Selda Alemdar Dinçer,"Çalışan Kadın Zorbalıkla Karşılaşıyor, Önyargılarla Muhatap Ediliyor"

Diş Dostu Türkiye Ülke Müdürü olan ve aynı zamanda BPW- İstanbul İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği Kurucu Başkanlığını yapan Selda Alemdar Dinçer, "İş yerinde yaşanan kadın olmanızdan dolayı maruz kaldığınız zorbalık bence en büyük iş yeri problemidir. İşe girmek istersiniz çocuğunuz var mı, çalışırken çocuk istersiniz nasıl bakacaksın, gibi önyargılar ile kadınlar muhatap ediliyor." dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
24 Temmuz 2020 Cuma 05:26
Selda Alemdar Dinçer,"Çalışan Kadın Zorbalıkla Karşılaşıyor, Önyargılarla Muhatap Ediliyor"

Merkezi İsviçre’de bulunan Toothfriendly International, 1982 yılından beri ağız-diş bakımı ve doğru beslenme bilincini oluşturmak, geliştirmek ve yerleştirmek konusunda çalışmalar yapan uluslararası bir federasyon.

Toothfriendly International’ın Türkiye’deki yerel kuruluşu olan Diş Dostu Derneği 1997 yılından beri federasyonun uluslararası misyonu doğrultusunda, Türkiye’de uzun vadede daha sağlıklı kuşaklar yetiştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla çeşitli proje ve etkinlikler düzenliyor.

Diş Dostu Türkiye Ülke Müdürü Selda Alemdar Dinçer de yaptığı çalışmalarla markaların Diş Dostu logosu almasının yanı sıra gönüllü diş hekimlerinin halka sağlık bilgileri aktarmasını sağlıyor.

 Aynı zamanda Uluslararası BPW- İstanbul İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği - Kurucu Başkanlığını da yapan Diş Dostu Türkiye Ülke Müdürü    Selda Alemdar Dinçer, İşte Kadınlar'ın sorularını yanıtladı. 

 

SELDA ALEMDAR DİNÇER KİMDİR?

Nerede, kaç yılında doğdunuz, hangi okullarda eğitim aldınız?

İstanbul'da doğdum. Maçka İlkokulu, Avusturya Kız Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nde M.B.A. tamamladım.

FARKLI KÜLTÜRLERİ TANIDIM

Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi?  

Kariyerime ilk başladığım zaman, ne yapacağıma karar vermiş değildim. Biraz karşıma ne çıkacağına bakıyordum. Üniversite sıralarında çalışmış olduğum otel sektörüne devam etmek istedim ve öncelikle Etap Marmara daha sonra da Sheraton Hotel and Towers resepsiyonda 2 yıl çalıştım.

Otelcilik sektörü bana çok cazip gelmiyordu ve daha uluslararası bir işte olmayı arzu ediyordum.

O sırada, uluslararası Duty Free sektörünün duayeni İsviçre'li bir firmadan teklif alarak, kariyerime orada devam ettim. İstanbul, Dalaman, Antalya ve İzmir mağazalarında parfüm kozmetik markalarının temsilciliğini yaptım. İlerleyen zamanlarda Azerbaycan ve Gürcistan gibi ülkelerde ilk defa açılacak mağazaların anahtar teslim projelerinde bulundum.

Çok özel markalar ile çalışmak gerçekten büyük deneyim kazandırdı. O yıllarda bir çok farklı ülkeye gittim, sık seyahat ettiğimden dolayı farklı kültürleri tanıma imkanı edindim. Firmanın Türkiye'de ki ticari faaliyeti bitince, yeni bir işe arayışına girdim ve yine İsviçre kökenli uluslararası bir Sivil Toplum Örgütü'nün Türkiye Ülke müdiresi olarak çalışmaya başladım. Diş dostu logosu olarak bilinen kalite markası Türkiye'nin önde gelen şekerleme firmalarının ürünlerinde kullanılmakta ve ağız ve diş sağlığına zarar vermeyen ürünleri diğerlerinden ayırmaktadır. Ben de bu göreve başladığımdan bu yana bir çok yenilik getirerek, Türkiye'de Diş Dostu Derneği'nin kurulmasına ve gönüllü Diş Hekimlerinin halkımıza gönüllü sağlık bilgileri getirmesine ön ayak oldum.

HER ZAMAN 1 SIFIR'DAN DAHA İYİDİR

Hangi alanda uzmansınız, özellikleriniz neler, kısaca anlatır mısınız?  

Şu anda icra ettiğim iş sivil toplumda fark yaratmak ve bir sağlık konusu hakkında farkındalık geliştirmek üzerine. Bilgilendirme çalışmaları yaparken, bu hedef doğrultusunda iletişim programı oluşturuyorum. Mesleğim sosyoloji olduğundan, insanların davranışlarını, tercihlerini, ve tüm yaşam modellerini inceleyip buna göre planlama yapıyorum. Bilgiyi doğru kişilere ulaştırdıktan sonra, onlarda davranış değişikliği oluşması için hiç durmadan bilgiyi tekrarlayan mecraları seçiyorum.

Öte yandan, derneğin kurumsal iletişimi için networking çalışmalarını aralıksız sürdürüyorum. İnsanlar ile iyi ilişkiler kurmak her meslek için çok önemli. Bu nedenle, olmak istediğiniz her yerde olmalısınız. Sivil Toplum Kuruluşlarında yer almalı, sadece mesleki değil, hoşunuza giden fayda sağlamayı istediğiniz her ortamda bulunmak size deneyim kazandırır. Aksiyona geçmek size çok zaman ve deneyim kazandırır. 1 her zaman 0'dan daha iyidir. Sizi geliştirir. Durma harekete geç!

Bugünün dünyasında, doğru zamanda, zamanın ruhu içerisinde, kalbinizden ve sezgilerinizden onay almış olun, başarı gelecektir.

DİŞ DOSTU ÜRÜNLER İÇİN ÇALIŞIYOR

Çalıştığınız kurum hangi alanda faaliyet gösteriyor. İşinizde tam olarak neler yapıyorsunuz anlatır mısınız? Yeni projeleriniz neler?

Şu anda Diş Dostu Türkiye'nin Ülke Müdürlüğü görevini sürdürüyorum. Diş Dostu Kalite markasının ürünler üzerinde kullanılması için tanıtım ve iletişim çalışmaları yapıyorum, logoyu kullanmaları için bilimsel testlere yolluyorum ve sonrasında lisans sözleşmeleri imzalıyorum.

Buradan elde edilen bütçe ile marka bilinirlik çalışmaları yürütüyorum.

Birlikte çalıştığımız en önemli markalar Mondelez firmasından Falım, Ülker'den Oneo White ve Yıldız, ve bunun gibi bir çok ihracat yapan markasının yanında, çok yenilerde bir içecek üzerinde çalışıyoruz.

ÇALIŞAN KADIN OLMAK ...

Çalışan kadın olmak ne demek nasıl açıklarsınız? Kadınlar neden çalışmalı?

Kadın erkek ben ayırt etmiyorum. Bu toplumsal yaşamda ve bu ekonomik şartlarda, eşitlik sağlanması için çalışmamız gerekiyor. Ben her zaman kendi paramı kazanmayı ve harcamayı sevdim. Ailem de buna özendirdi. Ben ailenin ilk çalışan kadınıyım. Ve bundan çok mutluyum.

Bir de kızım var. O da kendi yeteneklerini keşfedecek ve eğitim alacak ve iş yaşamına başlayacak

Çalışmak size toplumda daha farklı bir yere oturtuyor, ve cinsiyet farkını ortadan kaldırılmasına neden oluyor. Kadınlara özgüven getiriyor.

ÇALIŞAN KADINLARIN SORUNLARI

Çalışan kadınların yaşadığı en önemli sorunlar sizce neler? Birkaç maddeyle sıralar mısınız?

Kafa yapısı, alışkanlıklar ve ön yargılar. Toplum önemli. İnsan olarak bir yere ait olmak istiyoruz ve ama ait olduğumuz yeri seçme hakkımız yok. Biz kararlarımızda özgür olmak istiyoruz, mutlu olmak, üretken olmak istiyoruz. Çok kadın bunu istiyor ama ait olduğu yer buna müsaade etmiyor. Çıkayım diyoruz buradan, başka tarifi olan bir dünyaya ait olayım orada yaşayayım diyoruz, o zaman şiddet baş gösteriyor. Hayır bu kabul edilemez. Ait olduğum ortamı ben seçmeliyim. Ayrımcılığa uğramadığım, insan olarak yaşayabileceğim ve kadın olarak kabul edileceğim bir yeri. Ben bazı konularda erkeklerin de toplumsal olarak ağır yük altında olduğuna inanıyorum. Toplumun baskısı azalmalı, insanlar özgür olmalı. Sonuç olarak, kadın erkek olarak değil, insan olarak ayrımcılığa ve kadınların bedenleri üzerinden ayrımcılığa uğramasına dur diyoruz.

Çalışan kadının sorunu da aynı şekilde ön yargılar ile ortaya çıkıyor. Kuralları değiştirmemiz gerekiyor ve herkesin bu kurallara uymasını bekliyoruz. Kanun yapıcılar bunları desteklemeli, insanlar eğitilmeli ve desteklenmeli. Kadınlar mutlu olunca, aslında herkes mutlu olacak. Kadının mutlu ve üretken olmadığı bir ülkede ne ekonomi düzelir ve ilerleme sağlanabilir.

BPW İSTANBUL KURUCU BAŞKANI

Son 10 yıldan bu yana, uluslararası bir Sivil Toplum Örgütü olan BPW - İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Federasyonu'nun İstanbul Şubesi'nin başkanlığını yürütmekteyim. Tüm dünyada örgütlenmiş olan 100 yıllık ve 30000 üyelik dünyanın bu en büyük kadın örgütünde çalışmaktan ve kadınların güçlenmesi için üretilen ve organize edilen tüm çalışmaların içerisinde olmaktan son derece mutluyum. Bu tip kuruluşlarda bulunarak, politikalar üretiyoruz, diğer Sivil Toplum Örgütleri ile istiare ediyor, birbirimize destek oluyor, ve projelerde birlikte yer alıp sesimizi duyuruyoruz.

KADINLAR ZORBALIKLA KARŞILAŞIYOR

Siz hangi engellerle karşılaştınız, tanık olduğunuz veya yaşadığınız enteresan durumlar var mı? Çalışan kadınlar- iş kadınları karşılaştıkları engelleri nasıl aşabilir?

Ben de engellemeler ile karşılaştım. İş yerinde yaşanan kadın olmanızdan dolayı maruz kaldığınız zorbalık bence en büyük iş yeri problemidir. İşe girmek istersiniz çocuğunuz var mı, çalışırken çocuk istersiniz nasıl bakacaksın, gibi önyargılar ile kadınlar muhatap ediliyor. Ben de evlenirken, iş İsviçre'li CEO'nun hiç hoşuna gitmedi ve resmen kendimi hiç iyi hissettirmedi. Artı bir de çocuk gelince, kendisi ile çekişmek zorunda kaldım. Ancak sonunda ben kazandım çünkü işimi iyi yapıyordum ve o da bunu kabul etti. Sadece işe 2 ay sonra geri döndüm.

BABALAR FIRSAT EŞİTLİĞİNİ SAVUNMALI

İstihdamda daha fazla kadının yer alması için kadınlara bir çağrınız var mı? Kadın erkek eşitliğinin sağlanması için erkekler neler yapmalı, erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?

Kendinizi sevin, inanın ve kendinizi geliştirmek için her kapıyı çalın. Bilgili olmak, sürekli öğrenmek, ihtiyacınız olduğunda başkalarından destek almak çok faydalı olacaktır. Yine Sivil toplum örgütleri sizlere bu anlamda farkındalık kazandıracaktır. Bu tip organizasyonlarda yer almalısınız ki kadın erkek cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında dayanışma ağının içerisinde bulunun ve başkalarına örnek olabilin.

Akıllı erkekler zaten kadın erkek farkının sadece biyolojik olarak olduğunu bilirler ve iş hayatında böyle bir ayrımcılığı kabul etmezler. O nedenle, ben öncelikle kız çocuğu olan babalara fırsat eşitliğini savunmalarını, diğer babalara örnek olmalarını tavsiye ediyorum.

Kızlar öncelikle babalarından destek alıyorlar ve hayata daha güvenle bakıyorlar.

Ben teknolojik gelişmelerin kadınlar bu alana katılımcı olurlarsa kesinlikle kadınlar açısından avantajlı olacaktır. Firmaların teknoloji kullanımını bilen yazılımcıya, data analistine, içerik yazanına, mühendise, v.s. ihtiyacı var. Burada, iş gücüne ihtiyacı varken, kadın ve erkek olarak ayıracak sayıda elemana ulaşamayacak. Böylece, kadınlar da erkekler kadar bu işlere girecekler. Kadınların kendilerini bu alanlarda eğitmeleri gerekiyor.

Pandemi nedeniyle işiniz nasıl etkilendi, evde neler yapıyorsunuz, iş bölümü nasıl?

Bizim evde iş bölümü çok adaletli. Evdeyiz tabii, ama benim işim evden yapılabiliyor. Hatta pandemi sonrasında, işi toptan eve mi taşısam diye düşünüyorum.Maliyetleri göz ardı etmemek gerekiyor. Ancak öte yandan, insanın fiziksel temasa ve yakın ilişkiye de ihtiyacı var. Herhalde hibrid çalışma ortamları yaratacağız.

KADINLARIN TEKNOLOJİYE

KATILIMLARINI ÖZENDİRMELİYİZ

Pandemi sonrası yeni normal hayatta sizce bizi nasıl bir hayat, ekonomi bekliyor?

Ben ekonomist değilim ama ekonominin istediğimiz yerde olmadığını bir kaç parametreye bakarak herhalde herkes söyleyebilir. Genel olarak ekonomi başka ülkelerde olduğu gibi yavaşlayacak,büyüme duracaktır. Ancak bazı sektörler sıyrılacak ve büyük bir ivme ile büyüyecektir. Öte yandan ben geleceğine bakarken ülkemizin hangi alanlarda nasıl gelişeceği ile ilgili,bir planı var mı, eylem adımları var mı, yapısal değişiklikler yeni dönemde ne kadar çabuk ele alınacak ve gerçekleştirilecek, ona bakarım. Türkiye'de yaşayan insanlar yeni dünya düzeninde ne kadar katma değer üretecekler bunun cevabına göre ancak ekonomi iyi ya da değil diye cevap verebilirim. Eğer 7 milyon İsviçre ile 82 milyon Türkiye yıl sonunda eşdeğer bir gayri safi mili hasıla elde ediyorsa, o zaman derim ki göreceli olarak Türkiye daha geride. Yani yapacak çok şey var.

Kötümser beklentiler ile yaşayamayız. İyimser olmak için nedenlerimiz var ama elimizi çok çabuk tutmalıyız. Teknolojiyi uygulayacak insan gücünü yetiştirmeye hemen ihtiyacımız var. Bilgi teknolojilerinde çalışacak kalifiye insana ihtiyaç var. Yeni iş sahalarını açmamız lazım. Burada kadınların iş yaşamına katılmaları çok önemli. Teknoloji kullanımı geliştikçe, eleman ihtiyacı artacaktır. Kadınların ve erkeklerin eşit fırsatlara sahip ülkelerde ekonomi çok daha ileride, firmalar daha başarılı. Özellikle, kadınların teknolojiye katılımlarını özendirmeliyiz. Eğer bunu başarabilirsek, kadın erkek cinsiyet farkı çok daha hızlı kapanacak. Ekonomi kazanacak. Kadınlar da erkekler de çok daha müreffeh bir ülkede yaşayacağız.

Son Güncelleme: 24.07.2020 13:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.