Zeynep Dereli, "Tink'te; İnovatif, Öğrenmeye, Gelişmeye Açık Çocukları Geleceğe Hazırlıyoruz"

Tink - Teknoloji ve İnsan Kolejleri'nin Kurucusu Zeynep Dereli, "Bir okuldan öte yepyeni bir bakış açısına sahip, inovatif, hayat boyu öğrenmeye, gelişmeye açık, çocukları ve velilerini geleceğe hazırlayan Tink ilk mezunlarını geçen sene verdi. Geleceğin teknoloji okuryazarlarını ve girişimcilerini yetiştirmek amacıyla 2017 - 2018 eğitim öğretim yılında kapılarını açan Teknoloji ve İnsan Kolejleri emin adımlarla büyüyor."

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
25 Haziran 2020 Perşembe 06:56
Zeynep Dereli, "Tink'te; İnovatif, Öğrenmeye, Gelişmeye Açık Çocukları Geleceğe Hazırlıyoruz"

 

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2020 Yarının Meslekleri Raporu'na göre ( Jobs of Tomorrow Mapping Opportunity in the New Economy)

7 ana kümede 96 mesleğe ihtiyaç duyulacak. Bu kümeler, veri ve yapay zeka, bakım ekonomisi, mühendislik ve bulut bilişim, insan ve kültür, ürün geliştirme, satış-pazarlama ve içerikten oluşuyor. Bu kümelerde yer alan farklı branşlarla birlkite önümüzdeki 3 yıl içinde 6.1 milyon yeni iş fırsatı sağlayacak. Bu yeni iş alanlarında çalışabilmek için ise yapay zeka, yazılım, web geliştirme, dijital pazarlama gibi teknolojik becerilerin yanı sıra temel iş becerileri gerektiriyor. Bu nedenle bu fırsatlardan faydalanabilmek için yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç var.

Rapora göre yeni çalışma dünyası hem insan hem de teknoloji merkezli olacak.

Dünya Ekonomik Forumu'nu okuduğumda benim anladığım şu; gençlerin geleceğin dünyasında yer alabilmesi için konvansiyonel eğitim anlayışından uzak, yeni teknolojileri öğreten ve onlara yeni becerileri öğrenmeyi öğreten bir anlayışa ihtiyaç var.

 

Zeynep Dereli'nin kurucusu olduğu "Tink - Teknoloji ve İnsan Kolejleri" de işte tam bu bu anlayışa sahip, yenilikçi eğitim metodlarıyla öne çıkıyor. Öğrenciler programlama, donanım, robotik, web dizayn, mobil uygulamalar, siber güvenlik, oyun geliştirme ve animasyon gibi dijital yetkinlikleri öğreniyor. Okulun bir başka özelliği ise eğitim ve öğrenmenin sınırlarının kaldırılması. Şöyle ki; Öğrencinin karakteri, gelişim alanları analiz ediliyor ve ona uygun kişiye özel eğitim veriliyor.

Koronavirüs nedeniyle 13 Mart 2020'de okul fiziki olarak kapatılmış ancak eğitim hiç aksamamış. Hemen online eğitime geçilen Tink, tüm süreçlerini dijital ortama taşıyan ilk ve tek okul oldu.

İlk mezunlarını geçen yıl veren Tink - Teknoloji ve İnsan Kolejileri'nin kurucusu Zeynep Dereli, İşte Kadınlar'ın sorularını yanıtladı.

  

ZEYNEP DERELİ KİMDİR?


 

Sizi tanıyabilir miyiz, eğitiminiz ve kariyeriniz nasıl ilerledi?

Ortaokul ve lise eğitimini Üsküdar Amerikan Lisesi’nde tamamladım. Ben kalabalık bir ailede büyüdüm. Benim için olmazsa olmazım ailemdir. Aileme çok bağlıyımdır. Lise eğitimimden sonra ABD New Jersey’de bulunan Princeton Üniversitesi’ndeİ nşaat Mühendisliği eğitimimin ardından Ekonomi okudum ve Ortadoğu Araştırmaları konularında dersler aldım.

Princeton’da, 1994'te Oyun Teorisi'yle Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazan ünlü dahi John Nash’ten matematik dersleri alma fırsatı yakaladım.

Hemen ardından Londra’daki SOAS Üniversitesi’nde Kalkınma Ekonomileri ile İslam Sanatı alanında yüksek lisans yaptım.

Kariyerime Osmanlı Bankası’nda ve sonrasında da İstanbul’daki Dundas&Ünlü Menkul Kıymetler’de finans sektöründe başladım.

Bu görevler sonrasında Londra’da Shell Trading and Shipping firmasında Risk analizi, Araştırma ve Mevzuat Uyum takımlarında yer aldım.

Türkiye’ye döndükten sonra Shell Türkiye’de Finansal Analizci ve Tedarik Analizcisi olarak çalıştım.

Aklının bir yanında sürekli büyük bir şeyin parçası olma fikri vardı. Kendi işimi kurmak benim için geleneksel bir işletme kurmak ya da bir markayı meydana getirmekten çok daha ötesiydi.

Daha büyük bir şeyin parçası olmak istiyordum, gençlerimizin eğitimiyle ilgili endişelenince geleceğin bireylerini yetiştirebilecek bir okul kurmaya kara verdim.

Sadece hazırlık aşamasında 2,5 yıl emek vererek Teknoloji ve İnsan Koleji’ni (Tink) kurdum.


HAYATIMI İNSANIMIZI YETİŞTİRMEYE ADADIM

Hangi alanda uzmansınız, özellikleriniz neler, kısaca anlatır mısınız?

Kurumsal hayatta özellikle Shell firmasındaki deneyimim bana öz disiplini, zaman planlamasını, takım olmayı öğretti. Kurumsal kariyerimin son durağında Londra'da çalışırken dijitalleşme ile dünyanın ne kadar hızlı değişmeye başladığını fark ettim. Ülkemin ve çok sevdiğim insanımızın doğru bir eğitimle bu yeni çağda lider olabileceğine inandım. Bu yeni dönemde ülkelerin sermayelerinin para değil nitelikli insan gücü olduğunu bildiğim için kolları sıvadım ve ülkeme ve 21. yüzyıla uygun yeni bir eğitim metodu geliştirmek için çalışmaya başladım. 4 sene evvel ne yazık ki sevgili ülkemizden ciddi bir beyin göçü yaşanırken, ailemle yurduma döndüm. Bu esnada kararımı tasvip etmeyen çok kişi oldu. Ama fikrine ve zikrine değer verdiğim kişiler beni yüreklendirdi. Onlar bana inandıkça ben de ülkemize daha çok inandım. Hayatımı insanımızı 21. yüzyıla uygun şekilde yetiştirmeye adadım.


 

ÇOCUKLARI GELECEĞE HAZIRLIYORUZ

Şirketinizin adı nedir, kendi işinizi kurmaya hangi yıl, nasıl karar verdiniz, neden bu şirketi kurdunuz, hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz? Şirketi kurarken hangi çekinceleri, zorlukları yaşadınız, nasıl başa çıktınız? Şirketiniz bugün hangi noktada?

Türkiye’nin odağı insan olan ilk ve tek teknoloji koleji, Tink - Teknoloji ve İnsan Kolejlerinin kurucusuyum. Çok kıymetli idari ve akademik bir kadro ile çalışıyorum.

Bir okuldan öte yepyeni bir bakış açısına sahip, inovatif, hayat boyu öğrenmeye, gelişmeye açık, çocukları ve velilerini geleceğe hazırlayan Tink ilk mezunlarını geçen sene verdi. Geleceğin teknoloji okuryazarlarını ve girişimcilerini yetiştirmek amacıyla 2017 - 2018 eğitim öğretim yılında kapılarını açan Teknoloji ve İnsan Kolejleri emin adımlarla büyüyor.

Teknoloji ve İnsan Kolejleri teknolojiyi tüketen değil, üretmeyi bilen, girişimci, hızlı adapte olabilen, nitelikli bireyler yetiştirmeyi amaçlyor.

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM VERİYORUZ

Tink, fark yaratarak oluşturduğu, merkezinde insan bulunan Tink Eğitim ekosistemi ile eğitim ve öğrenmenin sınırlarını kaldırıyor. Ekosistemin tabanını oluşturan e-öğrenme platformu TinkSmart ile bireyselleştirilmiş bir eğitim veriyor.

Her öğrencinin farklı karakteri, güçlü yönleri, gelişim alanları ve farklı öğrenme yöntemi olduğuna inanan Tink, öğrencilerin bireysel yetkinliklerini e-öğrenme platformu TinkSmart’ı kullanarak tespit ediyor. Bu tespit sonrası, öğrencilerin yetkinlik ve tercihlerine uygun kişisel eğitim programı hazırlıyor.

ANALİTİK VE SOSYAL YETKİNLİKLER KAZANIYORLAR

Tink’te öğrencilerin hayatları boyunca faydalanabilecekleri analitik ve sosyal yetkinlikleri, yaşadıkları toplum için anlamlı hale getirebilmelerini sağlayacak bir eğitim ortamı bulunuyor. Tink, yeni nesil ödev anlayışıyla hazırladığı öğrenme içerikleriyle öğrencilerin derslere hazırlıklı gelmesini sağlıyor. Bu sayede derslerde zamanın büyük bir kısmı uygulamaya ayrılarak, öğrenimi içselleştirilerek kalıcı ve verimli hale getiriyor.

Tink, programlama, donanım, robotik, web dizayn, mobil uygulamalar, siber güvenlik, oyun geliştirme ve animasyon gibi dijital yetkinlikleri öğrencilere özel olarak hazırlanan teknoloji programıyla kazandırmayı hedefliyor. Çocuklarımızın okulda öğrendiklerinin geleceğe dair olması gerektiğine inanan Tink, öğrencilerin hayatı okulda öğrenmelerini sağlıyor ve özel bir müfredat ile öğrenmeyi onlar için eğlenceli hale getiriyor. Teknolojiyi, eğitimine, sosyal hayatına ve kariyerine entegre edecek gençleri, dijital yetkinlikler ve girişimcilik ruhu kazandırarak yetiştirmeyi hedefleyen Tink, kurumsal ortaklarıyla geliştirdiği özel programlar ile öğrencilerine gerçek hayat deneyimi kazandırmayı amaçlıyor.

Teknoloji ve İnsan Kolejleri, 21. yüzyılın yetkinliklerine sahip, hayal eden ve hayalini gerçek dünyaya indirgeyebilen, sorumlu, empati kurabilen, pozitif düşünen, takım çalışmasına yatkın nesiller yetiştiriyor.


 

CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN YÜZYILI OLACAK

Bir kadın olarak sizin gözlemleriniz deyenimleriniz neler, kadınlar iş hayatında hangi engellerle karşılaşıyor? Birkaç maddeyle sıralar mısınız? Tanık olduğunuz veya yaşadığınız enterasan durumlar var mı?

Ben hayatımı ülkeme 21. yüzyıla uygun bir eğitim modeli üzerinden yetkin insanlar kazandırmaya adadım. Bunu büyük bir tutku ile yapıyorum. Ailem, çocuklarım, eşim en büyük destekçilerim. Ülkemizi çok seviyor ve insanımıza sonuna kadar güveniyoruz.

Yepyeni bir dünya düzeni içindeyiz. Sanayi, üretim teknolojileri ve hizmetler de dahil olmak üzere tüm sektörler ve meslekler büyük bir değişime sahne oluyor. İş yapma biçimlerindeki bu değişim, hayat tarzlarımızı da yeniden şekillendiriyor.

Dünya gazetesinin köşe yazarlarından Didem Eryar Ünlü çok güzel tespitlerde bulunmuş; 5 Mayıs 2016’da yazdığı bu yazıda ki içeriklere aynen katılıyorum: “21’inci yüzyıl bilişim teknolojilerinin çığır açıcı gelişmelerinin yüzyılı olduğu kadar, cinsiyet eşitliği ve kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesinin de yüzyılı olacak. Bu nedenle, kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi, önünün açılması nasıl hayati bir öneme sahipse, kadınlarını bilişim teknolojilerinin sunduğu uçsuz bucaksız olasılıklar dünyasına güçlü bir biçimde açılımının sağlanması da aynı ölçüde önem taşıyor.

Yapay zeka ve robotik teknolojileri ile beraber işler daha otomatik hale geliyor. Bu nedenle de çalışanların sorun çözme, eleştirel düşünme ve yaratıcılık niteliklerinin ağır basacağı bir iş ortamına hızlı uyum sağlamaları gerekiyor. Yeni dönemde çalışanların ayakta kalması için yeni becerilere sahip olması ve yaşam boyu öğrenmeyi alışkanlık haline getirmesi kaçınılmaz. Dilerseniz bu konuda Dünya Ekonomik Forumu ve BCG’nin ABD’de yaptığı araştırmayı inceleyebilirsiniz.

Kısaca “STEM” olarak adlandırılan, Türkçe açılımı ile “bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik” alanında gelişme sağlamak için tüm dünyada yatırımlar, programlar geliştiriliyor. Ancak kadınlar bu alanda da eşit temsil edilmiyor. McKinsey’nin çalışmalarına göre, 1980’li yıllardan bu yana bu alanlarda çalışan, eğitim alan kadın sayısında ciddi bir düşüş olduğu gözlemleniyor. Örneğin Amerika’da 80’li yıllara kadar bilgisayar bilimlerinden mezun olanların yaklaşık yüzde 40’ı kadındı. Şimdi ise bu oranın yüzde 18’den az olduğu ifade ediliyor.

KADINLAR FARK YARATIYOR

Kadın istihdamında daha fazla kadının yer alması için kadınlara ve erkeklere bir çağrıda bulunur musunuz?

Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun verilerine göre, toplam kadın yöneticiler dikkate alındığında Türkiye yüzde 12,2’lik bir oranla 126 ülke arasında 94’üncü sırada geliyor. Türkiye’deki kadın CEO’ların oranı ise sadece yüzde 2. Daha çarpıcı bir sonuç ise Türkiye’nin bu skorla Avrupa Birliği ortalamasını yakalamış olması. S&P 500 şirketin içinde sadece 20 şirketin CEO’su kadın, oran yüzde 4. Kadınlar, bu ekonomik büyüklükte küçük bir kesimi temsil edebiliyor; ancak yönetim kademelerine yükselme fırsatı yakaladıklarında da özellikle teknoloji alanında fark yaratıyorlar. Teknoloji şirketlerini yukarıya taşıyorlar. Bu 20 şirketin içinde kadın CEO’lar tarafından yönetilenler arasında Yahoo, IBM, HP, Xerox ve- Oracle var.

Hayatınızı değer yaratmak üzerine kurgularsanız, mutlu olursunuz. Benim hayatta ki başarım gönülden sevdiğim ve aynı zamanda değer yarattığım bir iş yapıyor olmamdır. Dünya üzerindeki sorunlara ve sosyal sorumluluk hareketlerinin önemini lütfen göz ardı etmeyin. Dijitalleşen dünyaya ayak uydurmak ve yön vermek için doğru eğitim ile yaşam boyu öğrenme şart. Bu değişimde kadın erkek eşitliğine de özellikle dikkat etmemiz gerekiyor.



 

PROBLEM ÇÖZME YETENEĞİ, YARATICILIK...

Girişimci olmak isteyen kadınlar hangi sorunlarla karşılaşıyor, onlara tavsiyeleriniz neler olur?

Teknolojinin ve internetin yaşamlarımızı çok hızlandırdığı günümüzde; iş tanımları, iş yapma şekilleri, iş süreçleri, finansman modelleri, çalışma yerleri ve meslekler bundan 20 sene öncesi ile karşılaştırıldığında belirgin değişiklikler göstermektedir.

Günümüzde, akıllı bir telefonu ve dizüstü bir bilgisayarı olan herkes; internete erişebildiği yerde çalışabilmektedir. Mobilite; sınır olmaksızın erişimin mümkün olmasını sağlamaktadır.

Geleceğin işe alımlarında, kişisel özellikler, yaratıcı ve farklı olmak, teknoloji algı ve kullanımı gelişmiş olmak, multidisipliner düşünmek ve uygulamak, yabancı dil bilmek gibi özellikler ön planda tutulacaktır. Gelecekte; okul diplomasının nereden alındığından çok, kişinin edindiği bilgileri kullanma becerileri sorgulanacağı söylenebilir. Yakın gelecekte iyi bir iş peşinde olan adaylarda aranacak olan becerileri; kritik düşünme ve problem çözme yeteneği, yaratıcılık, dijital okuryazarlık ve girişimcilik olarak özetleyebiliriz.

Teknolojinin bizleri getirdiği noktada, meslek tanımlarının ve eğitimlerinin değişmesi kaçınılmazdır. Aldığımız sertifikalar, yaptığımız stajlar ve networkümüz işe girişte bizi ön plana çıkaracak özellikler olacaktır. Artan ortalama ömür döngüsü, sürekli eğitimin önünü açacak, Coursera, EdX gibi eğitim siteleri, online eğitim popülerleşmesine yol açacaktır.

Önümüzdeki 10 sene içinde bugün var olan 2 milyar işin robotlar tarafından yapılacağı uzmanlar tarafından söyleniyor. Bu durumda, özellikle ulaşım, lojistik ve hizmet sektöründe çalışanların bu süreçte mutlaka yeni yetenekler, yeni beceriler kazanması gerekecek.

Bununla birlikte; yöneticilik işinin her çağda gözde meslek olarak kalacağını söylemeliyim. 10 sene önce hayatımızda olmayan yüzlerce işin bugün revaçta olması, gelişen trendlere bakarak önümüzdeki 10 senede bugün telaffuz etmediğimiz yüzlerce işin gerçek olacağını düşündürüyor.

 

E-ÖĞRENME PLANLARI HIZLA UYGULAMAYA GEÇMELİ

Pandemi sonrası sizce nasıl bir hayat ve ekonomi düzeni bizi bekliyor olacak, neler değişecek veya değişmeli?

Enerjimizi pozitif değişimi teşvik edecek eğitim ve öğretim programlarına odaklanarak uzun vadeli değişime yönlendirme zamanı gelmiştir. Ben de ikinci kitabımı yazıyorum ve Tink Diploma Programının son geliştirme süreçlerini kıymetli takım arkadaşlarımla yürütüyorum.

Koronavirüsü ve Eğitim Öğretimde Büyük Değişim

Koronavirüsü hızla yayılmaya devam ederken üç kıtadaki 22 ülkede okullar kapatılmış durumda.

Birleşmiş Milletler, koronavirüsün neden olduğu eğitimsel değişimin eşsiz ölçeği ve hızı konusunda uyarıda bulunuyor. Şu anda COVID-19 salgını nedeniyle dünya çapında en az 290,5 milyon öğrencinin eğitimini aksatmış durumda.

UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay Çarşamba günü yaptığı açıklamada, "Herkesle, özellikle de okul kapanmaları nedeniyle en çok etkilenen dezavantajlı gençler için öğrenmenin sürekliliğini sağlamak için çalışıyoruz." dedi.

Sağlık ve diğer krizlerin bir sonucu olarak geçici okul kapanışları maalesef daha evvelden de yaşanmış olsa da, mevcut eğitimdeki kesintinin küresel ölçeği ve hızı benzersiz ve uzun sürmesi halinde eğitime erişim hakkını tehdit edebilir boyutta.

Yaşanan COVID-19 salgını aslında uzun süredir şahsen savunduğum eğitimde iyileştirme ve fırsat eşitliği için teknoloji kullanımı konusunu gündeme taşıdı.

1. Dijital ve uzaktan eğitim seçeneklerini de içeren e-öğrenme planlarını hızla yapmalı ve uygulamaya geçmeliyiz.

2. Evde öğrencilerin artık okul tarafından onlar için sağlanan yapı olmadan kendi zamanlarını yönetmeyi öğrenmek zorunda kalacaklar. Zaman yönetimi çok önem kazanacak.

3. Bu öğrenciler duygularını etkili bir şekilde yönetmek için duygusal zeka becerilerini kullanacaklar. Okulların çoğunluğu öğrencilerin güvenliği için ihtiyati bir önlem olarak kapanırken, geleceğin belirsiz doğasına ayak uydurmak zor olabilir. Öğrencilerin hızla değişen bir çevreye adapte olabilmeleri gerekecek.

4. Girişimci ruha sahip öğrenciler bu yeni normalde daha başarılı olacaklar. Okula gidip gelmek için “zaman” harcamadan ve dersler arasında ölü zaman geçirmeden, muhtemelen daha üretken hale gelecekler. Diğer öğrenciler ise akademik olarak gelişmeye devam etmek için daha fazla rehberlik ve dış motivasyona ihtiyaç duyacak.

 

Son Güncelleme: 25.06.2020 14:14
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.