Seyyar Satıcı Nalan Türkeli, Dilli Don'da kadınların hikayesini anlatıyor

Hem seyyar satıcılık hem de yazarlık yapan Nalan Türkeli, son kitabı "Dilli Don"da erkek otoritesine boyun eğmiş kadınların hikayesini anlatıyor.

Seyyar Satıcı Nalan Türkeli, Dilli Don'da kadınların hikayesini anlatıyor

Hem seyyar satıcılık hem de yazarlık yapan Nalan Türkeli, son kitabı "Dilli Don"da erkek otoritesine boyun eğmiş kadınların hikayesini anlatıyor.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
19 Ağustos 2019 Pazartesi 03:03
Seyyar Satıcı Nalan Türkeli, Dilli Don'da kadınların hikayesini anlatıyor

Nalan Türkeli 1959’da Ordu’da doğdu. İlkokulu Ordu’da bitirdi. 1973’te bir aile trajedisinin ardından İstanbul’a akrabalarının yanına geldi. Akrabaları tarafından çocuk yaşta (14) evlendirildi. 1975’te bu evliliğinden bir kız çocuğu oldu. 1976’tıda eşini trafik kazasında kaybetti. Altı yıl aradan sonra yeniden evlendi. Bu evliliğinden iki oğlu oldu ve bir yıl önce eşi ile ayrıldı. İlk kitabı Beni Tanıdınız mı?(Şiir) 1993’te Sel Yayıncılık’tan yayımlandı, b 1996’da ‘Varoşta Kadın Olmak’ adlı güncesi Gök Kuşağı yayımlandı. Bunu 1997’de ki öykü kitabı ‘Düşlerimde Sen de Varsın’ izledi. Bu dönemde Varoşta Kadın Olmak kitabı Fransa’da belgeselleştirildi ve kitabın Fransızcası yayımlandı. Nalan Türkeli’nin anı roman türündeki son kitabı ‘İki Hayat’ Mayıs ayı içinde Gendaş Kültür’den yayımlandı.

Sinema gişelerinde bilet kesmekten, konfeksiyon işçiliğine, seyyar sokak satıcılığından, lahmacun, köfte, pilav satmaktan balık satışına, Öküz dergisinde yaptığı köşe yazarlığına kadar pek çok iş yaptı.

Bir gecekonduda yaşamaya ve seyyar satıcılığa devam eden Nalan Türkeli'nin 5. kitabı Mart 2019'da okuyucuyla buluştu...

Kitaptan bir bölüm... "Burası İstanbul, Ümraniye. Bütün yoksunluklar yoksulluklara rağmen, bir zamanlar gökkuşağı renginde yağardı yağmurlar. Yıkanırdı yer gök o renklerle. Bir uçtan diğer uca boyanırlarken, tek bir iz kalmazdı yaşanmış acılardan, caddeler sokaklarda da. Düş uykularıydı o mağaza vitrinleri bile. Uzaktan bakar olsak da bir diğer özenirliğiydiler yaşamın. Ya şimdi? Siyaha bulanık o vitrin camlarında asılı güneş alığı, kan kirlisi gazeteler hangi tarihten kalma? Acılarım mabet artık. Onlarda bulacağımı umuyorum aradıklarımı; Asıl kendimi. Ey dünya ağla, benimle ağla. Sönsün, yeryüzünün yangınları sönsün sonsuza dek!" 

Son Güncelleme: 19.08.2019 03:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.