Devlete bir CMO atanacağını Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy'dan öğrendim ama Ersoy, CMO'nun kim olduğu konusunda ser verip sır vermedi.

Önce iş dünyasında CEO'dan sonra duymaya alıştığımız CMO nedir, onu kısaca anlatayım. İngilizce CMO, Chief Marketing Officer kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma ve 'Baş Pazarlama Yöneticisi' anlamına geliyor.

Başkanlık sistemine geçilmesinin ardından pek çok alanda olduğu gibi kültür ve turizm alanında da önemli politika değişikliği gerçekleşiyor ve turizmin kalbinden gelen bir isim olan Ersoy, kültür ve turizm alanında işinin ehli, uzman, değerli isimleri ikna ederek bir bir yanına çekiyor.

İsmini paylaşmamakla birlikte Bakan Ersoy, "Tanıtım en önemli konumuz ve tanıtımın başına bir CMO düşündük. Tabii bu isimler özel sektörde çok büyük paralar kazanıyor ama söz konusu olan Türkiye'nin tanıtımı ve devlette gönüllü çalışmalarını isteyeceğiz" diyor.

Bakanlıktaki politika değişimi sanıyorum 2019'da daha net hissedilecek. Mesela tanıtımda fuarlar artık daha az kullanılacak. Öğreniyorum ki Bakan Ersoy, Türkiye'nin yurtdışında katıldığı yaklaşık 150'ye yakın fuar sayısının 40'a düşürülmesini istemiş.

Ersoy, etkin sosyal medya kullanımının öneminin ortaya çıktığı bu günlerde doğru hedef kitle, nitelikli turist için fuarda yapılan tanıtımın bir anlamı olmadığı görüşünde. "Fuar en pahalı yatırım. Kaç kişiye ulaşıyor ki? Bir turizmci olarak söyleyeyim, fuarların tanıtıma hiçbir faydası yok. Bakın Berlin Turizm Fuarı'na, hiç TUI katılıyor mu" diye soran Ersoy, doğru bir CMO ve doğru bir altyapıyla doğru hedef kitleye ulaşmanın da mümkün olduğunu düşünüyor. "Gerekiyorsa kanaat önderlerini Türkiye'ye getirip, onlarla tanıtım yapacağız. Yurtdışında konunun uzmanı tüm ajanslarla görüşüyoruz" diyen Ersoy, önemli olan algının düzeltilmesi olduğunun altını çiziyor.

Özetle Türkiye, yeni kültür ve sanat politikasına 100 metre koşusu olarak değil, bitmeyen bir koşu olarak bakıyor. Ersopy, "Çünkü rakibiniz de koşuyor. Bıraktığınız an gider elinizden" diyor. Bundan sonra yapay zekanın daha çok kullanılacağı kültür ve turizm alanında pahalı bir Türkiye algısı yaratılarak, pahalı turistlerin gelmesine çalışılacak. Ne güzel ki Ersoy, Türkiye'nin bugüne kadar bir türlü tanıtımda kullanamadığı eşsiz arkeolojik değerlerinin farkında, sohbetlerinde hep bu konuyu gündeme getiriyor. Yakında tanıtım afişlerinde, filmlerinde iki kez yurtdışına kaçırılan ve şu anda Uşak Müzesi'nde sergilenen Karun Hazineleri'ne ait 'Kanatlı Denizatı Broşu' gibi pahabiçilemez kıymetlerimizi görürseniz şaşırmayın.

Yazının devamı için buraya tıklayın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.