Ebru Darip, "Anne Olmak İş Hayatlarını Sekteye Uğratmamalı, Kadınlar İşe Daha Hırslı Dönmeli"

Koçtaş Pazarlama ve Dijital Kanallardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ebru Darip, "Kadınlar iş hayatında aktif rol üstlenmek için mücadelelerini sonuna kadar sürdürmeli, pes etmemeli. Daha aktif, daha korkusuz hareket etmeliler. Daha iyi eğitim almalılar. Hayallerini büyük tutup, durmadan peşinde koşmalılar. Anne olmak iş hayatlarını sekteye uğratmamalı, aksine iş hayatına daha hırslı olarak dönmeliler." dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
05 Ekim 2020 Pazartesi 08:06
Ebru Darip, "Anne Olmak İş Hayatlarını Sekteye Uğratmamalı, Kadınlar İşe Daha Hırslı Dönmeli"

Türkiye’de ev geliştirme sektörünün lideri olan Koçtaş, 3 binden fazla çalışanı ile ülke genelindeki mağazalarının yanı sıra dijital satış kanalları ile hizmet sunuyor. Dijitalde pek çok yeniliği hayata geçiren Koçtaş, geçtiğimiz günlerde de "Ara, Tıkla ve Teslim Al" uygulamasına başlatarak siparişlerin evlere teslim edilmesine ya da mağazadan alınabilmesine olanak tanıyor. 

Koçtaş'ın bir başka özelliği ise Koç Topluluğu ailesinden olması. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için pek çok proje yürüten Koç Holding şirketlerinden biri olan Koçtaş'ta da kadın erkek eşitliğinin sağlanması yönündeki çalışmalar öne çıkıyor. Örneğin işe alımlarda toplumsal cinsiyet eşitliğini önceliyorlar. Koçtaş'ın yönetim kadrosunda ise 4 erkek 3 kadın bulunuyor. 

Onlardan biri de Koçtaş Pazarlama ve Dijital Kanallardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ebru Darip. Başarılı iş kadını Ebru Darip,  ODTÜ İstatistik bölümünden mezun olduktan sonra yüksek lisansını İTÜ'de işletme üzerine yaptı.  Turkcell'de Müşteri Analitiği uzmanlığından stratejik pazarlama direktörlüğüne uzanan başarılı bir kariyerin ardından 2016'da Koç Topluluğu şirketlerinden biri olan Koçtaş’ta Pazarlama Direktörü olarak çalışmaya başladı. Ebru Darip, Ocak 2019’dan bu yana ise Koçtaş’ta Pazarlama ve Dijital Kanallardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışıyor. 

İşte Kadınlar'ın sorularını yanıtlayan Ebru Darip de işe alımlarda, özellikle mağaza müdürlüklerinde kadınların önceliklendirildiğine dikkat çekiyor. 

EBRU DARİP KİMDİR?

Nerede, kaç yılında doğdunuz, hangi okullarda eğitim aldınız?

1976 yılında Ankara’da doğdum. Eğitim hayatımın çok büyük bir kısmında Ankara’daydım.

Gazi Anadolu Lisesi’nden 1994 yılında mezun olduktan sonra, aynı yıl Orta Doğu Teknik Üniversitesi İstatistik Bölümü’nde okumaya başladım. Sonrasında, çalışma hayatıma başlamak üzere İstanbul’a geldim. 2003 yılında da İşletme yüksek lisansımı İstanbul Teknik Üniversitesi’nde tamamladım.

Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi? Yıllara göre hangi kurumlarda, hangi pozisyonlarda ne kadar süre ile çalıştınız, şimdi hangi kurumda ve hangi pozisyonda çalışıyorsunuz?

Kariyerime 1999 yılında Osmanlı Bankası’nda MT olarak başladım. 2001 yılında ise Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’de Müşteri Analitiği Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Burada Müşteri Deneyimleri Yöneticiliği, Müşteri Analitiği ve İş Kontrol Direktörlüğü, Segment Pazarlama Direktörlükleri ve Stratejik Pazarlama Direktörlüğü görevlerini yürüttüm.

2016 yılında Koç Topluluğu bünyesinde yer alan Koçtaş’ta Pazarlama Direktörü görevini üstlendim. Ocak 2019’da Koçtaş’ta Pazarlama ve Dijital Kanallardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atandım ve bu pozisyonda çalışmaya devam ediyorum.

PAZARLAMADA UZMAN

Hangi alanda uzmansınız, özellikleriniz neler, kısaca anlatır mısınız? Sizin mesleğinizi seçmek isteyen veya bu yolda ilerleyen kadınlara rehber olması için yaptığınız işle ilgili, uzmanlığınızın olduğu konuda püf noktalarını paylaşır mısınız?

Kariyerimin tamamı pazarlama alanında geçti diyebilirim. İşimi yaparken veri ile konuşmak en önemli önceliğim oldu. Bu sayede de günümüzde en sık duyduğumuz konulardan büyük veri, veri odaklı pazarlama ve müşteri yönetimi, müşteri ve pazar öngörüleri konusunda Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde çok büyük projeler yönetme şansım oldu.

Pazarlamada çok farklı fonksiyonlarda görev almış olmamın, konfor alanımdan çıkarak işi bütünsel görebilmeyi, stratejik bakabilmeyi, değişime kolay adapte olabilmeyi bu sayede işi geliştirdiğimi söyleyebilirim. Bir de iş hayatının olmazsa olmazı sağlıklı ilişkiler bence. Bu anlamda da çok farklı ekiplerde, çok farklı insanla çalışmanın da bir artı olduğu görüşündeyim.

KOÇTAŞ'IN PAZARLAMASI ONA EMANET

Çalıştığınız kurum hangi alanda faaliyet gösteriyor. İşinizde tam olarak neler yapıyorsunuz anlatır mısınız? Yeni projeleriniz neler?

Koçtaş, ev geliştirme perakendeciliğinin lider şirketi. Koçtaş mağazalarımız, mahalleli Koçtaş Fix mağazalarımız, mağazalarda bulunan hızlı sipariş ekranlarımız, Koctas.com.tr, Koçtaş mobil uygulamamız ve Koçtaş Çözüm Merkezi’nden oluşan çoklu kanal yapımız üzerinden müşterilerimize yaşam alanlarını düzenlemek ve güzelleştirmek için binlerce ürünü en uygun fiyat ve Koçtaş güvencesi ile sunuyoruz.

Koçtaş 2016 yılında dijital dönüşüm sürecine start verdi ve o tarihten bu yana çoklu kanal ve dijital dönüşüm alanlarına çok ciddi yatırım yapıyor. Ben de Koçtaş’tan önce uzun süre teknoloji merkezli bir şirkette çalıştım. Kariyerimin bir sonraki adımında tecrübemi, müşteriye çok daha yakın ve oldukça dinamik olan perakende sektöründe değerlendirmeyi hedefledim. Bu karar, hem kendi başarım hem de şirket adına çok daha iyi sonuçlar alacağıma inandığım içindi. Koçtaş, sektörün gerektirdiği esnekliği, dinamizmi hızla karşılayan, dijital yeniliklere hızla uyum sağlayan bir şirket. Koçtaş’ta ekip olarak birlikte aynı hedefe koşuyor ve başarıyı birlikte yakalıyoruz. Çalışma hayatında beni en çok birlikte başarmak motive ediyor. Kadınların aynı anda birçok işi bir arada yürütme kabiliyeti ve titizliği, perakende gibi çok değişken ve müşteriye oldukça yakın bir sektörde gerçekten bir ayrıcalık.

Pazarlama ve Dijital Kanallardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptığım için, Koçtaş markasının bilinirliği, marka sağlığı, ana marka iletişim faaliyetleri, kurumsal iletişim, müşteri deneyimleri, satış sonrası hizmetler, müşteri analitiği ve kampanya yönetimi, pazar araştırmaları ile dijital kanalların tüm satış ve karlılığı gibi sorumluluklar bana ait.

Dijitalleşmeyi tüm iş yapış şekillerimizde bir kaldıraç olarak kullanmakla ilgili sayısız projemiz olduğunu aktarabilirim. Bu doğrultuda dijital kanallardaki yetkinliklerimizi daha da ileriye taşıyacak projeler ve de müşteri deneyimini iyileştirici dijital destekli projeler odağımızda.

EV KADINLARI ÜRETKEN HALE GETİRİLMELİ

Çalışan kadın olmak ne demek nasıl açıklarsınız? Kadınlar neden çalışmalı?

Toplumsal uygarlık seviyesinin en belirleyici unsuru hiç şüphesiz ki toplumsal cinsiyet eşitliğidir. Kadının sosyal ve ekonomik hayattaki artan rolü, her yönüyle toplumsal gelişimin de temelini oluşturuyor ve o toplumda doğrudan büyük farklar yaratıyor.

Bir toplumda kadın ne kadar etkin ve üretkense, toplum o kadar gelişmiştir. Çalışma hayatında kadının aktif rol alması bireysel ve toplumsal açıdan sürdürülebilir kalkınmanın da gerçekleşmesinde önemli bir unsurdur. Bu konudaki farkındalık her geçen gün artıyor.

Ev hanımı olan geniş bir kitle söz konusu. Bu kitleyi ev dışında üretken hale getirmek, çeşitli meslek gruplarına kazandırmak birincil öncelik olmalı. Hem devlete hem iş dünyasına hem de STK’lara çok önemli görevler düşüyor. Beyaz yakalı kadınların ise yönetsel rollerde daha etkin olmaları önemsenmeli.

ÇALIŞAN KADIN SORUNLARI NELER?

Çalışan kadınların yaşadığı en önemli sorunlar sizce neler? Birkaç maddeyle sıralar mısınız?

Toplumda hala kadına biçilen çeşitli roller var. Çalışan kadınlar, bu rolleri de yine sadece kendi göreviymiş gibi yerine getirmeye çabalıyor. Yoğun iş temposunda bunun sorun olabildiği durumları görebiliyoruz.

Kadın hala çocuk yetiştirmede ana aktör, burada bu sorumluluk paylaşımının da eşit olması gerekiyor ama henüz toplumun her kesimi için bunu söylemek zor.

Çalışan kadınlar hala yönetsel rollerde görece çok daha az görev alıyor, burada iş dünyasına da çok önemli roller düştüğüne inanıyorum. “Kadın duygusaldır, kadın bunu yapar bunu yapamaz” gibi yersiz algıların kadınlar dâhil olmak üzere tüm zihinlerden silinmesi gerektiğini düşüyorum. Tam bu noktada kadınlara da kalıplarından kurtulmak, daha atılgan olmak, kendine daha fazla değer biçmekle ilgili roller düştüğüne inanıyorum.

İŞE ALIMDA KADINLAR ÖNCELİKLENDİRİLİYOR

Siz hangi engellerle karşılaştınız, tanık olduğunuz veya yaşadığınız enteresan durumlar var mı? Çalışan kadınlar- iş kadınları karşılaştıkları engelleri nasıl aşabilir?

20 senelik iş hayatımda cinsiyetim sebebiyle herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmadım. Bunda tabi ki benim seçimlerim de etkili oldu. Bağlı olduğum Koç Holding, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) yürüttüğü HeForShe hareketinin en büyük destekçilerinden biri. Topluluk içinde HeForShe vurgusu çok yaygın. Üst düzey yöneticiler dâhil olmak üzere her kademede kadının varlığı çok kıymetli.

Toplumsal cinsiyet eşitliğine son derece önem veren Koçtaş’ın içinde de ciddi bir farkındalık ve kadın yöneticiler için özel bir hedef var. Koçtaş işe alım süreçlerinde, mağaza müdürleri arasında kadınlar önceliklendiriliyor.

KADINLAR PES ETMEMELİ

İstihdamda daha fazla kadının yer alması için kadınlara bir çağrınız var mı? Kadın erkek eşitliğinin sağlanması için erkekler neler yapmalı, erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?

Son yıllarda hem kadınların iş hayatına katılmasında, hem de kadın yönetici kademesinde ciddi oranda artış olduğu gözlemleniyor. Bu oran henüz istenen seviyelerde olmasa da umut verici. Bu oranları ancak özel bir inisiyatifle odaklanarak yukarı taşıyabiliriz. Katıldığım ortalama 20 kişilik toplantılarda maalesef 2-3 kadından biri oluyorum. Elbette daha gidecek çok yolumuz var.

Kadınlar iş hayatında aktif rol üstlenmek için mücadelelerini sonuna kadar sürdürmeli, pes etmemeli. Daha aktif, daha korkusuz hareket etmeliler. Daha iyi eğitim almalılar. Hayallerini büyük tutup, durmadan peşinde koşmalılar. Anne olmak iş hayatlarını sekteye uğratmamalı, aksine iş hayatına daha hırslı olarak dönmeliler. Esnek çalışma saatleri, farklı çalışma modelleri, çocukları için kreş, bakım hizmetlerinin yaygınlaşması kadınların hem evlerini hem de işlerini daha rahat koordine etmelerini kolaylaştıracak ve yaygınlaşması gereken bir yöntem. Bu mücadelede erkeklerin de kadınları desteklemesi, motive etmesi ve yanlarında olması çok önemli.

ÖNLEMLERİ SIKI TUTTUK

Pandemi nedeniyle işiniz nasıl etkilendi, evde neler yapıyorsunuz, iş bölümü nasıl? Pandemi sonrası yeni normal hayatta sizce bizi nasıl bir hayat, ekonomi bekliyor?

Pandemi bizim için oldukça stresli bir süreçti. Perakende olarak 2 aya yakın bir süre tüm mağazaların kapalı olması gerçekten tamir edilmesi zor bir durum. Aynı şekilde, mağazaları açtığımızda da pandemi dolayısıyla yine stresli bir dönemdi. Ancak biz bu noktada “Sıfır Tolerans” ilkemiz kapsamında işi hiçbir noktada şansa bırakmadan, önlemlerimizi hep sıkı tuttuk. Çalışan ve müşterilerimizin sağlığından asla ödün vermedik, buna aynı inançla devam ediyoruz.

Pandemi döneminde çevik metodolojiyle yönettiğimiz tüm projelerimiz hız kesmeden devam etti. Yöneticiler olarak bizler de, hem sahada özveriyle çalışan arkadaşlarımızı hem de genel merkezde gerçekten yoğun çaba gösteren çalışma arkadaşlarımızı desteklemek için var gücümüzle çalıştık. Bazen 7-8 saat ekran başından kalkmadan çalıştığımızı söyleyebilirim.

İş bölümü yapan bir aileyiz. Hatta eşim benden daha güzel yemek yapar. Bu dönemde onun güzel yemeklerini bol bol yediğimizi itiraf etmeliyim. Hem çalışıp hem de küçük çocuklarıyla ilgilenmek zorunda olan arkadaşlarımın zorlandıklarını da üzülerek takip ediyorum.

“Pandemi sonrası” diye bir cümleyi henüz kuramıyoruz. Maalesef 1. dalga henüz bitmedi. Kontrollü sosyal hayat artık temel davranış şeklimiz olmalı. Bu konuda insanların daha bilinçli davranması gerekirken, bazen aşırı rahatlamalar görüyoruz; buna üzülüyorum. Hepimizin bir an önce normale dönmesi gerekiyor, en başta da çocuklarımızın.

Öncesinde çok nadir deneyimlediğim bir şey iken, şu anda evden çalışma artık çok normal bir çalışma düzeni olmaya başladı. İş hayatına başladığımdan beri aralıksız çalıştığım için bir tarafı ile evde olmak ilk başlarda bana çok kötü gelmedi, ancak süre uzadıkça insan elbette özgürlüğünü daha fazla arıyor.

Ekonomik anlamda zorlanacağımız ne yazık ki kaçınılmaz. Bazı sektörler özellikle çok fazla etkilendi. Devletin pandemi sırasında şirketler özelinde sağladığı desteklerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kısa çalışma ödeneğinin bitmesi, işten çıkartma yasaklarının kalkması ise iyi yönetilmesi gereken bir süreç olacak.

SÖZLEŞME ETKİN HALE GELMELİ

İstanbul Sözleşmesi'nin tartışmaya açılmasına siz ne diyorsunuz?

İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleyebilmek için altında toplanmamız gereken bir sözleşme. Her gün kadınlarımız göz göre göre öldürülürken veya şiddet görürken bu sözleşmenin tartışıma konusu olması bile çok üzücü. Nasıl çok daha etkin bir hale getirebileceğimizi konuşmamız lazım.

Son Güncelleme: 05.10.2020 13:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.