Türk bilim kadını Ece Kamar, yapay zekaya eşitlikçi ve adil olmayı öğretiyor

Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Harvard'da doktora çalışması yapan Ece Kamar, Microsoft'da yapay zekaya adil ve eşitlikçi olmayı öğretiyor.

Türk bilim kadını Ece Kamar, yapay zekaya eşitlikçi ve adil olmayı öğretiyor

Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Harvard'da doktora çalışması yapan Ece Kamar, Microsoft'da yapay zekaya adil ve eşitlikçi olmayı öğretiyor.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
01 Ocak 2018 Pazartesi 22:46
Türk bilim kadını Ece Kamar, yapay zekaya eşitlikçi ve adil olmayı öğretiyor
banner62

 

Microsoft Araştırmaları bünyesinde Uyarlamalı Sistemler ve Etkileşim grubunda kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Ece Kamar, başaralı kariyeriyle teknolojide kadınlar da var diyor. Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nden 2005 yılında mezun olan Kamar, Harvard Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri’nde doktora çalışması yaptı. Buradaki çalışmaları ile Harvard’da Robert L. Wallace Ödül Bursuna ve Microsoft Araştırma Lisansüstü Araştırma Bursu ödülüne layık görülen Ece Kamar, Harvard’daki tez çalışmasında etkili insan-bilgisayar takım çalışması için modeller ve algoritmalar üzerine odaklandı.

Kamar, şu anda Redmond’ta bulunan Microsoft Araştırmaları bünyesinde Uyarlamalı Sistemler ve Etkileşim grubunda kıdemli araştırmacı olarak görev yapıyor. Ayrıca en saygın yapay zekâ yayınlarında, 40’tan fazla hakemli dergide yayını bulunan Kamar’ın araştırmalarından bazıları patent alarak Microsoft ürünlerinde kullanılılıyor. Beyaz Saray için rapor hazırlayıp diğer taratan Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’ya danışmanlık veren Ece Kamar, çalışmalarıyla ilgili olarak Hürriyet gazetesinden Ahmet Can'ın sorularını yanıtladı.

HAKİMLERE YAPAY ZEKALI ALGORİTMA
Şu anda yapay zekâ hakkında en önemli konunun toplum üzerindeki etkisi olduğunu ifade eden Ece Kamar yapay zekanın kullanıldığı alanlardan örnekler vererek bazı olumsuz olayların da yaşanabileceğine şöyle dikkat çekti-“İnsanların hayatına dokunan kararların bilgisayarlar tarafından alındığı bir döneme giriyoruz. Aynı zamanda kritik zararların da verilebileceği bir dönem. Toplumdaki birçok kritik karar otomasyonla verilmeye başlandı. Mesela şu anda ABD’de hakimlere yapay zekâ algoritmalı yazılımlar veriliyor. Biri hakim önüne çıkarıldığında kefaletle serbest mi bırakılacağının, yoksa tutuklu mu kalacağının kararı yapay zekâ tarafından veriyor.

SÜRÜCÜSÜZ OTOMOBİL HATA YAPARSA İNSANLAR ÖLEBİLECEK

Yapay zekâ algoritmalarının kullanıldığı eğitimden insan kaynaklarına kadar insana dokunan birçok örneği var. Bir sürücüsüz (otonom) otomobil hata yaptığında insanlar ölebilecek. Mesela bir Tesla sürücüsü hayatını kaybetti. Bu nedenle bizim için çok önemli bir konu haline geldi. Yapay zekânın toplum üzerindeki etkisini ele alıp, insanların hayatına gerçekten faydalı olup, iyi değerler katması gerekiyor. Yani sürücüsüz bir otomobil kaza anında kime veya neye vuracağının seçimini yapabilmeli. Birini öldürmek yerine zarar görmeyecek bir cisme çarpabilecek, veya öldürme kaçınılmazsa tercih yapabilecek. “

EŞİTSİZLİK İÇİN ÇÖZÜM
Yapay zekânın tamamen veriden beslendiğinde iyi şeyler öğrenebileceği gibi kötü şeyler de öğrenebildiğini kaydeden Kamar, “Kötü şeyleri öğrenmesini nasıl engelleriz, eşitlik nasıl sağlarız? ABD’deki şirketlerin insan kaynaları departmanında kullandığı yapay zekâ algoritmalarının en büyük sorunu kadın yazılımcılar. Çünkü makineler verilerden öğrenim çıkarırken o pozisyonda daha önce çalışmış kişilere bakıyor. Yazılımcılar da kadınların oranı yüzde 10 olduğu için yapay zekânın insan kaynaklarına önerdiği kişiler de çoğunluk erkeklerin oluyor. Çünkü yapay zekânın kanıtı böyle. Bu tarz önyargıları yapay zekâ algoritmalarında çok fazla görmeye başladık. Yapay zekâ algoritmaları mükemmel çalışmadığında insanların doğrularını bu yazılımlara nasıl verebiliriz ve nasıl daha iyi eğitiriz diye çalışıyoruz” dedi.


MAKİNALAR ADİL OLMALI

Yapay zekânın insana dokunduğu her uygulamada etik yargıların devreye girdiğini söyleyen Kamar şunları söyledi: “İyi niyetli bir yapay zekâ kullanıyorum diye bir konu yok. Örneğin; Los Angeles’taki hangi evsiz gençlere AIDS eğitimi verilmesi gerektiği üzerine bir yapay zekâ uygulaması geliştirildi. ‘Ne kadar iyi niyetli bir algoritma’ diye düşünebilirsiniz. Ancak işin arka planı öyle değil. Hangi gençler bu eğitimi alacak veya alamayacak. Oldukça eşit olmayan bir durum söz konusu olabilir.” Yapay zekânın etik ve vicdan sorununu çözmek için çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Kamar, “Şu anda Microsoft’ta bilgisayarları verilerle eğitirken verinin temizlenmesi üzerine çalışıyoruz. Bu tarz problemleri makinelere öğretmeye çalışıyoruz. Bazı koşulları öğreterek, makinelerin insanlar hakkında daha adil kararlar vermesini sağlıyoruz. Yapay zekânın öğrenme mekanizmasını değiştirip, değer yargılarıyla öğrenmesi üzerine çalışıyoruz. Aynı zamanda birçok problem verinin kötülüğünden kaynaklanıyor. Hiçbir veri mükemmel değil. Verinin içinde normalde bilgisayarın bilmesi gereken ama temsil edilmeyen taraflar var” diye konuştu.

İNSANLA MAKİNA GÜZELLİĞİ BİRLEŞİYOR

Microsoft’un yaptığı çalışmalarda yapay zekânın insanların yerini almak yerine onların günlük yaşamını daha verimli ve daha mutlu hale getirmek olduğunu belirten Kamar, “Hiçbir insan mükemmel değil. Hepimizin hataları ve ön yargıları var. Makineler de aynı şekilde. Bizim amacımız insanların güzellikleriyle makinelerin güzelliklerini birleştirmek. Hiçbir zaman bir algoritmanın kendi kendine karar vermesinden heyecan duymuyorum. İnsanla makineleri birleştirebiliyorsa ve bunun sonucundan da daha iyi bir sonuç alınabiliyorsa işte o zaman dünya daha güzel olur. Geçen yıl göğüs kanseri olan kişiler incelendi. Metastas yapmış mı, yapmamış mı diye araştırıldı. Şu anda bir radyoloji profesörünün bu konudaki doğruluğu yüzde 3.5 civarında. Derin öğrenim yöntemi uygulandı. Yapılan bu çalışmanın hata oranı ise 7.5. Ancak bu algoritmayı insana araç verince ve beraber çalışması sağlanınca hata oranı yüzde 0.5’e düşüyor” dedi.

Dijital dünyada yapay zekâ ile sunulan algoritmik seçeneklerin ticari kaygılarla tasarlandığını belirten Kamar, “Sistemler, yazılımlar sana şunları beğenmelisin diyor. Siz bu seçeneklerden seçince, buna göre öneriler oluşturuyor. Ancak oluşturulan bu öneriler oldukça kısıtlı ve bu kısıtlı seçenekler kırılamıyor. Amacımız bunu aşmak. Şu anda geliştirdiğimiz yapay zekâ örneklerine sadece veriler yerine insanların keşfetme duygusunu da aşılamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

İnci Kadribegiç'in kanser araştırması yapması için herkes seferber oldu

HABERİ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN 

Son Güncelleme: 01.01.2018 23:50
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.