banner60

Pınar Çulfaz Emecen; "Selülozlu membranla petrokimya, ilaç ve biyoteknolojide yeni alternatif sunmak istiyoruz"

L'Oréal’in ‘Bilim Kadınları İçin’ programına seçilen Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Pınar Zeynep Çulfaz Emecen, “Çözücüye dayanıklı selüloz nanokompozit membranların geliştirilmesi” başlıklı çalışmasını anlattı.

Pınar Çulfaz Emecen; "Selülozlu membranla petrokimya, ilaç ve biyoteknolojide yeni alternatif sunmak istiyoruz"

L'Oréal’in ‘Bilim Kadınları İçin’ programına seçilen Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Pınar Zeynep Çulfaz Emecen, “Çözücüye dayanıklı selüloz nanokompozit membranların geliştirilmesi” başlıklı çalışmasını anlattı.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
08 Temmuz 2017 Cumartesi 13:34
Pınar Çulfaz Emecen; "Selülozlu membranla petrokimya, ilaç ve biyoteknolojide yeni alternatif sunmak istiyoruz"
banner62

Doç. Dr. Pınar Zeynep Çulfaz Emecen (Orta Doğu Teknik Üniversitesi)

Çocukken arkadaşlarımla kavanozda salyangoz beslediğimizi, hangi yaprakları sevdiklerini anlamak için deneyler yaptığımızı ve bir yandan da evdeki ansiklopediden salyangozlarla ilgili bilgi edinmeye çalıştığımızı hatırlıyorum. Sanırım salyangoz yerine sümüklü böcek maddesini aramış, bir karşılık bulamamış ve bu hayvanlarla ilgili kimsenin bir şeyler araştırmamış olmasına epey şaşırmış ve heyecanlanmıştık! Araştırma kariyerimin hatırladığım ilk adımı bu diyebilirim. Resmi anlamda mesleki kariyerim ise kısaca şöyle: ODTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü’nde lisans eğitimi ve yüksek lisans çalışmalarımın ardından doktora için Hollanda Twente Üniversitesi’ne gittim. Doktora çalışmamı “Mikrodesenli kovuklu elyaf membranlar ve mikroelekler” üzerine, Rob Lammertink ve Matthias Wessling danışmanlığında yaptım. Doktoranın ardından Türkiye’ye döndüm ve 2011 yılında ODTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladım. Çalışma başlığım; “Çözücüye dayanıklı selüloz nanokompozit membranların geliştirilmesi”. Kimyasal üretim süreçlerinin tamamında doğadan elde edilen hammaddenin veya üretilen ürünün istenen saflığa getirilmesi için “ayırma işlemleri”ne ihtiyaç vardır ve bu işlemler tipik olarak üretim süreçlerinin maliyetinin yarıdan fazlasını oluşturur. Bu açıdan, yeni, verimli, daha az enerji ve yan kimyasallar kullanan ayırma işlemlerinin geliştirilmesi çok önemlidir. “Seçici-geçirgen zarlar” olarak tanımlayabileceğimiz “membranlar”, özellikle son 50-60 yılda, pek çok süreçte geleneksel ayırma işlemlerine alternatif sunuyor. Günümüzde membranların en yaygın kullanım alanı, böbrek yetmezliği olan hastaların kullandığı diyaliz üniteleri. Endüstride ise su arıtmada membranlı ayırma işlemlerini gün geçtikçe daha çok görüyoruz. Sulu ortamlarda membran uygulamaları epey yaygınken su dışında çözücülerin (örneğin çok çeşitli hidrokarbonlar) bulunduğu ortamlardaki ayırma işlemlerinde membranlar ancak son zamanlarda kullanılmaya başlandı. Bunun temel sebebi de şu anda piyasada bu tip çözücülere dayanıklı membranların çok az olması. Biz bu araştırmada bitkilerin hücre duvarında bulunan doğal bir polimer olan selülozdan çözücüye dayanıklı membranlar geliştirmeyi hedefliyoruz. Selüloz, hem doğada bolca bulunması hem de pek çok çözücüde çözünmemesi açısından bu tip uygulamalar için avantajlı bir malzeme. Bu membranları geliştirerek petrokimya, ilaç, biyoteknoloji gibi pek çok sektörde su dışında çözücülerin bulunduğu ortamlarda yürütülen ayırma işlemlerine membranlı bir alternatif sunmak istiyoruz.

Son Güncelleme: 08.07.2017 14:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.