Ayşe Ayşin Işıkgece, "TİGEM, 6 Yıl Aradan Sonra İlk Kez 2019 Yılını 20 Milyon TL Kar İle Kapattı"

700 yıllık tarihinde TİGEM'in ilk kadın Genel Müdürü olarak atanan Ayşe Ayşin Işıkgece, "TİGEM; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile uygulanmaya başlayan kamu-özel sektör aşılamasının da başarılı bir örneği. Ülkemizin sertifikalı hububat tohumu üretiminin yanı sıra ihracatında da önemli rol oynayan bir kurum olarak, son 10 yıldaki ortalamaya göre 2019 yılında ihracatımızı 26 kat artırdık. Alınan tedbir ve tasarruflar, etkin bir finansman yönetimi sayesinde 2017 yılında 59 milyon TL zarar eden TİGEM; 2018 yılındaki bu zararını 9 milyon TL’ye düşürürken 6 yıl aradan sonra ilk kez 2019 yılı faaliyet dönemini 20 milyon TL kar ile kapattı."

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
09 Temmuz 2020 Perşembe 20:07
Ayşe Ayşin Işıkgece, "TİGEM, 6 Yıl Aradan Sonra İlk Kez 2019 Yılını 20 Milyon TL Kar İle Kapattı"

 

Kısa adı TİGEM olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, ülkenin dört bir yanındaki 17 işletmesi, 3,3 milyon dekar arazi varlığı ve hem sertifikalı tohumluk hem de üstün vasıflı damızlık hayvan yetiştiriciliği alanında Türkiye'nin en büyük çiftçisi.

Bu devasa kurumun kökleri Osmanlı İmparatorluğuna kadar uzanıyor. O yıllarda sarayın gıda ve at ihtiyacını karşılarken, Cumhuriyet döneminde Atatürk'ün kurduğu çiftlikleri dahil edilmesiyle Devlet Ziraat İşletmeleri de kurulur. Hem haraların hem de çiftliklerin tek çatı altında toplanmasıyla da TİGEM, 1984 yılında İktisadi Devlet Teşekkülü statüsü kazanır.

İşte bu köklü kuruluşun 700 yıllık tarihinde ilk kez bir kadın genel müdür koltuğuna oturdu. Özel sektörde yaklaşık 30 yıllık bir kariyere sahip olan Ayşe Ayşin Işıkge, 18 Ağustos 2018 yılında TİGEM Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olarak atandı.

Hacettepe Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İktisat bölümü mezunu olan Ayşe Ayşin Işıkgece, İstanbul Üniversitesi'nde MBA eğitimi aldı.

GİMA A.Ş’de 1991 yılında Satın Alma Asistanı olarak başladığı kariyerinde sırasıyla; Metro Cash & Carry’de Satın Alma Asistanı olarak başladığı görevini taze ürünlerden sorumlu Satın Alma Grup Müdürü olarak 2016 yılında tamamladı. 2016 – 2018 yılları arasında ise CarrefourSA’da İcra Kurulu Üyesi ve CarrefourSA Gıda Kategori Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Ayşe Ayşin Işıkgece özellikle “Coğrafi İşaretli Ürünler Projesi”ne imza atarak bu çalışma sonucunda 10’dan fazla ödülü Metro Cash & Carry'e kazandırdı. Bu proje aynı zamanda “Yerel Değerlere En Çok Sahip Çıkan Market” alanında ödüle layık görüldü. Kariyeri boyunca pek çok tarımsal projeyi hayata geçiren Ayşe Ayşin Işıkgece, 18 Ağustos 2018'de TİGEM Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak atandı.

Kamu-özel sektör aşılamasıyla özel sektörden kamuya transfer olan Ayşe Ayşin Işıkgece, göreve geldiği günden bu yana neredeyse 7/24 saat çalışıyor. Bir finans uzmanı olarak özel sektördeki deneyimlerini yeni görevine yansıtan Işıkgece, aldığı tedbir ve tasarrufların yanı sıra etkin bir finans yönetimi uygulayarak kurumun rakamsal grafiğini hızla yukarılara çekmeyi başardı. Örneğin hububat tohumu ihracatını, son 10 yılın ortalamasına göre yüzde 26 oranında artıran TİGEM 2019 yılında ilk kez 20 milyon TL kar etti.

Peki acaba bu başarının sırrı ne? Bu sorunun peşine düştük.

TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece, İşte Kadınlar'ın sorularını yanıtladı.

 

AYŞE AYŞİN IŞIKGECE KİMDİR?

Nerede, kaç yılında doğdunuz, hangi okullarda eğitim aldınız?

1968 yılında Ankara’da doğdum. 1990 yılı Hacettepe Üniversitesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, İktisat bölümü mezunuyum. 1992 yılında İstanbul Üniversitesinde İşletme Yüksek Lisansımı tamamladım.

28 YILLIK ÖZEL SEKTÖR DENEYİMİ

Kariyer yolculuğunuz nasıl ilerledi?

Satın alma bölümünü yönettiğim bir uluslararası toptancı market zincirinde coğrafi işaretli ürünlerle ilgili projeler yapmaya başladım. Coğrafi işaretli ürünleri koruyabilmek, sayılarını artırabilmek, Türk damak tadından kopmaları engellemek adına yürüttüğümüz çalışmalar hem Patent Enstitüsü’nün hem de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dikkatini çekti ve kendileri o dönemde Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünlerine en çok değer katan kurumu olarak bize plaket verdiler. Sonrasında iki yıl yine bir uluslararası zincir markette icra kurulu üyeliği ve satın almadan sorumlu genel müdür yardımcılığı yaptım. Hep İstanbul’daydım, 28 yıldır özel sektördeydim.

YÖNETİM KURULUNDA KADIN MENTİSİ

28 yıllık özel sektördeki deneyimimden sonra ilk kez kamuda, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü görevine getirildim. 18 Ağustos 2018 tarihinde atandığım TİGEM’de görevimi layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorum.

Bunun dışında başarılı kadın yöneticiler için önemli bir gelişim sağlayan Yönetim Kurulunda Kadın Derneği’nin 4.Dönem mentisiyim. Yönetim kurullarında kadın temsil oranın artırılmasını destekleyen, farklı disiplin ve farklı birikimlere sahip iş dünyasındaki kadınlarımızın yer aldığı bir platformda; yaklaşık 18 ay boyunca devam edecek olan bir eğitim programının içerisindeyim.

İLK KADIN GENEL MÜDÜR OLMAK

GURUR VERİCİ

TİGEM'in ilk kadın genel müdürü oldunuz. Genel Müdürlük teklifi kimden, nasıl geldi, nasıl karşıladınız? Kurum tarihinde ilk kadın genel müdür olmak nasıl bir duygu? Hem siz hem de çevreniz için hem de kurumlar için şaşırtıcı olmalı.

Evet; 700 yıllık bir geçmişe sahip, ülkemizin en önemli ve stratejik tarım kuruluşu olan TİGEM’in tarihindeki ilk kadın genel müdürü olmak son derece gurur verici. Sağ olsunlar, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Bakanımız böyle tarihi bir kurumun başına ilk kadın yönetici olarak beni layık gördüler. Ben de bu ulvi görevi elimden geldiğince en iyi şekilde yürütmeye çalışıyorum. Biliyorsunuz ben Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kamu-özel sektör aşılamasının başarılı örneklerinden birisiyim. Ben de bu aşılamaya çok inanıyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte böyle bir planlamanın daha verimli olacağı düşünüldüğü için ben ve benim gibi bazı arkadaşlar değişik bakanlıklarda görev yapıyoruz.

SAHADA OLMAYI SEVİYORUM

28 yıllık bir özel sektör tecrübemin ardından devlet kurumunda yer almayı ben, askerlik görevini ifa etmek olarak tanımlıyorum.

Özel sektördeki tecrübelerimi kamuya aktarıyor ayrıca kamudan da çok ama çok şey öğreniyorum. Geldiğim sektörde satın almacıydım çok yoğun tempoda çalışıyordum. Bu iş tempoma burada da devam ediyorum. Benim için neresi olursa olsun çalışmanın sonu yok. Gidilecek çok yol yapılacak çok iş var. Ülkemiz menfaatine çalışmak ve emek vermek yaptığınız iş ne olursa olsun son derece önemli ve kendi adıma da gurur verici.

Elde edilen başarıların güçlü bir ekip çalışmasına dayandığına inanıyorum. Ülkemizin her bölgesinde yer alan çiftliklerimizi mümkün olduğunca ziyaret ediyor, sahada olmayı seviyorum. Çalışanlarla dirsek temaslı işleri yürütüyor, sorunları yerinde görerek değerlendiriyor çözüm odaklı çalışıyorum.

Sonuçta biz Türkiye’nin en büyük çiftçisiyiz. Bizim işimiz sahada olmayı gerektiriyor.

TİGEM, TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK ÇİFTÇİSİ

TİGEM'i tanımayanlar için kısaca anlatır mısınız, kurumun görevi nedir, ne yapar? Tepede kadın olarak siz varsınız, peki ekibinizde durum nasıl? TİGEM’de kaç kişi çalışıyor, kaçı kadın? Yönetici pozisyonundaki kadın oranı nedir?

Türkiye’nin dört bir tarafına dağılmış 17 işletmesi, 3,3 milyon dekar arazi varlığı ile TİGEM hem sertifikalı tohumluk hem de üstün vasıflı damızlık hayvan yetiştiriciliği alanında ülkemizin en büyük çiftçisi.

TİGEM, yüksek kalitede sertifikalı tohum üreten ve özellikle hububat tohumluğunda ülkenin en büyük aktörü, 2019 yılında 169 bin ton gerçekleştirilen hububat tohumu dağıtımı ile yüzde 37 payla sektörün lideridir.

TİGEM olarak 5 kültür ırkında (Holstain, Simental, Esmer, Jersey ve Limuzin) toplam 31 bin büyükbaş ile yerli ve milli 12 koyun-keçi ırkında (İvesi, Merinos, Akkaraman, Morkaraman, Kıvırcık, Polatlı, Bafra, Tahirova, Malya, Acıpayam, Ankara tiftik ve Halep keçisi) toplam 210 bin küçükbaş hayvan varlığı ile yetiştiricilerin üstün vasıflı damızlık talepleri karşılanmaktadır.

7 BİNE YAKIN ÇALIŞAN VAR

İş birliği sayesinde ülkemiz özel sektör tohumculuk firmalarının gelişmesine katkı sunan TİGEM ayrıca Osmanlı yadigarı olan safkan Arap atı yetiştiriciliği faaliyetlerini 1.400 hayvan varlığı ile devam ettirmekte, ülkemiz gen kaynaklarının korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere ulaştırılması adına Asya ceylanı, Ankara tiftik keçisi, Kangal ve Akbaş çoban köpeği yetiştiriciliği faaliyetlerini sürdürmektedir.

Toplamda 7 bine yakın çalışanımız var. Tabii ki oransal olarak baktığımızda erkek çalışan sayımız daha fazla ama bizim işimiz üretim. 7/24 zaman mefhumu gözetmeksizin çalışan ve üreten bir kurumuz. Bitkisel üretim alanlarında çalışan ziraat mühendislerimizden tutun da hayvancılık tesislerimizde çalışan veteriner hekimlerimize, daire başkanlarımıza kadar her alanda kadınlarımız var. Yeterli mi, değil. Ben buranın çok büyük bir aile olduğuna inanıyorum. Kadın ya da erkek fark etmez, bizim için önemli olan; özveri, işini sevmek ve ona dört elle sarılmak.

RAKAMLAR YOL GÖSTERİCİ

Göreve başladığınızda öncelikle hangi değişikliklere gittiniz, neden, hangi sonuçları aldınız, kurumun rakamlarında nasıl bir etkiniz oldu?

Ben bir iktisatçıyım. Rakamlar benim için yol gösterici. Tarımsal bir kuruluşta çalışsak da hesaplarımızı ona göre yapıyoruz. Örneğin sertifikalı tohum üretim planlaması yaparken hangi bölgede hangi çeşitler uygun, ne kadar verim alıyoruz, rağbet gören çeşitlerimiz hangileri gibi birçok konuyu en ince detayına kadar değerlendirip hedeflerimizi ona göre belirliyoruz.

Daha önce de bahsettiğim üzere TİGEM; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile uygulanmaya başlayan kamu-özel sektör aşılamasının da başarılı bir örneği.

Bu başarıyı şöyle sağladık: Bir taraftan ülke tarımı adına milli görevlerimizi yürütürken, diğer taraftan özel sektör yaklaşımının neticesi olan etkin finans yönetimi ve tasarruf tedbirleri uygulayarak karlılığımızı artırdık. Bu sayede kendi kazandığını harcayan ve kamu bütçesine yük olmadan faaliyetlerini yürüten başarılı bir kurum haline gelme yolunda önemli bir mesafe katettik.

İHRACAT 26 KAT ARTTI

SON 6 YILDA İLK KEZ KAR ETTİ

Kuruluşumuz faaliyetlerinde verimliliğin, kalitenin, karlılığın artırılması ve sürdürülebilirliğin sağlanması amacıyla yönetimsel bazı değişikliklere gittik. Stok yönetim programı ile girdi maliyetlerinde önemli bir tasarruf sağlayarak doğrudan temin yöntemiyle ihaleleri merkezden yapıp daha ekonomik ve uzun vadeli fiyatlarla tedarik imkanı sağladık. Eşit rekabet şartlarında uygun zaman ve şartlarda sahip olduğumuz ürünleri pazarlamak suretiyle gelirimizi artırdık.

2019 yılından itibaren ihraç ettiğimiz sertifikalı tohum fiyatlarını, pazarladığımız ülkenin piyasa koşullarına göre belirledik. 2020 yılı yatırım programımızı; verim, kapasite ve kaliteyi artıracak şekilde yeniden düzenledik. Örneğin, ülkemizin sertifikalı hububat tohumu üretiminin yanı sıra ihracatında da önemli rol oynayan bir kurum olarak, son 10 yıldaki ortalamaya göre 2019 yılında ihracatımızı 26 kat artırdık.

Alınan tedbir ve tasarruflar, etkin bir finansman yönetimi sayesinde 2017 yılında 59 milyon TL zarar eden TİGEM; 2018 yılındaki bu zararını 9 milyon TL’ye düşürürken 6 yıl aradan sonra ilk kez 2019 yılı faaliyet dönemini 20 milyon TL kar ile kapattı.

Karlılıkta yakalamış olduğumuz bu ivmeyi ilerleyen yıllarda daha da yüksek seviyelere çıkarma gayretiyle çalışmalarımızı sürdürecek, ülke ekonomisine ve tarımına katkı sunmaya devam edeceğiz.

EKİP RUHUNU ÖNEMSİYORUM

Özel şirket deneyimiyle devlet kurumu deneyimini karşılaştırabilir misiniz? Devlette iş yapış şeklinin özellere göre daha ağır işlediği söylenir. Öyle mi? Eğer öyle ise bunu aşmak için neler yaptınız?

Özel sektör ve kamu bambaşka mecralar, birbirinden çok farklılar. Bürokrasinin bu merdivenli şekli özel sektörde yok, işler daha hızlı ilerliyor; daha fazla kar marjı, verimlilik odaklı düşünülüyor; bütün başarı ve performansın ölçümlenmesi buna dayanıyor. TİGEM’in; söz konusu aşılama için en uygun yerlerden biri olduğunu düşünüyorum ve arkadaşlarımla el ele vererek, bazı alışkanlıkları yıktık ve güzel sonuçlar alıyoruz.

7/24 ÜRETİYORUZ

Tüm başarıların ekip çalışmasına dayandığı inancında birisiyim. Bu nedenle ekip ruhunu önemsiyorum. Geldiğim andan itibaren her noktadayım, her yere dokunuyor, tüm çalışma arkadaşlarımla birlikte koordineli bir şekilde işleri yürütüyorum. Sahada genç ve dinamik çalışanlarımız var. Yeni neslin fikirlerini önemsiyor, eski kafayla değil ortak bir köprü kurarak onların gözünden olaylara bakmaya çalışıyorum. Sorunların çözümüne, çalışanları dahil edip ortak akıl çalışması ile işleri yürütürseniz hem personel kendisini daha iyi hissediyor hem de karar ortak mekanizması olunca işler daha hızlı ilerliyor. Yaptığımız iş masa başı bir iş değil, 7/24 üretiyoruz, gerek hayvan gerekse bitki olmak üzere canlılarla uğraşıyoruz.

MİRASIMIZ YEREL TOHUM PROJESİ

TİGEM’in pek çok projesi var ama ben özellikle kadınları yakından ilgilendiren uygulamalarınızın neler olduğunu öğrenebilir miyim? TİGEM, kadınlara hangi fırsatları sunuyor?

TİGEM, Anadolu topraklarındaki tarımsal üretimin 700 yıllık sembolü, ülkemizin en büyük çiftçisi. Stratejik öneme sahip bir kurumda önemli projeleri yürütüyoruz.

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde 2017 yılında başlatılan “Mirasımız Yerel Tohum Projesi” ile özlenen eski tatları, geleneksel lezzetlerimizi tüketicilerle buluşturuyoruz. Bu zamana kadar çiftçilerimizin sandıklarından, tülbentlerinden kapı kapı dolaşarak toplanan atalarımızdan yadigar 1.131 adet tohum Bakanlığımıza teslim edildi. Teslim edilen bu tohumların yarısı Tohum Gen Bankası’nda korunuyor, diğer yarısı da Bakanlığımız bünyesinde TİGEM+TAGEM+BÜGEM iş birliği ile çoğaltma ve tescil işlemleri eş zamanlı olarak yürütülüyor.

YERLİ TOHUM ÜRETİLİYOR

Bir diğer projemiz “Sebze Tohumculuğunun Geliştirilmesi Projesi”. Ülkemizin sebze yetiştiricilerinin ihtiyaç duyduğu tohumların büyük ölçüde yurt içi üretimlerinden karşılanması amacıyla TAGEM ile birlikte yürüttüğümüz bu proje kapsamında, 6 çeşit (iki çeşit domates, hıyar, biber, patlıcan, kavun) yerli ve milli sebze tohumu üretiyoruz.

İşletmelerimizde bu tohumlarımızın arazilerimize ekimi, tohum çıkarma ve çapalama işlerinin hemen hemen hepsini kadın çalışanlarımız yapıyor. Emektar Anadolu kadınlarının toprağa hayat veren elleri bizim tohumlarımıza da dokunuyor. Kadının elinin değdiği her yer hayat buluyor, bereket kazanıyor.

 

HER BİRİMDE KADINLAR ÇALIŞIYOR

TİGEM’in fırsatlarından yararlanmak isteyen kadınlar ne yapmalı? Kadınlara özellikle hangi alanlarda girişimlerde bulunmalarını, TİGEM'e başvurmalarını tavsiye edersiniz?

Biz zaman kavramı gözetmeksizin 7/24 çalışan bir kurumuz. Üretim bizim işimiz. Tarlada çalışan işçilerimiz, hayvanlarımıza kendi çocuğu gibi özenle bakan veteriner hekimlerimiz, bitkisel üretim alanlarımızdaki ziraat mühendislerimizden tutun da işletmelerle aktif bağlantıyı yürüten Genel Müdürlüğümüzdeki daire başkanlarımıza kadar her birimde her alanda kadınlarımız yer alıyor, başarımızın arkasındaki görünen ya da görünmeyen yüzleri.

Tarım bizim geleceğimiz; geleceğe katkı sunacak, üretimde yer alacak, bu verimli topraklarımıza dokunacak herkesle seve seve çalışmaya hazırız.

SPERMA ÜRETİMİ 700 BİN DOZA ÇIKTI

Siz özel şirketlerde pek çok projeyi hayata geçirmiş bir kişisiniz. TİGEM’de hazırlığını yaptığınız yeni bir proje var mı?

Türkiye’nin 1 numaralı sperma üreticisiyiz. Malatya/Sultansuyu İşletmemizde 2012 yılında hizmete açılan Sperma Üretim Merkezi’nde yıllık ortalama 220 bin doz sperma üretim kapasitemizi 2019 yılında 700 bin doza çıkardık.

Ülkemizin üstün vasıflı boğa sperma ihtiyacının yurtiçi üretimlerinden karşılanması ve yetiştiricilerimize daha kaliteli sperma temini için 2020 yılında boğa sperma üretimimizi 1 milyon doza, 2021 yılında ise 1,5 milyon doza çıkarmayı hedefliyoruz.

İLK YERLİ VE MİLLİ ELEKTRİKLİ TRAKTÖR

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde TİGEM Polatlı İşletmemizde 26 Temmuz 2019 tarihinde gerçekleştirilen Geleneksel 69.Hasat Bayramı’nda tarımda devrim niteliğinde ilk yerli ve milli elektrikli traktörün prototipinin tanıtımı yapılmıştı. Tarım ve Orman Bakanlığımızın himayelerinde seri üretime geçiş için çalışmalar hızla devam ediyor. Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli’nin de ifade ettiği üzere seri üretime geçip çiftçilerimizle buluşturulacak olan bu traktörleri biz de arazilerimizde kullanacağız.

 

ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ DİTAP'TA SATACAK

Bunların dışında Tarım ve Orman Bakanlığımız, çiftçi/işletme/vatandaş ve firmalar için çok kapsamlı bir e-tarım portalı, sözleşmeli üretimin ilk basamağı olan Dijital Tarım Pazarı’nı (DİTAP) hayata geçirdi. DİTAP, Bakanlığımızın yürüttüğü fakat benim de içinde bizzat olduğum bir çalışma.

Üretici örgütlerinin daha da güçlendirilmesi, pazarlama kabiliyetinin artırılması, üretim faaliyetlerinin pazar koşullarına göre optimize edilmesi ve verimlilik artışına paralel üretici gelirlerinin de artırılması amacıyla oluşturulan bu pazar sayesinde: tarım ürünlerinin satışı direk yollarla sağlanacak, ihracata yönelik pazar artacak, üretim ve tüketim bölgeleri arasındaki mesafe kısalacak, doğru girdilerin kullanımıyla verimlilik artışı sağlanacak, tarım ile sanayi bütünleşecek, arz – talep - fiyat dengesizlikleri giderilecek, pazarın istediği miktar ve kalitede üretim gerçekleştirilecek.

TİGEM DE DİTAP'TA

Buna benzer birçok avantajı sağlayacak olan bu pazarın içinde TİGEM olarak biz de yer alıyoruz. Dolayısıyla fıstığımızı, balımızı sadece işletmelerimizden değil isteyen tüketiciye istediğimiz yerden gönderebilecek şekilde biz de sistemin içerisindeyiz.

Birçok alanda olduğu gibi tarımda da dijitalleşme çağını yaşadığımız şu dönemde tüm üretici ve tüketicileri bu platforma üye olmaya davet ediyorum. Tüm alıcı ve satıcıları değer fiyattan buluşturan DİTAP; kooperatifleşme ve sözleşmeli üretim adına ülkemiz için en büyük fırsat, en büyük kazanç, en büyük pazar.

TARIMSAL İSTİHDAMIN YÜZDE 50'Sİ KADIN

Türkiye'de tarımdaki girişimci kadın sayısı nedir? Hangi alanlarda üretim yapıyorlar? Tarımda çalışan kadın işçi sayısı nedir? Sizce kadın çiftçilerin en önemli sorunları neler? Neler yapılmalı?

Türkiye’de toplam istihdamın yüzde 30’unda, tarımsal istihdamın yüzde 50’sinde üreten kadınlarımız var. Avrupa’nın en büyük tarımsal gücü olmamızda kadınlarımızın emeği çok. Üreten kadın büyüyen Anadolu demek. Elbette kadınlarımızın çeşitli sorunları var ama biz Bakanlık olarak da onların sorunlara çare olmaya çalışıyor, desteklerimizi esirgemiyoruz.

KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) IPARD (Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Destekleri) kapsamında kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yapılıyor, projelerin seçim aşamasında kadınlara ilave puanlar vererek onların öne çıkması sağlanıyor. IPARD kapsamında bugüne kadar desteklenen her iki projeden birisi kadın ve gençlere aitken, 2.363 kadın yatırımcıya bugüne kadar 727 milyon TL hibe ödendi.

Kadın çiftçilerimize yönelik eğitim ve yayım, kooperatifçilik konusunda eğitimlerin yanı sıra, tarımda kadın girişimciliğin güçlendirilmesi ile il özel projeleri kapsamında sertifikalar verilmiştir.

KADIN ÇİFTÇİLER ÖDÜLLENDİRİLİYOR

Sağlanan bu desteklerle birlikte kadınlarımızın gücü, azmi ve yeteneği sayesinde de başarı hikâyeleriyle taçlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığımızın 2019 yılında düzenlediği Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’nde Anadolu’nun bütün bölgelerinden katılan birçok kadın çiftçimize, göstermiş oldukları başarıdan dolayı Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli tarafından ödülleri takdim edildi.

Bal üretiminden tutun da ak sarımsağa, organik üretimden, süs bitkisi yetiştiriciliğine, engelli kadınlarımızın tarıma kazandırılmasına varana kadar çok kıymetli projelerle Anadolu kadınımız pek çok başarıya imza attı ve atmaya da devam edecek.

Diğer alanlarda da olduğu gibi tarımda yer alan, üreten, yetiştiren, besleyen ve büyüten kadınlarımıza her zaman destek olmaya, onları el üstünde tutmaya devam edeceğiz.

Son Güncelleme: 10.07.2020 15:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.