Çiğdem Bayrak,"Hamileyim Diye İşten Çıkarmaya Çalıştılar, Haklarımız İçin Savaşmalıyız"

New York’ta Mount Sinai Hastanesine bağlı Kişiselleştirilmiş İlaç Enstitüsü’nde araştırmacı olarak çalışan Çiğdem Sevim Bayrak, "Sadece hamile olduğum için ve yasal hakkım olan doğum iznini kullanacağım için işten çıkarılmaya çalışıldım. Bu tür haksızlıklar en beklemediğiniz yerden, en beklemediğiniz anda karşınıza çıkabilir. Güçlü olmak, haklarınızın farkında olmak ve onlar için savaşmak zorundasınız." dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
08 Temmuz 2020 Çarşamba 19:14
Çiğdem Bayrak,"Hamileyim Diye İşten Çıkarmaya Çalıştılar, Haklarımız İçin Savaşmalıyız"

 

Üniversitelerde kadın olmak serimizde sizleri Amerika Birleşik Devletleri'nin New York şehrindeki Mount Sinai hastanesine bağlı Kişiselleştirilmiş İlaç Enstitüsü’nde araştırmacı olarak çalışan Çiğdem Sevim Bayrak ile tanıştırmak istiyoruz.

Çankaya Üniversitesi Matematik - Bilgisiyar bölümünden mezun olan bilim kadını Çiğdem Sevim Bayrak, Bilkent Üniversitesi'nde ise Matematik yüksek lisansını tamamladı. Koç Üniversitesi'nde Hesaplamalı Biyoloji alanındaki doktorasının ardından New York Üniversitesi'de doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştı. Son 2,5 yıldır ise New York’ta Mount Sinai hastanesine bağlı Kişiselleştirilmiş İlaç Enstitüsü’nde araştırmacı olarak çalışıyor.

 “Hesaplamalı Biyoloji” konusunda uzman olan Bayrak, hastalıkların temelinde yatan genetik faktörleri incelemek ve ona uygun tedavi geliştirmek amacıyla araştırmalar yürüten bilim kadını Dr. Çiğdem Sevim Bayrak, İşte Kadınlar'ın sorularını yanıtladı.

ÇİĞDEM SEVİM BAYRAK KİMDİR?

Eğitim ve kariyeriniz nasıl ilerledi?  

1981 yılında Ankara’da doğdum. Problem çözmek ve bunu yaparken bilgisayar programlarını araç olarak kullanmak lise yıllarından beri ilgimi çeken, keyif aldığım konular oldu. Bu nedenle Çankaya Üniversitesi’nde o yıllarda yeni açılmış olan Matematik-Bilgisayar bölümünde burslu öğrenim gördüm ve 2003 yılında mezun oldum. Arkasından yüksek lisansımı 2005 yılında Bilkent Üniversitesi Matematik bölümünde tamamladım.

DOKTORA SONRASI ABD'YE GİTTİ

Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi? Yıllara göre hangi kurumlarda, hangi pozisyonlarda ne kadar süre ile çalıştınız, şimdi hangi kurumda ve hangi pozisyonda çalışıyorsunuz?

Yüksek lisanstan sonra bir süre çalışma hayatına atıldım. Yaklaşık 2 sene boyunca TÜBİTAK-UEKAE’de (Ulusal Elektronik Ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü) kriptoloji alanında araştırmacı olarak çalıştım. Şifreleme üzerine çalışmak heyecan verici ve gizemli olsa da tam olarak aradığımı bulamadım ve akademik hayata dönüş yaptım. Matematik ve bilgisayar konularındaki bilgi ve becerilerimi, insan biyolojisini daha iyi anlayabilmek ve hastalıklara nelerin yol açtığını araştırmak için kullanmak istiyordum. Bunun için en uygun alan olan Hesaplamalı Biyoloji üzerine doktora yapmaya karar verdim. 2013 yılında Koç Üniversitesi’nde Burak Erman hocamın rehberliğinde protein yapıları üzerine yaptığım doktora çalışmalarımı tamamladım. Ardından 2014 yılında New York Üniversitesi’ne doktora sonrası araştırmacı olarak geldim. Son 2,5 yıldır yine New York’ta Mount Sinai hastanesine bağlı Kişiselleştirilmiş İlaç Enstitüsü’nde araştırmacı olarak çalışıyorum.

BENİ MOTİVE EDEN SORULARIN PEŞİNDEN GİTTİM

Hangi alanda uzmansınız, özellikleriniz neler, kısaca anlatır mısınız? Sizin mesleğinizi seçmek isteyen veya bu yolda ilerleyenler kadınlara rehber olması için yaptığınız işle ilgili, uzmanlığınızın olduğu konuda püf noktalarını paylaşır mısınız?

Çalıştığım alan olan “Hesaplamalı Biyoloji”, biyoloji, matematik ve bilgisayar bilimleri gibi farklı alanları birleştiren disiplinlerarası bir alan. Bu tür alanlar belirli bir konudaki bilginizi başka bir alana uygulamanıza yardımcı oluyor. Karmaşık problemleri anlamak ve çözüm üretebilmek için farklı perspektiflerden bakmak fayda sağlıyor. Bu yönde eğitim almak ve çalışmak zor ancak kesinlikle imkansız değil. Özellikle teknolojinin sürekli gelişmeye devam etmesi ve depolanan verilerin artan boyutu, hesaplamalı çalışmalara olan gerekliliği arttırıyor.

Hep kendimi motive eden soruların peşinden gittim. Gerçekten merak ettiğim ve anlamak istediğim için farklı alanlara yöneldim. Bu ilk başta zorlu olsa da öğrendikçe ufkunuz genişliyor. Bir de size inanan, destek veren kişilerle beraber çalışmak çok önemli. Cesaretinizi kırmaya çalışan, yapamazsın diyen kişiler her zaman oluyor. Onlar sizi anlayamamış, potansiyelinizi görememiş demektir. Böyle kişilere arkanızı dönüp kendinize inanmaya ve çalışmaya devam edin.

GENETİK HASTALIKLARI ARAŞTIRIYOR

Çalıştığınız kurum hangi alanda faaliyet gösteriyor. İşinizde tam olarak neler yapıyorsunuz anlatır mısınız? Yeni projeleriniz neler?

Mount Sinai Hastanesi Amerika’daki en büyük eğitim hastanelerinden biri. Benim çalıştığım enstitü Kişiselleştirilmiş İlaç Enstitüsü bu hastanenin tıp fakültesine bağlı. Hastalıkların temelinde yatan genetik faktörleri incelemek ve ona uygun tedavi geliştirmek amacıyla araştırmalar yürütüyoruz. Burada alanında uzman birçok profesörle birlikte ortak çalışmalar yapma fırsatı buldum. Temel olarak genetik hastalıkları olan kişilerin genetik (DNA) bilgilerini analiz ederek, hastalıkta rol alan gen ve genetik varyasyonları belirlemeye, hangi biyolojik fonksiyonların nasıl etkilendiğini anlamaya çalışıyoruz. Örneğin, doğumsal kalp hastalıkları, obezite, Parkinson, inflamatuvar bağırsak hastalığı, besin alerjisi gibi hastalıklar üzerine çalışmalar yapıyorum. Şu anda genelin aksine neden bazı çocukların koronavirüsten ciddi bir şekilde etkilediğini anlayabilmek için birçok araştırmacıyla birlikte ortak yürütülen bir projede de yer alıyorum. Onun dışında diğer bilim insanlarının ve doktorların genetik varyasyonların etkilerini araştırırken kullanabilecekleri bir bilgisayar programı üzerinde çalışıyorum.

ÖĞRENMEK, ÜRETMEK... UFKUNUZU GELİŞTİRMEK... 

Çalışan kadın olmak ne demek nasıl açıklarsınız? Kadınlar neden çalışmalı?

Öğrenmek, üretmek, öğrendiklerinizi gelecek nesillere aktarabilmek, bağımsız ve güçlü olmak, neler başarabileceğinizi görmek, ufkunuzu geliştirmek ve dünyayı anlamak için çalışmak gerek. Kadınlar yaratıcıdır, dokunduğunu iyileştirme gücü vardır.

YANLIŞLARI NORMAL ZANNEDİYORUZ

Çalışan kadınların yaşadığı en önemli sorunlar sizce neler? Birkaç maddeyle sıralar mısınız?

İçinde yaşadığımız düzen erkek egemen topluluklar tarafından, onların görüşü doğrultusunda oluşturulduğu için zorluklar yaşıyoruz. Böyle bir düzenin içinde doğup büyüdüğümüz için de aslında yanlış ve haksız olan bu düşünce şeklini normal zannediyoruz. Ev ve çocuk bakımının kadının görevi olduğu inancı ve baskısı, kadınların işini çok zorlaştırıyor. Her aşamada fırsat eşitsizliği var; eğitimde, işe alımda, maaşta, terfi alımında...

HAMİLEYİM DİYE İŞTEN ÇIKARMAYA ÇALIŞTILAR

Siz hangi engellerle karşılaştınız, tanık olduğunuz veya yaşadığınız enteresan durumlar var mı? Çalışan kadınlar- iş kadınları karşılaştıkları engelleri nasıl aşabilir?

Benim de çok büyük haksızlıklarla karşılaştığım oldu. Sadece hamile olduğum için ve yasal hakkım olan doğum iznini kullanacağım için işten çıkarılmaya çalışıldım. Bu tür haksızlıklar en beklemediğiniz yerden, en beklemediğiniz anda karşınıza çıkabilir. Güçlü olmak, haklarınızın farkında olmak ve onlar için savaşmak zorundasınız.

DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK KADININ ELİNDE

İstihdamda daha fazla kadının yer alması için kadınlara bir çağrınız var mı? Kadın erkek eşitliğinin sağlanması için erkekler neler yapmalı, erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?

Bence bu düzeni değiştirmek aslında kadınların elinde. En büyük gücümüz gelecek nesiller. Çocuklarımızı bilinçli yetiştirmek, eğitmek, öğretmek bizim elimizde. Onun dışında başta kadınlar birbirlerine destek olmalı. Maalesef hemcinsine haksızlık yapan birçok kadın da var.

GÖREVLER DÖNÜŞÜMLÜ...

Pandemi nedeniyle işiniz nasıl etkilendi, evde neler yapıyorsunuz, iş bölümü nasıl?

Pandemi nedeniyle hastane binasındaki laboratuvarlarımız kapandı. Ancak benim yaptığım iş tamamen bilgisayar üzerinde olduğu için evden çalışmaya devam edebiliyorum. Eşim de evden çalışıyor. Okullar ve kreşler kapalı olduğu için çocuklar da evde. Birinin uzaktan eğitimi devam ediyor, diğerini de oyunlarla meşgul etmeye çalışıyoruz. Birçok çocuk gibi onların da eskiye oranla ekran başında geçirdikleri saat arttı. Eşimin işi gündüz iş saatlerinde çalışmasını gerektiriyor ama benim saatlerim daha esnek. O yüzden ben daha çok çocuklar uyuduktan sonra ve haftasonları çalışıyorum. Toplantı saatlerimize göre plan yapıp ev işlerini ve çocuklarla ilgilenmeyi dönüşümlü yapıyoruz.

AŞILAR DOSTUMUZ...

Pandemi sonrası yeni normal hayatta sizce bizi nasıl bir hayat, ekonomi bekliyor?

Pandemiden sonra eski “normal”e dönmek çok uzun zaman alacak. Ancak yeni normallerimiz olacak. Örneğin uzunca bir süre daha sosyal mesafeyi korumaya, kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınmaya çalışacağız. Uzaktan eğitim özellikle üniversite eğitiminin bir parçası olacak. Birçok kişinin aslında evden de çalışabildiğini tecrübe ediyoruz. Evden çalışanların sayısı artacak. Yeni koşullara adapte olacağız ve yavaş yavaş iyileşeceğiz. Ve umuyorum ki aşının dostumuz olduğunu, hayat kurtardığını, aşı olmadığı zaman hastalıkların ne kadar tehlikeli olabildiğini herkes hatırlayacak.

Son Güncelleme: 09.07.2020 10:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.