Esra Oflaz Güvenkaya,"Ailemizde kavga gürültü dayak eksik olmazdı"

Esra Oflaz Güvenkaya, "Orta halli bir ailenin kızıyım. Babam ticaretle ilgilenirdi. İlkokul terkti, fakat keskin zekası sayesinde kendine orta ölçekli bir iş kurmayı başarmıştı. Ancak çok gel gitleri, paranoyaları olan ve maalesef şiddet eğilimli bir insandı ve bu yüzden çok parlak fikirlerinin uygulamasında hep sorunlar yaşar, iş hayatı da bu yüzden bir aşağı bir yukarı sert dalgalanmalar gösterirdi. Ailemizde ise kavga, gürültü, dayak, ağlama eksik olmazdı."

Esra Oflaz Güvenkaya,"Ailemizde kavga gürültü dayak eksik olmazdı"

Esra Oflaz Güvenkaya, "Orta halli bir ailenin kızıyım. Babam ticaretle ilgilenirdi. İlkokul terkti, fakat keskin zekası sayesinde kendine orta ölçekli bir iş kurmayı başarmıştı. Ancak çok gel gitleri, paranoyaları olan ve maalesef şiddet eğilimli bir insandı ve bu yüzden çok parlak fikirlerinin uygulamasında hep sorunlar yaşar, iş hayatı da bu yüzden bir aşağı bir yukarı sert dalgalanmalar gösterirdi. Ailemizde ise kavga, gürültü, dayak, ağlama eksik olmazdı."

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
19 Temmuz 2018 Perşembe 12:35
Esra Oflaz Güvenkaya,"Ailemizde kavga gürültü dayak eksik olmazdı"
banner62

MCD Medya Başkanı ve Lifetime Türkiye Başkanı Esra Oflaz Güvenkaya, Hürriyet gazetesinde Elif Ergu Demiral'ın sorularını yanıtlarken, ailesinin bilinmeyen yönlerini, iş hayatındaki mücadelesini anlattı. 

 İşte Esra Oflaz Güvenkaya'nın anlattıkları... 

Sizi iş yaşamınızla, sosyal hayatınızla tanıyoruz. Biraz geçmişe dönersek, sizin hikayeniz nerede başlıyor?

Orta halli bir ailenin kızıyım. Babam ticaretle ilgilenirdi. İlkokul terkti, fakat keskin zekası sayesinde kendine orta ölçekli bir iş kurmayı başarmıştı. Ancak çok gel gitleri, paranoyaları olan ve maalesef şiddet eğilimli bir insandı ve bu yüzden çok parlak fikirlerinin uygulamasında hep sorunlar yaşar, iş hayatı da bu yüzden bir aşağı bir yukarı sert dalgalanmalar gösterirdi. Ailemizde ise kavga, gürültü, dayak, ağlama eksik olmazdı.

Maalesef bunlar çok konuşulmasa da kadına yönelik şiddet hepimizin çevresinde çok yaygın… Zor bir çocukluk ve gençlik olmuş sizinki…

Aynen. Evdeki şiddet ortamı ve babamın beni dışlaması neticesinde çok yalnız bir çocukluk geçirdim. Kitaplar benim en iyi dostum oldu. Okumayı kaçış olarak görmemle, öğrenciliğim boyunca okulun en parlak öğrencilerinden biri olmuştum. Aldığım takdir belgelerini de her dönem babama gösterir ve bu şekilde beni seveceğini ümit ederdim. Babam hiçbir zaman başarımı takdir etmedi, üniversite okumamı ise istemedi.

Bazen hayatta olumsuzluklar yaşamak itici güç de oluyor…

Ergenlik ve genç kızlık dönemlerimde hep başarılı bir iş kadını olmayı istedim, dediğim gibi özgür ve kendim olmak en büyük isteğimdi. Bu yüzden de üniversite sınavlarında sadece İstanbul’daki İktisat ve İşletme Fakültelerini yazdım. İkinci tercihim olan İstanbul İktisat Fakültesi’nde, Gülten Kazgan, Erol Manisalı, Toktamış Ateş gibi çok değerli hocalarla eğitim alma fırsatım oldu. Okurken de fuarlarda çalışır, kendi paramı kazanırdım.

ÖLÜMDEN DÖNDÜM

18 yaşında bir kaza geçirmişsiniz, bu kaza hayatınızı nasıl etkiledi?

Evet Bağdat Caddesi Konak Durağı’nda hızla gelen bir araç- tamirci çırağı ehliyetsiz bir müşterinin arabasıyla hız yapıyormuş - bana ve arkadaşıma kaldırımda dururken çarptı. İlk bana çarptığı için tüm vücudum hem çarpmanın hem de hızla betona düşmenin etkisi ile patlamış. İlk anda nabız bulamadıkları için öldü diye kaldırımda bırakmışlar. O nabzımın durduğu anda ölüme yakın deneyim (Near Death Experience) yaşadım. Bu yaşadığım deneyim, uzun süren iyileşme sürecim benim hayatıma derin bir anlayış getirdi. Ölüm kavramına farklı bakmaya, Allah ile bağımın muazzam kuvvetlenmesine, sezgilerimin gelişmesine sebep oldu. Şifacılığa ilgim de böyle başladı. Böyle bir deneyim yaşadığım için her zaman Allah’a minnet duydum ve O “sonsuz anı” hiç unutmadım. Kazadan sonra hep an da yaşadım ve netice odaklı değil neticeye giden biri oldum.

İş hayatına nasıl başladınız?

İstanbul Üniversitesi biter bitmez Amerika’ya gittim. New York Üniversitesi’nde International Business and Finance konusunda eğitim aldım. O dönemde New York’ta okurken, kariyerime New World International şirketinde stajyer olarak başladım. Şirket o dönemde çok popüler olan “Cesur ve Güzel” dizisinin global distribütörüydü. Bana orada verilen ilk görev hayran mektuplarını cevaplamaktı, ben de büyük bir adanmışlıkla yaptım. Türkiye’ye döndüğünde, aile şirketimiz olan Medyavizyon Ltd. şirketinde 5 sene Programlama ve Satın Alma Müdürü olarak maaşlı çalıştım. Bu dönemde yabancı TV kanallarının Türkiye’de tanıtımı ve yerelleştirmesi konusunda uzmanlaşmaya karar verdim ve kariyerimin ve iş hayatımın dönüm noktası da bu oldu. Sonrası malum Nickelodeon, MTV, Eurosport, BBC, Sci-Tech gibi kendi kategorisinin en iyisi olan (çocuk, müzik, spor, teknoloji) pek çok global kanalı yerelleştirdim ve Türk izleyicisiyle buluşturdum.

Son girişiminizden söz eder misiniz? Lifetime nasıl bir kanal?

Lifetime global gündüzleri kadın odaklı ve bütününde genel izleyiciye hitap eden şifreli ücretli satılan bir eğlence kanalıydı. Ben 2 senelik görüşmelerden sonra Lifetime’ı Türkiye’de ücretsiz/şifresiz bir kanal olmaya ikna ettim. Ayrıca Global Lifetime kanalının izinde, Türkiye’de kız çocuklarımızı ve kadınlarımızı güçlendirme misyonunu da üzerimize aldık.

KİMSENİN HAYATI TOZPEMBE DEĞİL

Nasıl bir sosyal sorumluluk projesi?

Tüm dünya bu konuda sarsılıyor artık. Artık kadınlar susmasın. Gizlemesin. Kimsenin hayatı tozpembe değil. Herkesin hayatı inişli çıkışlı.

Yalnız değilsiniz mesajı vermek istiyorsunuz değil mi?

Evet. Yalnızca bizim başımıza gelmiyor. Senin Mucizen projesini bunun için başlattık. “Yalnız değilsiniz” mesajını vermek istiyoruz. Başarılı kadınların hayatlarında da kırılma noktaları var. Karanlık alacakaranlığa dönüp sorasında da güneş doğacak. Umarım Türkiye’deki kadınlara ilham oluruz. Lifetime’de Senin Mucizen diyerek başarılı kadınların hayatlarındaki kırılma noktalarını da anlatacağız.

Kadın girişimcilere vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Çok çalışsınlar, cesaretli olsunlar, kendi içlerindeki sesi dinlesinler, keşfetsinler çünkü Allah sezgiler yoluyla kalbimize fısıldar, vesileleri yoluyla yardım eder. Gelecek için endişelenmek yerine ”an”da çok çalışıp, doğruyu yapmaya odaklansınlar, süreçten keyif alsınlar, çünkü başarı an be an gelir ve anların toplamı neticeye ulaştırır.

Son Güncelleme: 19.07.2018 12:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.