Nil Yalter'in 'Topak Ev'i, Paris'teki 'Women House' sergisinde

Nil Yalter'in 1973 tarihli 'Topak Ev' isimli yerleştirmesi 'Women House' başlıklı sergi kapsamında 28 Ocak 2018 tarihine kadar Monnaie de Paris'de görülebilir.

Nil Yalter'in 'Topak Ev'i, Paris'teki 'Women House' sergisinde

Nil Yalter'in 1973 tarihli 'Topak Ev' isimli yerleştirmesi 'Women House' başlıklı sergi kapsamında 28 Ocak 2018 tarihine kadar Monnaie de Paris'de görülebilir.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
12 Ocak 2018 Cuma 22:16
Nil Yalter'in 'Topak Ev'i, Paris'teki 'Women House' sergisinde
banner62

Kadınlar ve göçmenlerle ilgili eserleriyle tanınan feminist sanatçı Nil Yalter'in 1973 tarihli 'Topak Ev' isimli yerleştirmesi 'Women House' sergisinde sanatseverlerle buluşuyor.

28 Ocak 2018 tarihine kadar devam eden Monnaie de Paris'deki sergide Nil Yalter'in yanı sıra 4 kıtadan, 39 kadın sanatçının katılımıyla gerçekleşen sergide kadın ve ev temalarına odaklanırken, kadınları eksik oldukları tarihin merkezine taşıyor.

Dünyanın önce gelen kadın sanatçılarının buluştuğu sergide Türk sanatçı Nil Yalter, 1973 tarihli çadır da denilen 'Topak Ev' çalışmasıyla yer alıyor.

Nil Yalter, kendisiyle yapılan bir söyleşide Topak Ev ile ilgili şunları söylüyor; "Çadırı yapmak için Türkiye’ye, Anadolu’ya gitmiştim ve bu çadırlarda yaşayan yörükleri bulmuştum; bana onları nasıl bulacağımı Bernard göstermişti. A.P.: Bu yapıtın başlığı nedir? N.Y.: Topak Ev, “yuvarlak ev” manasında, üretim tarihi 1973. Bu iş için Yurt ismini de kullanıyorum, bu kelimenin bir anlamı da çadırdır. Bu siyasi yapıt bana ülkeme gidip neler olup bittiğine bakma bilincini kazandırdı. Paris harikadır, ama Türkiye’de neler olup bitiyordu? Bernard’a bir tür konut, bir kadın evi yapmak istediğimi söyledim, çünkü bu evleri, Orta Asya’da da, inşa edenler kadınlardı. Bu bir kadının evi, ama kadın aynı zamanda bu evin içinde tutsak. Bunun üzerine yörükleri bulduk ve eğer varsa her kadının oğlu, ağabeyi veya kocasının büyük şehre, İstanbul’a gidip gecekondu mahallesinde yaşadığını öğrendim. Bazıları bu çadırlardan doğrudan Almanya veya Fransa’ya göçmen işçi olarak gitmişti.  Bernard bana yardım etti; Musée de l’Homme’da birçok kıyafete baktım. Orta Asya şamanizmi üzerine çok araştırma yaptım. Çadırların şamanik bir anlamı ve önemi var... Asıl çadırlar ahşaptan yapılıyor ama ben alüminyum kullandım.

Buradaki keçe de bir endüstri ürünü. Bu koyun postlarını boyadım, ikisi duvarda asılı, her tarafta da kolajlar var. Bu yapıtı, aynı göçebe çadırları gibi kolayca kurmak ve sökmek mümkün. Çapı 3 metre, içine on kişi sığıyor. Size 1973’te çektiğim ilk videomu getirmeliydim, sergide izleyicilerin çadıra giriş çıkışını kaydetmiştim, harika bir video.

Göçebeler toprak çorak olduğu için çadır kurar ve su bulmak için bir yerden diğerine göç etmeleri gerekir. Bunun sebebi ne romantik, ne de ekolojiktir. Durum aynı gecekondu mahallelerindeki gibi, toprağın sahibi insanlar değil. Göçebelerin bazıları Almanya ve Fransa’ya göçmen işçi olark gitti. Geçici meskenlerle ilgilenmeye devam etmemin, göçmen işçilerle çalışmamın sebebi bu, çadırdan sonra doğal olan buydu. Etnograf arkadaşım Bernard bana Musée de l’Homme’un deposunda yer alan, Orta Asya Türk boylarının tüm şaman kostümlerini gösterdi. Orada soğutucularda korunuyorlar. Çok etkilenmiştim. Bana bir kadın şamanın fotoğrafını verdi. Dinler tarihçisi Mircea Eliade’nin Şamanizm adlı kitabını satın aldım. Eliade şamanizmin bir din değil, bir psikoloji ve sosyoloji olduğunu söylüyor. Şamanizm mistiktir, ama bir din değildir. Ben de bunun üzerine çadırı yaptım, bir de bazı resimler. Nesnelerin gökyüzünden yeryüzüne, çadıra iyi şeyler getirmek için asılı olması lazım. Bu postları yapmaya ve çadırı oluşturmaya da böyle başladım. Bir görsel bulmaya çalışayım.

Rus şair Velimir Khlebnikov’un insanları uçurmak ve hareket ettirmek üzerine bir metni. Türkiyeli Kürt yazar Yaşar Kemal’in bir metninden de parçalar var.  Tüm bunlar Yaşar Kemal’in yörük boylarının bir yerden diğerine savruluşu üzerine kitabından (Binboğalar Efsanesi, 1971) alıntılar. Suzanne Pagé bu yapıtı ARC’de gösterdiğinde izleyici yapıtın yerinin Musée de l’Homme olduğunu söyledi.  

NİL YALTER KİMDİR ?

Fransız feminist sanat akımının 1970’lerdeki öncü temsilcilerinden olan Nil Yalter (d.1938, Kahire) lise öğrenimini saygın İstanbul Amerikan Robert Kolej’de tamamladı. Paris’te 1965 yılından beri ikamet eden Yalter 1960’ların sonundaki Fransız karşıt kültür ve devrimci siyasal akımlarına dâhil olup cinsiyet, Türk göçmen işçileri gibi zamanının güncel tartışmalarına katılmıştır. Bu süre zarfında resim, fotoğraf, video ve performans sanatı gibi farklı disiplinlerde deneysel işler üretti. Kadın sanatçılardan oluşan ve 1976-1980 yılları arasında faaliyet gösteren Fighting Women topluluğuna katılan Yalter “A Nomad’s Tent, a Study of Private, Public, and Feminine Spaces” adlı ilk feminist eserini 1973 yılında tamamladı.

Hemen ardından 1974 yılında yarattığı “The Headless Woman or the Belly Dance” erken feminist sanat akımının klasik örneklerinden biri olarak gösterilmektedir. “A Day of Actions” kapsamında kolektif üyesi bir sanatçının stüdyosunda sadece birkaç mobilya ve aksesuar ile gerçekleştirdiği, bir haremdeki günlük hayatı tasvir eden 1978 tarihli performans ve enstelasyonu gerçekleştirdi. Sanat tarihçisi Fabienne Dumont o günü belgeleyen videoyu 2011 yılında, Yalter hakkında yazdığı kitabın araştırması sırasında keşfetmiştir. Milli Fransız Kütüphanesi tarafından dijital ortama aktarılan video 1970’lerdeki Fransız feminist sanat akımını belgeleyen ender görsel dokümantasyonlardan birisidir.

Şamanizm ile yakından ilgilenen Yalter 2009 yılında “Lord Byron Meets the Shaman Woman” ve 1979 tarihli, daha önce gösterilmemiş olan “Shaman” adlı iki tane video çekti. Bu son eser Paris’teki Ethnographic Musée de l’Homme’da (Paris Etnografya Müzesi) sergilenen şaman maskelerine yer vermekte olup, Yalter’in Batı müzelerinin sergiledikleri eserler üzerindeki hak iddialarına gösterdiği tepkinin bir yansımasıdır. Yalter’in eserleri 1973 yılından günümüze kadar, önemli bir bölümü Museum of Modern Art of Paris de dâhil olmak üzere, birçok kişisel sergide gösterilmiştir. Eserleri nüfuslu “WACK!” sergisi kapsamında Los Angeles Museum of Contemporary Art, National Museum of Women in the Arts (Washington, DC), Museum of Modern Art PS1 galerisi ve Contemporary Art Center’da (Vancouver, Kanada) sergilenmiştir. Yalter’in skülptürleri, videoları ve yerleştirmeleri Tate Modern, İstanbul Modern, Centre Pompidou ve Fonds National d’Art gibi müzelerin daimi koleksiyonlarında yer almaktadır.

Son Güncelleme: 13.01.2018 05:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.