banner60

Bige Güven Kızılay'dan bir dostluk hikayesi; Kırk Yama

Pesh Collection kurucusu kadın girişimci - yazar Bige Güven Kızılay'ın 3. kitabı Kırk Yama okuyucuyla buluştu.

Bige Güven Kızılay'dan bir dostluk hikayesi; Kırk Yama

Pesh Collection kurucusu kadın girişimci - yazar Bige Güven Kızılay'ın 3. kitabı Kırk Yama okuyucuyla buluştu.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
01 Aralık 2017 Cuma 05:19
Bige Güven Kızılay'dan bir dostluk hikayesi; Kırk Yama
banner62

Uzun yıllar tekstil sektöründe çalıştıkdan sonra 2003 yılında kendi markası Pesh Collection'ı kuran Bige Güven Kızılay, yazma serüvenine bir kitap daha ekledi.

Bige Güven Kızılay, 2015 yılında yayınlanan Kehribar Zamanında Aşk, 2016 yılındaki Hayal Ağacım'ın ardından bu kez okuyucularıyla Hayykitap tarafından yayınlanan Kırk Yama romanı buluştu. 

Bakın, yeni romanıyla ilgili yazar neler söylüyor; 

"Bir heyecanlıyım ki sormayın... Yine içim kıpır kıpır... Hani üç kitap oldu artık, alışmışsındır demeyin. Alışılmıyor öyle. Hiç azalmadan , hatta artarak devam ediyor insanın yürek çarpıntısı...Her yazar öyle olur mu, bu bana ait bir durum mu bilemiyorum...:)

Hani çocukken katlanan masal kitapları vardı hatırlar mısınız? Kapağını kaldırırsınız, canlanmış gibi şekiller çıkar içinden... Bu defa öyle bir roman oldu. Kapağı bir kaldıracaksınız, sadece duygular değil, hüzünler, neşeler değil, şarkılar , şiirler çıkacak içinden... Çocuk kahkahaları, Erzurum deyimleri, tabak çanak tıkırtıları gelecek kulağınıza...

Bir bahar sabahı kavak yelleri uçuverecek kulağınızın kenarından, bir kış günü gıcır gıcır karlara basacaksınız.

İşte öylesi bir yolculuk oldu KIRK YAMA.

Yüreğimin ta içinden dökülerek yazdım. Umarım çok severek okursunuz hepiniz.

"Hani birbirine çok yakışan şeyler vardır. Aslında tek başına da var olurlar, öyle de güzeldirler ama bir aradayken bambaşka bir şölene dönüşürler.

Denizle güneş gibi... Simitle çay gibi... Kahveyle kitap gibi...

Denizi düşünün mesela... Kendi kendine de şahanedir, ama getirin güneşi, ışıklarını yansıtın içine, o gümüş gibi pırıltılarla ne efsane olur...

Simidi tek başına da yersiniz, çayı her şekilde, günün her saati içersiniz, ama bir lokma simidi ağzında çayla şenlendirmek gibisi yoktur...

Dostluklar da böyledir işte. Tek başınıza da pekâlâ var olur, yaşayıp gidersiniz. Ama yanınızda can gibi bir gerçek dost varsa, o güneşin denizin içine süzülmesi gibi bir şey olursunuz beraber. Sadece kendinize değil, etrafa da keyif verirsiniz.

Pekiii, dostluğun yanına en çok ne yakışır derseniz, gözümü kırpmadan “emek” derim.

Emek, enteresan kelimedir. Kocaman bir paketin içinde, yanında birçok başka kelimeyle gelir. “Vefa” gibi, “Sabır” gibi, “Fedakârlık” gibi, “Empati” gibi, “Özen” gibi.

Emeksiz sevgi, sevgisiz emek olmaz.

İşte bu roman, bir dostluk hikâyesi. Hem de, taa 1970’lerin sonunda başlayıp 90’lara uzanan... "

 ROMANDAN BAZI BÖLÜMLER

Bige Güven Kızılay'ın Facebook sayfasında romandan paylaştığı bazı bölümler ise şöyle;

 "Bir süre hiç konuşmadan yan yana oturdular.

Yiğit ıslıkla bir şeyler çalmaya başladı.

Eskiden olsa siniri bozulurdu bu hareketine. Nedense içine huzur verdi o ıslık sesi. Durmasın istedi Sedef. Merhem gibi içine akan o melodiye yavaşça teslim oldu. Sessizce anlaştılar, bir daha, bir daha, bir daha çaldı Yiğit hafif hafif.

"Neydi bu?" diye fısıldadı Sedef.

"El Condor Pasa".

"Güzelmiş." "

 ... / .... 

"Bu kitap sana benim canım. Sen kendini biliyorsun. Sen benim neşem, sen benim müjdem, sen benim iç sesim, sen benim kıymetlimsin.

Canımın içi, benim güzeller güzeli kardeşimsin.

Bilirim ki bir müşkülüm olsa Nazım Hikmet'in şiirindeki gibi yedi yıllık yoldan kuş kanadıyla gelirsin. Gözümün dilinden anlar, elimin sırrını bilirsin.

Namuslu bir kitap gibi güler, alnımın terini silersin."

" Kapıdan girdiği an aldı muhallebi kokusunu...

-Anneanneciiiiim.! Muhallebi mi yaptıııın !

-Yapmam mı kuzum, pek seversin. Gel bak senin sevdiğin kelebekli kaselere koydum. Al şu tahta kaşığı, tencerenin dibini sıyır.

Sedef çantasını yere atmış mutfağa koşarken, önüne dikildi anneannesi:

-Önce elini yüzünü yıka bakiim. Hadi marş!"

BİGE GÜVEN KIZILAY KİMDİR?

Bige Güven Kızılay1966 yılında Ankara’da dünyaya geldi.

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Sosyoloji Bölümünü bitirdikten sonra, tekstil yaşamına devlet memuru olarak Sümerbank’ta çalışarak başlayan Bige Güven Kızılay, EGS Holding ve Tekstil Yatırım Holding yapısında Pazarlama Müdürü ve İstanbul Bölge Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

Güneydoğu Anadolu’da ilk konfeksiyon atölyelerini kuran TYH Tekstil’den Genel Müdür Yardımcılığı görevi sırasında ayrılan iş kadını Bige Güven Kızılay,  2003 yılında kadın girişimciler arasında yer alarak Pesh Collection şirketini kurdu.

Oteller için özel tasarım bornozlar üretmeye devam ediyor.

İlk romanı olan Kehribar Zamanında Aşk, Ekim 2015’te Hayykitap’tan yayınlanmış olup, kendi anneanne ve dedesinin gerçek hayat hikâyesidir. Facebook’ta “Hayal Ağacım” sayfasında yazılarını okurlarıyla buluşturuyor.

Son Güncelleme: 01.12.2017 10:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.