TÜRKONFED YK Üyesi Reyhan Aktar, "Cam tavanların kırılması için kurumlarda zorunlu veya gönüllü kadın kotası uygulanmalı"

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi, TÜRKONFED İş Dünyasında Kadın Komisyonu (İDK) Başkanı Reyhan Aktar, "Kendi cam tavanımı keşfettiğim günden bu yana gelişimimin daha hızlı olduğunu gördüm. Öğretilmiş çaresizliklerimizi, başarısızlıklarımızı fark ettim. Ve biz kadınlara öğretilmeyen başarma azmi ve duygusuyla kendi cam tavanlarımı kırdığımı düşünüyorum. Zorunlu veya gönüllü kotalar ile, kurumların, içlerinde barındırdıkları kadın oranında, yönetim kademelerinde de kadın olması gerekiyor. Örneğin mecliste kadın milletvekili oranı yüzde on yedi ise, bakanların da yüzde on yedisi ya da on yediye yakını kadın olmalı. Var olan durum üzerinden bakanlıklar düzeyinde kadınlar en az yüzde 17 olmalı, ideal olan ve hedef olması gereken elbette yüzde 50." dedi.

TÜRKONFED YK Üyesi Reyhan Aktar, "Cam tavanların kırılması için kurumlarda zorunlu veya gönüllü kadın kotası uygulanmalı"

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi, TÜRKONFED İş Dünyasında Kadın Komisyonu (İDK) Başkanı Reyhan Aktar, "Kendi cam tavanımı keşfettiğim günden bu yana gelişimimin daha hızlı olduğunu gördüm. Öğretilmiş çaresizliklerimizi, başarısızlıklarımızı fark ettim. Ve biz kadınlara öğretilmeyen başarma azmi ve duygusuyla kendi cam tavanlarımı kırdığımı düşünüyorum. Zorunlu veya gönüllü kotalar ile, kurumların, içlerinde barındırdıkları kadın oranında, yönetim kademelerinde de kadın olması gerekiyor. Örneğin mecliste kadın milletvekili oranı yüzde on yedi ise, bakanların da yüzde on yedisi ya da on yediye yakını kadın olmalı. Var olan durum üzerinden bakanlıklar düzeyinde kadınlar en az yüzde 17 olmalı, ideal olan ve hedef olması gereken elbette yüzde 50." dedi.

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
08 Mart 2020 Pazar 13:30
TÜRKONFED YK Üyesi Reyhan Aktar, "Cam tavanların kırılması için kurumlarda zorunlu veya gönüllü kadın kotası uygulanmalı"

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi, İş Dünyasında Kadın Komisyonu (İDK) Başkanı Reyhan Aktar, TÜRKONFED tarafından yayınlanan 'Cinsiyet Eşitliği Gündem Raporu'ndaki röportajta iş hayatında kadınların karşılaştığı cam tavanlarla ilgili görüşlerini açıkladı. Reyhan Aktar, "Zorunlu veya gönüllü kotalar ile, kurumların, içlerinde barındırdıkları kadın oranında, yönetim kademelerinde de kadın olması gerekiyor. Örneğin mecliste kadın milletvekili oranı yüzde on yedi ise, bakanların da yüzde on yedisi ya da on yediye yakını kadın olmalı. Var olan durum üzerinden bakanlıklar düzeyinde kadınlar en az yüzde 17 olmalı, ideal olan ve hedef olması gereken elbette yüzde 50." dedi. 

ÇALIŞAN KADININ SORUNLARI 

Sizce Türkiye’de cam tavana ilişkin nasıl bir tabloyla karşı karşıyayız? Sektörler, şirketlerin ölçekler arasında farklılıklardan söz edebilir miyiz? Eğer edebilirsek nasıl farklar sizce?

Türkiye’de cam tavan, kadınlar için özellikle iş yaşamına girdikleri süreçle baskın olarak görülüyor. Dışsal ve içsel faktörler ile kadınlara öğretilmiş başaramama hissi bu cam tavanın özünü oluşturuyor. Türkiye toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda her geçen yıl yükselen, olumlu bir trend izliyor. Fakat; OECD ülkeleri ile kıyaslandığında hala iyi bir düzeyde olmadığı görülüyor. Bu durum çalışma hayatındaki kadınlar üzerinde de kendini hissettiriyor. Kadınların, çalışma hayatına katılmak istedikleri andan itibaren, kabul ettirilmiş toplumsal rolleri, kendileri için çizilen asli vazifeleri devreye giriyor. Ev yaşamında üstlenmeleri gereken roller gibi. O yüzden de iş hayatında var olmak, yükselmek için kadınlar erkeklere nazaran çok daha fazla

efor sarf ediyorlar.  Sektörel ve şirket ölçekleri açısından değerlendirildiğinde bu durum kendini daha net gösteriyor. Kadınların çalışma hayatında yoğunluklu oldukları sektörlere bakılınca, kadınlar için uygun görülen meslek anlayışını görmek mümkün. Hizmet sektöründe kadınların

yoğunlaşması cam tavan sendromunun dışsal etkilerinin sonucu. Küçük, orta, büyük ölçekli şirketlere baktığımızda, şirket büyüklüğü arttıkça, kadınların işgücündeki ve yönetim kademelerindeki sayısı artıyor. Ama büyük ölçekli firmalar, kendi içlerinde kıyaslandığında buoranın erkeklere nazaran yine çok düşük kaldığı görülüyor.

ÇALIŞAN KADININ EN BÜYÜK SORUNU

Cam tavan sizin için ne ifade ediyor? Sizin hayatınızda nasıl bir karşılığı var?

Kendi cam tavanımı keşfettiğim günden bu yana gelişimimin daha hızlı olduğunu gördüm. Öğretilmiş çaresizliklerimizi, başarısızlıklarımızı fark ettim. Ve biz kadınlara öğretilmeyen başarma azmi ve duygusuyla kendi cam tavanlarımı kırdığımı düşünüyorum. Cam tavanını kıran kadınların, daha özgüvenli, hayata karşı daha esnek, daha güçlü olduklarını düşünüyorum. Sadece iş yaşamında değil, hayatın her alanında daha doğru karar mekanizmalarına sahip oluyorsunuz. Toplumdaki bütün bireyler olarak, cam tavanlarımızın keşfi, özellikle iç dünyamızın keşfidir. Kişinin kendiyle olan yolculuğudur. Kadınlar ve erkekler olarak bu yolculuğa çıkmanın, toplumu daha sağlıklı yapacağını düşünüyorum. 

KADINLARA KARŞI ÖNYARGISAL KALIPLAR ÇOK BASKIN

Cam tavanla mücadele yönetimde kadın oranıyla özdeş düşünülüyor ama yönetimde olmak kararlara katılmak anlamına gelmeyebiliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Cam tavan sendromunun yönetimde kadın olmakla özdeş tutulmasının en büyük sebebi şu: Bu durum en çok kadınların organizasyonlarda görev alan yerine görev veren pozisyonlara geldiği durumda ortaya çıkıyor. Kadınlara kaşı davranışsal ve önyargısal kalıplar çok baskın oluyor burada. Yönetimde yer almak karar alma mekanizmalarına dahil olmak için çoğu zaman yeterli olmayabiliyor. Ama olmak için de tek yol. Bu konuda kadınların ciddi yol aldığını düşünüyorum. Kağıt üstünde yönetici olmayı kabul etmeyen çok kadınız artık. Ve aslına bakarsanız, yeni dünya düzeni, yönetim anlayışı da kadınların artan yöneticilikleriyle beraber dönüşüyor. Kadının davranışlarını ifade ettiği düşünülen her şey, yeni yönetim modellerinde, insan kaynaklarında kullanılan etkin modeller olmaya başladı. Hiyerarşik düzen, insan odaklı çalışma modelleri, kurumların sosyal sorumluluk anlayışları, her geçen gün daha çok önem kazanıyor.

CAM TAVAN NASIL ORTADAN KALKACAK?

Cam tavanın ortadan kalkması için nasıl mekanizmalara ihtiyaç var? Neler yapılabilir?

Üzerinde durduğumuz cam tavan sendromu daha çok cinsiyet ayrımcılığı temeline dayanıyor. O yüzden birincil konu, toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışının aile içi ve kurumlarda yaygınlaşmasını sağlayacak yol ve yöntemleri belirlemek. Bilinçli ebeveynler, bilinçli eğitim anlayışı, yönetim anlayışı bu işin temelini oluşturuyor. Ama tabi bunlar toplumsal dönüşümü ifade ettiklerinden uzun zamana yayılan politikalar oluyor. Sosyal dönüşümler sabır ve istikrar isteyen hususlardır. Bu işi hızlandıracak unsurlardan bahsedersek; kadın kotası uygulaması öne çıkıyor. Zorunlu veya gönüllü kotalar ile, kurumların, içlerinde barındırdıkları kadın oranında, yönetim kademelerinde de kadın olması gerekiyor. Örneğin mecliste kadın milletvekili oranı yüzde on yedi ise, bakanların da yüzde on yedisi ya da on yediye yakını kadın olmalı. Var olan durum üzerinden bakanlıklar düzeyinde kadınlar en az yüzde 17 olmalı, ideal olan ve hedef olması gereken elbette yüzde 50.

Cam tavandan kişinin kendinden kaynaklı engelleri aşmasını, sorumluluk üstlenmesini teşvik etmek için de sıra uygulamasından bahsedebiliriz. Zorunlu veya gönüllü olan sıra uygulaması ile kadınlar hedefledikleri üst kariyer pozisyonlarına ulaşabilirler. Yönetim kademelerinde bir dönem erkekse diğer dönemin kadın olması gibi. Veya peş peşe en fazla iki defa ya da üç defa erkek olabilir de diyebilir kurumlar. Ama mutlaka üçüncü ya da dördüncü yönetici kadın olmalıdır. Ya da peş peşe başkanlıkların yanı sıra, başkan erkekse başkan yardımcısı kadın, başkan kadınsa yardımcısı erkek olacak şekilde zorunluluk getirilmeli. Burada istikrar önemli. Tüm bunlara ek olarak aile dostu iş yeri modelleri oluşturulmalı. Esnek çalışma saatleri, ebeveynler için çocuk veya yaşlı bakım izni gibi uygulamalar kamu ve özel sektörde uygulanabilir olmalı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.