Hatice Aydoğdu Özer, "Erkekler evde tüm yükü kadınlara yüklüyor, sorumluluk eşit paylaşılmalı"

Başarılı iş kadınları röportaj serimizde bu kez Tezmaksan Robot Teknolojileri İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Aydoğdu Özer ile birlikteyiz. Hatice Aydoğdu Özer, "Ev ile ilgili sorumlulukların eş ile ortak paylaşılması gerekirken; erkeklerin çoğunluğu evde tüm yükü kadınlara yüklüyor."

Tülay ŞUBATLI
Tülay ŞUBATLI
05 Nisan 2021 Pazartesi 08:55
Hatice Aydoğdu Özer, "Erkekler evde tüm yükü kadınlara yüklüyor, sorumluluk eşit paylaşılmalı"

Türkiye’de kadınların şirketlerin yönetim kurullarındaki varlığı yalnızca yüzde 17. Üstelik bu yüzde 17'lik oranın içindeki kadınların büyük kısmı aile mensubu oldukları için yönetim kurulu üyeliği elde ediyor. Peki bu iş kadınları yönetim kurullarında ne kadar etkin? Adı kağıt üstünde olup da şirketin karar mekanizmasında rol alamayan o kadar çok kadın var ki! Buna rağmen şirketlerin yönetimi ve stratejik yol haritasında önemli rol oynayan başarılı iş kadınlarımız da var.

İşte onlardan biri... 7 Çocuklu Sivaslı Aydoğdu ailesinin  en küçük kızı olarak dünyaya gelen Hatice Aydoğdu Özer, babasının kurduğu Tezmaksan'da kardeşleriyle birlikte aktif olarak görev alan iş kadınlarımızdan...

Yönetimde yer alan çalışma arkadaşlarından biri de ablası Fatma Aydoğdu... Tezmaksan Makina Yönetim Kurulu üyesi olan Fatma Aydoğdu'yu  yaptığımız bir röportajda  İşte Kadınlar okuyucularıyla buluşturmuştuk. Dostumuz Fatma Aydoğdu sayesinde şimdi de onun gibi başarılı bir iş kadını olan kızkardeşi Hatice Aydoğdu Özer'i yakından tanıma fırsatı buluyoruz.

Tezmaksan şirketler grubundaki yönetim kurulu üyeliğinin yanı sıra, Tezmaksan Robot Otomasyon Teknolojileri şirketinin İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olan Hatice Aydoğdu Özer, aile şirketine ait diğer 4 şirketin de yönetim kurulunda yer alıyor. İşletme lisansının üzerine bir de pazarlama yüksek lisans eğitimi alan başarılı iş kadını Hatice Aydoğdu Özer, dış ticaret müdürlüğü ile başladığı kariyerine pazarlama müdürü olarak devam ederken aile şirketi olduğu için hep daha çok emek harcayarak, daha çok eğitim alarak kendini kanıtlayabilme çabasında olmuş. Bu emeklerinin karşılığını da görmüş; farklı şirket ve pozisyonlardaki başarılı çalışmalarıyla aile şirketlerinin büyüyüp gelişmesinde önemli rol oynamış.  

Geçen yıldan bu yana Tezmaksan Robot Teknolojileri'nde İcradan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Hatice Aydoğdu Özer, İşte Kadınlar'a hayat hikayesini, kariyer yolculuğunu anlattı ve iş kadınlarının sorunları hakkındaki görüşlerini paylaştı. 

HATİCE AYDOĞDU ÖZER KİMDİR?

 

Sizi tanıyabilir miyiz? Nasıl bir ailede büyüdünüz, hangi okullarda eğitim aldınız?

Yedi çocuklu Sivas’lı bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya geldim. Sanırım en büyük şansım, erkek evlat arayışıyla büyüdükçe büyüyen kalabalık ve güçlü bir ailenin üyesi olmaktı. Önümde her daim örnek olan ablalarım abilerimle ve güçlü bir anneyle büyüdüm.

Babamız, sektörün sanayici duayeni ve ailemizin değerli mentörü Mustafa Aydoğdu 1981 yılında Tezmaksan Mak.San.A.ş.yi takdire şayan bir özveriyle kurmuştur. Bugün babamızın kurup büyüttüğü markamızı daha ileriye taşımak için dört kardeş ikinci jenerasyon olarak sorumluluğumuzun gayet bilincinde hiç soluksuz çalışmalarımıza devam ediyoruz.

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aktif olarak şirkette çalışmaya başladım. Bundan 20 yıl önce vizyoner babam, yönetim kuruluna abimlerle birlikte 2 kızını da alarak sanayide kadına kendini gösterme fırsatı sunan örnek liderlerden olmuştur. Bu gerçekten ailemiz içinde de eşitlik ve adalet anlamında kat edilen büyük mesafedir.

KARİYERİNİN DÖNÜM NOKTASI

10 YILDA 10 KAT BÜYÜYEN ŞİRKET

Kariyeriniz nası ilerledi?

Sırasıyla dış ticaret, pazarlama müdürü görevlerinde ve şirketin kurumsallaşması süreçlerinde aktif görev aldım. Aile şirketi olduğu için ilaveten ekstra kendimi kanıtlamak gibi bir sorumluluğum oldu. Bu sebeple 2009 yılında Bilgi Üniversitesi'nde MBA yüksek lisansımı yaparak eğitimimi tamamladım.

2010 yılında Genel Müdürümüz abim Hakan Aydoğdu’nun önerisiyle Aydoğdu Grup şirketlerimizden Plastik Enj kalıp imalatı yapan firmamıza genel müdür olarak atandım. Yaklaşık 1 yıl süren bu dönemde 2 seçenek vardı ya firmaya yatırım yapacaktık ya da faaliyetlerini sonlandıracaktık. O dönem krizden yeni çıkmış olduğumuz süreçte firmayı kapatma kararı aldık. Akabinde yine aile şirketlerimizden lazer kaynaklı sac şekillendirme imalatı yapan Metrica Metal firması için de bir karar noktasındayken genel müdür olarak atanmama karar verildi.

Bu firma daha küçük ölçekli ve yine istediğimiz başarıya ulaşmamış bir firmaydı. Buradaki büyüme potansiyelini görerek devam etme kararı aldım. 10 yıl boyunca firmayı 10 kat büyüterek sektörde çok güzel bir noktaya getirmeyi başardık. Özellikle bir dönem sektörde genel müdürü, üretim müdürü, kalite müdürü ve teknik çizimdeki sorumlu kişilerin tamamının kadın olması büyük ses getirmişti. Bu firmanın sorumluluğunun bana verilmesi kariyerimde bir dönüm noktası olmuştur.

10 yılın sonunda Tezmaksan Makine firmamızda 2019 yılında ArGe çalışmaları başlayan Robotlu Otomasyon imalatını 2020 yılı itibariyle Metrica Metal firmamızın faaliyetleriyle birleştirerek ismini Tezmaksan Robot Otomasyon olarak değiştirip yeni bir sürece başladık. Benim üniversite yıllarında üretim yapma hayalimi şu an çağımızın sektörlerinden otomasyon alanında gerçekleştiriyor olmak gerçekten çok büyük heyecan.

Şu an halen Tezmaksan şirketler grubunda yönetim kurulu üyeliğinin yanında, Tezmaksan Robot Otomasyon Teknolojileri firmamızın İcradan sorumlu yönetim kurulu üyeliğine devam etmekteyim.

Avrupa’da çok yaygın olan karanlık fabrikalar, Türkiye’de de çok hızlı bir şekilde yer almaya başladı. Özellikle Covid döneminde üretimlerine ara vermek zorunda kalan fabrikaların 7/24 faaliyetlerine devam etmelerine olanak sağlayan robotlara talepler arttı.

Robot, otomasyon ve dijitalleşmede lider ülkelerin dönemi başladı ve Türkiye’nin teknoloji partneri olarak ülkemizin güçlü bir şekilde bu yeni dönemde yer almasını istiyoruz. Tezmaksan Robot Teknolojileri ve Otomasyon firmamız olarak Türkiye sanayisinde başlayan robot, otomasyon ve dijitalizasyon temelli dönüşüme ürün, hizmet ve çözümlerle destek olmaya devam edeceğiz.

Otomasyon firmasıyla birlikte DEİK ve KAGİDER'e üye olarak kadınları orada da temsil ediyorum. Erkek egemen sektörde kadınlara öncülük etmekten mutluluk duyuyorum.

Şirketi başarıya taşırken bir aile kurdum. Aynı zamanda biri kız diğeri erkek iki evlat sahibiyim.

ÇOCUKLAR İÇİN MINDFULLNESS

Bir de yaşam koçluğu sertifikanız var değil mi?

2016 yılında hayatım daha da bir renklendi. Kişisel gelişim yolculuğum tam da ihtiyacım olduğu zaman başladı. Önemli hocalardan 2 yıla yakın süren eğitimler alarak 'Yaşam Koçu' sertifikamı aldım. Amacım önce kendimi keşfetmek, kendime kattığım değerlerle diğer insanlara ışık tutabilmek oldu her daim. Onlara kendi içlerindeki potansiyeli keşfetmelerine alan tutmak istiyordum. Özellikle birçok sosyal sorumluluk projesi dahilinde üniversite öğrencilerine, yeni mezun girişimcilere mentorluk ve koçluk yapıyorum.

Bildiğiniz üzere bireyin karakterinin önemli bir bölümünün tamamlanma yaşı 0-7 yaş aralığıdır. Çocuklarımı büyütürken nasıl daha bilinçli bir anne olup onlara güzel bir alan tutup ; ayna olup, sağlıklı bireyler olarak yetiştiririm düşüncesiyle “Çocuklar için mindfullness” eğitimini tamamladım.

 

HER SEKTÖRÜN KULLANIMINA UYGUN

ROBOT SİSTEMLERİ ÜRETİYORUZ

Çalıştığınız kurum hangi alanda faaliyet gösteriyor. İşinizde tam olarak neler yapıyorsunuz anlatır mısınız? Yeni projeleriniz neler?

Robot ve Otomasyon Teknolojileri San. Tic. A.Ş. , 2019 yılında Tezmaksan Makina çatısı altında kuruldu.

Bugün, Takım Tezgahları sektöründe lider Tezmaksan Mak. San. ve Tic. A.Ş.’nin iştiraki olarak 2006 yılında kurulan Metrica Metal A.Ş. ile birleşerek yeni yerinde 3.000 m2’lik kapalı alanda danışmanlık, proje, kurulum ve satış sonrası hizmetler sunan bir mühendislik firmasıdır.

Her sektörün kullanımına uygun, yüksek performanslı ve verimlilikten ödün vermeyen robot sistemleri üreten ve uygulamaları yapan firmamız, özellikle seri üretim yapan işletmelerde Robot Entegrasyonu, Yerli Robotlu Otomasyon Sistemleri konusunda hizmet vermektedir. Hem tekil otomasyon hem de robotlu hat kurulumu ve otomasyonu konularında anahtar teslimi çözümler sunmaktadır.

Tezmaksan Robot Otomasyon firmamızda her sektörün kullanımına uygun, yüksek performanslı ve verimlilikten ödün vermeyen robot ve otomasyon çözümleri üretiyoruz. Özellikle seri üretim yapan işletmelerde hem tekil Otomasyon hem de Robotlu hat kurulumu otomasyonu konularında anahtar teslimi çözümler sunuyoruz.

CUBEBOX GECE VARDİYASINDA

YÜZDE 50 VERİM SAĞLIYOR

Sunduğumuz çözümlerin üretim sanayimize faydaları aslında oldukça kapsamlı bir konu. Hemen hemen herkes tarafından bilinen işçilik maliyetinin azalması, çalışan personel performansına bağımlılığın azalması, çay, kahve, yemek molalarının olmaması kaynaklı verimlilik artışı ve kalite hatalarının önüne geçilmesi gibi birçok nedenden dolayı oluşan maliyet düşürme faydalarının yanında çok fazla hesaba katılmayan faydaları da var.

Tezmaksan Otomasyon Ekibi tarafından geliştirilen “CUBEBOX” sistemi ile makina beslemesinde operatör ihtiyacını minimum düzeye indiren, duruş olmadan çalışabilir bir sistem sunuyoruz. CUBEBOX sistemi ile özellikle gece vardiyalarında %50 verim sağlanabiliyor. Standart yapısı ile tüm CNC tezgahlara uyumlu olup sadece 1 günde devreye alınabilmektedir.

Özellikle Cubebox serimiz ile 2021 yılı hedefimiz iç piyasa yanında yurtdışı pazarında daha fazla ülkede ürünümüzün yer almasını sağlamak.

 İŞ KADINI OLMAK İSTİYORUM DİYENLERE TAVSİYELER

BAŞARILI İŞ KADINI OLMAK İÇİN NE YAPMALI?

NE YAPARSAN AŞKLA YAP

Hangi alanda uzmansınız, özellikleriniz neler, kısaca anlatır mısınız? İş kadını olmak istiyorum diyenler, sizin mesleğinizi seçmek isteyen veya bu yolda ilerleyenler kadınlara rehber olması için yaptığınız işle ilgili, uzmanlığınızın olduğu konuda hangi özelliklere sahip olunmalı, tavsiyeleriniz neler olur?

Özellikle üniversite eğitimim ve sonrasında tamamladığım yüksek lisans programlarında aldığım işletme eğitimleriyle yöneticilik alanında uzmanlaştım. Tezmaksan Makine’da çalıştığım bölümlerle ilgili dış Ticaret, Pazarlama, Finans gibi konularda ayrıca eğitimler alarak bu konularda kendimi geliştirdim. Aynı zamanda şirketimizin kurumsallaşma süreçlerinde bir fiil aktif rol aldım. Tüm birimlerde edindiğim tecrübelerle Metrica Metal firmamızda genel müdür olarak atanarak yolculuğum devam etti.

Bir yönetici olarak bu yolda ilerlemek isteyen kadınlara tavsiyem; her yaptıkları işin hakkını vererek çalışmalarıdır. En önemlisi “ne yaparsan yap aşk ile yap” mottosuyla ilerledim. Her gün işe gelirken şirketime daha fazla ne katabilirim arzusuyla gelmeye devam ediyorum. Genelde iş dünyasında yapılan hatalardan biri kişilerin hep almak üzerine odaklanarak çalışmaları..

“Ne kadar maaş alabilirim, kendime ne katabilirim” vs.. ? Bunlar tabii ki olmalı ama asıl odak “çalıştığım kuruma ne katabilirim” olursa diğerleri zaten gelir. Olaya kazan- kazan olarak bakmak gerekir. Sen kurumuna kazandırırsan zaten kazanırsın. Ve hergün işinize coşkuyla, motivasyonla geldiğiniz zaman herşey o kadar güzel pozitif anlamda dönüşmeye başlıyor ki. Özellikle yaşam koçluğu eğitimlerim sırasında öğrendiğim en önemli şey; herşeyin bir frekansı vardır. Sen hangi frekanstan yayın yaparsan etrafındaki herşey ona göre şekillenir. Ve frekansının, enerjinin yükselmesinin en kolay yolu güne şükürle başlamaktır. Hayatımızda şükredecek o kadar çok şey var ki..Her sabah işe gelirken en az 15dakika tüm sahip olduklarıma şükür ederek başlarım ve enerjim anında yükselmeye başlar. Bu sayede gün içinde olan negatif olaylara daha olumlu bakmaya yani bardağın dolu tarafını görmeye başlıyorsun. Abraham Hicks’in çok güzel bir sözü var; “Ne düşünürsen o titreşir, ne titreşirse onu çekersin” 17sn birşeye odaklandığımızda, odaklandığımız şeyle uyumlu bir titreşim içimizde harekete geçer… ve 68sn bir şeye odaklı kalabilirsek, odaklanan şeyin titreşimi ile uyumumuz, o şeyi hayata geçirmek için gereken etkiyi başlatır.

Kadınlarımıza ilham olmak adına benim kendimde en sevdiğim özelliğim hiç bitmek bilmeyen öğrenme arzum. Aile şirketimiz olmasına rağmen, işim “hazır gibi” görünmesine rağmen ben her konuda eğitimlerimi aldım, eksik yönlerimi tamamladım ve hala almaya devam ediyorum. Sadece kariyer değil, kişisel gelişimimle ilgili de birçok eğitim aldım, kitaplar okudum ve almaya devam ediyorum.

Hayatımız yaptığımız seçimlerdir.

İlhamınızı takip edip; önce kendinizi keşfedip, heyecanlandığınız şeyler için nasılına hiç takılmadan o heyecanla yolunuzu yürümeye devam edin…

Hocam Aykut Oğut’un çok güzel bir sözü var; “mükemmel hayat, kariyer, kazanç yoktur. Varolan ilişkine, kazancına mükemmel bakış açısı vardır”. Oyunun sırrı mükemmel olmak değil, insan olmaya müsaade etmek. Adım atabilmek için mükemmel olmayı bekleme..

 

ÇALIŞAN KADIN NE DEMEK?

KADINLAR NEDEN ÇALIŞMALI?

Çalışan kadın ne demek, kadınlar neden çalışmalı?

Çalışan kadın olmak demek; üreten, var eden, yaratan kadın olmak demektir. Kadının en önemli sahip olduğu özelliklerinden biri doğurganlığı; yani yaratıcılığı. Kadın doğuştan yaratıcıdır. Kadın sahip olduğu bu yaratıcılığı çocuk doğurmaktan öte iş hayatında da aktif olarak sahiplenmeli ve bu potansiyelini kullanmalıdır. Başarı için gerekli olan, iyi insan ilişkileri, kuvvetli iletişim, duygusal zeka, empati kabiliyeti gibi özellikler, kadınların en önemli özelliklerinin başında geliyor.

Kadın neden çalışmalı; kendi özgüveni için, ekonomik özgürlüğü için, ailenin, ülkenin refah düzeyi için, çocuklarına örnek, rol model anne olmak için çalışmalıdır.

Çünkü çocuğunuz ister kız olsun ister erkek, sadece ev işleriyle uğraşıp yemek yaptığınız takdirde ki bu da büyük bir özveri gerektirir ; çocuklarınız için çok iyi bir örnek oluşturamazsınız. Öte yandan, çalışan anne olduğunuzda ise çocuklarınızın gözünde kendi parasını kazanan, güçlü ve yere sağlam basan bir rol model olursunuz. Özellikle kadınlar çalışmalı, para kazanmalıdır.

Ekonomide ve sosyal yaşamda sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi, nüfusun yarısını oluşturan kadınların, yaşamın tüm alanlarına aktif bir şekilde katılımı ile mümkün. Bu alanların içinde kuşkusuz en önemlisi iş hayatına katılım. Ancak maalesef ülkemizde kadının iş hayatına katılımı halen arzu edilenin çok gerisinde. Türkiye’de 30 milyon kadının 10 milyonu iş gücünde yer alıyor.

Oysa, kadınların iş gücüne katılımı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de önemli fırsatlar barındırıyor.

Kadınların iş dünyasında aktif olarak yer alması yoksulluğun azalması, inovasyon, çeşitlilik, iyi yönetişim, sürdürülebilirlik ve karar sürelerinin kısalması gibi kazanımları da beraberinde getirecek.

Çalışan kadınların yaşadığı en önemli sorunlar sizce neler? Bu sorunları nasıl aşabilirler?

Günümüzde çalışan kadın demek; hem evde hem işte tüm sorumlulukları sahiplenen kadın demek maalesef. Maalesef diyorum çünkü özellikle ev ile ilgili sorumluluklar eş ile ortak paylaşılması gerekirken; erkeklerin çoğunluğunun bu konuda herşeyi organize edebildiği, planlayıp sistemli bir şekilde yürütebildiği için neredeyse tüm yükü kadınların üzerine bırakmalarıdır. Bunu özellikle Covid19 sürecini yaşadığımız bu süreçte birçok kadından duyduğumuz; eşler hem homeoffice çalışırken evdeki neredeyse tüm sorumluluk kadın tarafından sahipleniliyor.

Bunun yanına bir de çocuk sorumluluğunu eklersek gerçekten kadınlar muazzam bir performans sergiliyor burada. Düşünsenize tüm enerjisini işine, eşine, çocuklarına harcayan kadın tüm sorumlulukların üzerinden neredeyse tek başına geliyor ve bunu yaparken kadın fedakarlığı kendinden yapıyor. Kadın ne kadar güçlü ve başarılı bunu çok net görebiliyoruz.

Hepimiz tarafından bilindiği gibi, kadınlar dünya nüfusunun yarısına yakın bir kısmını oluştursa da kurumsal hayatta ayrımcılığa uğramakta ve hak ettiği yeri elde edememektedir. İşe alımlarda, ücret ödemelerinde, performans değerlendirmelerinde, üst düzey yöneticiliğe atama süreçlerinde ve girişimcilikte erkekler kadınlardan çok daha avantajlı durumdadırlar. Avrupa Komisyonu’nun yaptığı araştırmaya göre kadın çalışanların saat bazlı ücretleri erkeklerinkine göre yüzde 16 daha azdır. Başka bir deyişle kadın çalışanlar erkek çalışanlarla kıyaslandığında yılda yaklaşık iki ay ücretsiz olarak çalışmaktadır.

Devletler kadınların her kademeye istihdamını artırmaya yönelik kanun ve teşvikler yürürlüğe koysa da toplumsal önyargılar nedeniyle fırsat eşitliği tam anlamıyla sağlanamamaktadır.

Yönetim kurullarında cinsiyet dağılımı konusunda yapılmış birçok akademik çalışma da kadınların şirketin değerini ve imajını doğrudan pozitif yönde etkilediğini ispatlamaktadır.

Peki, bu durumun bir an önce gerçekleşmesi için atmamız gereken ilk adım ne? Bunun cevabı ise toplumsal cinsiyet eşitliği. Ekonomik kalkınmanın temel taşlarından olan toplumsal cinsiyet eşitliği sadece ülkelerin değil, küresel ekonominin de iyileştirilmesi için atılması gereken ilk adım.

Kadının sadece anne kimliği gözetilerek öğretmen, moda, güzellik, hemşire gibi belli başlı meslek ve sektörlerle bağdaştırılıp ; iş hayatında çoğunlukla ona göre tercihler yapılmaktadır.

Tezmaksan Akademi Derneği olarak yöneticimiz Sn.Yalçın Paslı’nın “Kadından sanayici olmaz mı dediniz?” kitabında 21 başarılı sanayici kadınımızın hikayeleri yer alıyor. Bunun gibi yüzlerce kadın sanayide belli zorlukları deneyimleyip yılmadan, sahip olduklarına inanarak yürümüşler ve sanayide söz sahibi olmuşlardır. Aynı şekilde bu yolda yürümek isteyen kadınlara çok güzel rol model olup, ilham olmaya devam etmektedir.

Özgüveni yüksek, güçlü, ülkemize değer katan, fark yaratan, üreten, sosyal sorumluluk bilincine sahip kadınların yetiştirilmesi gerekir. Bunun için de kadınlar önce ailede başlayan eğitim, ve sonrasında da okul eğitimleriyle bu desteklenerek güçlendirilmeli.

Kadınlarımıza gerçekten olması gerektiği gibi destek olup içlerinde var olan gücü ortaya çıkarmalarını sağladığımızda hem bireysel hem de toplumsal muazzam bir refah yaratacaktır.

İstihdamda daha fazla kadının yer alması için kadınlara bir çağrınız var mı?

Değişime önce kendimizden başlamalıyız. Her kadın ne kadar değerli olduğunu, ne kadar güçlü olduğunu, neleri başarabildiğini önce kendine sonra çevresine göstermelidir. İçimizde var olan gücü sahiplenmeli, kendimizi olduğumuz gibi sevmeli, dilimize yerleşen kalıplardan, bilinç altımıza yerleşen ön yargılardan kurtulmalı, kadın ve kız çocuklarını güçlendirmek ve eğitmek için yapılan sosyal sorumluluk odaklı projelerde yer almalıyız. Özellikle Biz anneler çocuklarımızı cinsiyet ayrımı yapmadan eşit bireyler olarak sevgiyle yetiştirmeliyiz, önce bizler örnek olmalıyız.

Özellikle benim de içinde yer aldığım Fark Holding YK başkanı Ahu Serter’in diğer kadınların gücüne inanıp; destek olmak ve dönüştürmek için Arya Women Platformu'nu kuran lider bir kadın. Ben de bu oluşumun içinde olduğum için çok mutluyum. Faydasıçok Vakfı'ın Sedefteki İnciler projesiyle mühendis kızlarımıza mentorluk ve koçluk desteği veriyoruz. Bu kızlarımıza kariyer mentorlüğününün ötesinde geleceğin bilinçli, güçlü, ekonomik hayatta daha fazla kadının yer alması için toplumu dönüştüren bireyler olarak destek oluyoruz. Bunlar sadece birkaç örnek, bunun gibi desteklerin daha çok duyurulması ve çoğaltılması gerekiyor. Herkesin elini taşın altına koyması gerekir.

Kadının güçlendirme çalışmalarına destek olmalıyız. Kadının güçlenmesi demek, ailenin, çocuklarımızın ve nihayetinde toplumumuzun güçlenmesi demek. Kadınını güçlendirmeyen toplumlar geride kalmaya mahkumdur. Kadınlığımızı doyasıya yaşayıp, işbirliği gücümüzün en zirvesine vardığımız, fayda yaratıp dünyayı değiştirdiğimiz kadın liderliğini insanlara gösterelim. Artık gücümüzün farkına varalım.

Son Güncelleme: 09.04.2021 09:20
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.