Meryem Salman;"Her kadın, başka kadına destek olsa sayımız 2 katına çıkar"

Kagider Yönetim Kurulu Yedek Üyesi, Finance & Insurance ortağı Meryem Salman; "Biz kadınlara başka bir görev düşüyor. Birbirimize destek olmak, en azından bir kadının hayatına dokunmak, değiştirmesine yardımcı olmak. Bunu nasıl yapacağınız size bağlı, ya bir kız çocuğunun okumasına destek olmak, genç bir kızın üniversite hayalini gerçekleştirmek ya da bir kadının ekonomik özgürlüğünü kazanmasına aracılık etmek, siz seçin. Her kadın bir kadının hayatını değiştirmesine destek olsa şu anki sayımız iki katına çıkar. " diye konuştu.

Meryem Salman;"Her kadın, başka kadına destek olsa sayımız 2 katına çıkar"

Kagider Yönetim Kurulu Yedek Üyesi, Finance & Insurance ortağı Meryem Salman; "Biz kadınlara başka bir görev düşüyor. Birbirimize destek olmak, en azından bir kadının hayatına dokunmak, değiştirmesine yardımcı olmak. Bunu nasıl yapacağınız size bağlı, ya bir kız çocuğunun okumasına destek olmak, genç bir kızın üniversite hayalini gerçekleştirmek ya da bir kadının ekonomik özgürlüğünü kazanmasına aracılık etmek, siz seçin. Her kadın bir kadının hayatını değiştirmesine destek olsa şu anki sayımız iki katına çıkar. " diye konuştu.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
09 Şubat 2018 Cuma 05:45
Meryem Salman;"Her kadın, başka kadına destek olsa sayımız 2 katına çıkar"
banner62

Türkiye’deki en büyük bağımsız broker şirketi Finance & Insurance ortağı olan iş kadını, kadın girişimci Meryem Salman, aynı zamanda KAGİDER Yönetim Kurulu Yedek Üyesi. Bankacılık kariyerinin ardından kadın girişimciliğine adım atıp ilk şirketini yurtdışında Amsterdam'da kuran Meryem Salman, iş hayatının yanı sıra sivil toplum örgütlerinde aktif olarak görev alıyor. Başka kadınları güçlendirmek ve kız öğrencilerin eğitimine destek olmak için kurucuları arasında yer aldığı Buldan Eğitim ve Dayanışma Vakfı'nın Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürütüyor.

Meryem Salman, girişimcilik hikayesini İşte Kadınlar'a anlattı.

Eğitim ve kariyeriniz nasıl ilerledi?

Benim hikayem 1964 yılında Denizli’nin şirin ilçesi Buldan’ın Beyler Köyüne bağlı Hatıpler mahallesinde şlıyor. 5 çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Şimdi belki bir çoğunuz için bunlar bir masal gibi gelse de -ki yeğenlerime öğle geliyor- o yıllar bilgisayarın, internetin, cep telefonunun hatta evlerde telefonun olmadığı dahası elektriğin bile bazı köylere henüz gelmediği yıllar…Ben 3 yaşlarındayken kasabaya taşınmışız. 1970 lerin başında ilkokula başladım, benim için hayatımın dönüm noktalarından biriydi çünkü hayattaki en vazgeçilmez sevdamı keşfettim “Okumak” ve ondan sonra her eyi, her işi ve hatta hayatı okuyarak öğrendiğimi söyleyebilirim.

O yıllarda olmayan bir şer vardı, Televizyon.. Ben ilkokulu bitirmek üzereyken kasabada televizyonizlenebilir hale geldi. Ondan önce bizim için ilçede bulunan 3 sinema sanki Dünyaya açılan kapıydı. Bu sinemalarda izlediğim filmler bana bu kasabanın dışında da bir hayat olduğunu öğretti ve artık tek hayalim dünyayı keşfetmek olmuştu. Bunun için elindeki tek olanağı kullandım diyebilirim, oda okumaktı. Bu sayede Üniversiteyi kazandım. Hatta o yıl 1981 Atatürkün yüzüncü doğum yıldönümü olduğu için iki üniversiteye girmeye hak kazandım ve idealim olan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdim ve 1981 yılında o küçücük kasabadan, Denizli'ye bile gelmenin çok zor olduğu bir dönemde İstanbul'a gittim. İlk hayalim gerçekleşmişti. 1985 yılında fakülteyi, özel okullardan gelen arkadaşlarımla yarışarak ilk 10 içinde bitirmeyi başardım. Şimdi sıra Yüksek Lisans yapmaktaydı. Bunun için bütünyazı koca bir odada Çemberlitaş Kız yurdunda yanlız kalarak hem çalışıp hemde sınava hazırlanarak geçirdim. Sonunda sınavı kazanıp, kayıt yaptırdım. Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle devam edemedim. Fakat kendime bir söz verdim hangi yaş da olursam olayım bunu gerçekleştirecektim ve ben bu sözü 40 yaşıma gelmeden tuttum, Amsterdam Üniversitesi’nde, Avrupa Birliği konusunda Yüksek Lisans diplomamı almaya hak kazandım.

Kendi işinizi kurmaya hangi yıl, nasıl karar verdiniz? Şirketi kurarken hangi çekinceleri, zorlukları yaşadınız, nasıl başa çıktınız?

Hepimizin bildiği gibi, bir iş kurmak , bir şirkete ortak olmak için sermaye gerekir. O yıllarda bugün olduğu gibi seçenekler yoktu. En azından benim için bunun tek yolu çalışmaktı. Çalışma hayatına okulda sınavlarımın bittiği ayı takip eden ay başladım ve 2001 yılına kadar Bankacılık sektöründe farklı departmanlarda çalıştım. O yıllar Bankacılık sektörünün teknoloji ile tanıştığı ve eğitim seferberliğinin olduğu yıllardı ve sektör bu nedenle devamlı bir değişim içindeydi. Nerdeyse her hafta sonu ya bir departman yeni bir teknolojiye geçiyor ya da biz eğitime katılıyorduk. Bu yüzden gece gündüz, hafta sonu demeden çalışıyor, aynı zamanda dil sınavı için hazırlanıyordum. En son görevim Bireysel Bankacılık Satış Biriminde Bölüm Müdürü olarak görev yaptım.

2001 yılı Bankacılık sektörü için zor bir yıldı. Çok yakın bir arkadaşımız sabah işe gitmiş, akşam eve geldiğinde artık işsiz biri olmuştu. Bu benim için bana hayatta aldığım en büyük derslerden biriydi. Hayatla başa çıkabilmek için her zaman bir B planının olması gerekiyordu. Artık kendi işimin sahibi olabilmem için gerekli sermaye de vardı. Aynı dönemde eşimin görev değişikliği nedeniyle Amsterdam'a taşındım. Bankacılık kariyerime master yapmak için ara verdiğimde 1 ay hiç bir şey yapmamaya, hayatım da ilk kez ben ne yaparsam mutlu olurum sorusunun cevabını bulmaya karar verdim. Çünkü o ana kadar yaptığım hiçbir şeyi bu açıdan sorgulamamış, sadece yapmam gereken neyse onu yapmaya odaklanmıştım. Bir ay sonunda ne yapmaktan mutlu olurum sorusunun cevabını bulamamıştım ama neyin beni mutsuz edeceğini keşfetmiştim; “Çalışmamak”...

Bu keşfimden sonra, master sınavına hazırlanırken ilk şirketimi Amsterdam'da kurdum, Ev tekstil ürünleri pazarlayan bir tekstil şirketi. O ana kadar hiç girişimciliği denememiş birinin yaşadığı her zorluğu, dilini bilmediğim bir ülkede yaşadım. Hep masa başında, birileri ile iş yapmaya alışmış biri olarak her şeyi kendim yapmak zorunda olmak, önce hem psikolojik hem de fiziksel olarak çok zor geldi. Gerektiğinde iş yerini temizlemek, malları taşımak insana 'ben bunun için mi eğitim aldım 'sorusunu sorduruyor. Ama istedikten sonra başa çıkılmayacak bir engel tanımıyorum ben. Önce başka markaların kolleksiyonlarını satarken, kendi kolleksiyonumu üretirken buldum kendimi. Ama ülkemde daha uzun zaman geçirmeye karar verince şimdi yönetim kurulu üyesi olduğum şirkete ortak oldum. Açıkcası bu şirketin kuruluşunda yaşanılan zorlukları ben yaşamadım, hazıra konmuş olduğumu söyleyebilirim.

Şirketiniz kurulduğundan bu yana nereden nereye geldi, 2017 nasıl bir yıl oldu, 2018 hedefleriniz neler?

Daha öncede söylediğim gibi, şirketin kuruluşunda yaşanan sorunlar ben ortak olduğumda çoktan çözülmüştü. Finance & Insurance, 2006 yılında yine ICBI üyesi, Hollandalı Finance & Insurance şirketi tarafından kurulmuş, daha sonra tamamı Türk ortaklar tarafından satın alınmış, kredi sigortası alanında Türkiye’deki en büyük bağımsız brokerdir. Kredi sigortası ve Finansal alanda konusunda uzmanlaşmış danışmanların oluşturduğu uluslararası bir organizasyon olan ICBA üyesi Türkiye Temsilcisidir. ICBA (International CreditBrokers Alliance) sadece kredi sigortası alanında uzmanlaşmış bağımsız brokerların bir araya gelmiş olduğu bir global iş ağıdır. ICBA, tüm Dünyada 5 kıtada, 60 ülkede, 70 yerleşik ofisleriyle 10.000 in üzerinde müşteriye servis sunmaktadır. ICBA 600 milyar € nun üzerinde sigortalanabilir ciroyu yönetmektedir.

Bir kadın olarak sizin gözlemleriniz deneyimleriniz neler, kadınlar iş hayatında hangi engellerle karşılaşıyor?

Kadın olmak sadece ülkemizde değil, bu gezegende zor. Geçenlerde bir çalışmada okudum; Dünyadaki toplam işlerin üçte ikisini kadınlar yapıyor, ancak dünya toplam gelirinin onda birini kadınlar kazanıyor, dünyadaki özel mülkiyetin sadece yüzde 1'ine kadınlar sahip. Dünyada okur yazar olmayan nüfusun üçte ikisi kadınlardan oluşuyor.

Kadın istihdamında daha fazla kadının yer alması için kadınlara ve erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?​

Kadının toplumsal anlamda rol ve statü olarak doğru yerde olmasının ülkelerin gelişimi açısından son derece önemli olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bu da kadının ekonomi dünyasında etkinliğini artırmak ve iş gücünden daha fazla yararlanmakla mümkün.

İşyerinizde kadın çalıştırmalısınız, çünkü kadınlar;

* Daha dikkatliler,

* Öğreticilik yanı daha gelişmiş,

* Değişimlere daha açık

* Gözlem yeteneklerini iş yaşamında başarılı bir biçimde kullanabiliyor.

Bence en önemlisi bir erkek para kazandığında kendi küçük ailesini destekliyor, ama bir kadın para kazandığında daha çok kişiye faydası dokunuyor.

Girişimci olmak isteyen kadınlara tavsiyeleriniz neler olur?​

- Her şey hayal etmekle başlar, hayal etmeyi asla bırakmayın,

- Hayallere ancak çalışarak ulaşılabilir,

- Kendinize güvenin, Dünyada bir işi bir kişi yapabiliyorsa, bir başkasının yapmaması için hiç bir engel yoktur,

- Dürüstlük özgürlüktür,

- Kimsenin hakkını yemeyin, hakkınızı yedirmeyin,

Başka kadınların öğrenmesi, rehber olması için yaptığınız işle ilgili, uzmanlığınız olduğu konuda püf noktalarını anlatır mısınız?

Sihirli bir değnek yok; çalışmak, kendini geliştirmek, değişime açık olmak, kararlı olmak, denemekten korkmamak.

Ama biz kadınlara başka bir görev daha düşüyor. Birbirimize destek olmak, en azından bir kadının hayatına dokunmak, değiştirmesine yardımcı olmak. Bunu nasıl yapacağınız size bağlı, ya bir kız çocuğunun okumasına destek olmak, genç bir kızın üniversite hayalini gerçekleştirmek ya da bir kadının ekonomik özgürlüğünü kazanmasına aracılık etmek, siz seçin. Her kadın bir kadının hayatını değiştirmesine destek olsa şu anki sayımız iki katına çıkar. Benim bir girişimim daha var, belkide yapmaktan en mutlu olduğum iş bu. Kurucusu olduğum vakıf, kız öğrencilerin eğitimi için proler yapıyor en son projesi de “kızımız okuyacak”...

Son Güncelleme: 09.02.2018 06:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Özlem Çevik Koper 2018-02-12 14:06:21

Çözümü kadınların birbirine destek olmasında görenlerdenim. Meryem'in başarılarını ve bu amaç uğrundaki tüm çalışmalarını takdir ile izliyorum.