Şermin Yaşar, Nedim Arda'yı anlattı; "Aşkın bu kadar güzelini görmemiştim"

Şermin Yaşar, "Aşkın var olduğunu biliyordum ama bu kadar güzelini görmemiştim. Bana öğretti ki her yaşta aşk var, olan var, olamayan var."

Şermin Yaşar, Nedim Arda'yı anlattı; "Aşkın bu kadar güzelini görmemiştim"

Şermin Yaşar, "Aşkın var olduğunu biliyordum ama bu kadar güzelini görmemiştim. Bana öğretti ki her yaşta aşk var, olan var, olamayan var."

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
13 Temmuz 2018 Cuma 10:52
Şermin Yaşar, Nedim Arda'yı anlattı; "Aşkın bu kadar güzelini görmemiştim"
banner62

Oyuncu Anne Şermin Yaşar, 12 Temmuz'da kalp krizi sonucu kaybettiği eşi Nedim Arda'nın ölümünün ardından bir mesaj yayınladı.

Mesajında Nedim Arda'nın çocuklarıyla kurduğu sevdi dolu bağa dikkat çeken Şermin Yaşar, duygularını şöyle kaleme aldı.

"Taziye için gelen pek çok kişi “sözün bittiği yerdeyiz” dedi. İnsan ne diyeceğini bilemiyor evet, ama benim için belki de sözün başladığı yerdeyiz.

Evlenirken bana, yabancı bir adamı eve nasıl sokarsın dediler. Oysa Nedim, çocukların kapıdan içeri girince üstüne atladığı, gece masallar okuduğu, yıkadığı, uyuttuğu, candan sarıldığı Nedim Babaları olmuştu. Biz evlendiğimizden beri o her gece çocuklarla uyudu, tepelerine dikilip “yav siz beni unuttunuz mu?” dediğimde kollarını açtılar gülerek, e hadi bari sen de gel, dediler.

Bana öğretti ki üvey baba/üvey anne diye bir şey yok; insan var, insan olamayan var. Biz evlenirken bana aranızda çok yaş farkı var, o erken ölecek dediler. Haklıymışlar, ama ölüm bana da gelebilirdi. O kadar sevdim, o kadar sevildim ki bir buçuk yılda, on ömrün sevgisine bedel... Ben kararımı alırken başkasıyla sevgisiz ama zoraki evli, elli yıl geçireceğime seninle on yıl geçiririm, demiştim. Aşkın var olduğunu biliyordum ama bu kadar güzelini görmemiştim. Bana öğretti ki her yaşta aşk var, olan var, olamayan var. Tanıştığımızda “ben çok mutsuzum, sebepsiz, sanki senin yanında iyileşiyorum” dedi. İyileşti. Gördüm. Etrafımızdakiler gördü. Çok güldü, çok sevdim, etrafında dört döndüm, şımarttım, sevgimi sonuna kadar gösterdim.

Geçen hafta bir fotoğrafını çektim, çok tatlı çıktın diye uzattım. “Biliyor musun, gamzem olduğunu seninle öğrendim, demek önceden hiç böyle gülmüyormuşum”, dedi. Bana öğretti ki, hayat kara sularda seyrederken dümen kırabiliyor. Ben onun için o dümeni kırdım, son yılını açık, ferah, güneşli, aşk dolu bir denizde geçirdi. Fakat yolculuk bu kadarmış. Bana da ona yoldaşlık etmek yazılmış.


Beni her gece “Nasıl yazıyorsun anlamıyorum ama, ne olur hep yaz,” diye otutturdu masaya, karşıdan izledi. “Ya sen bakarken nasıl yazayım” dedim hep gülerek, “E canım sen de gözümün önünde yaz, özlüyorum” dedi. Hep yazacağım Nedim, hep. Gözünün önündeyim biliyorum, sen de öyle. Sen hep “ne kadar duygusal olduğunu bilmesem bu kadın taştan diyeceğim, nasıl baş ediyorsun her şeyle” derdin. Taştan değilim, taş olsam dün orta yerimden çatlar, paramparça olurdum. Ama baş edeceğim. Aşkın da benim içindi, acın da yokluğun da benim için..."

Oyuncu Anne Şermin Yaşar, eşi Nedim Arda'yı kaybetti

Oyuncu Anne olarak bilinen yazar Şermin Yaşar'ın eşi Prof.Dr.Nedim Arda geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

HABERİ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Yazmak istiyorum. Acımı azaltmak için başka bir yol bilmiyorum, tek bildiğim iş yazmak. Bir gün Füsun Abla’nın babası Cemal Amca vefat etti. Nedim’in çocukluk arkadaşı, benim çok sevdiğim ablam. Cenazeye gittik, yakamıza Cemal Amca’nın fotoğrafını astılar. Törenden sonra arabaya bindik, yakamızda birer fotoğraf. “Bunları ne yapacağız şimdi canım?” diye sordum fotoğrafları tutup. “Atılır herhalde, hiç düşünmedim” dedi. “Atılır mı ay, Cemal Amca, daha adamı defnetmediler, sapıtma” diye çıkıştım. Güldü. “Yahu ne alem kadınsın, cenaze fotoğrafına ne anlamlar yüklüyorsun, işim ne zor senle” dedi. “Alış bunlara yavrucum, daha iyi günlerin, senin saç teline şiir yazarım” dedim, gülüştük. O akşam oturdum ve Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu öykümü yazdım. Bitirince Nedim’e okudum. Sevdiği kadını toprağa verdikten sonra onun yaka fotoğrafını saklayarak cenaze yaka fotoğrafları koleksiyonu yapan bir adamın öyküsü. Şöyle bitiyor. “Reyhan Hanım’ı ilk cildin ikinci sayfasına koydum. Her vesikalık karşılıklı sayfalarda dört kişi yatıyor. Reyhan Hanım yalnız… Yapayalnız yatıyor. Vasiyetimdir, benim vesikalığımı Reyhan Hanım’ın karşı sayfasına koyacaksınız… Gün gelip birileri bu ciltleri incelediğinde bize bakacaklar ve tekrar kapatacaklar… Yanaklarımız birbirine değecek Reyhan Hanım’la… Dudaklarımız birbirine… Biri tekrar açana kadar öylece kalacağız huzur içinde…” Birkaç ay sonra kaderde yakamda Nedim’in, sevgilimin, kocamın, yol arkadaşımın fotoğrafını taşımak var. Hissetmiş miyiz, denk mi gelmiş, bilmem ama; bizim iki fotoğraflık bir koleksiyonumuz olacak Nedim, koca bir defterin ilk sayfasında yalnız duracaksın, ben gelene kadar...

Esra Oflaz Güvenkaya,"Ailemizde kavga gürültü dayak eksik olmazdı"

MCD Medya Başkanı ve Lifetime Türkiye Başkanı Esra Oflaz Güvenkaya, Hürriyet gazetesinde Elif Ergu Demiral'ın sorularını yanıtlarken, ailesinin bilinmeyen yönlerini, iş hayatındaki mücadelesini anlattı.

HABERİ OKUMAK İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Son Güncelleme: 23.07.2018 12:58
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
GÜLSERENDÖKMEOĞLU 2018-07-14 12:53:34

ENDER AİLELERİN OĞLUY DU YAPICAK İŞLER DAHA ÇOK VARDI ERKEN BİR VEDA BE HOCA MEKANIN CENNET OLSUNTÜM TRAKYANIN BAŞI SAĞ OLSUN

Avatar
ÇOK guzeld. Allah sezgiler yoluyla insanın kalbine fısıldar sozu mukemmeldi 2018-09-09 10:34:00