İş kadını Dilek Erleten'in romanı ikinci baskısını yaptı

İşbir Yatak’ın Satın Alma Müdürü Dilek Erleten'in “Bana Çocukluğumu Geri Ver Yine İçinde Sen Olma” kitabı 2.baskısını yaptı. Bir şiir kitabı da bulunan hem iş kadını hem yazar Dilek Erleten yazım yolculuğunu İşte Kadınlar'a anlattı.

İş kadını Dilek Erleten'in romanı ikinci baskısını yaptı

İşbir Yatak’ın Satın Alma Müdürü Dilek Erleten'in “Bana Çocukluğumu Geri Ver Yine İçinde Sen Olma” kitabı 2.baskısını yaptı. Bir şiir kitabı da bulunan hem iş kadını hem yazar Dilek Erleten yazım yolculuğunu İşte Kadınlar'a anlattı.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
19 Ekim 2018 Cuma 11:58
İş kadını Dilek Erleten'in romanı ikinci baskısını yaptı
banner62


İşbir Yatak’ın Satın Alma Müdürlüğü görevini başarıyla üstlenen Dilek Erleten, yıllardır hayalini kurduğu kitap yazma serüvenini peş peşe yayınladığı 2 kitap; "Bana Çocukluğumu Geri Ver Yine İçinde Sen Olmaa" ve "Sevgime Karşılık Bekleyerek Sevdim Seni" ile okuyucuyla buluşturdu.

Dilek Erleten'in ilk kitabı “Bana Çocukluğumu Geri Ver Yine İçinde Sen Olma” adlı roman okuyucudan gördüğü büyük ilgi karşısında ikinci baskısını yaparak kitapçılardaki yerini aldı bile.   Serencam Yayıncılık’tan çıkan “Bana Çocukluğumu Geri Ver Yine İçinde Sen Olma” isimli romanında zor geçen çocukluk yıllarında her şeye rağmen kendine söz veren ve kaderini değiştireceğine inanan genç bir kızın hayatı anlatılıyor. Babasızlığın eksikliğini, onarılamaz, telafi edilemez acıların içinde güçlü bir şekilde aşan Müjgan, hayatının dönüm noktasında azmiyle istediğini başaran bir genç kız. Hayatını kadere teslim etmeyecek kadar bilinçli olan Müjgan, gözyaşlarının gücüyle dünyaya tutunan, yarım kalmışlığını inancı ve aşkıyla tamamlayan güçlükte biri. “Bana Çocukluğumu Geri Ver Yine İçinde Sen Olma”da her şeye rağmen yaşama umutla bakmayı öğrenen Müjgan’ın inancı ve azmiyle yaşadığı zorluklara göğüs gerişini sürükleyici bir şekilde anlatıyor. Dilek Erleten,  "Sevgime Karşılık Bekleyerek Sevdim Seni" adlı ikinci kitabında ise platonik bir aşkın, hayatı nasıl etkilediğini, aşka inancını şiirleriyle sorguluyor.

Dilek Erleten hem başarılı bir iş kadını hem de çiçeği burnunda bir yazar olarak İştek Kadınlar'ın sorularını yanıtladı. 

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz ve nerelerde çalıştınız?

Gazi Üniversitesi Ticarete Turiz Eğitim Fakültesi Turizm Öğretmenliği mezunuyum. 15 yıldır İşbir Sünger & İşbir Yatak’ın bir çok departmanında görev aldım. Şu an Satın Alma Müdürlüğü görevindeyim.

Yazma hikâyenizi anlatır mısınız? Ne zaman yazmaya başladınız ve ilk kitabınızın adı, konusu neydi?,

Uzun zamandır yazmama rağmen, kitap çıkaracak cesareti kendimde bulamıyordum. Ama 2017 yılı miladım oldu ve 55 li yıllardan günümüze uzanan bir aile hikayesi ile başladım. İlk kitabım 3. Baskıya ulaştı.

Yazmaya başlamadan önce ve şu an duygularınız arasında ne gibi farklar var?

Yazma eksikliğini hiç yaşamadım, yazıyordum. Kitap okumak ise benim antideprasanlarımdı. Çok sevdim okumayı. Ama birilerinin sizi okuyup, övgü sözcükleri söylemeleri, kendimi daha güvende hissettirdi. Boşa kürek çekmediğimi anladım. Ve duyguları karşı tarafa doğru iletirken, ne yapmaları gerektiğinin de altını çizdim. Çevremden ve hiç tanımadığım insanlardan olumlu tepkiler alınca da, kalemi hiç bırakmamaya karar verdim.

Bana Çocukluğumu Geri ver Yine İçinde Sen Olma kitabınız 2.baskısını yaptı. Kitabınızda kimin hikayesi var? 

“Bana Çocukluğumu Geri Ver Yine İçinde Sen Olma “ kitabım ilk gözğrım. 55 li yıllardan günümüze uzanan bir aile hikayesi. Yaşam zorluklarını hiçe sayan, elde bulunan şartlarla en iyisini yapmaya çalışan bir kızın hikayesi.

Yazarken nelerden ilham alırsınız?

En çok yaşadıklarımdan… Okuduklarımdan etkilenmemeye çalışsam da, dolaylı dolaysız muhakkak etkileniyorumdur. Yaşama bakış açım, şifrem.

Yazmak için önce neler yapmak lazım, okumadan yazan ve hemen kitap çıkarmak isteyen o kadar çok ki bu konuda ne diyeceksiniz?

Çok okumak lazım. Bunun başka bir alternatifi olduğunu düşünmüyorum. Sınavlara giren öğrencilerde bile, okuyan ile okumayan arasında bariz farklar var. Okumadan yazmak, zahmetsiz yemek yapmak gibi. Yine karnın doyuyor ama alalade… Zihni adam akılı terbiye etmek için, öncesinde binlerce kez gözleriniz yazılardan uzaklaşmamalı…

Vazgeçmemeleri en büyük tavsiyem tabi. Uzun kısa , basit karmaşık farketmez pes etmemeleri.. zihin onları zamanı geldiğinde muhakkak düzene sokacaktır.

İyi yazmanın bir formülü var mı? Sizce nedir?

Satış kaygısının olmaması ilk şart tabi. Çıkar çıkmaz milyonlarca satacak düşüncesi varsa inanın baştan kaybediliyor.

Samimi cümleler, okuyucuya ulaştığında; beğenilmek peşi sıra ardından geliyor.

İyi yazmak için iyi bir okuyucu, iyi bir gözlemci olmak gerekiyor.

Çok satan mı çok okunan mı çok tanınan yazar mı daha verimlidir sizce?

Ben çok okunmayı isterim şahsen. Satılıp okunmayan kitap benim için hedefe ulaşılmamış demektir. Tanınmak zaten bunun ardından gelir. Sonra da çok satarsınız zaten. Ama yazarın beslenmesi, motive olması için de basılı kitaplarının bitmesi elbette gurur verici.

Daha iyi yazmak için neler yapıyorsunuz?

Çok okuyorum. Çok geziyorum. Bunları yaparken, süzgeçlerim var eleyip, kendime göre yorumluyorum. Hümanistlik, kılavuzum. Kitaplarımda kötü karakterler varsa onları yazarken bile rahatsız oluyorum. Keşke hep çiçekler kuşları yazabilsek…

Çalışmış olduğunuz yayınevleri ve ilgili kişileri hakkında ve halen çalışmakta olduğunuz yayın evi ve ilgili kişileri hakkında görüşlerinizi bildirir misiniz?

Yayınevi , bir yazarın yuvası. Ama günümüzde binlerce yayınevi var. Aralarında seçim yapmak ya da seni onların kabul etmesi hakikaten şans. İlk çıkardığım ve şimdi çalıştığım yayınevleri konusunda şimdiye kadar sıkıntım olmadı. Ama iyi araştırıp, dosyalarını özenle inceleyen ve sonrasında da takibi iyi yapan yayınevlerini referans alsınlar.

Bugüne kadar hangi kurum veya kişi öncülüğünde katıldığınız kitap ile ilgili ortak projeler nelerdir ve konusu amacı nedir?

Seyahat etmeyi çok seviyorum ve sosyal medyada yayınlıyorum. Çok yakında bir yayınevi teklifi ile Gittim Gezdim Gördüm ortak projesinde yer alacağım. Çok yazarlı bir kitapta ben de gittiğim sürpriz bir şehri anlattım. Kısa sürede çıkacak.

Hangi yazar veya şairler sizi etkiler?  

Tüm yazarları seviyorum… Kaleme aşık birilerine her zaman her konuda sempatim olmuştur. Yabancı yazarlardan Türk yazarlarına kadar çoğunu takip etmeye çalışıyorum. Rahmetli olanların hepsi , son zamanların en iyilerinden Elif Şafak’ın kültür yansıtmasına bayılıyorum. Araştırdığı, çok okuduğu o kadar belli ki… Ayşe Kulin, Ahmet Ümit, Kürşat Başar, Murathan Mungan… Sade dilleri, yoğun hayatımızdan bizi kolaylıkla ulaştırıyor.

Yazar ve şair arkadaşlara söylemek istediğiniz bir çağrınız var mıdır?

Okuyun… Bol bol okuyun… Kitap okuyan insandan zarar gelmez. Geleceğimizi kurtaracak tek şey kitaplar…

Son olarak iyi yazar-şair olmak isteyenlere ya da bu işe yeni adım atacak olanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Vazgeçmemeleri… Samimi olmaları, satış kaygısı olmaması ve her zaman çok okumaları…

Son Güncelleme: 20.10.2018 13:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HATICE SENYUREK 2018-10-24 12:25:19

Bu bayanın kitaplarını çok sevdim. Doğal ve samimi... Hayata anlam katan cinsten...