönetim kurullarında daha çok kadın olması gerekiyor.

- Toplumun yarısını oluşturan, ekonomi içindeki rolleri sürekli artan, küresel düzeydeki tüketici harcamalarının çok büyük bir bölümünü kontrol eden kadınların, yönetim kurullarında yeterince temsil edilmemesi, ekonomik, sosyal ve toplumsal kalkınma açısından büyük bir risk oluşturuyor.

- İş dünyasının tepesindeki erkekler, kadınların karar süreçlerinde olmasının önemini anladılar. Bu nedenle daha fazla işin içindeler. Bu proje kadına iyilik yapmayı hedefl eyen bir “pembe” proje değil, bir “yetenek” projesi.

- Kadının yükselmesi için pozitif ayrımcılık gerekiyor. Aksi taktirde, gelişme çok yavaş. İşin başında herkes kotaya karşıydı, ama değişim için kota gerekiyor. Kadına pozitif ayrımcılık demek, yeteneksiz kadını yönetim kuruluna getirmek anlamına gelmiyor; bu pozisyonun hak edene verilmesi anlamına geliyor.

- Yetenek havuzunun geliştirilmesi ve şirketlerin bu havuzdan daha fazla yararlanmasını sağlamak gerekiyor. Farkındalık yaratmak, kadının gücünü ortaya koymak çok önemli. Bugün yetenek havuzunda 150 kadın var. Bu kadınlar yönetim kurulu üyesi olmaya hazır. Önümüzdeki dönemde yönetim kurullarında çeşitliğinin gelişmesi için sermaye piyasalarının da derinleşmesi gerekiyor.

Erkek yapay zeka mı, kadın yapay zeka mı?

Bizler iş dünyasında çeşitlilik artsın, yönetim kurulunda kadın oranı yükselsin diye çalışmaya devam ederken, dünyanın gündeminde robotlar var. Endüstri 4.0 ile robotların istihdamı ele geçireceği; niteliksiz işgücünde işsizliğin ciddi boyutlara ulaşacağı tartışılıyor. Bu noktada Yönetim Kurulunda Kadın Derneği Başkan Yardımcısı Tat Gıda Genel Müdürü Arzu Aslan Kesimer’in sorusu düşünmeye değer: Kadın yapay zeka mı erkek yapay zeka mı galip gelecek? Yoksa ortak bir yapay zeka mı?

Suzan Sabancı Dinçer;"Yönetim kurulundaki kadınlar rol model oluyor, cesaret veriyor"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.