banner60

Doç.Duygu Sağ'dan kansere karşı önemli çalışma

Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Duygu Sağ, "Abcg1 geni susturulmuş makrofajların tümörle savaşan M1 fenotipine dönüşmesinin moleküler mekanizması" başlıklı çalışmasını anlattı.

Doç.Duygu Sağ'dan kansere karşı önemli çalışma

Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Duygu Sağ, "Abcg1 geni susturulmuş makrofajların tümörle savaşan M1 fenotipine dönüşmesinin moleküler mekanizması" başlıklı çalışmasını anlattı.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
08 Temmuz 2017 Cumartesi 16:49
Doç.Duygu Sağ'dan kansere karşı önemli çalışma
banner62

Yrd. Doç. Dr. Duygu Sağ (Dokuz Eylül Üniversitesi)

İlk okuldayken belgesel izleyip notlar alır, evde kendi kendime deneyler yapardım. O yıllarda en büyük hayalim yurtdışında master yapmaktı. Ama bilim insani olma kararımı, yaşam bilimlerine olan ilgimi asıl o zaman keşfettiğim lise yıllarında verdim. Yaşıtlarımın odalarının duvarlarında Hollywood aktörlerinin posterleri asılıyken, benim duvarımı ünlü bilim insanlarının fotoğraf ve posterleri süslerdi. Bilimi insanlığa umut olmak için seçtim. İlk ve orta öğrenimimi Bursa’nın İnegöl ilçesinde tamamladıktan sonra, büyük şehirde öğrenimime devam etme isteğim doğrultusunda liseyi İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nde okudum. Lisans eğitimimi 2003 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde tamamladım. Daha sonra, Louisville Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden disiplinler arası çalışmalar yapmak üzere burs almaya hak kazanarak Mikrobiyoloji ve İmmünoloji master/doktora birleşik programına başlamak için ABD’ye gittim. Doktora çalışmalarımda metabolizma ve inflamasyon arasında önemli bir moleküler bağlantı keşfettim. 2009 yılında doktoramı en başarılı doktora öğrencilerine verilen Dekanlık Özel Ödülü’nü alarak tamamladım. Aynı yıl ABD’nin Kaliforniya Eyaleti San Diego şehrinde bulunan dünyaca ünlü “La Jolla Alerji ve İmmünoloji Enstitüsü”nde doktora sonrası araştırmalarıma başladım. Burada, kolestrolün bağışıklık sistemi hücrelerine etkisi ve kanser immünolojisi üzerine önemli buluşlar yaptım.

Çalışmalarım, Science, Nature Communications, The Journal of Clinical Investigation vb. gibi dünyanın en prestijli bilim dergilerinde yayınlandı ve yüksek atıf aldı. Ayrıca, birçok çalışmam, saygın bilim dergilerinin dünyaca önemli buluşları konu alan özel bölümlerinde özeti yayınlanmak üzere seçildi. Araştırmalarımın başarısı sonucunda, Amerikan Kalp Vakfı’ndan 2 yıllık Doktora Araştırma Bursu ve Genç Araştırmacı Seyahat Bursu Ödülü; Amerikan Lökosit Biyolojisi Derneği’nden Sözlü Sunum Yarışması İkincilik Ödülü ve Seyahat Bursu Ödülü gibi çok sayıda prestijli uluslararası ödüle layık görüldüm. 2015 yılında tersine beyin göçünü sağlamak için TUBITAK ve AB Marie Curie Araştırma Programı tarafından ortak olarak desteklenen 2236 Uluslararası Deneyimli Araştırmacı Dolaşım Programı desteği ile ülkeme geri dönüş yaptım. Şu anda Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü’nde kendi laboratuvarımda bilimsel araştırmalarıma devam ediyorum.  Nisan 2017’de Türk İmmünoloji Derneği tarafından merhum Prof. Dr. Işıl Berat Barlan onuruna verilen 2017 Işıl Berat Barlan Kadın Bilim İnsani Ödülü’ne layık görüldüm. 2 hafta içinde 2 ayrı Genç Bilim Kadını Ödülü’nü aldığımı öğrenmek benim için büyük mutluluk ve onur verici oldu.

Çalışmakta olduğum bilim alanı Kanser İmmünolojisi. Kanser immünolojisi bağışıklık sistemi (immün sistem) hücreleriyle kanser hücrelerinin etkileşimini tanımlar. Bu etkileşimin anlaşılması kanser tedavisinde yeni yöntemlerin gelişimi için önemlidir.  Bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle mücadele edilmesi benim için çok heyecan verici olduğu için bu alanda çalışmayı seçtim. Ayrıca, ailemde kanser dolayısıyla kaybettiğim yakınlarımın olması bu alanda çalışma isteğimi daha da arttıran bir etken oldu.  Araştırmamın başlığı; Abcg1 geni susturulmuş makrofajların tümörle savaşan M1 fenotipine dönüşmesinin moleküler mekanizması. Tümör bağışıklığında baş aktör olan makrofaj hücreleri, tümörle savaşan M1 makrofajlar ve tümörün büyümesini destekleyen M2 makrofajlar olmak üzere iki tipe ayrılır. Genellikle tümör çevresinde M2 tipi makrofajlar bulunur ve bu hücreler tümörün büyümesi ve gelişmesinde kilit rol oynar. 2015 yılında saygın bilim dergisi Nature Communications`ta yayınladığımız çalışmamızda, farelerde hücrelerden fazla kolesterolü atmakla görevli olan ABCG1 proteini olmadığında, tümör çevresindeki makrofajların tümörü destekleyen M2’den tümörle savaşan M1’e dönüştüğünü ve mesane kanseri gelişimini baskıladığını ortaya koyduk. ABCG1 eksikliğinde makrofajların tümörle savaşan M1 tipine dönüşmesinin moleküler mekanizması bilinmemektedir. Araştırmamızın sonunda bu mekanizmaların aydınlatılmasını hedefliyoruz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.